Medical SpecialtyOpen Access

Meme kanserinde lizofosfatidik asidin önemi

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Saadet Gümüşlü

Abstract (TR)

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir ve kanserden ölümlerin akciğer kanserinden sonraki ikinci en sık nedenidir. Autotaxin lizofosfatidil kolin (LPC)?den, lizofosfatidik asit (LPA) üretimini katalizleyen lizofosfolipaz D (LysoPLD) ile özdeştir. Autotaxin'in, LPA üretimi yoluyla tümör progresyonunu, tümör hücresinin motilitesini ve anjiyogenezi stimüle ettiği gösterilmiştir. Lizofosfatidik asit, multifonksiyonel fosfolipid mediatördür. Lizofosfatidik asit etkilerini, geniş doku dağılımı gösteren G proteini ile eşlenik LPA reseptörleri üzerinden gerçekleştirir. Bu çalışmanın amacı, serum LPA ve ATX düzeyleri ile normal ve meme kanseri dokularındaki LPA reseptör ekspresyonlarını değerlendirerek, meme kanserinde LPA?nın önemini araştırmaktır. Çalışmamızda hasta ve kontrol grubu olmak üzere iki grup oluşturuldu. Hasta grubu da kendi içinde nod negatif erken evre hasta grubu ve nod pozitif erken evre hasta grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Kontrol ve hasta gruplarını oluşturan bireylerden tedavi öncesi alınan serum örneklerinde autotaxin ve lizofosfatidik asit düzeyleri ölçüldü. Meme kanseri ve normal meme dokularında lizofosfatidik asit reseptörlerinin (LPA1 ve LPA2) ekspresyonları immünohistokimya ile gösterildi. Gama glutamil transferaz (GGT) düzeyleri nod pozitif erken evre hasta grubunda, kontrol ve nod negatif erken evre hasta gruplarına göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Nod negatif ve nod pozitif erken evre hasta gruplarının ATX düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük bulundu. Nod negatif ve nod pozitif erken evre hasta gruplarının LPA, glukoz ve kalsiyum düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Nod pozitif erken evre hasta grubunun LPA düzeyi nod negatif erken evre hasta grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Lojistik regresyon analizi sonucunda, kontrol grubundan hasta grubunu [nod negatif ve nod pozitif erken evre hasta grupları birleştirilerek oluşturulan hasta grubunu] ayırt etmede, LPA?nın bağımsız bir risk faktörü olduğu bulunmuştur. LPA düzeyi ile hastalığın evresi arasında korelasyon olduğu bulunmuştur. LPA normal ve meme kanserli dokularda etkilerini LPA1 ve LPA2 reseptörleri üzerinden göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmanın sonuçları LPA?nın meme kanseri tanı ve takibinde bir belirteç olarak kullanılabileceğini önermektedir

Author

Dr. Sibel Kuloğlu Genç

How to Cite

Sibel Kuloğlu Genç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Meme kanserinde lizofosfatidik asidin önemi, 2013, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University