Aksaray University
Discipline

Maliye ve Mali Yönetim Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Aksaray University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Master'sOpen AccessTR

Blok zincir teknolojisinin vergileme alanında kullanımının değerlendirilmesi

Blok zincir, dünya teknoloji sahnesinde küresel ölçekteki kurumları ve piyasaları köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip önemli bir teknolojidir. Blok zincir teknolojisi ile işlemlere güven sağlanmakta, varlıkların kimliği doğrulanmakta, böylelikle varlıklar özgün ve izlenebilir hale gelmektedir. Kripto para birimlerinden tedarik zincirine, muhasebe-denetim alanından vergi sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanı bulan blok zincir teknolojisinin özellikle, vergi sistemlerine entegre edilebilmesi hükümetler için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı blok zincir teknolojisinin vergileme alanında kullanımının değerlendirilmesidir. Konunun vergi türleri bağlamında sınırlı kullanım alanı karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına çeşitli ülke örneklerine yer verilmiştir. Ardından ise blok zincir teknolojisinin Türkiye'de vergilemede hangi alanlarda kullanılabileceğine ilişkin çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada SWOT analizi yöntemi kullanılarak blok zincir teknolojisinin vergileme alanındaki; güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri tespit edilmiştir. Özellikle de vergilemede blok zincir teknolojisinin uygulanma düşüncesi konu hakkında pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir. Henüz bütünüyle hiçbir ülkede uygulama alanı olmasa da yakın gelecekte bu teknolojiyi vergi sistemlerine entegre edecek ülke sayısı azımsanmayacak düzeyde olabilecektir. Tüm bunlara rağmen vergilemede uluslararası mevzuatta birlik sağlanmasının oldukça güç olması hasebiyle blok zincir teknolojisinin entegrasyonunda zorluklar yaşanabilecektir. Bu bağlamda blok zincir teknolojisindeki birçok sorunu önleyebilmek adına Türkiye ve diğer pek çok ülkede bu teknolojiye dair kuruluşlara detaylı bilgi birikimi kazandırılmalıdır. İlaveten kamuya açık bir blok zincir altyapısının geliştirilmesi ve teknolojik yapının hukuki bir statüye kavuşturulması vergilemede dijital dönüşüme ciddi bir katkı sağlayacaktır.

Türk vergi hukuku
Dilruba Vidinel
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bürokrasinin görünür maliyetleri ile mücadele etmede düzenlemeler ve uygulama sonuçları

Günümüzde kamusal hizmetlerin sunulması tüm devlet yapılanmalarında bürokrasiyi gerekli kılmaktadır. Ancak, bürokrasinin rolü net tanımlanmadığında siyasal güçlerle çatışarak sorunlara yol açabilmektedir. Çalışmanın önemi, alanyazında daha önce yapılan çalışmaların ekonomi ve hukuk perspektifinden incelenmesine karşın, bürokrasiyle mücadelede verimlilik, maliyet azaltma ve süreç yönetimi gibi ihmal edilen hususları, gerçekleştirilen düzenlemeler üzerinden incelemesinden kaynaklanmaktadır. Araştırmanın amacı, Türkiye'deki bürokratik yapının görünür maliyetlerini ortaya koymak, bu maliyetlerle mücadele amacıyla gerçekleştirilen düzenlemeler ile bunların sonuçlarını analiz etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler doküman analiziyle elde edilmiş ve betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmada öncelikle, bürokrasiyle ilgili genel bilgiler ve Türkiye bürokrasisinin sorunları açıklanmıştır. Daha sonra, bürokrasiyle mücadelede gerçekleştirilen düzenlemeler dört aşamada incelenmiştir. Birinci aşamada, "Bürokratik Yapının Yeniden Düzenlenmesi"ne yönelik reformlar analiz edilmiştir. Millî Savunma Bakanlığı, Millî Güvenlik Kurulu, Askerî Yargı, Yüksek Askerî Şûra ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarına yönelik yapılan düzenlemelerin Avrupa ülkeleriyle paralellik gösterdiği ve bürokrasiyle mücadelede olumlu sonuçlar verdiği görülmüştür. Bakanlık sayılarının incelenmesinde, Devlet Bakanlığının kaldırılmasıyla hantal yapının ortadan kalktığı ve Avrupa ülkeleri seviyesine ulaşıldığı görülmüştür. Politika kurulları ve ofislerin alternatif bürokratik yapı sunduğu, bakan yardımcılığı uygulamasında bakan yardımcılarının bürokratik yetkilerle donatılmasının siyasetin bürokrasiye müdahalesine zemin hazırlayabileceği değerlendirilmiştir. İkinci aşamada, "Bürolar Arasında Rekabetin Oluşturulması" incelenmiştir. İncelemede, dolaylı yollarla rekabeti teşvik eden örneklere rastlanmıştır. Üçüncü aşamada, "Ödüllendirme ve Teşvikler"e ilişkin uygulamalar değerlendirilmiştir. Uygulamaların sağlık ve eğitim sektörlerinde yoğunlaştığı, bazı olumsuzluklara rağmen, genel itibarıyla olumlu katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dördüncü aşamada, özelleştirmeye ilişkin uygulamalar ele alınmıştır. Özelleştirme sonrasında, bürokratik engellerin büyük ölçüde kaldırılarak, karar alma süreçlerinin hızlandırarak, yönetimde daha etkin bir işleyiş sağlandığı tespit edilmiştir.

