
298
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Bazı pamuk melezlerinde (Gossypium hirsutum L. x Gossypium barbadense L.) verim, verim unsurları ve lif kalite özelliklerinin kalıtımının incelenmesi
Bu çalışma 2011-2012 yıllarında Nazilli Pamuk Araştırma İstasyonu Müdürlüğü tarlalarında ana ebeveyn olarak seçilen Gossypium hirsutum L. türüne ait Claudia, Candia, Şahin 2000, BA 308, Naz 07 ve Fantom genotipleri ile baba ebeveyn olarak seçilen Gossypium barbadense L. türüne ait Giza 45 ve Avesto çeşitleri kullanılarak line x tester yöntemine uygun olarak oluşturulan popülasyonda, lif teknolojik özellikleri, verim ve verim komponentlerine ilişkin kalıtım ve heterotik etkiler incelenmiştir.Çırçır randımanı ve bitki boyu özellikleri yönünden eklemeli gen etkisi; tek bitki verimi, koza sayısı, meyve dalı sayısı, lif mukavemeti, lif inceliği, kısa lif oranı, odun dalı sayısı, yüz tohum ağırlığı, tek koza kütlü pamuk ağırlığı, lif uzunluğu ve uniformite özellikleri yönünden ise eklemeli olmayan gen etkileri daha yüksek bulunmuştur.Lif uzunluğu ve lif kopma dayanıklılığı için tüm kombinasyonlarda, lif inceliği için sekiz kombinasyonda olumlu heterosis yüzdesi elde edilirken lif uzunluğu, lif inceliği ve lif kopma dayanıklılığı bakımından tüm kombinasyonlarda olumlu ve önemli kontrol çeşide üstünlük yüzdeleri elde edilmiştir. Melez popülasyonların bitki kütlü verimi ve lif kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, Claudia x Giza 45, Candia x Giza 45, Şahin 2000 x Giza 45, BA 308 x Avesto, Naz 07 x Giza 45 ve Fantom x Avesto melezlerinde uygulanacak kısmi bulk yöntemi ile kabul edilebilir verim potansiyeli ve iyileştirilmiş lif uzunluğuna sahip pamuk hatlarının geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Pamuk (Gossypium spp.) melez populasyonlarının F3 ve F4 generasyonlarında verim ve lif kalite özelliklerinin saptanması
Bu çalışma Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2011 yılında yürütülmüştür. Ana ebeveyn olarak seçilen Aşkabat 100, Aydın 110, Sealand 542 (G. barbadanse), GW Teks, TAM 94 L-25 (G. hirsutum) genotipleri ile baba ebeveyn olarak seçilen Carmen, Şahin 2000, SG 125 (G. hirsutum) genotiplerinin line tester yöntemine uygun olarak melezlemesi 2006 yılında yapılmıştır. Melezleme sonucu oluşturulan F3 ve F4 generasyonları 2011 yılında ebeveynler ve 15 melez kombinasyonları 1 sıra 10 m uzunluğunda ve 3 tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine uygun olarak ekilmiştir. Türler içi (G. hirsutum x G. hirsutum) ve türler arası (G. barbadanse x G. barbadanse) melezlemelerinden elde edilen 15 melez kombinasyonun F3 ve F4 generasyonlarındaki verim, verim komponentleri ve lif kalite özellikleri karşılaştırılmıştır. Melez populasyonların F3 ve F4 generasyonlarındaki verim ve lif kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, Aşkabat 100 x Şahin 2000 ve TAM94L 25 x Şahin 2000 melezlerinde uygulanacak tek bitki seleksiyonu ile kabul edilebilir verim potansiyeli ve iyileştirilmiş lif uzunluğuna sahip pamuk hatların geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma aynı zamanda özellikte türler arası melez populasyonlarında tek bitki seleksiyonuna F3 ve daha sonraki generasyonlarda başlanmasının daha yararlı olacağını ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Pamuk, türler içi ve türler arası melez populasyonları, verim, lif kalitesi
Farklı azot gübre formlarının buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisinin belirlenmesi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2011 -2012 buğday üretim sezonunda, tesadüf blokları bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyalini Victoria, Anapo, Ziyabey, Cumhuriyet-75 ve Sagittario çeşitleri oluşturmuştur. Buğday çeşitlerine Amonyum Nitrat, %26 (DMPP) ve Amonyum Sülfat gübreleri uygulanmıştır. Çalışmada verim potansiyeli ve verim analizi için başak boyu, metrekarede başak sayısı, tane verimi, bin tane ağırlığı, başakta tane sayısı şeklinde verim öğelerinin yanı sıra kalite hakkında önemli bilgiler veren protein ve nişasta miktarları saptanmıştır. Genel olarak verim ve kalite parametreleri üzerine Amonyum Sülfat gübresinin denemedeki diğer iki gübre formuna göre etkisinin daha iyi olduğu gözlenmiştir. Özellikle verim öğelerinden bin tane ağırlığı ve kalite kriterlerinden nişasta oranı üzerine olumlu etkisi saptanmıştır. Ancak elde edilen etkilerin verim öğeleri ve kalite parametreleri üzerine etkisi çoğu kez istatistiki anlamda önemsiz kalmıştır. Azot salınımı daha yavaş gerçekleşen %26 N (DMPP) gübresinin üst gübre olarak tek seferde uygulanarak diğer iki gübre formlarıyla rekabet edebilir verim ve kalite sonuçlarına ulaşmıştır.
İkinci ürün koşullarında farklı ekim zamanlarının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) agronomik ve teknolojik özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, buğday sonrasında ikinci ürün olarak yetiştirilen pamukta (Gossypium hirsutum L.) farklı ekim zamanlarının pamuğun bazı tarımsal ve teknolojik özellikleri üzerine etkisinin saptanması amacıyla, 2012 yılında Aydın koşullarında yapılmıştır. Çalışmada materyal olarak erkenci olgunlaşma grubuna ait 10 pamuk çeşidi/hattı (Özbek 100, Özbek 105, Cosmos, ST 373, Flash, Flora, Gloria, Julia, Famosa çeşitleri ve ADÜ Erkenci hattı) kullanılmıştır. Ekim 1 Haziran ve 15 Haziran tarihlerinde yapılmak üzere deneme, iki faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada, morfolojik, agronomik ve teknolojik olmak üzere on altı özellik incelenmiştir. Ekimin gecikmesiyle bitki boyu, odun dalı, meyve dalı, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı ve kütlü pamuk veriminin önemli oranda azaldığı; taraklanmanın daha erken olduğu, çiçeklenmenin ise önemli oranda geciktiği ayrıca önemli oranda daha ince liflerin meydana geldiği saptanmıştır. Verim yönünden çeşitler arasında önemli farklılık olmamasına karşın, en iyi performansı Cosmos, ST 373, Gloria ve Famosa çeşitleri ile ADÜ Erkenci hattı göstermiştir. Anahtar sözcükler: İkinci ürün pamuk, ekim zamanı, verim ve lif kalite özellikleri
Türler arası pamuk melezlerinin (G. Hirsutum L. X G. Barbadense L.) F1 ve F2 döl kuşaklarında erkencilik ve bazı tarımsal özelliklerin heterorik etkilerinin incelenmesi
Çalışmanın amacı, G.hirsutum L. x G.barbadense L. Türler Arası Pamuk Melezlerinin F1 ve F2 Döl Kuşaklarında Erkencilik ve Bazı Tarımsal Özelliklerin saptanmasıdır. Deneme, ADÜ Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Tarlalarında yürütülecektir. Pamuk genotiplerinde incelenen özelliklere ilişkin heterotik etkiler, kontrol çeşide üstünlük ve kalıtım derecesi saptanacaktır. Verilerin değerlendirilmesi dışında ümitvar melez kombinasyonlar ileri döl kuşaklarına aktarılacaktır.
Farklı kültürel uygulamaların ekinezya türlerinin (Echinacea spp.) bazı verim ve kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışmada, Echinacea angustifolia, E. pallida ve E. purpurea türlerinin verim ve kalite özellikleri üzerine farklı hasat zamanları ve bitki sıklıklarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarla çalışmaları her tür için Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazisinde 2012 ve 2013 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada, E. angustifolia türü için ortalama yeşil herba verimi 143.4 ve 328.4 kg/da, ortalama drog herba verimi 68.08 ve 142.73 kg/da, ortalama drog yaprak verimi 17.32 ve 41.19 kg/da, ortalama drog çiçek verimi 20.29 ve 41.86 kg/da, taze kök verimi ortalama 299.8 kg/da ve drog kök verimi ortalama 138.5 kg/da olarak saptanmıştır. E. pallida türünde ise ortalama yeşil herba verimi 409.05 kg/da, ortalama drog herba verimi 130.71 kg/da, ortalama drog yaprak verimi 41.45 kg/da, ortalama drog çiçek verimi 48.26 kg/da, taze kök verimi ortalama 577.4 kg/da ve drog kök verimi ortalama 272.64 kg/da olarak belirlenmiştir. E. purpurea türünde ortalama yeşil herba verimi 372.4 ve 1854.6 kg/da, ortalama drog herba verimi 106.8 ve 441.6 kg/da, ortalama drog yaprak verimi 28.64 ve 151.61 kg/da, ortalama drog çiçek verimi 57.15 ve 186.6 kg/da, taze kök verimi ortalama 994.2 kg/da ve drog kök verimi 469.3 kg/da olarak bulunmuştur. Çimlenme çalışmasında, sürekli aydınlıkta 15oC ve 25 oC; 20-30 oC (8 saat karanlık ve 16 aydınlık) koşullarında E. angustifolia türünde etilenin 500 ppm'lik dozunda, E. pallida türünde ise giberellik asidin 300 ppm'inde ve E. purpurea türü için ise KN03'ün %1.5'luk konsantrasyonunda en iyi çimlenme sonucuna ulaşılmıştır. Aydın ekolojik koşulları için en uygun türün E. purpurea olduğu belirlenmiştir. Echinacea angustifolia ve E. pallida türlerinde ise yüksek verim alınamadığı, bitkilerin çoğunda adaptasyon sorunu yaşandığı belirlenmiştir.
