
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Bipolar bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk eştanılı hastalar: Klinik özellikler, kişilik ve mizaç özelliklerinin karşılaştırılması
Amaç: Bu araştırmanın amacı Bipolar Bozukluk (BPB), Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Bipolar Bozukluk ve Obsesif Kompulsif Bozukluk (BPB-OKB) eştanılı hastalarda sosyodemografik özellikler, hastalık özellikleri ve klinik gidişin belirlenmesi, eş tanının hastalık belirti şiddetine etkisinin ölçeklerle incelenmesi, hem ayrı ayrı hem de eş tanı durumunda hastalık ile kişilik ve mizaç özelliklerinin ve dürtüselliğin bir bağlantısı olup olmadığının incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine başvuran DSM-IV tanı ölçütlerine göre BPB, OKB (Majör Depresyon eşlik eden ve etmeyen), BPB-OKB eştanısı alan 18-65 yaş arası 200 hasta dahil edilmiştir. Olgulardaki güncel OK belirtilerin şiddetini ve içeriğini belirlemek için bütün örnekleme Yale Brown Obsesyon Kompülsiyon Ölçeği (Y-BOKÖ) uygulanmıştır. BPB tanılı hastalarda manik durumun şiddetini ölçmek amacıyla Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ) uygulanmış, YMDÖ'nde 12 ve üstü puan alan olgular çalışmaya dahil edilmemiştir. Bütün olgulara depresyon şiddetini belirlemek için Beck Depresyon Envanteri (BDE), öznel ve bedensel anksiyete şiddetini ölçmek için Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), dürtüsellik şiddetini ölçmek için de Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 (BIS-11) uygulanmıştır. Ayrıca tüm olgulara Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ), Beck İntihar Düşüncesi Ölçeği (BİDÖ) ve Sheehan Yeti Yitimi Ölçeği (SYYÖ) uygulanmıştır. Ortalama mizaç puan hesaplaması amacıyla TEMPS-A Mizaç Ölçeği (Temperament Evaluation of Memphis, Pisa, Paris ve San Diego–Autoquestionnaire) ve kişilik özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla Gözden Geçirilmiş/Kısaltılmış Eysenck Kişilik Anketi Formu (EKA-GGK) uygulanmıştır. Hastalar ötimi (BDE<17 ve YMDÖ<12) ve MD (BDE≥17) olarak tanımlanmıştır. OKB hastalarında YBOKÖ'ne göre OK belirtilerin şiddeti (0-7: subklinik; 8-15: hafif; 16-23: orta; 24-31: ciddi; 32-40: aşırı) tanımlanmıştır. OKB tipi belirlemede hastalarda işlev kaybına yol açan, OK belirtilerin sürecin büyük çoğunluğunda bulunduğu durum kronik tip olarak adlandırılırken aralarda en az 3 aylık iyileşme dönemleri olan remisyon ve relaps dönemlerinin olduğu durum epizodik tip olarak adlandırılmıştır. Hastalar SCID-I uygulanarak tanı netleştirmesinden sonra 4 gruba ayrılmıştır. Böylece BPB grubu (s=75), BPB-OKB grubu (s=40), OKB grubu (s=40) ve OKB-MD grubundaki (s=45) hastalar çeşitli sosyodemografik, klinik, dürtüsellik, kişilik ve mizaç özellikleri açısından karşılaştırılmıştır. Bulgular: BPB'ye OKB eklenmesi durumunda BPB şikayetlerinin başlangıç yaşı daha erken (p=0.036); BPB alt tiplerinden BPB 2 ve BPB NOS oranı daha fazladır (p<0.001). Psikiyatrik yatış sayısı hem BPB grubunda (p<0.001) hem de BPB-OKB grubunda (p<0.001) OKB grubuna kıyasla daha yüksektir; OKB'ye BPB eklendiğinde MD'ye kıyasla (p=0.032) daha yüksektir. İntihar girişimi öyküsü de aynı şekilde hem BPB grubunda (p=0.047) hem de