
6
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Lise öğrencisi erkek ergenlerde problem çözme eğitiminin; problem çözme becerisi, kişilerarası ilişki tarzı ve öfke kontrolü üzerine etkisi
Bu çalışma, lise öğrencisi erkek ergenlerde problem çözme eğitiminin problem çözme becerisi, kişilerarası ilişki tarzları ve öfke kontrolü üzerine etkisini belirlemek amacı ile planlanmış yarı-deneysel bir araştırma olup ?ön test-son test, kontrol gruplu desen? kullanılmıştır. Çalışma, 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Mimar Sinan Endüstri Meslek Lisesi 9. ve 10.?cu sınıf öğrencilerinden araştırma kriterlerine uyan ve gönüllü bir grup erkek öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrencilere anket formu ve ölçekler uygulanmış, deney ve kontrol gruplarına dahil edilmiştir. Deney grubuna problem çözme terapisi temel alınarak oluşturulan sekiz oturumluk psikoeğitimsel içerikli bir program uygulanırken; girişimli kontrol grubuna plasebo etkisi yapacağı düşünülen ergenlik dönemi özellikleri konulu sekiz oturumluk bir eğitim verilmiş, girişimsiz kontrol grubuna ise herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Deney ve girişimli kontrol grubuna uygulanan müdahale programı haftada bir gün olmak üzere ortalama 40 dakikalık oturumlardan oluşmuştur. Eğitim öncesi deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere Anket Formu, Problem Çözme Envanteri (PÇE), Çok Boyutlu Öfke Ölçeği(ÇBÖÖ) ve Kişilerarası Tarz Ölçeği (KTÖ) uygulanmış; birinci uygulama deneysel çalışma bittikten hemen sonra yapılmıştır. Her üç grubun 3 ay ve 6 ay sonra izlemleri yapılarak ölçekler tekrar uygulanmıştır. Araştırmada problem çözme beceri eğitiminin lise öğrencilerinin problem çözme, öfkeyle ilişkili davranışlar ve düşünceler ile kişilerarası ilişkiler üzerine etkisi deneysel olarak sınanmıştır. Araştırma sonucunda lise öğrencilerine uygulanan problem çözme eğitimi grup programının öğrencilerin problem çözme becerilerinin gelişmesinde etkili olduğu, öfke kontrolünü sağlamada ve kişilerarası ilişkilerinin olumlu yönde gelişimi ve bu etkinin uzun süreli artarak devam ettiği görülmüştür. Araştırma bulguları var olan literatür ışığında tartışılmıştır. lise öğrencisi ergenlerde grup yaşantısı yoluyla uygulanan problem çözme eğitiminin yaşamlarına olumlu katkıda bulunacağı düşünülerek; problem çözme eğitimi programının lise öğrencilerinin kişilerarası iletişim ve problem çözme becerilerini geliştireceği; öfke duygusunu tanıyarak bu duyguyla baş edebilmelerinde etkili olacağı söylenebilir.
İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde enürezis sıklığı, anne tutumu ve ilişkili faktörler
Bu araştırma İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde enürezis sıklığı ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmada, çalışmanın evrenini 2014-2015 öğretim yılında Aydın İl Merkezinde eğitim gören; toplam 3.895 İlkokul birinci sınıf öğrencisinin annesi oluşturmuştur. G power programı ile etki büyüklüğü 0,25; anlamlılık düzeyi (α) 0,05; güç %80 kabul edildiğinde örneklem büyüklüğü 269 olarak hesaplanmış; 1,6 desen etkisi de göz önüne alındığında 430 öğrenci annesine ulaşmak hedeflenmiş araştırma kapsamında 425 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın yapıldığı ilde toplam 55 ilkokul bulunmaktadır. Örneklem belirleme aşamasında ilkokullar arasından kura yöntemi ile dört ilkokul seçilmiş ve anket uygulaması 2014-2015 öğretim yılında tamamlanmıştır. Uygulama öncesi etik kurul izni, veli yazılı onam formu ve kurum izni alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda geliştirilen "Anket Formu" ve "Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (PARI)" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SSPS paket programında (Version 21,00 Chicago IL, USA) değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel analizler (Ortalama, standart sapma, frekans, yüzdelik) normal dağılım gösteren karşılaştırmalarda t testi, One Way ANOVA; normal dağılım dışı karşılaştırmalarda Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H test, Pearson Correlation analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin % 54,1'i (n=230) kız, % 45,9'u (n=195) erkek olup yaş ortalaması 6,80±0,48'dir. Öğrencilerin %82,8'inin (n=352) sosyal güvencesinin olduğu bulunmuştur. Yapılan analiz sonuçlarına göre; enürezis ile kardeş sayısı (kendisi dahil), son bir yılda doğan kardeş, aile tipi, anne çocuk ilişkisinde problem varlığı, anne tarafından fiziksel şiddet görme durumu, çocuğun aktivitelerinde kısıtlama, annelerinin ve babalarının enürezis hikayesi, karı-koca geçimsizliği arasında anlamlı fark bulunmuştur. Tüm sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde benzer araştırmaların artırılması ve destek, eğitim ve danışmanlık sağlanması çocukluk çağında görülen önemli bir sorun olan enürezisin azaltılmasında katkı oluşturabilir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Enürezis, Anne Tutumu.
Hemşirelik öğrencilerinde intihar riski, psikolojik acı ve psikolojik sağlamlık ilişkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışma hemşirelik öğrencilerinde intihar riski, psikolojik acı ve psikolojik sağlamlık ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde tasarlanan bu çalışma, Mart-Mayıs 2021 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırma örnekleme dahil olma kriterlerini karşılayan 619 öğrenci ile yapılmıştır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "İntihar Olasılığı Ölçeği", "Psikolojik Acı Ölçeği" ve "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" kullanılarak 'Google Forms' aracılığıyla online olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS for Windows 23.0 ve LISREL 8.71 programları kullanılmıştır. Psikolojik acı ile intihar olasılığı arasında psikolojik sağlamlığın aracı etkisini belirlemek amacıyla, önce bir yapısal model kurulmuş ve Path Yol Analizi yapılmıştır. Araştırmanın raporlaması STROBE doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin intihar olasılığı puanları ile psikolojik acı puanları arasında yüksek düzeyde pozitif bir ilişki (r = .74, p<.01) ve %55 düzeyinde ortak varyans olduğu (R2 =.55) belirlenmiştir. İntihar olasılığı puanları ile psikolojik sağlamlık puanları arasında orta düzeyde negatif bir ilişki (r = -.52, p<.01) ve %27 düzeyinde ortak varyans (R2 =.27) olduğu bulunmuştur. Psikolojik acı puanları ile psikolojik sağlamlık puanları arasında ise orta düzeyde negatif bir ilişki (r =-.53, p<.01) ve %28 düzeyinde ortak varyans (R2 =.28) olduğu belirlenmiştir. Psikolojik acı ile intihar