
378
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Uşak yerel gazetelerinin demokrasi ve vatandaşlık kavramları açısından incelenmesi (1949-1990)
Çalışmamızda gündelik hayatın hafızası olan gazetelerin incelenmesi aracılığıyla demokrasi, vatandaş ve vatandaşlık gibi kavramların Uşak ilindeki algılanışı ve bu kavramların konu alanlarının kapsamında olan aktiviteler yer almıştır. Gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık kavramları tarihi süreçteki toplumsal durumu yansıttığı için önemlidir. Günümüze kadar olan süreçte Uşak'ta gazeteler ile ilgili yapılan çalışmaların sınırlı oluşu alanla ilgili bilimsel boşluğun doldurulması gereğini doğurmaktadır. Uşak'taki yerel gazeteler, gazetelerde yer alan yazılar ve haberler çalışma konumuzu içermektedir. Dönemin içerisinde demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık ile ilgili çok fazla haber ve yazı bulunmaktadır. Çalışmamızın konusu, Uşak'ta basının gelişimi ve matbaanın başlangıcıyla günümüze kadar olan süreçte toplumun demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık kavramlarına olan ilgisini gazetelerde yer alan yazı ve haberler aracılığıyla tespit etmektir. 1949?1990 yılları arasında Uşak'taki yerel gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık ile ilgili haber ve yazılar kategorize edilerek tarihi süreç içerisinde incelenmiş. Gazetelerde yer alan demokrasi, demokrat, demokratik ve vatandaş, vatandaşlık başlıklı ve içerikli yazı ve haberler çıkartılarak kategorize edilmiş ve gazetelere göre bu kavramların kullanım sıklığı ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle gazetelerde yer alan haber ve yazılarda vatandaş, vatandaşlık ve demokrasi, demokrat, demokratik kavramına olan ilgi ortaya çıkarılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gazete, Demokrasi, Vatandaş, Vatandaşlık, Basın, Kavram, Uşak, Yerel, Türkiye, Tarih,
İlköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders içi yerel tarih konusundaki faaliyetleri Uşak ili örneği
Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı'nın Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konularının İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından anlatılıp anlatılmadığını bulmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada ilk etapta kısa bir şekilde Sosyal Bilgiler dersinin tanımı ve amacı açıklanmıştır. Daha sonra yerel tarih, yerel tarihin gelişimi, faydaları ve sınırlılıkları, İlköğretim Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konuları üzerine yoğunlaşılmıştır. Yerel tarih konularının öğretimi ve işlenişi konusunda İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır ve İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerine uygulanmıştır.Araştırma kapsamında Uşak ili merkez ve ilçelerinde görev yapan 123 Sosyal Bilgiler öğretmeninden 15 Sosyal Bilgiler öğretmenine yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Araştırmaya katılan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin mülakat sorularına verdikleri cevaplar kodlama yoluyla kategorilere ayrılarak analiz edilip yorumlanmıştır.Bu tez konusu Uşak Üniversitesi BAP. Koordinasyon Birimi tarafından 2012/TP008 nolu proje olarak desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yerel Tarih, Sosyal Bilgiler Dersi, İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Eğitim.