BPB-OKB grubunda (p=0.004) OKB grubuna kıyasla daha yüksektir; OKB ve BPB eş tanısında OKB ve MD eş tanısına kıyasla (p=0.009) daha yüksektir. İntihar girişimi sayısı BPB-OKB grubunda hem OKB grubuna (p<0.001) kıyasla hem de OKB-MD grubuna (p=0.018) kıyasla daha fazladır. Travma öyküsü OKB'ye MD eklendiğinde (p=0.016) artarken, cinsel travma öyküsü hem BPB eklendiğinde (p=0.039) hem de MD eklendiğinde (p=0.009) artmıştır. Umutsuzluk skorları OKB tanısına hem BPB eklendiğinde (p=0.003) hem de MD eklendiğinde (p<0.001) daha yüksektir; depresyon eşlik etmesinin BPB eklenmesine kıyasla (p=0.005) daha fazla arttırdığı saptanmıştır. Depresif belirtilerin BPB'ye OKB eklendiğinde (p=0.032) BPB'ye kıyasla; hem de OKB'a BPB eklendiğinde (p=0.001) OKB'ye kıyasla arttığı; diğer yandan OKB-MD grubunda hem OKB grubuna (p<0.001) kıyasla hem de BPB-OKB grubuna (p<0.001) kıyasla arttığı saptanmıştır. Anksiyetenin da aynı şekilde hem BPB'ye OKB eklendiğinde (p=0.010) BPB'ye kıyasla; hem de OKB'a BPB eklendiğinde (p<0.001) OKB'ye kıyasla arttığı; diğer yandan OKB-MD grubunda hem OKB grubuna (p<0.001) kıyasla, hem de BPB-OKB grubuna (p=0.006) kıyasla anksiyetenin arttığı saptanmıştır. İntihar düşünceleri açısından bakıldığında, BPB-OKB grubunda hem BPB grubuna (p=0.004) hem de OKB grubuna (p<0.001) kıyasla BİDÖ skorlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. OK belirtilerin şiddetinin OKB'ye BPB eklendiğinde (p<0.001) daha hafif MD eklendiğinde (p=0.013) ise daha ağır seyrettiği saptanmış diğer yandan BPB-OKB grubunda OK belirtiler OKB-MD grubuna kıyasla (p<0.001) daha hafif seyretmektedir. OKB'ye MD eşlik ettiğinde kronik tip OKB daha fazla oranda görülürken, BPB eşlik ettiğinde epizodik tip OKB (p=0.017) görülme oranı artmıştır. Dini obsesyon ve törensel kompülsiyonlar OKB grubuna kıyasla hem BPB-OKB'de (p=0.002, p=0.011) hem de OKB-MD'da (p<0.001, p=0.002) daha yüksek oranda görülmektedir. Dürtüsellik açısından bakıldığında plan yapamamada hem BPB grubu (p=0.012) hem BPB-OKB (p=0.027) grubu hem de OKB-MD (p=0.040) grubu OKB grubundan fazla saptanmıştır. Motor dürtüsellik skorlarının BPB (p=0.007), BPB-OKB (p=0.005) ve OKB-MD (p=0.016) gruplarında OKB grubundan daha yüksektir. Dikkat skorları BPB-OKB (p=0.016) ve OKB-MD (p=0.001) gruplarında OKB grubundan daha yüksektir. Toplam dürtüsellik skorları BPB (p=0.006), BPB-OKB (p=0.003) ve OKB-MD (p=0.004) gruplarında OKB grubundan daha yüksektir. Kişilik skorları açısından kendini iyi gösterme/yalan alanında BPB (p=0.035) ve OKB gruplarında (p=0.014), BPB-OKB grubuna göre daha yüksektir; psikotisizm skorları BPB (p=0.017) ve BPB-OKB gruplarında (p=0.017) OKB grubundan; BPB-OKB grubunda OKB-MD grubundan (p=0.013) daha yüksektir; nörotisizm skorları OKB-MD grubunda OKB (p<0.001) ve BPB-OKB gruplarından (p=0.003) daha yüksektir. Mizaç özellikleri açısından depresif mizaç, BPB-OKB (p=0.039) ve OKB-MD gruplarında (p<0.001) OKB grubundan daha fazladır; diğer yandan OKB-MD grubunda BPB-OKB grubundan (p=0.035) daha fazladır. Siklotimik mizaç da BPB-OKB (p=0.009) ve OKB-MD gruplarında (p<0.001) OKB grubundan daha fazladır. İrritabl mizaç BPB-OKB grubunda OKB (p=0.006) ve BPB (p=0.034) gruplarından daha fazladır; diğer