Farklı Reyhan (Ocimum basilicum L.) genotiplerinde ontogenetik ve morfogenetik varyabilitenin belirlenmesi
Bu çalışma, farklı reyhan (Ocimum basilicum L. ) genotiplerinde ontogenetik ve morfogenetik varyabilitenin belirlenmesi amacıyla, 2013 yılında ADÜ Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nin Tarla Bitkileri Bölümüne ait Deneme Tarlasında yürütülmüştür. Deneme materyali olan 6 farklı Reyhan genotipi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarla Bitkileri bölümünde yürütülen bir çalışmadan, 1 genotip ise piyasadan temin edilmiştir. Deneme, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlı olarak kurulmuştur. Ana parsellere hasat zamanları (çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonu ), alt parsellere ise reyhan genotipleri gelecek şekilde deneme düzenlenmiştir. Morfogenetik varyabilitenin belirlenebilmesi amacıyla her bir gelişme döneminde yapılan biçimlerde bitki, alt (1/3), orta (1/3), üst (1/3) yaprak, sap ve çiçek olarak ayrılmıştır. Farklı gelişme dönemlerinde üst, orta, alt yaprak verimi bakımından en yüksek değerler, alt yaprak veriminden elde edilmiştir. Her beş bitki aksamında da en yüksek değerler tam çiçeklenme döneminde, en düşük değerler üst yaprak ile çiçeklenme öncesi dönemde bulunmuştur. En uygun hasat zamanının tam çiçeklenme dönemi olduğu saptanmıştır. Araştırmada, reyhan genotipleri için ortalama bitki boyu değerleri 37.64-95 cm, ortalama yeşil herba verimi 795.31-3576.76 kg/da, ortalama drog herba verimi 237.13-1225.02 kg/da, ortalama drog yaprak verimi 97.92-542.42 kg/da, ortalama drog çiçek verimi 52.08-339.830 kg/da olarak bulunmuştur. Çiçekte uçucu yağ oranı %0.13-1.23 arasında, yaprakta uçucu yağ oranı %0.18-1.70 arasında değişmiştir. Uçucu yağın ana bileşenleri metil kavikol ve öjenol olarak belirlenmiştir. Aydın ekolojik koşullarında en yüksek verim için hasatın tam çiçeklenme döneminde, birinci biçim ile yedinci genotipten yapılması gerektiği, en yüksek uçucu yağ oranı için hasatın tam çiçeklenme döneminde, bitkinin yaprak kısımları kullanılarak ikinci biçim ile yedinci genotipten yapılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Reyhan (Ocimum basilicum L.), ontogenetik ve morfogenetik varyabilite, verim, uçucu yağ oranı
Kuraklık stresine dayanıklı pamuk (Gossypium hirsutum L.) çeşit ıslahında kullanılacak pamuk genotiplerinin belirlenmesi
Küresel iklim değişikliğinin sonucu ortaya çıkacak olumsuz yönlerinden etkilenecek ülkeler arasında Türkiye de yer almaktadır. Bu nedenle su stresine tolerant pamuk genotiplerinin geliştirilmesi gelecekte pamuk üretiminin devamlılığı açısından önemlidir. Bu çalışmada yurt dışından ve Nazilli Pamuk Araştırma İstasyonu Müdürlüğü' nün genetik stoklarından sağlanan 48 adet pamuk genotipi materyal olarak kullanılmıştır. Bu çalışma, pamuk genotiplerinin su stresine karşı tepkilerini belirlemek ve su stresine dayanıklı/tolerant pamuk genotiplerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Denemeler Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Özaltın Tarım İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi-Koçarlı deneme alanlarında olmak üzere iki lokasyonda tam (% 100) ve kısıntılı (% 50) sulama koşullarında damla sulama sistemi kullanılarak Augmented deneme deseninde dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Kısıntılı sulama uygulamasının tüm pamuk genotiplerinde ortalama kütlü pamuk verimi, 1. ve 2. pozisyon koza tutma oranı, bitkide koza sayısı, lif uzunluğu, lif yeknesaklığı ve lif dayanıklılık değerlerini düşürdüğü, çırçır randımanı ve lif incelik değerlerini artırdığı, koza kütlü ağırlığı, lif esnekliği ve 100 tohum ağırlık değerlerini ise etkilemediği gözlenmiştir. Çalışmada yer alan pamuk genotiplerinin kütlü pamuk verimi, sulama suyu kullanım etkinliği ve kuraklık hassasiyet indeks değerleri bakımından birlikte değerlendirildiğinde; CABU/CS2-1-83, Coker 208, TKY 9409, TKY 9304, Semu SS/G, Nazilli 84-S ve Taşkent 1 genotiplerinin kuraklığa hassas, Lachata, MS-30/1, NGF-63, NP EGE 2009, Eva, NIAB 111 ve NIAB 999 genotiplerinin ise kuraklığa tolerant oldukları dolayısıyla su stresine tolerant yeni pamuk çeşitlerinin geliştirilmesinde ebeveyn olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Pamuk, su stresi, verim ve lif kalitesi
Aydın ekolojik koşullarında çinko uygulamasının buğdayın (Triticum aestivum L.) tane verimi ve kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2012-2013 buğday üretim sezonunda, tesadüf blokları deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak Sagittario, Kaşifbey-95, Basribey-95, Cumhuriyet-75, Osmaniye ve Anapo çeşitleri kullanılmıştır. Çalışmanın amacı üç farklı çinko uygulama zamanın verim öğeleri (başakta tane verimi, bin dane ağırlığı, tane verimi, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı, bitki boyu) ve kalite özellikleri (tanede protein oranı, tanede nişasta oranı, tanede lif oranı) üzerine etkilerini araştırmaktır. Genel olarak buğday kültür bitkisinde başaklanma ve özellikle tane dolum döneminde gerçekleştirilen çinko uygulamasının verim ve protein oranları üzerine pozitif etkisinin bulunduğu ancak verimi meydana getiren başakta tane verimi, bin dane ağırlığı, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı, bitki boyu ve kalite parametrelerinden tanede nişasta oranı ve tanede lif oranında bu etkinin daha az olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Aydın ekolojik koşullarında farklı ekim sıklığının karabuğday'da (Fagopyrum esculentum Moench.) verim ve bazı kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde 2012-2013 üretim sezonunda Tesadüf Blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Deneme materyali olarak Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünden temin edilen Güneş çeşidi kullanılmıştır. Yapılan tez çalışmasında 6 farklı ekim sıklığının karabuğday bitkisinin agronomik özellikler (bitki boyu, m2'de bitki sayısı, tane verimi, yaprak alan miktarı) ile bazı tane kalite parametrelerine (ham protein, ham yağ miktarı ve hektolitre ağırlığı) olan etkileriaraştırılmıştır. Çalışma sonucu olarak; farklı ekim sıklığı uygulamalarının karabuğday bitkisinde tane verimi, bin tane ağırlığı ve metrekarede bitki sayısı özelliklerinde istatistiksel anlamda önemli farklılıklar bulunmuştur fakat tane ham protein, ham yağ ve hektolitre ağırlığı bakımından herhangi bir fark bulunmamıştır.
Civanperçemi (Achillea asplenifolia ve Achillea collina) popülasyonlarının verim ve bazı kalite özellikleri üzerine farklı kültürel uygulamaların etkisi
Bu çalışma Achillea türlerinin verim ve bazı kalite özellikleri üzerine farklı kültürel uygulamaların etkisini belirlemek amacıyla 2013-2014 yıllarında, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği deneme tarlasında yürütülmüştür. Deneme materyalini Bulgaristan orijinli Achillea türü olan A. asplenifolia ve A. collina alt türleri oluşturmuştur. Tarla Denemeleri üç faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre yürütülmüştür. Denemede ana parsellere azot dozları (0, 5, 10, 15 kg/da), alt parsellere Achillea türleri (Achillea asplenifolia ve Achillea collina), alt alt parsellere hasat zamanları (çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonu) gelecek şekilde düzenlenmiştir. Çalışma üç temel başlık altında toplanarak, Achillea türlerinin morfolojik özellikleri (çiçeklenme gün sayısı (gün), bitki boyu (cm), çiçek çapı (mm), gövde çapı (mm) ve çiçekli dal sayısı (adet)), agronomik özellikleri (yeşil herba verimi (kg/da), drog herba verimi (kg/da) ve drog çiçek verimi (kg/da)) ve teknolojik özellikleri (uçucu yağ oranı (%) ve uçucu yağ verimi (L/da)) incelenerek uygun azot dozları ve hasat zamanları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca tür içi farlılıklarının ortaya konulabilmesi için türler karakterize edilmiştir. Çalışmada drog herba verimlerinin ilk yıl 84.60-309.71 kg/da, ikinci yıl 179.10-1163.05 kg/da, drog çiçek verimlerinin ilk yıl 36.94-472.80 kg/da, ikinci yıl 16.41-568.81 kg/da, ve uçucu yağ oranlarının ilk yıl %0.07-0.40, ikinci yıl %0.13-0.51 arasında değiştiği belirlenmiştir. Karakterize edilen populasyonlara ait tek bitkilerde bitki boyu ve verim değerlerinin ilk yıla göre ikinci yıl artış gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada belirtilen tüm özellikler açısından hem popülasyon içi hem de popülasyonlar arasında geniş bir varyasyonun olduğu tespit edilmiştir.
Pamuk (Gossypium hirsutum L.) melez populasyonlarının su stresine karşı tepkilerinin belirlenmesi
Uzun dönemde kuraklık stresine tolerant pamuk çeşitlerinin geliştirilmesi için bu çalışma F3:4 generasyonunda tek bitki döl sıralarının tam ve kısıtlı sulama koşullarında verim, verim bileşenleri ve lif kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Deneme Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi uygulama alanında tam (%100) ve kısıtlı (%50) sulama koşullarında yürütülmüştür. Tam sulama denemesinde 56 tek bitki, kısıtlı sulama da 100 tek bitki ve BA 308 ve Gloria kontrol çeşitleri ile birlikte Augumented deneme desenine göre, 4 tekerrürlü olarak sıra arası 70 cm, sıra uzunluğu 12 m olacak şekilde ekilmiştir. Tam sulama koşulunda kütlü pamuk verimi (kg/da), lif dayanıklılığı (g/teks) özellikleri bakımından, kısıtlı sulama koşullarında ise tek bitki verimi (g), bitkide koza sayısı (adet/bitki), uzama katsayısı (elg) özellikleri bakımından döl sıraları arasında ki farkın önemli, diğer özelliklerin ise önemsiz olduğu bulunmuştur. Yürütülen çalışma ile tek bitki döl sıraları; verim, verim bileşenleri ve lif kalite özellikleri bakımından birlikte değerlendirilmesi sonucunda, kısıtlı sulama koşullarında, Carmen x Eva (H: 58), GSN-12 x NIAB-111 (H: 320), GSN-12 x NIAB-111 (H: 326), GSN-12 x DPL90 (H: 358), GSN-12 x DPL90 (H: 364), BA-119 x Eva (H: 411) (H: 427), tam sulama uygulamasında ise Ş-2000 x NIAB-111 (H: 531), GSN-12 x SJ-U86 (H: 554), GSN-12 x NIAB-111 (H: 569), GSN-12 x Eva (H: 575) ve BA-119 x SJ-U86 (H: 581) tek bitki döl sıraları ümit verici melezler olarak saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, melez kombinasyonu su stresi, verim ve lif kalitesi
Türki̇ye'de yaygin olarak yeti̇şti̇ri̇len ekmekli̇k buğday (Triticum aestivum L.) çeşi̇tleri̇ni̇n protei̇n, ami̇noasi̇t dağilimi ve anti̇oksi̇dan akti̇vi̇teleri̇ni̇n beli̇rlenmesi̇
Bu çalışma ülkemizin farklı ekolojik koşullarında yetişen ekmeklik buğday çeşitleri ile farklı kalite gruplarındaki Alman ekmeklik buğday çeşitlerinin farklı fiziksel ve kimyasal özellikleri ile sağlık ve beslenme fizyolojisine katkılarının incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. İncelenen çeşitlerin fiziksel ve kalite özelliklerini ortaya koymak amacıyla çeşitlerin bin tane ağırlıkları, tanede ham kül, yağ, lif miktarı, nişasta içeriği ve protein oranları saptanmıştır. Sağlığa katkıları bakımından ise toplam fenol içerikleri ile toplam antioksidan aktiviteleri belirlenmiştir. Beslenme fizyolojisi açısından ise esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan toplam 17 farklı aminoasit içerikleri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar özetlendiğinde incelenen tüm parametrelerde çeşitler arasında istatistiksel anlamda önemli farklılıklar bulunmuştur. Çeşitlerin protein oranları ortalama olarak NIRS yönteminde %14.05, Dumas yönteminde ise %14.81 olarak bulunmuştur. Çeşitlerin toplam fenol içerikleri 102.46-211.85 µg GAE/g, antioksidan aktiviteleri ise %11.89-26.33 arasında değişmiştir. Ayrıca çeşitlere yönelik esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan aminoasit miktarları da tespit edilerek aminoasit içerikleri bakımından kıyaslamaları yapılmıştır. İncelenen özellikler bakımından genel bir değerlendirme yapıldığında Selimiye, Kutluk, İzgi, Tosunbey ve Müfitbey çeşitlerinin ön plana çıktığı söylenebilir. İncelenen parametreler arasındaki korelasyon analizlerinde toplam fenol içeriği ile toplam antioksidan aktivite ve aminoasitlerinde kendi aralarında yüksek düzeyde pozitif korelasyon gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışma sayesinde elde edilen verilerin literatüre kazandırılması, ürün kalitesi açısından değerlendirilmesi ve ıslah programlarında da dikkate alınması beklenmektedir.