BürokrasiÖzelleştirme
Ahmet Tugay Çakmak
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş OECD ülkelerinde COVİD-19 pandemi sürecinde uygulanan bütçe politikalarının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Covid-19 pandemi sürecinde seçilmiş OECD ülkeleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İtalya, Yunanistan, Polonya ve Türkiye'de uygulanan bütçe politikalarının incelenmesidir. Pandeminin neden olduğu küresel ekonomik durgunluk ve belirsizlik ortamında, dünya genelinde işsizlik oranlarında artışlar ve önemli üretim kayıpları yaşanmıştır. Çalışmada, söz konusu ülkelerin ekonomilerini desteklemek amacıyla uyguladıkları çeşitli mali teşvik paketleri incelenmiştir. Bu paketler içinde doğrudan nakit destekleri, vergi ertelemeleri ve indirimleri, sağlık hizmetlerine ek bütçe ayrılması ile işsizlik ve gelir kaybı yaşayan hanehalklarına yönelik sosyal yardımlar yer almıştır. Bu önlemlerin kamu gelirleri ve harcamaları üzerindeki kısa vadeli etkileri ile bütçe dengesi üzerindeki sonuçları da çalışmada ele alınmıştır. Elde edilen bulgular, büyümeyi teşvik eden bu mali politikaların bütçe açığında genişlemeye yol açtığını, ancak kriz koşullarında ekonominin istikrarını destekleyici stratejik bir rol oynadığını göstermektedir. Aynı zamanda, uygulanan politikaların uzun vadeli bütçe sürdürülebilirliği üzerindeki potansiyel baskıları da çalışmada vurgulanmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde, bu tür kriz dönemlerinde geçici tedbirlerin ötesine bakılması gerektiği ve pandemi sonrası dönemde ekonomik toparlanmanın kalıcılığını sağlamak için sağlık sisteminin güçlendirilmesi, sosyal koruma ağlarının genişletilmesi ve vergi yapısının iyileştirilmesi gibi kalıcı yapısal reformların zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Büşra Gürcü Demirtaş
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüş ekonomı̇ bağlamında yaşlı nüfusun ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin incelenmesi

Nüfusun yaşlanması, günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu en önemli demografik dönüşümlerden biridir. Bu süreç, toplumların sosyal yapısını ve ekonomik büyüme dinamiklerini etkilemekte olup, politika yapıcılarını yaşlanan nüfusun ekonomik katkılarını artırmaya yönelik yeni stratejiler geliştirmeye yönlendirmektedir. Özellikle "gümüş ekonomi" kavramı, yaşlı bireylerin üretim ve tüketim süreçlerine aktif katılımını teşvik ederek sürdürülebilir ekonomik büyüme sağlama amacını taşımaktadır. Çalışmada, nüfus yaşlanması ve gümüş ekonomi kavramları teorik olarak incelenmiş, literatürde nüfus yaşlanmasıyla yakından ilişkili olan nüfus artış oranı, yaşlı bağımlılık oranı, işgücüne katılım oranı ve gayri safi sermaye oluşumu değişkenlerinin kişi başına düşen GSYH üzerindeki etkileri, gelişmekte olan E7 ülkeleri örneği alınarak ampirik olarak incelenmiştir. Panel veri analiz yöntemlerinin kullanıldığı çalışmanın sonuçlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının kişi başına düşen GSYH oranı üzerinde anlamlı ve negatif etkisi olduğu görülmüştür. Yaşlı bağımlılık oranındaki %1'lik bir artış kişi başına düşen GSYH oranını -%0,593 oranında azaltmaktadır. Benzer şekilde, nüfus artış oranının da kişi başına düşen GSYH oranı üzerinde negatif etkisi bulunmaktadır ve nüfus artış oranındaki %1'lik bir artış kişi başına düşen GSYH oranını -%3,527 oranında azaltmaktadır. Gayri safi sermaye oluşum oranının ise kişi başına düşen GSYH oranı üzerinde pozitif yönlü etkisi bulunmaktadır. Gayri safi sermaye oluşum oranındaki %1'lik bir artış kişi başına düşen GSYH oranını %0,313 oranında artırmaktadır. İşgücüne katılım oranı ise GSYH üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir. Sonuç olarak; yaşlı bağımlılık oranının artışı kişi başına düşen GSYH üzerinde negatif yönlü bir etki oluşturmaktadır. Buna göre, ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma için yaşlanan nüfus yapısına uyum sağlayacak yapısal reformlara önem verilmesi, toplumların geleceği için kritik öneme sahiptir.

Seren Bakan
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00