Kültüre duyarlı sosyal hizmet bağlamında Türkiye'de koruyucu aile modeli: İstanbul ve Bingöl örneği
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Recep Çelik
Abstract (TR)
Bu çalışmada Türkiye'de koruyucu aile sayısının azlığında kültürel nedenler ön planda bulunabilmektedir. Bu araştırma koruyucu ailelerin koruyucu aile olma ve bunu devam ettirme süreçlerinde kültürün etkisini keşfetme ve betimleme amacı gütmektedir. Kültür bir toplumun nesil boyu devam eden maddi ve manevi değerler bütünüdür. Yani kültür, insanların bireysel ailevi ve toplumsal hayatları üzerinde doğrudan etkilidir. Çalışmamızda bu durumu göz önünde bulundurarak ailelerin kültüre duyarlı sosyal hizmet bağlamında Türkiye'de koruyucu aile modeli üzerinde durulmuştur. Bu modelin ortaya çıkmasında tarihsel ve küresel bazı olaya ve olgular neden olmuştur ve olmaktadır. Bu tarihsel ve küresel olay ve olgularla birlikte dezavantajlı gruplardan olan korunma ihtiyacı çocuklar ön plana çıkmıştır. Korunma ihtiyacı olan çocuklar daha çok savaşlar, göçler ve sanayi devrimi sonrası kentleşmeden ortaya çıkmıştır. Bu sorunlara karşı devletler kurumsallaşmaya gidilmiştir. Ancak kurumların bazı dezavantajları eleştiri konusu olmuştur. Bundan dolay düşünürler özellikle 20. yüzyıl düşünürleri modernite kurumsallık, etiketleme konuları üzerinde çalışmalar yapmış ve bu konuyla ilgili eleştirel bakış açıları geliştirmiştir. Kurum bakımında kalan/kalmış çocukların topluma bakış ve beklentileri, gelişimleri, eğitim ilgileri ve kendine yetebilmeleri konusunda bazı koruyucu ve önleyici modeller geliştirilmiştir. Son yıllarda Türkiye'de devlet korunma ihtiyacı olan çocukları koruyucu ve önleyici sorumluluğu konusunda Batı'da olduğu gibi koruyucu aile ve evlatlık modelleri yaygınlaştırmaya çalışmaktadır. Bu çalışma, koruyucu ve önleyici hizmet modellerinden olan alile odaklı modelinin gerekliliği ve kültür boyutunu ele alarak bu alandaki eksikliğin giderilmesi hedeflenmiştir. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'deki koruyucu aile uygulaması hala istenilen seviyede gelişmemiştir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen kampanyalara rağmen koruyucu ailelere duyulan ihtiyaç devam ettiği görülmüştür. Bu konuyla ilgili çok boyutlu araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu tespit edilmiştir. Koruyucu aile sayısının azlığında kültürel nedenler ön planda olduğu görülmüştür. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında ülkemizde koruyucu aile uygulaması hala istenilen seviyede gelişmemesine neden olduğu; inanç, gelenek-görenekler, değerler, toplumsal bilinçsizlik ve duyarsızlık, tutucu bir kültürümüzün olması, reklam ve tanıtım eksikliği, koruyucu ailelerin biyolojik aileleri çocukla görüşmeme isteği ve çocuğun geri alma korkusu üzerinde durulmuştur. Araştırmanın teorik kısmında kültür kavramının tanımı, kültürün işlevleri ve unsurlarına değinilmiştir. Sosyal hizmet tanımı ve amaçlarına yer verilmiştir. Kültüre duyarlılık ve sosyal hizmet ilişkisi ele alınmıştır. Korunma ihtiyacı olan çocuklar ve koruyucu modeli üzerinde durulmuştur. Bu bölümde korunma ihtiyacı olan çocuk kavramı, Türkiye'de korunma ihtiyacı olan çocuklara sunulan hizmetler, evlat edinme, koruyucu aile koruyucu ailenin tanımı ve amacı, dünyada koruyucu aile modeli, Osmanlı'da koruyucu aile modeli Türkiye'de koruyucu aile hizmeti uygulamasının tarihçesi, günümüzde Türkiye'de uygulanan koruyucu aile hizmeti uygulaması üzerinde literatür taraması yapılmıştır. Çalışma alanı, koruyucu aile yönetmeliğe göre koruyucu aile olan kişilerden oluşmaktadır. Araştırmada bilgi elde etmek için, nitel yöntem ile mülakat, gözlem teknikleri kullanılmıştır. Bu amaçla koruyucu ailelerle sınırlı kalmış 15 kişi ve araştırmacının deneyim ve gözlemleri ile yaşadıkları sorunların nedenleri üzerine bölgesel ve kültürel şartlar göz önünde bulundurarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Koruyucu ailelerin koruyucu aile modelini SHM, koruyucu aile birimi, kurum ve kuruluşlardan arkadaş/çevre, tanıtım programları, STK'lar, medya, internet ve televizyondan öğrendikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Koruyucu aileler koruyucu aileliği seçmenin kaynağını daha önceden yuvadan kalma, biyolojik çocuğa sahip olamama, sosyal sorumluluk bilinci ve evlat edinmek için başvurdukları tespit edilmiştir. Yine başka bir sonuç ailelerle çocuk eşleşmesinde sahip olduğu dini değerler ve gelenek-göreneklerin etkili olduğu görülmüştür. Koruyucu ailelerin tamamına yakını yakın çevresi ve çocukları koruyucu aile olma kararlarına olumlu tepkiler verdikleri sonucuna varılmıştır. Ailelerin çocukların yaşı ve cinsiyet tercih etme durumu konusunda, büyük bir çoğunluğu 0-6 yaş grubu ve kız çocukları tercih ettikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Koruyucu ailelerin çoğu psikolojik ve psoko-sosyal desteğe ihtiyaç duydukları ve bu desteğin sağlanmasında yetersiz kalındığı görülmüştür.
Author
Dr. Kadri Kınık
Institution

Yalova University
Sosyal Hizmet Bilim Dalı
How to Cite
Kadri Kınık (Yüksek Lisans Tezi). Kültüre duyarlı sosyal hizmet bağlamında Türkiye'de koruyucu aile modeli: İstanbul ve Bingöl örneği, 2019, Yalova University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Yalova University
- Üniversite Gençliğinin Uyum Sorunları: Yalova Örneği(2017)
- Kur'an'da azap(2017)
- Ulusal ve ulusalüstü yargı kararları doğrultusunda tutuklama(2019)
- Şizofreni hastalarının temel bakımını üstlenen yakınlarının sosyal destek sistemleri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: İstanbul ili örneği(2022)
- Dini içerikli çocuk kitaplarıyla Allah inancı öğretimi: Özkan Öze'nin Genç Adam ve Allah kitabı örneği(2024)
- التوجيه النحوي والبلاغي للتضمين في القرآن الكريم من سورة الحج إلى سورة القصص(2024)