Farklı çinko dozlarının mısır (Zea mays L.) çeşitlerinde verim ve tane kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2014 yılı mısır üretim sezonunda, tesadüf blokları bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak Competo, 31D24, 3167, DKC 6876 hibrit mısır çeşitleri kullanılmıştır.Kullanılan mısır çeşitlerine 3-4 yapraklı dönemde farklı dozlarda (kontrol (0 ppm), 1000ppm, 2000ppm, 4000ppm) yapraktan çinko sülfat (ZnSO4) gübresi uygulanmıştır.Farklı dozlarda yapraktan uygulanan çinko dozlarının çeşitlere ait etkilerinin belirlenmesi amacıyla verim parametrelerinden koçan boyu, tane verimi, bin tane ağırlığı, koçanda tane sayısı tespit edilerek, kalite hakkında önemli bilgiler veren protein, nişasta, ham yağ, ham lif ve ham kül oranı miktarları saptanmıştır. Tarla koşullarında yürütülen deneme sonucunda; çeşitlere ait tane verimi 783.2-1500.3 kg/da, koçan boyu 16.4-20.9 cm, koçanda tane sayısı 441.9-677.5 adet, bin tane ağırlığı 311.6-410.7 gr değerleri arasında değişmiştir. Kalite parametrelerinde ise tanede protein oranı %6.1-7.9, nişasta oranı %60.8-64.2, ham yağ oranı %2.7-3.3, lif oranı %1.3-2.1 ve kül oranı %1.07-1.16 arasında değerler elde edilmiştir. Çeşitler kendi aralarında incelendiğinde tüm parametreler arasında 31D24 çeşidi ön plana çıkmıştır. Çinkolu yaprak gübresi uygulamaları verim parametreleri üzerinde etki yaratmazken, kalite parametrelerinde ise uygulanan çinko dozları olumlu etki yaratmıştır ve özellikle 1000 ppm dozu ham protein ve ham yağ oranlarında en yüksek değeri alarak olumlu etki yaratmıştır. Anahtar sözcükler: Mısır, verim, çeşit, çinko, protein, kalite
İkinci ürün pamuk (Gossypium hirsutum L.) tarımında kullanılan yaprak gübrelerinin verim, verim komponentleri ve lif kalite özellikleri üzerine etkisi
Son yıllarda çiftçiler arasında yaygınlaşan zirai mücadele ilaçları ile birlikte toprak tahlili olmaksızın farklı içeriklerde ve dozlarda yaprak gübresi uygulamalarının pamukta verim, verim komponentleri ve lif kalite özelliklerine etkisi ve bu uygulamaların sağladığı verim artışının ekonomik olup olmadığı bilinmemektedir. Bu çalışmanın, Aydın İlinde ikinci ürün pamuk tarımının en yoğun olarak yapıldığı Söke İlçesinde çiftçi koşullarında farklı içeriklere sahip yaprak gübresi uygulamalarının pamukta verim ve lif kalite özelliklerine etkisini ve yaprak gübrelerinin sağladığı verim artışının karlılığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Yaprak gübresi uygulamasının yapılmadığı kontrol uygulaması ile yaprak gübreleri uygulamalarının karşılaştırıldığı bu çalışmada; yapraktan gübrelemenin bitkide koza sayısı, 100 tohum ağırlığı ve lif inceliğini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. En son çıktı olan kütlü pamuk verimi bakımından değerlendirildiğinde rakamsal olarak en yüksek verim (548.66 kg/da) 1. yaprak gübresi uygulamasında gözlenmiştir. Kontrol uygulamasında ise ortalama kütlü pamuk verimi 468.00 kg/da olarak ölçülmüştür. Ancak bu iki değer arasındaki rakamsal farkın (80.66 kg/da) istatiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir. Buna karşın 1. Yaprak gübresi uygulaması sağladığı 116.19 Tl/da gelir artışıyla ilk sırada 3. Uygulama ise 68.72 Tl/da gelir artışıyla ikinci sırada yer almıştır. Sonuç olarak ikinci ürün pamuk tarımında uygulanan yaprak gübrelerinin verim artışına etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılacak çalışmaların farklı lokasyon ve yıllarda yapılmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Pamuk, ikinci ürün, yapraktan gübreleme, verim, lif kalitesi.
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) balya depolama sürelerinin lif kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma, Rollergin ve Sawgin çırçır makinesi ile çırçırlanmış pamuk balyalarının nemlendirmeli ve nemlendirmesiz ortamda depolama süresinin (5 ay) lif kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Nemlendirmeli ortamda tutulan rollergin ve sawgin balyalarında süre artışı ile birlikte balya içi nem artış oranlarının düzenli, nemlendirmesiz ortamda ise balya içi nem artışının düzensiz olduğu saptanmıştır. Depolama şeklinin Sawgin balyalarının ağırlık değerlerini değiştirmediği, Rollergin balyalarında ise balya ağırlık değerlerlerinin nemlendirmesiz ortamda düştüğü, nemlendirmeli ortamda ise değişmediği gözlenmiştir. Deneme sonunda, nemlendirmeli koşullarda depolanan Rollergin balyalarının nem içeriğinin %6.52'den %7.19'a, Sawgin balyalarında % 5.89'dan %6.70'e, nemlendirmesiz koşullarda depolanan Rollergin balyalarının nem içeriğinin %6.57'den %6.67'ye, Sawgin balyalarında %5.91'den %6.22'ye yükseldiği tespit edilmiştir. İki farklı koşulda depolanan Rollergin balyalarında depolama süresinin artışı ile birlikte; mikroner ve esneklik değerinin düştüğü; olgunluk, parlaklık ve çepel derecesinin arttığı; iplik eğirme indeksi, üst yarı ortalama uzunluk, üniformite indeksi, kısa lif indeksi, lif kopma dayanıklılığı, sarılık (+b), çepel miktarı ve çepel alanı değerlerinin değişmediği gözlenmiştir. Sawgin balyalarında ise depolama süresinin olgunluk değerini olumsuz, lif kopma dayanıklılığı, esneklik ve parlaklık değerlerini olumlu etkilediği, iplik eğirme indeksi, mikroner, üst yarı ortalama uzunluk, üniformite indeksi, sarılık (+b), çepel miktarı, çepel alanı ve çepel derecesi değerlerini ise etkilemediği saptanmıştır. Bu çalışmada; Rollergin ve Sawgin balyalarının nemlendirmeli veya nemlendirmesiz koşullarda 5 ay depolama (Ocak – Mayıs) süresinin lif kalite özelliklerini genel olarak olumsuz yönde etkilemediği sonucuna varılmıştır.
Bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinin İzmir Menemen ekolojik koşullarında verim ve verim unsurlarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı Menemen – İzmir koşullarına uygun aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerini saptamaktır. Deneme 2014 - 2015 yetiştirme sezonunda, Tesadüf Blokları Deneme Deseninde ve 4 tekerrürlü olarak çiftçi tarlasında, Menemen'de yürütülmüştür. Çalışma materyalini ülkemizde tescilli olan Balcı, Dinçer, Linas, Olas ve Remzibey-05 aspir çeşitleri oluşturmuştur. Yapılan değerlendirmeler, denemelerde yer alan çeşitlerin tane verimi (kg/da) yanında bin tane ağırlığı (g), yağ oranı (%), yağ verimi (kg/da), 1000 tane ağırlığı (g), kabuk oranı (%) ile bitki boyu (cm), tabla çapı (cm), çiçeklenme ve fizyolojik olum gün sayıları açısından istatistik olarak farklı olduklarını ortaya koymuştur. Yapılan gözlemlerde, çeşitlerin farklı bitki tipi (1-4)'nde oldukları saptanmıştır. Çalışma sonucunda; bitki boyu 86.3-103.3 cm, yan dal sayısı 4.8-8.2 adet, tabla sayısı 13.38-25.71 adet, tabla çapı 1.80-2.30 cm, % 50 çiçeklenme gün sayısı 196.30-199.80 gün, olgunlaşma gün sayısı 216.30-219.80 gün, tane verimi 156-250 kg/da, bin tohum ağırlığı 42.80-54.10, kabuk oranı % 41.87-50.29, yağ oranı % 25.35-35.03, yağ verimi 49.21-87.25 kg/da arasında değişmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede; Olas çeşidinin en yüksek tane verimine, yağ verimine, yağ oranına sahip ve en erkenci ümitvar çeşit olarak Menemen, İzmir koşullarında aspir tarımında yer alabileceğini ortaya konulmaktadır. Anahtar sözcükler: Aspir, Carthamus tinctorius L., verim, yağ oranı, çeşit
İkinci ürün pamukta (Gossypium hirsutum L.) yaprak döktürücü kimyasalların önemli morfolojik, tarımsal ve kalite özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; ikinci ürün koşullarında, farklı sıcaklılarda çalışabilen defoliant dozları ve defoliant uygulama yöntemlerinin pamuğun önemli morfolojik, tarımsal ve kalite özellikleri üzerine etkisini belirlemektir. Araştırmada materyal olarak, Gossypium hirsutum L. türüne ait Flash çeşidi kullanılmıştır. Deneme, 2014 yıllında Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde, bölünmüş parseller deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak, sıra arası 70 cm, sıra uzunluğu 12 m olan,8 sıralı parsellerde yürütülmüştür. Çalışmada, uygulama öncesi ve uygulamadan 7, 14 ve 21 gün sonra olmak üzere koza açma oranları ile yaprak sayıları, kütlü pamuk verimi, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif mukavemeti, lif olgunluğu, kısa lif içeriği, lif parlaklığı, lif sarılık derecesi ve lifteki çepel sayısı özellikleri incelenmiştir. Defoliant uygulama yöntemlerinin yaprak sayısına (21. gün hariç) , yüz tohum ağırlığına, kütlü pamuk verimine ve lif sarılık derecesi üzerine istatistikî yönden önemli olduğu belirlenirken, defoliant dozlarının ise yaprak sayısı, yaprak döküm oranı, lif inceliği, lif mukavemeti ve lif olgunluğu üzerine istatistikî yönden önemli olduğu belirlenmiştir. Çalışmada defoliant uygulamalarının keskin bıçak yöntemine göre uygulanmasının daha yararlı olacağı sonucuna varılmıştır. Denemede defoliant uygulama zamanını belirlemek için kullanılan yöntemlerin ve defoliant dozlarının toplam koza sayısı, açık koza sayısı, açık koza oranı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, kısa lif içeriği, lif parlaklık derecesi ve lifteki çepel sayısı üzerine istatistikî yönden önemli olmadığı saptanmıştır.