4 yaş çocuklarının kavram edinimlerinde oyuncak odaklı ev eğitim programının etkileri
Bu araştırma 4 yaş çocuklarının kavram edinimleri üzerinde Oyuncak Odaklı Ev Eğitim Programının etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklem grubunu, Malatya il merkezinde yaşayan, alt-orta-üst gelir düzeylerindeki aileler ve bu ailelerin 4 yaşındaki (37-48 ay) çocuklarından oluşan 30'u deney, 30'u kontrol grubu olmak üzere toplam 60 aile ve çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ?4 Yaş Çocukları İçin Kavram Edinimi Aracı? kullanılmıştır. Aracın ön kısmında, çocuğun ailesiyle ilgili demografik bilgiler yer almakta ve ikinci kısmında ise 6 alt testten oluşan, kavram edinimine ilişkin ölçme maddeleri yer almaktadır. Bu aracın bir uygulama yönergesi ve bir de bu yönergeyle birlikte uygulamada kullanılan oyuncakların yer aldığı oyuncak çantası bulunmaktadır. Araç, araştırmacı tarafından çocuklarla çalışılarak doldurulmuştur.Araştırmada öncelikle, deney ve kontrol gruplarına ön test uygulanmıştır. Bu uygulamadan sonra deney grubunda yer alan çocukların ailelerine, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan 8 haftalık ?Oyuncak Odaklı Ev Eğitim Programı? verilmiş, kontrol grubuna hiçbir işlem uygulanmamıştır. Sekiz haftalık eğitimin sonunda her iki gruptaki çocuklara son test uygulanmıştır.Yapılan bu araştırmanın istatistiksel sonucunda, Oyuncak Odaklı Ev Eğitim Programının uygulandığı deney grubu çocuklarının puanlarının, kontrol grubu çocuklarına göre anlamlı derecede yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Hazırlanmış olan bu programın, çocukların kavram edinimleri üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Değişkenlerden, aylık gelir, cinsiyet, ailede yaşayan birey sayısı, annelerin eğitim durumu ve annelerin çalışma durumlarına göre oyuncak odaklı ev eğitim programının etkileri farklılaşmamaktadır.Anahtar Kelimeler: Kavram, kavram edinimi, oyuncak, oyuncak odaklı eğitim, aile eğitimi.
Rıfat Ilgaz'ın Bacaksız serisinde biçim-içerik incelemsi ve serinin ilköğretim Türkçe programına göre değerlendirilmesi
Bu çalışmada Türk Edebiyatı'nın önemli şair ve yazarlarından biri olan Rıfat Ilgaz'ın, çocuklar için yazdığı ?Bacaksız'ın Başından Geçenler? serisi çocuk edebiyatı ve Türkçe Dersi Öğretim Programı açısından incelenip değerlendirilmiştir. Toplumcu- gerçekçi sanat çizgisini eserlerine yansıtan yazar, oluşturduğu çocuk romanı serisinde okurunu hem mizahi ögelerle eğlendirmiş hem de yarattığı çatışma durumları ile düşündürmeye sevk etmiştir.Çocuk edebiyatının önemli ürünlerinden biri olan çocuk romanları, çocuğun ilgi ve düş dünyasını oluşturmada, millî ve manevi değerlerinin şekillenmesinde, çocukta dil bilincinin ve okuma alışkanlığının oluşmasında ayrı bir değere sahiptir.Bu çalışmanın her aşamasında ele alınan çocuk romanları, kurgusal yapısı, biçim ve içerik özellikleri ile değerlendirilmiştir. İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı ışığında serinin Türkçe öğretimine sağlayabileceği yararlar üzerinde tespitler yapılmıştır. Çocuk gerçekliğine zıt düşmeyen ve çocuğu sarıp kuşatmayı başarabilen ?Bacaksız'ın Başından Geçenler? serisi, sağlam ve mantıklı tertibi ile Ilgaz'ın çocuk edebiyatına kazandırdığı kıymetli eserlerindendir.Anahtar Sözcükler: Çocuk edebiyatı, çocuk romanları, Rıfat Ilgaz, Türkçe Öğretimi Programı, biçim, içerik.
İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin örüntülere ilişkin anlama ve kavrama biçimlerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin örüntülere ilişkin anlama ve kavrama biçimlerinin belirlenmesidir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2007-2008 öğretim yılı Eskişehir İli Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda toplam 12 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında; veri toplama araçları olarak ?klinik görüşme tekniği?, ?kişisel bilgi formu?, ?öğrenci günlükleri? ve ?araştırmacı günlüğü?, verilerin çözümlenmesinde ise, ?verinin işlenmesi?, ?verinin görsel hale getirilmesi?, ?sonuç çıkarma ve teyit etme? şeklinde üç bölümden oluşan bir sınıflama kullanılmıştır.Araştırma sonucunda tekrarlanan örüntülerde tekrar biriminin belirlenmesinin, örüntünün sonlu bir adıma devam ettirilebilmesinde, tekrar biriminde yer alan şekiller arası sayısal ilişkinin bulunmasında ve tekrarlanan bir örüntü oluşturulmasında etkili olduğu saptanmıştır. Sayı örüntülerinde tüm etkinliklerde, genel olarak örüntüye ilişkin bir terimin bir önceki terimle ilişkilendirildiği ya da örüntüdeki terimlerin doğasına odaklanıldığı, ancak sayı örüntüsü fonksiyon tablosu biçiminde verilmişse, bunlara ilaveten terim ve terim sırası ilişkisinin kurulabildiği şekil örüntülerinde ise, görsel ve cebirsel yaklaşımın benimsendiği belirlenmiştir. İstenilen örüntünün oluşturulması ya da oluşturulamamasının, sırasıyla örüntünün özelliklerinin dikkate alınmasına bağlı olduğu saptanmıştır. Kullanılan örüntü çeşitlerinde tüm etkinliklerde, en çok ?sözlü?, ?sembol? ve ?matematiksel cümle? ifade biçimlerinin kullanıldığı görülmüştür.Örüntülerde gerçekleştirilen tüm etkinliklerde strateji seçimlerinde öğrenci başarı düzeylerinin etkili olmadığı, buna karşın örüntülerin sunuluş biçiminin (sayı dizisi, fonksiyon tablosu, şekil) etkili olduğu belirlenmiştir. Tekrarlanan, sabit ve artarak değişen örüntülerde aynı amaca yönelik kullanılan stratejilerin ortak bir yapı gösterdiği sadece örüntünün yapısına bağlı farklılaşmaların olduğu saptanmıştır.
Çoklu zeka temelli işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi'nin ilkokuma öğretiminde uygulanabilirliği
Bu araştırmanın amacı, İlkokuma Öğretiminde Çoklu Zeka Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulanabilirliğini sınamaktır. Araştırma gerçek deneme modellerinden ?sontest kontrol gruplu model?e göre desenlenmiştir.Araştırma ön ve asıl uygulama olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Ön uygulama, 26 Eylül 2005- 6 Ocak 2006 tarihleri arasında, asıl uygulama ise 18 Eylül 2006- 26 Ocak 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere iki grup belirlenmiştir. Deney grubunda Çoklu Zeka Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'ne dayalı ilkokuma yazma öğretimi, kontrol grubunda ise böyle bir çalışma yapılmamıştır. Araştırmada Ses Temelli Cümle Yöntemi temel alınmıştır. Ayrıca, uygulama sırasında gruplarda yer alan seslerin öğretimi aşamasında yine Ses Temelli Cümle Yöntemi'nin aşamaları izlenmiştir. Çoklu Zeka Kuramı'nın sekiz zeka alanına ilişkin etkinlikler uygulama aşamalarına dağıtılmış, her ses grubunun sonunda İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin Birlikte Öğrenme Tekniği'nin uygulanabilirliğine bakılmıştır.Araştırma verileri Okuduğunu Anlama Testi, Okuma Davranışları Yapılandırılmış Gözlem Formu ve Öğrenci Görüşleri Anketi ile toplanmıştır. Grupların sontest puanları elde edildikten sonra ortalama puanlar ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplararası karşılaştırmalarda t testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmiştir. Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin ilkokuma öğretiminde uygulanmasına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla açık uçlu iki sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:?İlkokuma öğretiminde Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulandığı deney grubu ile böyle bir yaklaşımın uygulanmadığı kontrol grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark vardır.?İlkokuma öğretiminde, Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi uygulanan deney grubu ile böyle bir yaklaşımın uygulanmadığı kontrol grubu arasında okuma becerileri açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır.?Öğrencilerin ilkokuma öğretiminde, Çoklu Zeka Kuramı Temelli İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi'nin uygulanmasına yönelik görüşleri olumlu yöndedir.
Bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirme uygulamalarına ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri
21. yüzyıl, bireylerin bilgiye ulaşabilen, bilgiyi kullanabilen, kendi kendine öğrenebilen, gelişmeleri takip edebilen ve değişime ayak uydurabilen kişiler olmasını gerektirdiği bir çağdır. Dolayısıyla, eğitim sistemlerinin öğrencilerin bilgiye ulaşma yollarını öğrenmelerini, problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirmelerini sağlaması gerekmektedir. Bu gereksinimler ışığında Türkiye'de de eğitim alanında yeni çalışmalar yapılmaktadır. Bu düzenlemelerden birisi de 2004 yılında yapılandırmacı yaklaşım esas alınarak geliştirilen ilköğretim programlarıdır.Yeni ilköğretim programı birçok konuda olduğu gibi değerlendirme alanında da yenilikler getirmiş ve yapılandırmacı anlayışa uygun olarak sonuç değerlendirme tekniklerinin yanı sıra süreç değerlendirme tekniklerini de uygulamaya sokmuştur. Bu değerlendirme tekniklerinden birisi bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirmedir. Bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirme ilköğretim okullarında yeni uygulamaya konulduğu için birçok sorunla karşılaşılabilmektedir. Bireysel gelişim dosyalarının ilköğretim okullarında uygulanmasında öğretmenlerin anahtar bir rol oynadığı göz önünde bulundurulduğunda, öğretmenlerin uygulamada karşılaştıkları sorunların belirlenerek düzeltilmesi önem kazanmaktadır.Bu araştırmada, ilköğretim okullarında uygulanan bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirme uygulamalarına ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırma verileri, bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirmeye ilişkin oluşan sorunların derinlemesine ortaya çıkarılabilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel çözümleme tekniği kullanılmış ve elde edilen bulgular sayısallaştırılarak sunulmuştur.Araştırmada, 2006-2007 Öğretim Yılında Eskişehir il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 102 ilköğretim okulundan 8 ilköğretim okulunda görev yapan 28 sınıf öğretmeniyle görüşülmüştür.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin, bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirmenin çocuklar için oldukça önemli olduğu, öğrencilerin gelişmesini sağladığı, öğretmenin öğrencinin gelişimini izlemesini ve öğrenciyi tanımasını sağladığı, öğrencinin kendi gelişimini izlemesini ve öz değerlendirme yapmasını sağladığı görüşünde oldukları ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, öğretmenlerin bireysel gelişim dosyasına dayalı değerlendirmede bazı sorunlarla karşılaştıkları anlaşılmıştır. Sınıf mevcutlarının kalabalık olması, öğretmenlerin bireysel gelişim dosyaları hakkındaki bilgi eksikliği, fiziksel olanakların kısıtlı olması (bazı çalışmaların dosyaya konulamaması, dosyaların saklanacağı dolapların yetersizliği, sınıfların dosyaları saklamak için elverişsiz olması), zaman yetersizliği, dosyadaki çalışmaların velilerce hazırlanması, öğrencilerin ekonomik durumu karşılaşılan güçlüklerdendir. Ayrıca, öğretmenler tarafından öğretmenlere bireysel gelişim dosyaları hakkında seminerler verilmesi, okullarda dosyaların sergilenebileceği alanların oluşturulması, sınıfların bireysel gelişim dosyalarının saklanabilmesine olanak tanıması, sınav sisteminin yenilenmesi, sınıf mevcutlarının düşürülmesi, bireysel gelişim dosyası etkinlikleri için kullanılacak araç-gereçlerin okul tarafından karşılanması biçiminde çözüm önerileri dile getirilmiştir.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin dinamik geometri yazılımı cabri geometriyle simetriyi anlamlandırmalarının belirlenmesi: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin Cabri Geometri programı yardımıyla simetri kavramını anlamlandırmalarını incelemektir. Araştırma, öğrencilerin simetri kavramını Cabri Geometri programı aracılığıyla nasıl yapılandırdıklarını ortaya çıkarmayı amaçladığından, araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması, 2006-2007 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki bir ilköğretim okulunun bilgisayar laboratuarında toplam altı öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada simetri kavramının kazandırılması dört haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri ?video kayıtları?, ?klinik görüşme?, ?yarı-yapılandırılmış görüşme?, ?araştırmacı günlüğü? ve ?