yandan OKB-MD grubunda OKB grubundan (p<0.001) daha fazladır. Anksiyöz mizaç BPB-OKB (p=0.016) ve OKB-MD gruplarında p<0.001) OKB grubundan daha fazladır; diğer yandan OKB-MD grubunda BPB-OKB grubundan (p=0.005) daha fazladır. Sonuç: BPB ve BPB-OKB grubu karşılaştırıldığında BPB şikâyetlerinin eş tanı durumunda daha erken başlangıç gösterdiği saptanmıştır. BPB tipi açısından karşılaştırıldığında BPB II ve BPB NOS eş tanı durumunda daha fazla iken BPB I'in BPB grubunda belirgin derecede yüksek olduğu saptanmıştır. BPB'a OKB eklenmesinin intihar düşüncesini arttırdığı, irritabl mizaç puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kişilik yapılanması BPB grubunun BPB-OKB grubuna kıyasla kendini daha çok iyi gösterme eğiliminde olabileceği saptanmıştır. Psikiyatrik yatış sayısının, intihar girişiminin, kişilik yapılanması açısından psikotisizmin ve dürtüsellik açısından motor dürtüsellik, plan yapamama ve genel olarak dürtüselliğin BPB grubunda OKB grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. OKB ve BPB-OKB grubu karşılaştırıldığında obsesif belirtilerin, kompülsif belirtilerin ve toplam OK belirtilerinin OKB tek tanısında BPB eş tanısına kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. OKB şiddetinin de eş tanı durumunda daha hafif seyrettiği, tek tanı durumunda daha ağır seyrettiği saptanmıştır. Obsesyon ve kompülsiyon tipleri açısından karşılaştırıldığında dini obsesyonlar ve törensel kompülsiyonların, intihar düşüncelerinin, toplam dürtüselliğin ve dikkat, motor dürtüsellik, plan yapamamanın da BPB eklenmesi durumunda daha fazla olduğu saptanmıştır. Psikotisizmin BPB-OKB tanısında, kendini iyi göstermenin ise OKB tek tanısında daha yüksek oranda gözlendiği saptanmıştır. Depresif mizaç, siklotimik mizaç, irritabl mizaç ve anksiyöz mizacın da BPB eklendiğinde daha fazla görüldüğü gözlenmiştir. BPB-OKB ve OKB-MD grupları karşılaştırıldığında psikiyatrik yatış sayısı, intihar girişimi öyküsü ve sayısı BPB eşlik ettiğinde daha yüksek saptanmıştır. Obsesif belirtilerin, kompülsif belirtilerin ve toplam OK belirtilerinin MD eş tanısında BPB eş tanısında kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. OKB'ye MD eşlik ettiğinde kronik tip OKB daha fazla oranda görülürken BPB eşlik ettiğinde epizodik tip OKB görülme oranı artmıştır. OKB-BPB eş tanısında OKB şiddeti hafif seyrederken OKB-MD eş tanısında daha ağır şiddette olduğu gözlenmiştir. Nörotisizmin OKB-MD grubunda fazla görüldüğü, psikotisizmin ise BPB-OKB grubunda fazla görüldüğü saptanmıştır. Depresif ve anksiyöz mizacın da OKB tanısına MD eklenmesi durumunda BPB eklenmesi durumuna kıyasla daha fazla görüldüğü saptanmıştır. OKB ve OKB-MD grupları karşılaştırıldığında obsesif belirtilerin, kompülsif belirtilerin ve toplam OK belirtilerinin, obsesyon ve kompülsiyon sayılarının OKB-MD eş tanısında OKB tek tanısına kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. OKB-MD eş tanısında OKB şiddetinin daha ağır düzeyde olduğu gözlenirken OKB tek tanısında daha hafif seyrettiği gözlenmiştir. Obsesyon ve kompülsiyon tipleri açısından karşılaştırıldığında OKB ve BPB-OKB grubunda olduğu gibi dini obsesyon ve törensel kompülsiyonlar OKB-MD eş tanı durumunda OKB tek tanısına kıyasla daha yüksek oranda saptanmıştır. Dürtüsellik açısından bakıldığında, dikkat, motor dürtüsellik ve plan yapamama ile genel dürtüselliğin, kişilik yapılanması nörotisizmin ve hipertimik mizaç dışında diğer tüm mizaç türlerinin OKB'ye MD eklenmesi durumunda daha yüksek oranda görüldüğü saptanmıştır. Anahtar Kelime: OKB, BPB, MD, eş tanı, dürtüsellik, kişilik, mizaç