Aydın koşullarında kışlık ara ürün olarak yetiştirilecek tek yıllık bazı baklagil ve buğdaygil yem bitkilerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu araştırma 2014-2015 yıllarında, Aydın ili, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme arazilerinde, tek yıllık baklagil ve buğdaygil yem bitkileri karışımlarının, kışlık ara ürün olarak değerlendirilme olanaklarını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, iki baklagil (Yem Bezelyesi (Pisum sativum subsp. arvense (L.) Asch.), Yaygın Fiğ (Vicia sativa L.)) ve iki buğdaygil (Yulaf (Avena sativa L.), İtalyan Çimi (Lolium multiflorum Lam.)) çeşidi deneme materyali olarak seçilmiştir. Uygulanan karışımlar %100 baklagil, %100 buğdaygil, %75 baklagil + %25 buğdaygil ve %55 baklagil + %45 buğdaygil olarak hazırlanmıştır. Araştırmada farklı iki hasat zamanı uygulanmış, bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru madde oranı ve verimi, ADF, ADL, NDF, HPO, HPV, SKM, NYD gibi özellikler incelenmiştir. Çalışma neticesinde; hasat zamanı, kaba yem verim ve kalitesi için istatistiksel olarak önemli çıkmamıştır. En yüksek yeşil ot verimi 4140,4 kg/da ile %100 Yulaf uygulamasında tespit edilirken, en yüksek ham protein oranı %28,08 ile %100 Yaygın Fiğ uygulamasında bulunmuştur. Elde edilen verilere göre, verim ve kalite unsurları dikkate alındığında, aynı ekolojik koşullarda kışlık ara ürün üretimi için en uygun karışımların %75 Yaygın Fiğ + %25 Yulaf veya %75 Yem Bezelyesi + %25 Yulaf karışımları olduğu saptanmıştır.
Ege bölgesinde yetiştirilen bazı mısır (Zea mays L.) çeşitlerinin verim, kalite ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi
Bu çalışma; Ege bölgesinde yetiştirilen bazı mısır (Zea mays L.) çeşitlerinin verim, kalite ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi amacıyla, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Üretim Çiftliği deneme tarlalarında gerçekleştirilmiştir. Competo, DKC 6876, P 31D24, P 3167, Kalipso, İndaco, SY Lucroso ve Colonia olmak üzere 8 farklı mısır çeşidi kullanılarak deneme ana ürün olarak yürütülmüştür. Bu çalışma, 4 tekrarlamalı olarak tesadüf blokları deneme desenine göre 2014 yılında kurulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, verim ve kalite özellikleri üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Özet olarak; tane verimi 1256.1-1741kg/da, bin dane ağırlığı 302.7-365.7 g, protein içeriği % 6.18- 7.84, nişasta içeriği % 61.74-63.28 arasında değişmiştir. Ayrıca çeşitlerin toplam fenol içerikleri 112.05- 244.90 μg GAE/g, antioksidan aktiviteleri ise % 25.85- 44.25 arasında farklılık göstermiştir. Yapılan bu çalışmada İndaco, Kalipso ve DKC 6876yüksek tane verim potansiyeline sahip olmalarına rağmen, bazı kalite özellikleri bakımından diğer çeşitlere göre düşük kalmışlardır. Anahtar sözcükler: Mısır, verim öğeleri, tane verimi, kalite öğeleri, antioksidan, Ege Bölgesi.
Mayıs papatyası (Matricaria recutita L.)'nda farklı ekim zamanları ve çeşitlerin agronomik-teknolojik özelliklere etkisi
Bu çalışma, mayıs papatyası (Matricaria recutita L.)'nda farklı ekim zamanları ve çeşitlerin agronomik-teknolojik özelliklere etkisini belirlemek amacıyla, 2014 yılında ADÜ Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği'nin Tarla Bitkileri Bölümüne ait deneme tarlasında yürütülmüştür. Çalışmanın materyalini mayıs papatyası (Matricaria recutita L.)'nın Bodegold ve Zloty Lan isimli iki tetraploid çeşidi oluşturmuştur. Zloty Lan Almanya, Bodegold ise Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nden temin edilmiştir. Deneme bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlı olarak kurulmuştur. Denemede ana parselleri 5 ekim zamanı (1 Ekim, 15 Ekim, 1 Kasım, 15 Kasım, 1 Aralık) ve alt parselleri 2 çeşit (Bodegold, Zloty Lan) oluşturmuştur. Mayıs papatyasında farklı ekim zamanları ve çeşitlerin yaş çiçek verimi üzerine etkisi istatiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek yaş çiçek verimi 1. Ekim Zamanından 61.61 kg/da olarak elde edilmiştir. Araştırmada, mayıs papatyası için ortalama bitki boyu değerleri 45.43-55.20 cm, ortalama çiçek çapı 25.24-27.53 mm, ortalama yeşil herba verimi 130-332.3 kg/da, ortalama yaş çiçek verimi 19.74-61.61 kg/da, ortalama drog herba verimi 35.5-73.5 kg/da, ortalama drog çiçek verimi 7.4-13.3 kg/da, ortalama uçucu yağ oranı %0.025-0.083, ortalama uçucu yağ verimi 0.020-0.090 L/da olarak bulunmuştur. Uçucu yağın ana bileşenleri bisabolol oxide a ve bisabolone oxide olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Matricaria recutita L., ekim zamanı, çeşit, Bodegold, Zloty Lan, uçucu yağ, agronomik, verim.
Çörek otu (Nigella sativa L.)'nda farklı ekim zamanı ve tohumluk miktarının verim ve kaliteye etkisi
Çörek otu (Nigella sativa L.), Ranunculaceae familyasından olup günümüzde başta Doğu Akdeniz ülkeleri olmak üzere birçok ülkede yaygın olarak tarımı yapılan tek yıllık otsu bir bitkidir. Bu araştırma 2014-2015 vejetasyon döneminde Aydın koşullarında çörek otunun ekim zamanlarının ve tohumluk miktarlarının verim ve kaliteye etkisini belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Deneme, Bölünmüş Parseller deneme desenine göre düzenlenmiş 4 farklı ekim zamanı (15 Ekim, 1 Kasım, 15 Kasım, 1 Aralık) ve 3 farklı tohumluk miktarı (1 kg/da, 2 kg/da, 3kg/da) incelenmiştir. Araştırma sonucunda bitki boyu ve kapsül sayısı üzerine, ekim zamanı x tohumluk miktarı ikili interaksiyonunun önemli bulunduğu; bitki boyu (78.90 cm), kapsül sayısı (16.17 adet/bitki) tohum verimi (92.35 kg/da) ve sabit yağ verimi (34.81 L/da) özelliklerinin 1. Ekim Zamanının (15 Ekim) 2 kg/da ve 3 kg/da tohumluk miktarlarında en yüksek değere ulaştığı saptanmıştır. Dekara 2 kg ve 3 kg tohumluk miktarları arasında istatistiksel olarak bir fark tespit edilememiştir. Ekim zamanı faktörünün önemli bulunduğu; dal sayısı (9.17 adet/bitki), kapsüldeki tohum ağırlığı (0.31 g/kapsül), sap verimi (300.73 kg/da) değerlerinin ortalamasının en yüksek 1. Ekim Zamanından (15 Ekim) alındığı belirlenmiştir. Ekim zamanı faktörünün önemli bulunduğu sabit yağ oranı (%38.17) ise 2. Ekim Zamanından (1 Kasım) elde edilmiştir. İncelenen faktörlerle istatistiksel olarak önemli bulunmayan, kapsüldeki tohum sayısı (114.10 adet/kapsül) ve bin tane ağırlığının (2.59 g) 1. Ekim Zamanı (15 Ekim) ve dekara 3 kg tohumluk miktarından en yüksek değerlerin alındığı tespit edilmiştir. İncelenen faktörlerle istatistiksel olarak önemli bulunmayan bir diğer özellik olan hasat indeksinde (%30.78) ise 2. Ekim Zamanı (1 Kasım) ve 3 kg/da tohumluktan en yüksek değer elde edilmiştir. Bu sonuçlara göre Çörek otunda Aydın bölgesi için en uygun ekim zamanı ve tohumluk miktarının 1. Ekim Zamanı (15 Ekim) ve dekara 2 kg tohumluk miktarı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çörek otu, ekim zamanı, tohumluk miktarı, verim, kalite
Farklı lokasyonlarda yetiştirilen mısır genotiplerinin tane verimi ve kalitesinin belirlenmesi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği Koçarlı/Aydın ve Küçük Menderes ovasında bulunan Bayındır/İzmir lokasyonlarında 2014 yılı mısır üretim sezonunda, tesadüf blokları deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak SY Competo, Kalipso, PR31D24, P3167, DKC 6876 ve Colonia hibrit mısır çeşitleri kullanılmıştır. Her iki deneme lokasyonunda mısır çeşitlerine aynı kültürel uygulamalarda bulunulmuştur. Gerçekleştirilen çalışma ile Ege bölgesinde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan farklı mısır çeşitlerinin bazı verim öğeleri ve kalite özellikleri ile beslenme fizyolojisi yönünden önemli olan aminoasitleri ve miktarlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Mısır çeşitlerin verim ve kalite potansiyellerini belirlemek amacıyla tane verimi, bin dane ağırlığı, koçan boyu, koçanda tane sayısı, tanede protein oranı, tanede nişasta oranı ve tanede aminoasit miktarları ölçülmüştür. Her iki lokasyonda yapılan çalışmalar sonucunda çeşitlere ait tane verimi 975,7-1477.2 kg/da, bin dane ağırlığı 345.3-433.5 g, koçan boyu 18.9-24.7 cm, koçanda tane sayısı 463-724 adet, tanede protein oranı % 6,9-% 7,8, tanede nişasta oranı % 62.6 ile % 63.9 arasında bulunmuştur. Tane verimi bakımından DKC 6876 çeşidi ön plana çıkarken protein ve nişasta oranları bakımından çeşitler ve lokasyonlar arasında fark bulunamamıştır. Çalışmamızda esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan toplam 17 farklı aminoasit ve miktarları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ile mısır kültür bitkisinin genel olarak esansiyel aminoasitler bakımından fakir olduğu, özellikle lisin ve metiyonin aminoasit seviyelerin çok düşük kaldığı ve önemli bir aminoasit olan triptofan aminoasidinin analiz ile tespit edilemediği saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mısır, Verim, Lokasyon, Protein, Aminoasit Miktarı
Bitki büyüme düzenleyicisi ve yaprak gübresi uygulamalarının pamukta erkencilik, verim ve lif kalitesi üzerine etkileri
Pamuk tarımında vejetatif ve generatif büyüme arasındaki dengeyi kurabilmek amacıyla hormon; özellikle olumsuz özelliklere sahip topraklarda yapraktan amino asit uygulaması yaygın olarak yapılmaktadır. Bu çalışmada nitrophenolate grubu Atonik hormonu ve L formunda amino asit içeriği olan STYM 25'in taraklanma başlangıcı ve çiçeklenme başlangıcı uygulama kombinasyonlarının Gloria pamuk çeşidinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada 4 yinelemeli Tesadüf Blokları Deneme Deseni kullanılmıştır. Uygulamaların koza kütlü ağırlığı ve yüz tohum ağırlığı üzerine etkileri önemli bulunmuştur. Atonik ve STYM 25 kimyasallarının taraklanma başlangıcında olan uygulamaları ve her iki kimyasalın hem taraklanma hem de çiçeklenme başlangıcındaki uygulamalarının bitki boyu, koza sayısı, meyve dalı sayısı, koza kütlü ağırlığı, kütlü verim ve yüz tohum ağırlığını artırıcı buna karşın çırçır randımanını azaltıcı yönde etkide bulundukları saptanmıştır. Söz konusu uygulamaların erkenciliği olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Atonik ve STYM 25 kullanımının lif kalite özellikleri üzerine etkisinden çok tohum ağırlığı üzerine etkilerinin daha belirgin olduğu sonucuna varılmıştır.
