Medical SpecialtyOpen Access

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde kök hücre nakli yapılan pediyatrik hastalarda hhv-6 enfeksiyonlarının sıklığının ve klinik öneminin prospektif olarak araştırılması ve viral entegrasyonun tanısal testler üzerindeki etkisinin araştırılması

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Derya Mutlu

Abstract (TR)

Kök hücre alıcılarına uygulanan immün sistemi baskılayıcı ilaçlardan dolayı, alıcılar aktif enfeksiyon için duyarlı hale gelmektedir. Kök hücre naklinden sonra major komplikasyon aktif enfeksiyondur. Aktif enfeksiyonun, aGVHD, allograft rejeksiyonu ve nonrelaps mortalitede artışa neden olduğu bilinmektedir.Nakil sonrasında görülen aktif HHV-6 enfeksiyonları; viral hepatit, ateş, deri döküntüsü, nötrofil ve platelet engraftment zamanında gecikme, akut GVHD, allograft rejeksiyonu ile ilişkilendirilmektedir. Nakilden sonraki aktif HHV-6 enfeksiyonunun rolünü daha iyi anlama, HHV-6 reaktivasyonu ile ilişkili komplikasyonların sıklığında azalmayı sağlayacak, koruyucu ve tedavi edici seçenekler için yol gösterici olabilecektir. Nakil sonrası HHV-6 aktif enfeksiyonu ve klinik ilşkisi daha önce bazı çalışmalarda erişkinlerde bildirilmesine rağmen çocuklarda büyük ölçüde klinik sonuçları bilinmemektedir.Bu çalışmada, kök hücre nakli olan çocuk hastalarda nakil öncesi hastaların HHV-6 enfeksiyonu açısından serolojik durumu, nakil sonrası ise HHV-6 enfeksiyon sıklığı belirlenerek, aktif HHV-6 enfeksiyonu için risk faktörlerini belirlemeyi ve aktif enfeksiyonlarla klinik bulguların ilişkisini araştırmayı amaçladık. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi çocuk kök hücre nakli biriminde 06.10.2011-04.06.2012 tarihleri arasında kök hücre nakli olan, yaşları bir ile 17 arasında değişen 39 hasta çalışmaya dahil edildi. Otuzdokuz hastanın 38'inde nakil öncesi plazma örneklerinden HHV-6 IgG'sine bakıldı. Hastaların %89.5'inde pozitif, %7.9'unda grey zone, %2.6'sında negatif bulundu. Toplam 39 hastanın 12'sinin (%30,8) en az bir örneğinde HHV-6 DNA pozitif bulundu. Nakil sonrası, HHV-6 DNA ilk pozitiflik günü, iki ile 42 gün arasında değişmekteydi.Toplam 26 erkek çocuğun %34.6'sında, 13 kız çocuğun %23.1'inde HHV-6 DNA pozitif bulundu. Serolojisi pozitif bulunan hastaların %29.4'ünün, aynı zamanda HHV-6 DNA'sı da pozitif bulundu. Grey zone çıkan üç hastanın ise ikisinde (%66.7) HHV-6 DNA pozitif saptandı, serolojisi negatif olan bir hastada ise enfeksiyon saptanmadı.Çalışmamızda HLA uyumsuz hastaların %62.5'inde, uyumlu hastaların ise %8.7'sinde HHV-6 DNA pozitif bulundu. HLA uyumsuz hastalarda HHV-6 pozitifliği daha fazla oranda saptandı. Bu bulgu istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p= 0.001).39 hastanın 10'unda (%25.6) aGVHD görüldü. HHV-6 DNA'sını pozitif bulduğumuz hastaların %33,3'ünde aGVHD gelişti. HHV-6 DNA'sı negatif olan 27 hastanın ise altısında (%22.2) aGVHD görüldü. HHV-6 DNA'sı pozitif olan hastalarla aGVHD arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05).Tüm hastaların %23.1'inde deri bulgusu görüldü. HHV-6 DNA'sı pozitif olan 12 alıcının, dördünde (%33.3) deri bulgusu saptandı. HHV-6 DNA pozitifliği ile deri bulgusu arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05).HHV-6 DNA'sı pozitif bulunan hastaların %91.7'sinde ateş görüldü. HHV-6 DNA'sı negatif olan hastaların %96.3'ünde ateşin olduğu dönemler görüldü, bir (%3.7) hastada ise hiç ateşli dönem olmadı. HHV-6 DNA pozitifliği ile nakil sonrası ateş yüksekliği olan hastalar arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05).39 hastanın 16'sında (%41) KC enzimlerinde yükselme görüldü. HHV-6 DNA'sı pozitif olan 12 hastanın altısında (%50) karaciğer enzimlerinde yükselme görüldü. HHV-6 DNA'sı negatif olan 27 hastanın ise 10'unda (%37) enzimlerde yükselme vardı. HHV-6 DNA'sı pozitif olan hastalarla nakil sonrası KC enzimlerindeki yükseklik arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.Nötrofil engraftment zamanı 10 ile 89 gün arasında değişmekteydi (ortalama: 20.60±16.50). Transplantasyondan sonra nötrofil engraftmenti görülme zamanının ortanca değeri 16'ydı. Platelet engrafmenti ise 10 ile 150 gün arasında değişmekteydi (ortalama: 26.90±26.811) ve nakilden sonra görülme zamanının ortanca değeri 17'ydi.Nötrofil engraftmenti dört hastada, platelet engraftmenti de dokuz hastada görülmedi. HHV-6 DNA'sını pozitif bulduğumuz 11 hastada nötrofil engraftmenti ortalama 16,55 günde görüldü. Negatif olan 24 hastada ortalama 18,67 günde görüldü. HHV-6 DNA'sı pozitif olan sekiz hastada platelet engraftmenti ortalama 9.19 gün olarak bulunurken, negatif olan 22 hastada ise 17.8 gün bulundu. HHV-6 DNA'sı pozitif olan hastalarla nötrofil ve platelet engraftmenti arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.Otuz dokuz hastanın dahil edildiği çalışmamızda hastaların hiç birinde kromozoma entegre HHV-6 tespit edilmedi.Sonuç olarak, çocuklarda, kök hücre naklinden sonra, aktif HHV-6 enfeksiyonu yüksek oranda görülmektedir. Alıcı ve verici arasındaki HLA uyumu ve miyeloablatif tedavi uygulanması, HHV-6 pozitifliği için önemli risk faktörleri olarak ortaya çıkmaktadır. Aktif HHV-6 enfeksiyonlarının, alıcılarda deri döküntülerine, ateşe ve karaciğer hasarına neden olabileceği düşünülmektedir. Kromozoma entegre HHV-6'nın tanı testleri üzerindeki etkisinin anlaşılabilmesi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır

Author

Dr. Davut Ertekin

How to Cite

Davut Ertekin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde kök hücre nakli yapılan pediyatrik hastalarda hhv-6 enfeksiyonlarının sıklığının ve klinik öneminin prospektif olarak araştırılması ve viral entegrasyonun tanısal testler üzerindeki etkisinin araştırılması, 2013, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University