Biyolojik ritim farklılıkları ile silik nörolojik belirtiler arasındaki ilişki
İnsanlar sirkadiyen ritimler yönüyle, uyku-uyanıklık döngüleri, yaşam tarzları ve melatonin, kortizol ve vücut sıcaklığını da içeren biyolojik zamanlamalar açısından sabah tipi, akşam tipi ve ara tip olmak üzere 3 farklı tipte değerlendirilebilir. Kronotip adı verilen bu bireysel biyolojik ve davranışsal farklılıklar basitçe sabahlık-akşamlık ölçeği (SAÖ) ile test edilebilir. Bu ölçek bireylerin sirkadiyen ritimlerini ve kişilerarası biyolojik ritim değişikliklerini değerlendirmek için geliştirilmiştir. Silik nörolojik belirtiler (SNB) ise özgül beyin bölgesindeki bozuklukla ilişkili olmayan veya iyi tanımlanmış herhangi bir nörolojik sendromun bir parçası olmadığına inanılan, lokalize edilemeyen nörolojik anormallikler olarak tanımlanır. Bu çalışmada biyolojik ritim farklılıklarının SNB ile ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Çalışmaya herhangi bir nörolojik ya da psikiyatrik bozukluğu olmayan, fiziksel ve nörolojik durumu etkileyen herhangi bir ilaç kullanmayan sağlıklı bireyler Afyon Kocatepe Üniversitesi öğrencileri arasından rastgele biçimde alınmış; bireylerin yaş, cinsiyet, eğitim gibi demografik verileri sosyodemografik veri formu ile belirlenmiştir. Çalışma için 50 sabah tipi ve 50 akşam tipi bireyin istatistiksel açıdan anlamlılık sağlamak amacıyla alınması hedeflenmiştir. Çalışmaya katılan gönüllü bireylere biyolojik ritimlerini belirlemek amacıyla SAÖ verilmiştir. Ardından psikopatoloji değerlendirebilmek amacıyla Psikiyatrik Semptom Tarama Ölçeği (SCL-90) uygulanmıştır. Sağlıklı bireylere bir psikiyatri araştırma görevlisi tarafından SNB'yi değerlendirmek amacıyla kısa bir muayene yapılmış ve bu muayene bulguları not edilerek hesaplama yapılmıştır. Değerlendirme sonucunda; SNB'nin akşam tipi ve sabah tipi olan gruplarda karşılaştırılmasında; duyu algılarının birleştirilmesi, motor koordinasyon, motor hareketlerin ardışık düzene sokulması, diğer testler alt grupları ve toplam SNB puanında sabah ve akşam tipleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yalnız sağlıklı bireylerde yapılan bir çalışma olması göz önünde bulundurulduğunda bu sonuç beklenen bir sonuç olmuştur. SCL-90 bakılan iki grupta, akşam tipi olan grupta öfke ve somatizasyon alt gruplarında farklılık olduğu görülmüştür. Bu sonuç literatürdeki benzer çalışmalarla uyumlu bulunmuştur. Bununla birlikte SCL-90 alt gruplarından somatizasyon, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve kişiler arası duyarlılık (KAD) alt ölçek puanlarının ortalamaları ile SNB alt ölçeklerinden yalnızca motor belirtiler arasında pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır. Bu ilişkinin açıklanabilmesi için yalnız sağlıklı bireylerde yapılan yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.