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) f3:5 generasyonunda tam ve kısıtlı sulama koşullarında verim unsurları ve lif kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma F3:5 generasyonunda tek bitki döl sıralarının tam ve kısıtlı sulama koşullarında verim, verim komponentleri ve lif kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın uzun dönemde ki amacı ise kuraklık stresine dayanıklı pamuk çeşitlerinin geliştirilmesidir. Deneme Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi uygulama alanında tam (%100) ve kısıtlı (%50) sulama koşullarında yürütülmüştür. Tam sulama denemesinde 124 tek bitki, kısıtlı sulama da 72 tek bitki, BA 308 ve Gloria, Claudia, Carmen, Elsa kontrol çeşitleri ile birlikte Augumented deneme desenine göre, 4 tekerrürlü olarak sıra arası 70 cm, sıra üzeri 20 cm, sıra uzunluğu 12 m olacak şekilde ekilmiştir. Tam sulama koşulunda bitki boyu (cm), bitkide koza sayısı (adet/bitki), çırçır randımanı (%), sulama suyu kullanım etkinliği (kg/da/mm), kütlü pamuk verimi (kg/da), lif dayanıklılığı (g/teks) özellikleri bakımından, kısıtlı sulama da ise tek bitki verimi (g), bitkide koza sayısı (adet/bitki), çırçır randımanı (%), sulama suyu kullanım etkinliği (kg/da/mm), kütlü pamuk verimi (kg/da) özellikleri bakımından döl sıraları arasında ki farkın önemli, diğer özelliklerin ise önemsiz olduğu bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda tek bitki döl sıraları; verim, verim komponentleri ve lif kalite özellikleri bakımından beraber değerlendirildiğinde, tam sulama koşullarında, Carmen x Nazilli-503 (H: 11), Nazilli-503 x Şahin-2000(H: 109), Carmen x Nazilli-503(H: 119), ST-373 x DPL-90(H: 122), kısıtlı sulama da ise Carmen x Nazilli-503(H: 20), Nazilli-503 x Tamcot-22(H: 61), Carmen x DPL-90(H: 75) tek bitki döl sıraları ümit verici döl sıraları olarak saptanmıştır.
Tütüne (nicotiana tabacum L.) alternatif olabilecek tek yıllık tarla bitkilerinin saptanması
Bu çalışma kır, yamaç ve sulanmayan arazilerde tütüne alternatif olabilecek tek yıllık ve yazlık olarak üretimi yapılan tarla bitkilerini belirlemek için yapılmıştır. Yapılan çalışmada, tütünle birlikte tek yıllık ve yazlık üretimi yapılabilen adi fiğ, akdarı, anason, aspir, börülce, kanola, kimyon, nohut, susam, yağlık ayçiçeği, yağlık keten ve yeşil mercimek bitkileri materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, Denizli ili Buldan İlçesi Derbent Mahallesinde, kır sulanmayan hafif eğimli tütün arazisinde 2015 üretim yılında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, her bitkiye ait dekara verim değerleri, çiftçi satış fiyatları, gayrisafi üretim değeri, üretim masrafı, birim maliyeti, brüt kar ve nispi kar değerleri incelenmiştir. Brüt kar ve nispi kar açısından değerlendirildiğinde tütüne alternatif olabilecek en uygun tek yıllık ve yazlık üretimi yapılan tarla bitkilerinin nohut ve anason olduğu tespit edilmiştir.
İkinci ürün koşullarında ekim sıklığının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) verim, verim unsurları ve lif özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, buğday hasadından sonra ikinci ürün olarak yetiştirilen pamukta, ekim sıklığının verim, verim unsurları ve lif özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla, Aydın İli Söke İlçesinde 2015 üretim yılında yapılmıştır. Çalışmada, Flash pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, sekiz farklı ekim sıklığı oluşturulmuştur. Çalışmada, kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, 1.pozisyon koza sayısı, 2.pozisyon koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, yüz tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif kopma dayanıklılığı ve lif olgunluğu özellikleri incelenmiştir. Çalışmada, ekim sıklığının kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, 1.pozisyon koza sayısı ve koza kütlü pamuk ağırlığı özelliklerine önemli, diğer özelliklere ise önemsiz etkisinin olduğu saptanmıştır. Araştırmada, bitki sıklığı azaldıkça kütlü pamuk verimi, odun dalı sayısı, koza sayısı ve 1.pozisyon koza sayısının önemli oranda arttığı, ilk koza açma gün sayısı ve meyve dalı sayısının ise önemli oranda azaldığı belirlenmiştir. Kütlü pamuk verimi yönünden değerlendirildiğinde, ikinci ürün pamuk üretiminde en uygun sıra üzeri mesafenin 18 ile 24 cm arasında olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kurutma işlemlerinde enerji tasarrufu (Adsorbentlerle)
Kırşehir ekolojik koşullarında bazı yağlık ayçiçeği çeşitlerinin verim ve verim öğelerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarına uygun yağlık ayçiçeği çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma 2013 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarında kurulmuştur. Çalışmada 20 farklı yağlık ayçiçeği çeşidi kullanılmış olup çeşitlerin çiçeklenme tarihi (gün), fizyolojik olum (gün), bitki boyu (cm), tabla çapı (cm), bitki dane verimi (g/bitki), bin dane ağırlığı (g), iç-kabuk oranı (%), tohum verimi (kg/da), ham yağ oranı (%), ham yağ verimi (kg/da), protein oranı (%), hasat indeksi (%) gibi verim öğeleri incelenmiştir. Çalışma sonucuna göre, çeşitler arasında dane verimi, ham yağ oranı ve yağ verimi bakımından farklılığı P<0.01 düzeyinde önemli bulunmuş ve en yüksek tohum verimi Sanbro MR (136,243 kg/da) çeşidinden, en düşük tohum verimi ise Maximus (65,743 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir. En yüksek ham yağ oranı Armada CL (% 57,370) ve Sirena (% 57,213) çeşitlerinden, en düşük ham yağ oranı ise Transol (% 49,516) çeşidinden elde edilmiştir. En yüksek ham yağ verimi 71,063 kg/da ile Sanbro MR çeşidinde, en düşük ise 34,820 kg/da ile Maximus CL çeşidinden elde edilmiştir.
Kırşehir koşullarında farklı sıra arası uygulamalarının bazı fiğ çeşitlerinde tohum verimine etkisinin belirlenmesi
Bu araştırma Kırşehir ekolojik koşullarında Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin Bağbaşı deneme arazisinde 2014 yılında yürütülmüştür. Bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı ve 20, 40 ve 60 cm olmak üzere üç sıra arası mesafesinde kurulan denemede; Kubilay-82, Cumhuriyet, Alınoğlu-2001, Alper ve SZF-1 fiğ çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Sıra arası mesafeler ana parselleri, çeşitler ise alt parselleri oluşturmuştur. Yapılan araştırmada farklı sıra arası mesafelerinde ekilen fiğ çeşitlerinden 38.8-112.3 kg/da arasında değişen tohum verimleri elde edilmiştir. İlk iki sıra arası uygulamasında benzer verimler alınmış, 60 cm'de belirgin bir azalma olmuştur. Biyolojik verim 175.9-286.5 kg/da değişmiştir. Dar sıra aralıklarında daha yüksek verimlere ulaşılmış, 60 cm uygulamasında en düşük değer bulunmuştur. Çalışmada sıra arası mesafesi arttıkça bitkide bakla sayısı azalmıştır. Çeşitler açısından SZF-1 bitki boyu, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, biyolojik verim ve tohum veriminde en yüksek değerleri almıştır. Alper çeşidinin ise hasat indeksi ve ham protein oranında en yüksek değerlere ulaştığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak Kırşehir koşullarında SZF-1 veya Alper çeşitlerinin 20 veya 40 cm sıra arası kullanılarak ekilmesi uygun bulunmuştur.
Kırşehir koşullarında sıra arası uygulamalarının bazı mürdümük hatlarının verim ve kalitesine etkisinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarında 2014 yılında Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında, bazı mürdümük hatlarının verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme, üç sıra arası mesafesinde üç tekerrürlü olarak tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Sıra arası uygulamaları ana parselleri, hatlar ise alt parselleri oluşturmuştur. Araştırmada yeşil ot, kuru madde ve tohum verimleri sırasıyla; 419-700, 137-250 ve 38.8-93.4 kg/da olarak belirlenmiştir. Araştırmada en yüksek yeşil ot ve kuru madde verimleri 553 numaralı hattan, tohum verimleri var. biflorus'tan elde edilmiştir. En düşük yeşil ot ve kuru madde verimleri var. azureus hattından, en düşük tohum verimi ise var. leucatetragonus hattından elde edilmiştir. Farklı sıra arası mesafelerinde, 20, 40 ve 60 cm'de sırasıyla; yeşil ot verimleri 639, 559 ve 464 kg/da, kuru madde oranları 216, 192, 160 kg/da, tohum verimleri ise 67.7, 53.9 ve 56.1 kg/da olarak bulunmuştur. En dar sıra aralığında en yüksek verimlere ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Mürdümük, Lathyrus sativus, Sıra arası, Verim, Kalite
Kırşehir koşullarında bazı yonca (Medicago sativa L.) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu araştırma, 2013-2014 yıllarında Ahi Evran Üniversitesi araştırma alanlarında, tesadüf blokları deneme desenine göre yürütülmüştür. Kırşehir koşullarına en uygun yonca çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla Bilensoy, Elçi, Emiliano, Gea, Kayseri, Magnum, Plato, Prosementi, Sunter ve Victoria yonca çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri araştırılmıştır. Çeşitlerin veriminin değerlendirilmesi için yaş ot, kuru madde ve ham protein verim değerleri belirlenmiş, kalite özelliklerinin belirlenmesi için önemli kalite özellikleri olan ham protein, ADF, NDF oranları ve RFV değerleri saptanmıştır. Yonca çeşitlerinin yaş ot verimleri 1310.99-1650.92 kg/da, kuru madde verimleri 453.61-574.41 kg/da ve ham protein verimleri 88.19-112.93 kg/da arasında belirlenmiştir. Ham protein oranları %18.38-20.45, ADF oranları %33.50-36.94, NDF oranları %45.73-47.46 ve RFV değerleri ise 118.4-125.3 arasında belirlenmiştir. En yüksek yaş ot, kuru madde ve ham protein verimi Victoria çeşidinden, en yüksek ham protein oranı Magnum çeşidinden, en düşük ADF oranı Elçi çeşidinden, en düşük NDF oranı ve en yüksek RFV değeri ise Sunter çeşidinden elde edilmiştir. Verim ve kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, Kırşehir ve benzer ekolojilerde Sunter çeşidi ile birlikte Magnum ve Kayseri çeşitleri kaliteli kaba yem üretimi için önerilebilir.