olasılığı arasında psikolojik sağlamlığın yarı aracılık etkisi olduğu belirlenmiş ve etki büyüklüğünün geniş olduğu (.57) tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları intihar olasılığı, psikolojik acı ve psikolojik sağlamlık arasında ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Psikolojik acı düzeyi arttıkça intihar olasılığının da arttığını, psikolojik sağlamlık düzeyi arttıkça psikolojik acı düzeyinin azaldığını ve psikolojik sağlamlık düzeyi arttıkça intihar olasılığının azaldığını göstermektedir. Ayrıca psikolojik acı ile intihar olasılığı arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın yarı aracı etkisinin olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: hemşirelik öğrencileri, intihar, psikiyatri hemşireliği, psikolojik acı, psikolojik sağlamlık
Demans tanısı olan bireylerin bakım verenlerinin psikososyal bakım gereksinimlerinin belirlenmesi
Amaç: Araştırmanın amacı evde bakım hizmetinden yararlanan demans tanısı olan bireylerin bakım verenlerinin psikososyal bakım gereksinimlerini belirlemektir. Yöntem: Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, Bütüncül Çoklu Durum deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup Burdur Devlet Hastanesi Evde Sağlık Hizmeti alan demans tanısı olan bireylere bakım veren 15 bakım verenden oluşmuştur. Araştırma verilerinin analizi, MAXQDA 2020 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Araştırmada bakım verenlerin karşılaştıkları zorluklar(günlük yaşamın etkilenmesi, destek sistemlerinin yetersiz olması, hayatın değişmesi, hastalıkların ilerlemesi, ruh sağlığının olumsuz etkilenmesi, herhangi bir demans eğitimi almama ve ekonomik zorluk yaşama), bakım verenin kazanımları(hasta ile olumlu ilişki kurma, bakım verme tecrübesi edinme, bakım verdiği için iyi hissetme, günlük yaşamda herhangi bir değişiklik yaşamama, demans hakkında bilgi sahibi olma), bakım verenlerin aldıkları destekler(sosyal destek alma, psikolojik destek alma, maddi destek alma, sağlık hizmeti alma) ve bakım verenlerin gereksinimleri(sosyal destek gereksinimi, manevi destek gereksinimi, bilgi edinme gereksinimi) olmak üzere dört ana tema ve toplam on dokuz alt tema elde edilmiştir. Sonuç: Evde bakım hizmetinden yararlanan demans tanısı olan bireylerin bakım verenlerinin bakım sürecinde çeşitli zorluklar yaşadığı ve bu zorluklar karşısında psikosoyal bakım gereksinimlerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu gereksinimler; sosyal destek, psikolojik destek, maddi destek, manevi destek ve bilgi gereksinimidir. Bu bağlamda demans tanısı olan bireylerin bakım verenlerinin psikososyal bakım gereksinimlerine yönelik müdahale çalışmalarının planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: bakım veren, demans, nitel araştırma, psikiyatri hemşireliği, psikososyal bakım,
Salutogenez modeline dayalı danışmanlık eğitiminin şizofreni hastalarında bütünlük duygusu, iyileşme ve işlevselliğe etkisi
Bu araştırmada salutogenez modeline dayalı danışmanlık eğitiminin şizofreni hastalarında bütünlük duygusu, iyileşme ve işlevselliğe etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Salutogenez temelli müdahale ile bireylerin özgüven ve farkındalığını artırmak, içsel ve/veya dışsal stres faktörlerini yönetmek için en başarılı baş etme stratejilerini bulmasını sağlayarak bütünlük duygusunu, iyileşmeyi ve işlevselliği artırabileceği düşünülmektedir. Araştırma deneysel araştırma tiplerinden ön test-son test, kontrol gruplu desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmada etik kurul onayı, kurum izni ve bireylerden yazılı bilgilendirilmiş gönüllü onam alınmıştır. Araştırmanın örneklemini kronik ruhsal bozukluğa sahip 25 birey (Deney Grubu: 12, Kontrol Grubu: 13) oluşturmaktadır. Deney grubuna 4 hafta, haftada 2 kez salutogenez modeline dayalı danışmanlık eğitimi verilmiştir. Kontrol grubuna ise özel bir müdahalede bulunulmamıştır. Bu süreçte veri toplama aracı olarak uygulama öncesinde, bitiminde ve bir ay sonra her iki gruba eş zamanlı "Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu", "Bütünlük (Tutarlık) Duygusu Ölçeği (BDÖ)", "İyileşme Aşamaları Ölçeği (İAÖ)" ve "Şizofrenide İşlevsel İyileşme Ölçeği (ŞİLÖ)" uygulanmıştır. Müdahale ve kontrol grubunun, Bütünlük Duygusu Ölçeği ve anlaşılabilirlik, yönetilebilirlik ve anlamlılık boyutları, İyileşme Aşamaları Ölçeği durağanlık, farkındalık, yeniden yapılanma, hazırlık, gelişim alt boyutları, Şizofrenide İşlevsel İyileşme Ölçeği ön test, son test ve bir ay izlem puanları karşılaştırıldığında; Bütünlük Duygusu Ölçeği toplam puanı ve alt boyutlarının ön test puanları gruplara göre farklılık göstermezken, son test ve bir ay izlem puanları müdahale grubu lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Müdahale grubundaki kişilerin uygulama sonrasında İyileşme Aşamaları Ölçeği alt boyut puanlarından Durağanlık, Farkındalık alt boyut puanlarında azalma, sonrasında İyileşme Aşamaları Ölçeği Gelişim alt boyut puanlarında kontrol grubundakilere kıyasla anlamlı bir artma saptanmıştır. İyileşmenin erken aşamalarından iyileşmenin ileri aşamalarına doğru bir ilerleme gözlenmiştir. Yine Şizofrenide İşlevsel İyileşme Ölçeği toplam puanı ve Sağlık ve Tedavi, Sosyal işlevsellik ve Günlük Yaşam Becerileri alt boyutlarının ön test puanları gruplara göre farklılık göstermezken, son test ve bir ay izlem puanlarında kontrol grubundakilere kıyasla anlamlı bir artma ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda Salutogenez Modeline Dayalı Danışmanlık Eğitimi alan şizofreni hastalarının bütünlük duygusu, iyileşmesi ve işlevselliği artmıştır.
İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde enürezis sıklığı, anne tutumu ve ilişkili faktörler
Bu araştırma İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde enürezis sıklığı ve ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmada, çalışmanın evrenini 2014-2015 öğretim yılında Aydın İl Merkezinde eğitim gören; toplam 3.895 İlkokul birinci sınıf öğrencisinin annesi oluşturmuştur. G power programı ile etki büyüklüğü 0,25; anlamlılık düzeyi (α) 0,05; güç %80 kabul edildiğinde örneklem büyüklüğü 269 olarak hesaplanmış; 1,6 desen etkisi de göz önüne alındığında 430 öğrenci annesine ulaşmak hedeflenmiş araştırma kapsamında 425 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın yapıldığı ilde toplam 55 ilkokul bulunmaktadır. Örneklem belirleme aşamasında ilkokullar arasından kura yöntemi ile dört ilkokul seçilmiş ve anket uygulaması 2014-2015 öğretim yılında tamamlanmıştır. Uygulama öncesi etik kurul izni, veli yazılı onam formu ve kurum izni alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda geliştirilen "Anket Formu" ve "Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği (PARI)" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SSPS paket programında (Version 21,00 Chicago IL, USA) değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel analizler (Ortalama, standart sapma, frekans, yüzdelik) normal dağılım gösteren karşılaştırmalarda t testi, One Way ANOVA; normal dağılım dışı karşılaştırmalarda Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H test, Pearson Correlation analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin % 54,1'i (n=230) kız, % 45,9'u (n=195) erkek olup yaş ortalaması 6,80±0,48'dir. Öğrencilerin %82,8'inin (n=352) sosyal güvencesinin olduğu bulunmuştur. Yapılan analiz sonuçlarına göre; enürezis ile kardeş sayısı (kendisi dahil), son bir yılda doğan kardeş, aile tipi, anne çocuk ilişkisinde problem varlığı, anne tarafından fiziksel şiddet görme durumu, çocuğun aktivitelerinde kısıtlama, annelerinin ve babalarının enürezis hikayesi, karı-koca geçimsizliği arasında anlamlı fark bulunmuştur. Tüm sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, İlkokul 1.sınıf öğrencilerinde benzer araştırmaların artırılması ve destek, eğitim ve danışmanlık sağlanması çocukluk çağında görülen önemli bir sorun olan enürezisin azaltılmasında katkı oluşturabilir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Enürezis, Anne Tutumu.