Medical SpecialtyOpen Access

Behçet hastalarında subklinik ateroskleroz riskinin karotis intima media kalınlığı ve karotis femoral nabız dalga hızı ile değerlendirilmesi

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ali Selim Yalçınkaya

Abstract (TR)

Behçet hastalığı (BH) ilk kez, 1937 yılında bir Türk dermatoloğu olan Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından oral ve genital ülserlerle birlikte hipopiyonlu üveitten oluşan üç semptomlu bir kompleks olarak tanımlanan, yapılan çalışmalar ile pek çok organ sistemi (eklemler, pulmoner, gastrointestinal, ürogenital, kardiyak, damar ve sinir sistemi) tutulumu ile kapsamı genişletilen temel patolojisi vaskülit olan kronik inflamatuar bir hastalıktır. Aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar tanı ve tedavideki gelişmelere rağmen tüm dünyadaki ölüm nedenlerin başında gelmektedir. Son bilgiler ışığında ateroskleroz; patogenezinde kronik inflamasyonun rol oynadığı, büyük ve orta çaplı arterleri tutan multifaktöriyel bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Patogenezinde çok karmaşık mekanizmalar rol oynasa da ateroskleroz gelişimi tanımlanan risk faktörlerinin modifikasyonu ile önlenebilmektedir. Bu çalışmada patogenizinde kronik inflamasyonun rol oynadığı ve son yıllarda farklı hasta gruplarında pek çok çalışmanın yapıldığı kronik inflamatuar hastalıklarda (sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit, psöriazis vb.) ateroskleroz gelişimi ülkemizde nispeten daha sık görülen Behçet hastaları üzerinde değerlendirilmiştir. Eylül 2014 ve Mayıs 2015 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sigara kullanımı dışında tanımlanmış aterosklerotik risk faktörlerine sahip olmayan 30 Behçet hastası ve 30 gönüllü çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm katılımcıların ölçümler öncesinde ayrıntılı öykü, fizik muayene ve laboratuar sonuçları kaydedildi. Sonrasında tüm katılımcıların B-mod ultrasonografi ile karotis intima media kalınlıkları ve basınca duyarlı transducer ile karotis-femoral nabız dalga hızları ölçüldü. Hasta ve kontrol grubunun yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, tansiyon-nabız değerleri ve hemoglobin dışındaki laboratuar sonuçlarını (LDL, kreatinin, açlık glukozu, lökosit ve trombosit sayısı) içeren temel karakteristik özellikleri benzerdi. Hasta grubu mukakutanöz ve sistemik tutulum olmak üzere iki alt gruba ayrılmış, grupların cinsiyet dışında temel karakteristik özellikleri benzer bulunmuştur. Mukakütanöz grubun %66.7'si (10/15); sistemik grubun %20'si (3/15) kadın cinsiyetteydi. Hasta grubunun ölçülen maksimum karotis intima media kalınlığı (KİMK) 0.751±0.077 mm, kontrol grubunda 0.735±0.079 mm, ortalama karotis intima media kalınlığı ise hasta grubunda 0.643±0.07, kontrol grubunda 0.629±0.069 mm ölçüldü, her iki parametre de hasta grubunda daha yüksek olma eğiliminde olup istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Ölçülen karotis femoral nabız dalga hızı (NDH) ortalaması hasta grubunda 6.35±1.05 m/sn, kontrol grubunda ise 5.75±0.83 m/sn olarak bulunmuş olup her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,017). Hasta grubundaki subgrup analizinde, mukakütanöz ve sistemik tutulum olan gruplar arasında maksimum/ortalama KİMK ve NDH ölçümleri arasında anlamlı bir fark saptanmadı (p değerleri sırası ile 0,927, 0,920 ve 0,600). Yapılan regresyon analizlerinde tüm çalışma grubunda ölçülen maksimum KİMK ile karotis-femoral NDH arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif, orta dereceli bir korelasyon (r=0.661;p<0.001), ortalama KİMK ile karotis-femoral NDH arasında yine istatistiksel olarak anlamlı pozitif kuvvetli bir korelasyon (r=0.717;p<0.001) saptandı. Hastaların ortalama hastalık süresi 9.2±9.4 yıl olup maksimum ve ortalama KİMK ve karotis-femoral NDH ile hastalık süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif, zayıf bir korelasyon izlendi. Çalışmada, önceki çalışmalara benzer şekilde Behçet hasta grubunda sağlıklı gönüllüler ile karşılaştırıldığında subklinik ateroskleroz gelişiminin değerlendirilmesinde kullanılan KIMK ve karotis-femoral NDH değerleri daha yüksek bulunmuştur. Bu çalışma; önceki çalışmalardan farklı olarak bu iki yöntemin birlikte kullanılması, yapılan regresyon analizlerinde KIMK ile karotis-femoral NDH değerleri arasında pozitif korelasyon saptanması açısından önemlidir. Ayrıca çalışmada NDH'nın KIMK'na göre daha duyarlı bir yöntem olduğu görülmüştür. Çalışmadaki hasta sayısının az olması ve takip periyodunun olmaması da göz önünde bulundurularak Behçet hastalarında subklinik aterosklerozun değerlendirilmesi ve klinik sonuçlarının görülmesi için daha geniş kapsamlı, uzun izlem süreli klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Author

Dr. Alp Yıldırım

How to Cite

Alp Yıldırım (Tıpta Uzmanlık Tezi). Behçet hastalarında subklinik ateroskleroz riskinin karotis intima media kalınlığı ve karotis femoral nabız dalga hızı ile değerlendirilmesi, 2015, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University