Kırşehir koşullarında farklı Macar Fiği (Vicia pannonica Crantz) + İtalyan çimi (Lolium multiflorum Lam.) karışım oranlarının verim ve kalite üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırma, Macar Fiği (Vicia pannonica Crantz) ve İtalyan çiminin (Lolium multiflorum Lam.) farklı karışım oranlarının Kırşehir koşullarında verim ve kalite özelliklerini belirlemek amacıyla, Altınova–2002 Macar fiği ve Trinova İtalyan çimi çeşitleri kullanılarak yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre Ahi Evran Üniversitesi tarla denemeleri arazisinde, 2013-2014 vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Ekimi yapılan saf tür ve karışımların yaş ot verimleri 683.5-963.3 kg/da, kuru madde verimleri 205.3-315.9 kg/da ve ham protein verimleri 23.70-50.18 kg/da arasında tespit edilmiştir. Denenen tür ve karışımların ham protein oranları, ADF oranları, NDF oranları, ADL oranları ve LER değerleri gibi kalite özellikleri ise sırasıyla %11.58-17.86, %28.69-39.66, %37.12-59.67, %6.22-7.84, ve 1.09-1.27 arasında değişmiştir. En yüksek yaş ot ve kuru ot verimleri %80 Macar Fiği+ %20 İtalyan Çimi karışımından elde edilmiştir. En düşük ADF ve NDF oranları yalın ekilen Macar fiğinden elde edilirken, en yüksek oranlar ise yalın ekilen İtalyan çiminden elde edilmiştir. Karışımlardaki Macar fiği oranı arttıkça ham protein oranları yükselmiş, ADF ve NDF oranları azalmıştır. Sonuç olarak %80 Macar fiği+ %20 İtalyan çimi karışımının saf ekilen tür ve diğer karışımlara göre verim ve kalite bakımından üstün olduğu belirlenmiş ve Kırşehir koşullarında başarıyla yetiştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Ankara ekolojik koşullarında bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) genotiplerinin tarımsal özelliklerinin belirlenmesi
Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü, Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2014 yılında yürütülen çalışmada, birçok yabancı ülkeden ve ABD Ulusal Gen Bankasından (USDA) temin edilen introdüksiyon materyali aspir tohumlarının yazlık performanslarına göre Ankara ekolojik koşullarına uygun çeşit adaylarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Augmented deneme desenine göre kurulan çalışmada 30 introdüksiyon materyali ile Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen 3 yerli aspir çeşiti (Remzibey, Dinçer, Balcı) kullanılmıştır. Çalışmada sapa kalkma gün sayısı, çiçeklenme gün sayısı, olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, yan dal sayısı, tohumlu tabla sayısı, ana tabla çapı, ana tabladaki tohum sayısı, bin tohum ağırlığı, dekara tohum verimi, yağ oranı, yağ kompozisyonu ve ham protein oranı incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre sapa kalkma gün sayısı 22-49 gün, çiçeklenme gün sayısı 83-106 gün, olgunlaşma gün sayısı 154-180 gün, bitki boyu 47,9-108,3 cm, yan dal sayısı 4-9 adet/bitki, tohumlu tabla sayısı 9-27 adet/bitki, ana tabla çapı 1,1- 2,9 cm, ana tabladaki tohum sayısı 5-92 adet/tabla, bin tohum ağırlığı 27,6-78,6 g, dekara tohum verimi 78,4-343,1 kg/da, yağ oranı % 19-38, yağ asiti kompozisyonu %11,1-80,52 ve ham protein oranı %11,3-18,5 arasında değişim gösterilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda kontrol çeşitlerine yakın ve üstün özelliklere sahip introdüksiyonlar bölge verim denemelerine tabi tutulacaktır.
Farklı ekim sıklıkları ve ekim yöntemlerinin Tarm 92 arpa çeşidinde tane verimi ve bazı verim öğeleri üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırma Kırşehir ekolojik koşullarında farklı ekim sıklıklarının (200, 300, 400, 500, 600 ve 700 tohum/m2 ) ve farklı ekim yöntemlerinin (sıraya, ekim derinliğine serpme ekim ve 90°lik çapraz ekim yöntemi) Tarm-92 iki sıralı arpa çeşidinde tane verimi ve bazı verim öğeleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2013-2014 kışlık yetiştirme döneminde bir yıl süre ile yürütülmüştür. Araştırma sonuçları tane verimi ve diğer verim öğeleri bakımından ele alındığında, uygulanan ekim sıklıklarının ve ekim yöntemleri tane verimi ve bazı verim öğeleri üzerine istatistiki yönden önemli etkileri tespit edilmiştir. Ekim sıklığına bağlı olarak ekim sıklıkları arttığında kardeşlenme, başakta tane sayısı ve bin tane ağırlığında düşüşler taespit edilirken, fertil başak sayısı, bitki boyu, başak boyu ve tane verimi artmıştır. Çalışmada, 90°lik çapraz ekim uygulaması, diğer ekim yöntemlerine göre verim ve verim öğelerine pozitif katkısı daha üstün olmuştur. En yüksek tane verimi 271.6 kg/da ile 600 tohum/m2 ekim sıklığı ve 90°lik çapraz ekim yönteminden elde edilmiştir. Ayrıca araştırmada en düşük tane verim ise 113.3 kg/da ile serpme ekimin 200 tohum/m2 ekim sıklığında tespit edilmiştir.
Farklı ekim sıklıklarının iki ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.)' çeşidinde tane verimi ve bazı verim öğeleri üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarında 2013-2014 kışlık yetiştirme döneminde tesadüf bloklarında bölünen deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada iki farklı ekmeklik buğday çeşidinin (Pehlivan ve Tosunbey) sekiz farklı ekim sıklıklarındaki (350, 400, 450, 500, 550, 600, 650, 700 tohum/m2) tane verimi ve bazı verim öğeleri belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Tosunbey ekmeklik buğday çeşidinin ortalama tane verimi, Pehlivan ekmeklik buğday çeşidinin ortalama tane verimine göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Tosunbey ekmeklik buğday çeşidinin tane verimi 245.3 kg/da olarak tespit edilirken, Pehlivan ekmeklik buğday çeşidinin tane verimi ise 220.5 kg/da olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada ekim sıklıklarına ait tane verimleri 165.5 kg/da ile 291.3 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek tane verimi 600 tohum/m2 ekim sıklığından elde edilmiştir. Ekim sıklığına bağlı olarak tüm çeşitlerde, tane verimleri ve bitki boyları bir dereceye kadar artmış daha sonraki artan ekim sıklıklarında ise azalmıştır. Fertil başak sayısı ise artan ekim sıklığına bağlı olarak artmış, buna karşılık başakta tane sayısı, başakta tane verimi ve bin tane ağırlıkları azalmıştır. Çalışma sonucunda Kırşehir ekolojik koşullarda Tosunbey ekmeklik buğday çeşidinin Pehlivan ekmeklik buğday çeşidine göre daha verimli olduğu ve her iki çeşidinde 600 tohum/m2 ekim sıklığında ekilmesinin uygun olacağı görüşü ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekim sıklığı, ekmeklik buğday, tane verimi, bazı verim öğeleri
Kırşehir ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin (Triticum aestivum L.) verim ve verim öğelerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma
Bu çalışma, 2014–2015 yıllarında Kırşehir ekolojik koşullarında 22 adet ekmeklik buğday çeşitlerinin (Triticum aestivum L) verim ve verim öğelerinin belirlenmesi amacı ile yürütülmüştür. Çalışmada Bayraktar-2000, Tosunbey, Karahan-99, Selimiye, Aldane, Kate-A-1, Bezostaja, Sönmez-2001, Gün-91, Kıraç-66, Dağdaş-94, Kırgız-95, Pehlivan, İkizce- 96, Gerek- 79, Sultan -95, Müfitbey, Altay -2000, Harmankaya -99, Esperia, Gelibolu, Bereket ekmeklik buğday çeşitleri kullanılmıştır. Tane verimi ve verim öğeleri bakımından çeşitler arasında önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmada başaklanma süresi 215.0-205.3 gün arasında, başaklanma erme süresi 39.67-33.67 gün arasında, bitki boyu 83.47-62.62 cm arasında, başak uzunluğu 8.53-6.46 cm arasında, metrekaredeki başak sayısı 633.3-415.0 adet arasında, fertil başakçık sayısı 15.30-12.0 arasında, steril başakçık sayısı 5.26-2.33 arasında, başakta tane sayısı 32.0-20.03 adet arasında, başakta tane ağırlığı 1.25-0.72 g arasında, bin tane ağırlığı 42.37-31.93 g arasında, biyolojik verim 1204.0-878.9 kg/da arasında, tane verimi 450.4-284.1 kg/da arasında, hasat indeksi % 38.40-25.30 arasında değiştiği saptanmıştır. Çalışma sonucunda 450.4 kg/da ile en yüksek tane verimi Karahan 99, ekmeklik buğday çeşidinden elde edilmiştir. Karahan 99, Sönmez 2001 ve Bereket ekmeklik buğday çeşitleri Kırşehir İli ekolojik şartlarında ümitvar oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Buğday, verim unsurları, tane verimi
Kırşehir koşullarında farklı sıra arası ve tohum miktarı uygulamalarının anadolu üçgülünün (trifolium resupinatum l.) ot verimi ve kalitesine etkisinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarında 2015 yılında Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında, Anadolu Üçgülü'nün (Trifolium resupinatum L.) verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme; üç sıra arası mesafesinde (20-30-40 cm), beş farklı tohum miktarı (0.5-1.0-1.5-2.0-2.5 kg/da) ile üç tekerrürlü olarak tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Yapılan çalışmada yeşil ot, kuru madde ve protein verimleri sırasıyla; 1776-2886, 295-485 ve 44-69 kg/da olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre en düşük yeşil ot, kuru madde ve protein verimleri 0.5 kg/da tohum miktarında, en yüksek değerler ise 1.5 kg/da tohum miktarında bulunmuştur. Çalışmada farklı sıra arası mesafelerinde, 20, 30 ve 40 cm'de sırasıyla; yeşil ot verimleri 2393, 2474, 2081 kg/da, kuru madde verimleri 399, 404, 352 kg/da, ham protein verimleri ise 59, 63, 53 kg/da olarak gözlemlenmiştir. 30 cm sıra arası mesafesinde en yüksek, 40 cm de ise en düşük verim değerleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Trifolium resupinatum, sıra arası, tohum miktarı, ot verimi, kalite
Kırşehir ekolojik koşullarına uygun bazı kuru fasulye (Phaseolus vulgaris L.) çeşit/hatların verim ve verimle ilgili özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarında bazı bodur formundaki kuru fasulye genotiplerinin verim ve kalite unsurlarını belirlemek amacıyla 2016 yılında Kırşehir ili Mucur ilçesinde tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada 5'i tescilli, 6'sı bölge verim denemesine kadar gelmiş hat olmak üzere toplam 11 genotip kullanılmıştır. Yürütülen çalışmada agronomik ve fenolojik özellikler olan çiçeklenme ve bakla bağlama süresi, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, baklada tane sayısı, bakla uzunluğu, yüz tane ağırlığı, bitki başına verim ile dekara tane verimi; kalite özellikleri olan protein oranı, kabuk oranı, su alma kapasitesi ve indeksi, şişme kapasitesi ve indeksi incelenmiştir. Çalışma sonucunda genotiplerin 69.73-127.46 kg arasında dekara tane verimine sahip oldukları belirlenmiştir. Bununla beraber genotiplere bağlı olarak bitki boyunun 38,46-49,03 cm, ilk bakla yüksekliğinin 13.20-17.23 cm, bitkide bakla sayısının, 80-35.06 adet, bitkide tane sayısının 40.70-116.9 adet, yüz tane ağırlığının 29.45-39.89 g, baklada tane sayısının 3.54-5.37 adet, protein ve kabuk oranlarının ise sırasıyla % 20.42-22.87 ve % 7.34-9.78 değerlerine sahip oldukları görülmüştür. Sonuç olarak; Önceler 98, Şahin 90 ve Zülbiye çeşitleri ile Artvin İlinden toplanarak bölge verim denemesine kadar getirilmiş olan A.27 genotipinin bölgeye adaptasyon kabiliyetlerinin diğer genotiplere nazaran daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Ahi Evran Üniversitesi yerleşkesinden toplanan yonca populasyonlarının bazı özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada Ahi Evran Üniversitesi meralarından 2014 yılında toplanan 51 yonca (Medicago sativa L.) populasyonlarına ait tohumlar kullanılmıştır. Araştırma, Ahi Evran Üniversitesi deneme alanlarında 51 parsel kurularak, her bir populasyonun tohumlarından sağlanan 40 bitki ile yürütülmüştür. Çalışma, materyalin önemli morfolojik özelliklerini ve populasyonlar arasında farklılıkları belirleyerek bu konudaki ıslah çalışmalarına temel olacak materyali sağlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yonca populasyonlarının ortalama değerleri, bitki boyu 96.7 cm, ana sap sayısı 37.2 adet, ana sap uzunluğu 93.2 cm, ana sap kalınlığı 3.3 mm, yaprakçık uzunluğu 19.7 mm, yaprakçık eni 6.5 mm, yaprakçık sapı uzunluğu 3.2 mm, çiçek rengi mavi ve mor renkleri arasında, ilk çiçeklenme kadar geçen gün sayısı 40.7 gün olurken %10 çiçeklenme gün sayısı 65.7 gün ve olgunlaşma tarihine kadar geçen gün sayısı 97.4 gün olarak tespit edilmiştir. Tek bitkide çiçek sayısı ortalama 234.3 adet, kök uzunluğu 40.6 cm, kök ağırlığı 82 g ve nodül sayısı ortalama 51 adet olarak belirlenmiştir. Gelişme durumu bakımından yonca populasyonlarının büyük çoğunluğunun dik ve yarı dik olduğu gözlemlenmiştir. Yeşil ot verimi birinci biçimde ortalama 141 g/bitki, ikinci biçimde 153.1 g/bitki ve üçüncü biçimde 113.5 g/bitki olarak tespit edilirken toplam yeşil ot verimi 407.6 g/bitki olarak bulunmuştur. Kuru ot verimi, birinci, ikinci ve üçüncü biçimlerde sırasıyla 61.2 g/bitki, 51.2 g/bitki ve 45.3 g/bitki olarak bulunurken, toplam kuru ot verimi 157.7 g/bitki olarak tespit edilmiştir. Bitkide tohum verimi ortalama 6.8 g, bin tane ağırlığı 2.1 g ve baklada tane sayısı 5.3 adet olarak tespit edilmiştir. Yonca populasyonları arasında birçok özellik açısından varyasyonun önemli olduğu tespit edilmiştir.
Orta anadolu kurak koşullarında ekmeklik buğday çeşitlerinin verim ve bazı agronomik özelliklerinde genetik ilerlemenin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı ıslah çalışmaları ile kurak koşullar için son 45 yılda geliştirilen ve tescil yıllarına göre seçilmiş 24 ekmeklik buğday çeşidinin, Kırşehir ekolojik koşullarında verim ve verim ile ilişkili özelliklerini inceleyerek, genetik ilerlemenin belirlenmesidir. Çalışma, Kırşehir ilinde 2014-2015 yetiştirme döneminde, tesadüf blokları deneme deseninde, dört tekerrürlü olarak 24 ekmeklik buğday çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada ekmeklik buğday çeşitlerinin verim ve verim unsurları, morfolojik, fenolojik ve bazı kalite özellikleri incelenmiş, bu özelliklerde regresyon analizi yöntemiyle genetik ilerleme değerlendirilmiş ve incelenen özellikler arasındaki ilişkiler belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, çeşitlerin tane verimleri 164 kg/da (Gün 91)-301 kg/da (Sönmez 2001), arasında değişmiş ve diğer özelliklerden metrekarede fertil başak sayısı 313,75- 475,00 adet, başakta tane sayısı 20,35- 30,93 adet, başakta tane ağırlığı 0,723- 1,183 g, hasat indeksi %28,98 - %43,05, başakçık sterilitesi %9,16 - %26,19, başaklanma süresi 165,75 - 175,75 gün, tane doldurma süresi 28,50 - 36,25 gün, bin tane ağırlığı 30,42 g - 38,67 g, arasında değişmiştir. Çeşitlerin genetik ilerleme ile yıllık verim artışı 1,012 kg/da olarak bulunmuştur. Tane verimi ile incelenen özellikler arasında 276 basit ilişki belirlenmiş olup, bu ilişkiden 113 adeti istatistiki olarak önemli korelasyon katsayısına sahip olmuştur. Bu araştırmada, Sönmez 2001, Karahan 99, Mesut, Es 26, Pehlivan, Kate A-1 ve Bayraktar 2000 çeşitleri Kırşehir ekolojik koşullarında yetiştirilmesi tavsiye edilebilecek çeşitler olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Agronomik Özellikler, Ekmeklik Buğday, Genetik İlerleme, Verim. Sayfa Adedi: 134 Tez Yöneticisi: Yrd. Doç. Dr. Ramazan AYRANCI
Kırşehir koşullarında bazı dallı darı (Panicum virgatum l.) genotiplerinin ot verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu araştırma 20 adet dallı darı (Panicum virgatum L.) genotipinin (yayla tipi) Kırşehir ekolojik koşullarında ot verim ve kalite performanslarını belirlemek amacıyla tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Dallı darı genotiplerinin yaş ot verimleri 1340.1-3766.2 kg/da, kuru ot verimleri 578.2-1674.2 kg/da, ham protein verimleri 28.17-92.20 kg/da, ham protein oranları %4.88-6.15, ADF oranları %37.31-40.60, NDF oranları %69.27-73.64 ve sindirilebilir kuru madde oranları %57.27-59.84 arasında belirlenmiştir. Dallı darı genotiplerinin ADF ve NDF değerlerindeki artışlar, ham protein oranı, sindirilebilir kuru madde oranı ve NYD gibi kalite özelliklerinde azalmalara neden olmuştur. Yüksek kalitede kaba yem elde etmek için dallı darının tam çiçeklenme döneminden daha erken vejetatif dönemlerde hasat edilmesi gerekmektedir. Biyokütle üretimi için PI 642197, PI 642262, PI 642266, PI 642281 ve PI 642313 nolu genotipler, kaliteli kaba yem üretimi için PI 642196, PI 642214, PI 642220, PI 642223, PI 642264, PI 642283 ve PI 642285 nolu genotipler Kırşehir ve benzer ekolojiler için çeşit geliştirmek amacıyla materyal olarak kullanılabilir.
Kırşehir koşullarında farklı yem bezelyesi (Pisum sativum l.)+tritikale (x triticosecale wittmack) karışım oranlarının ot verim ve kalitesinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı Kırşehir koşullarında farklı yem bezelyesi ve tritikale karışım oranlarının ot verim ve kalite özelliklerini belirlemektir. Araştırmada yem bezelyesinin Taşkent ve tritikalenin Tatlıcak-97 çeşitleri bitki materyali olarak kullanılmıştır. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme deseninde 2013-2014 vejetasyon döneminde Ahi Evran Üniversitesi araştırma ve uygulama alanında yürütülmüştür. Yalın ekilen tür ve karışımların yaş ot, kuru ot ve ham protein verimleri sırasıyla 1204.4-1908.9 kg/da, 315.4-792.8 kg/da ve 51.80-106.77 kg/da arasında belirlenmiştir. İncelenen tür ve karışımların ham protein, ADF, NDF, ADL oranları ve AEO değerleri sırasıyla %12.07-17.34, %25.94-33.17, %36.38-47.96, %4.74-6.68 ve 1.04-1.58 arasında değişmiştir. Diğer yalın ekilen tür ve karışımlarla kıyaslandığında, en yüksek yaş ot, kuru ot ve ham protein verimleri %30 yem bezelyesi+%70 tritikale karışımından elde edilmiştir. Sonuç olarak, bu karışım Kırşehir koşullarında kaliteli kaba yem üretimi için önerilebilir.
Kurak koşullarda farklı azot ve fosfor dozlarının aspirde (Carthamus tinctorius l. ) verim ve verim öğelerine etkisi
Araştırma, farklı azot ve fosfor dozlarının aspirde verim ve verim öğelerine etkisinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Ahi Evran Üniversitesi Bağbaşı Yerleşkesi deneme arazisinde yürütülmüştür. Çalışmada deneme materyali olarak Balcı çeşidi kullanılmıştır. Tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre, 3 tekerrürlü kurulup yürütülmüştür. Denemede ana parsellere azot (0, 4, 8, 12 kg N/da) dozları, alt parsellere fosfor (0, 4, 8, 12 kg P/da) dozları uygulanmıştır. Çalışma sonucuna göre azot ve fosfor dozlarındaki değişim rozette kalma süresine, çiçeklenme süresine, olgunlaşma gün sayısına, bitki boyunu, yan dal sayısına, tabla sayısına, bin dane ağırlığına, tohum verimine ve ham yağ verimine olumlu etki yaptığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda azot ve fosfor dozlarına göre bitki boyu 48.5 -54.5 cm, yan dal sayısı 2.6-3.6 adet/bitki, tabla sayısı 3.6-4.7 adet/bitki, tabla çapı 19.73-22.28 mm, 1000 tane ağırlığı 34.79-37.43 g, iç kabuk oranı % 57.06-59.37 oranında, tohum verimi 103.88-160.60 kg/da, ham protein oranı % 17.27-19.06 arasında, yağ oranları % 35.35-38.59 ve yağ verimi 38.04-60.33 kg/da arasında değiştiği belirlenmiştir. En yüksek verim 12 kg N/da+12 kg P/da gübre dozundan 182.23 kg/da olarak elde edilmiştir.
Kırşehir koşullarında bazı silajlık sorgum (Sorghum vulgare L.) ile Sudangrass (Sorghum sudanense [(Piper) Stapf.]) melez çeşitlerinin performanslarının belirlenmesi
Araştırma 2016 vejetasyon döneminde Kırşehir ekolojik koşullarında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı Kırşehir ekolojik koşullarına bazı sorgum, Sorgum Sudanotu Melez çeşitlerinin (Aneto, Greengo, Teide, Gözde 80, Sugar Graze, Early Sumac, Rox, Gardavan, Jumbo) adaptasyonunu belirlemek amacıyla tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Bitki boyu 189.5-297.0cm, yaprak sayısı7.5-10.3 adet/bitki, yaş ot verimleri 3822.8-6486.6 kg/da, kuru madde verimleri 1352.7-2848.0kg/da, ham protein verimleri 298.9-645.5 kg/da, ADF %30.4-37.3, NDF %45.3-57.0, SKM %59.7-65.2arasında değişmiştir. Sorgum ve sorgum sudanotu melez çeşitlerinde ADF ve NDF değerlerindeki artışlar, ham protein oranı, sindirilebilir kuru madde oranı ve kuru madde tüketimi gibi kalite özelliklerinin azalmasına sebep olmuştur. Bu çalışmanın sonucuna göre Kırşehir ekolojik koşullarında, kuru madde verimi, ham protein verimi ve sindirilebilir kuru madde verimi bakımından Jumbo ve Aneto çeşitlerinin diğerlerinden daha yüksek performans gösterdiği belirlenmiştir.
Kırşehir koşullarında bazı yulaf çeşit ve hatlarının karışım performanslarının belirlenmesi
Bu çalışma, Kırşehir ekolojik koşullarında bazı yulaf çeşit ve hatlarının Macar fiği ile karışım performanslarını belirlemek amacıyla 2016-2017 yetiştirme sezonunda Ahi Evran Üniversitesi Aşık Paşa Yerleşkesi'ndeki araştırma alanlarında tesadüf blokları deneme deseninde üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada 9'u tescilli yulaf çeşidi ve 1'i bölge verim denemesine kadar gelmiş hat, 1'i tescilli Macar fiği çeşidi olmak üzere 11 genotip kullanılmıştır. İncelenen özellikler yeşil ot ve kuru madde verimi, kuru otta Macar fiği oranı, ham protein oranı, ham protein verimi, asit deterjan lif oranı (ADF), asit deterjan lignin oranı (ADL), nötral deterjan lif oranı (NDF), sindirilebilir kuru madde verimi (SKMV), sindirilebilir kuru madde oranı (SKMO) ve nispi yem değeridir (NYD). Çalışma sonucunda çeşitlerin yeşil ot veriminin 680.0-1209.7 kg/da, kuru madde veriminin 153.8-291.8 kg/da, kuru otta Macar fiği oranının 46.25-64.97 kg/da, ham protein oranı %15.75-17.39, ham protein verimi 25.12-48.22 kg/da, asit deterjan lif oranı (ADF) %25.19-28.79, asit deterjan lignin oranını (ADL) %4.61-6.74, nötral deterjan lif oranı (NDF) 37.87-41.84 kg/da, sindirilebilir kuru madde verimi (SKMV) 102.8-197.8 kg/da, sindirilebilir kuru madde oranı (SKMO) %66.47-69.28, nispi yem değerinin (NYD) 148.8-170.9 kg/da değerlerine sahip oldukları görülmüştür. Sonuç olarak; ot ve protein verimleri açısından Seydişehir ve Kırklar çeşitlerinin öne çıktığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yulaf, Avena sativa, Vicia pannonica, karışım, verim, kalite
Farklı biçim dönemlerinin sorgumun (Sorghum bicolor L. Moench) hasıl verimi ve kimyasal kompozisyonu üzerine etkileri
ÖZET FARKLI BİÇİM DÖNEMLERİNİN SORGUMUN {Sorghum bicolor L. Moench) HASIL VERİMİ ve KİMYASAL KOMPOZİSYONU ÜZERİNE ETKİLERİ Bilal AYDINOĞLU Doktora Tezi, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Sadık ÇAKMAKÇI Temmuz 2005, 123 sayfa Bu araştırma, farklı biçim dönemlerinin sorgumun {Sorghum bicolor L. Moench) hasıl verimi ve besin madde kompozisyonu üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla iki farklı deneme yerinde (Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi-Kampus ve Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü-Aksu deneme tarlalarında) iki yıl süre ile (2001 ve 2002 sorgum yetiştirme sezonlarında) yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ekimler, Kampus deneme alanında 2001 yılında 17 Mayıs, 2002'de 22 Mayıs, Aksu deneme yerinde 2001'de 21 Mayıs, 2002'de 11 Haziran tarihlerinde yapılmıştır. Bitkiler salkım başlangıcı, tam salkım, süt olum, hamur olum ve tam olum olmak üzere beş farklı olgunlaşma aşamasında biçilmişlerdir. Farklı biçim dönemlerinde bitki boyu, hasıl verimi, yaprak, sap ve salkım oranlan, kuru madde oram, kuru madde verimi, ham protein oram, ham protein verimi, ham sellüloz, ham yağ, invert şeker, ham kül ve bazı mineral maddeler (P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Zn) incelenmiştir. Elde edilen veriler varyans analizi ve Duncan çoklu karşılaştırma testi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlan, en yüksek bitki boyu (222.1 cm) ve hasıl veriminin (6988 kg/da) hamur olum döneminden, en yüksek kuru madde oranı (% 32.31) ve verimi (2210.0 kg/da) ile en yüksek ham protein veriminin (102.90 kg/da) tam olum döneminden elde edildiğini göstermektedir. Diğer taraftan, en yüksek ham protein oram (% 8.32) salkım başlangıcı döneminden elde edilmiştir. En yüksek invert şeker içeriği ise (% 24.72) süt olum döneminde bulunmuştur. Ayrıca, çalışmada incelenen diğer özelliklerin de biçim dönemlerinden istatistiki olarak önemli derecede etkilendiği saptanmıştır. Sonuç olarak, Antalya yöresinde verim ve kalite yönünden hamur olum dönemi sorgum için uygun biçim zamanı olarak belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Ham protein, kuru madde, olgunlaşma aşaması, Akdeniz havzası, mineraller, Sorghum bicolor L. Moench JÜRİ: Prof. Dr. Sadık ÇAKMAKÇI (Danışman) Prof. Dr. Esvet AÇIKGÖZ Prof. Dr. Nihat ÖZEN Yrd. Doç. Dr. Mehmet BİLGEN Yrd. Doç. Dr. Mehmet KARACA
Bazı susam (Sesamum indicum L.) mutantlarının yağ içeriklerinin ve yağ asitleri kompozisyonlarının belirlenmesi
ÖZET BAZI SUSAM {Sesamum indicum L.) MUTANTLARININ YAĞ İÇERİKLERİNİN VE YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ Çiğdem ARSLAN Yüksek Lisans Tezi, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Bülent UZUN Mayıs 2005, 45 sayfa Bu çalışmada; kapalı kapsüllü, determinant büyüme ve solgunluğa tolerans gibi susamın entansif tarım şartlarına uyumunu sağlayabilecek farklı mutantların yağ ve yağ asitleri kompozisyonu araştırılmıştır. 25 farklı mutant dört kontrolle birlikte 2004 yılı vejetasyon döneminde, Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekerrürlü olarak ekilmiştir. Elde edilen tohumların % yağ içeriği sokselet ile saptanmış ve yağ asitleri analizi ise Gaz Kromotografi'de yapılmıştır. Araştırmada; % yağ miktarı, oleik asit, linoleik asit, palmitik asit, stearik asit, araşidik asit gibi kalite özelliklerinin yanında, verim, bitkide kapsül sayısı, kapsülde dane sayısı, ilk kapsül yüksekliği, bitki boyu, bin tohum ağırlığı ve dal sayısı gibi tarımsal özellikler değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda, cc3 mutantmın en yüksek yağ miktarına, ccl mutantının en yüksek oleik asit miktarına ve dt45-6157 mutantmın en yüksek linoleik asit miktarına sahip olduğu belirlenmiştir. Mutantlar yağ miktarı bakımından genel olarakkontrollerin gerisinde kalırken, yağ asitleri kompozisyonu bakımından kontrollere çok yakın değerler sergilemişlerdir. Sonuç olarak, mutantların verim gibi bazı tarımsal özelliklerin yanında yağ miktarı bakımından da geliştirilmeleri halinde, yağ asitleri kompozisyonu bakımından entansif tarım şartlarında değerlendirilmeye uygun olacağı kanısına varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Susam, Sesamum indicum L., Yağ İçeriği, Yağ Asitleri, Gaz Kromotografi JÜRİ: Yrd.Doç.Dr. Bülent UZUN Doç.Dr. Cengiz TOKER Doç.Dr. Salih ÜLGER
Kanatlı hayvan gübrelemesi ile yetiştirilen kudret narı (Momordica charantia L.)'nın verim ve bazı kalite kriterlerinin belirlenmesi
Bu araştırma farklı dozlarda tavuk ve hindi gübresi uygulamalarının kudret narı (Momordica charantia L.) verim ve bazı kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla Bolu iklim şartlarında 2021 yılında yürütülmüştür. Araştırma Deneme Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve 4 farklı (1000, 1250, 1500 ve 1750 kg/da) hindi ve tavuk gübresi dozları ile kontrol (gübresiz) uygulanmıştır. Araştırmada, %50 çiçeklenme süresi (55,00-70,33 gün), ilk meyve bağlama süresi (62,00-79,33 gün ), bitki boyu (82,23-119,17 cm), meyve boyu (8,47-11,15 cm), meyve çapı ( 3,56-4,20 cm), et kalınlığı (4,09-5,27 mm), tohum sayısı (15.97-23,63 adet ), 1000 tane ğırlığı (133,17-164,03 g), yaş ağırlık (246,93-1423,26 kg/da), yaş ağırlık (49,39-131,91 g/bitki), kuru ağırlık (11,52-58,73 kg/da), kuru ağırlık (2,30-11,75 g/bitki), protein oranı (%4,49-7,80), sabit yağ oranı (%22,74-26,20), toplam fenolik miktarı (6,39-21,13 mg GAE/g), toplam flavonoid miktarı (2,42-11,44 mg QE/g), FRAP (39,11-73,52 mg QE/g), yağ asitleri; kaprik asit (%24,64-46,6), laurik asit (%12,21-30,09), tridekanoik asit (%0,38-8,8), palmitik asit (%0,24-3,19), miristik asit (%0,29-14,92), cis-10 pentadekanoik asit (%0,7-8,1) tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; yaş ağırlık verimi bakımından 1423,26 kg/da 1500 kg/da tavuk gübresi, kuru ağırlık verimi bakımından 58,73 kg/da 1500 kg/da tavuk gübresi, protein miktarı bakımından 1750 kg/da hindi gübresi, sabit yağ miktarı bakımından ve kaprik asit bakımından 1000 kg/da hindi gübresi dozları önerilebilir.
Şeker pancarı sonrası Konya koşullarında farklı azot dozlarının buğdayda (Triticum aestivum L.) verim ve kalite üzerine etkisi
Bu araştırma Konya – Ilgın koşullarında şeker pancarı sonrası yetiştirilen Hüseyinbey ekmeklik buğday çeşidinde farklı azot dozlarının verim ve kalite üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuşve farklı azot dozları (0, 5, 10, 15, 20 ve 25 kg/da) kullanılmıştır. Araştırmada bitki boyu 66,30 – 115,30 cm, kardeşlenme sayısı 4,17-10,00 adet, başakçık sayısı 17,50-12,00 adet, başak uzunluğu 10,10-6,93 cm, başakta tane sayısı 42,60-55,43 adet, hektolitre ağırlığı 74,37-77,70 kg/hl, bin tane ağırlığı 35,07-39,60 g, verim 397,13-561,20 kg/da, protein oranı %11,77-%12,40, nişasta oranı %68,90-69,53, sedimantasyon değeri 36,00-41,67 ml ve yaş gluten değeri %23,23-24,70 arasında değişim göstermiştir. Elde edilen veriler göz önüne alındığında şeker pancarından sonra yetiştirilen buğdaylarda 25 kg/da azot uygulamasının verim ve kalite faktörlerini önemli ölçüde etkilediği belirlenmiştir.