öğrenci günlükleri? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Verilerin analizi; verilerin toplanma sürecindeki analizler ve veriler toplandıktan sonra yapılan analizler olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Her iki aşamada da Miles ve Huberman'ın (1994) ?verinin işlenmesi?, ?verinin görsel hale getirilmesi? ve ?sonuç çıkarma ve teyit etme? aşamaları temel alınmıştır.Gerçekleştirilen bu araştırma sonucunda simetri kavramının araştırılmasında ve kavramlara ilişkin özelliklerin ortaya çıkarılmasında Cabri Geometri programının ölçüm yapma, sürükleme, iz bırakma ve doğruya göre simetri alma özelliklerini kapsayan görselleştirme ve deneyim özelliklerinin etkin bir biçimde kullanıldığı, öğrencilerin farklı örnekler üzerinde akıl yürütme, ilişkilendirme ve iletişim becerilerini geliştirdiği ve kendi matematiksel yapılarını oluşturdukları saptanmıştır. Araştırma sürecinde iletişim becerileri kapsamında öğrencilerde sözel ve yazılı ifade becerilerinde gelişmeler olduğu belirlenmiştir. Cabri Geometrinin görselleştirme sağlaması ve dinamik yapısı öğrencilerde karşılaştırma, ilişkilendirme ve kavrama ilişkin özellikleri keşfetme becerilerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Öğrencilerin araştırma sürecinde, keşfettikleri kavrama ve kavramın uygulamalarına ilişkin stratejiler geliştirdiği saptanmıştır. Cabri Geometri programının, öğrencilerin matematiksel kavrama ilişkin özelleştirilmiş durumlara intibaklarına, temel bilgi ve becerilerinin gelişmesine yardımcı olacak özelliklere sahip olduğu söylenebilir.
Sosyal bilgiler dersinde sorumluluk değerinin kazandırılmasına ilişkin öğretmen görüşleri
Bireyi toplumun bir parçası haline getirmek okul ve bireyin çevresindeki eğitim ortamlarının düzenlenmesiyle gerçekleşir. Birey kendisini toplumun parçası hissettiği oranda, yaşam amacını da bulabilir. Toplumun bir parçası haline getirmek düşüncesindeki amaç, bireyin toplumsallaşmasıdır. Bireyin toplumsallaşması, eğitim ortamlarında bireye sorumluluk vererek gerçekleştirilebilir.Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersinde sorumluluk değerinin kazandırılmasına ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Bu araştırma, 2007?2008 öğretim yılında, Ankara ili Keçiören ilçe merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 13 ilköğretim okulunda, 20 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile yürütülmüştür. Öğretmen görüşlerini içeren veriler, yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Veriler öncelikle yazılı metinlere dönüştürülmüş, daha sonra kodlar, temalar ve gruplar oluşturularak bir kodlama anahtarı oluşturulmuştur.Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin hemen hepsi sorumluluk değerinin ilk önce ailede verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Toplumda karşılaşılan sorunlarının kaynağını, ailede verilmeyen ya da eksik verilen sorumluluk duygusu olarak değerlendirmişlerdir.Çalışmada, okulda verilen sorumluluk değeri eğitiminin öğretmenlerce önemli görüldüğü saptanmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin Sosyal Bilgiler dersinde sorumluluk değerinin kazandırılmasında ödevi hem değerlendirme hem de etkinlik aracı olarak kullandıkları belirlenmiştir. Ek olarak, öğretmenlerin büyük bir kısmı, öğrenci gözlemlerini en önemli değerlendirme aracı olarak kullandıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin alternatif değerlendirme yöntemlerini bildikleri ancak ya fazla zaman aldığı ya da iş yükü getirmesinden dolayı geleneksel değerlendirme yollarını uygulamayı tercih ettikleri ortaya çıkmıştır.Bunun yanında, öğretmenlerin Sosyal Bilgiler dersinde sorumluluk değeri kazandırırken bir takım sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Ailelerin çocuklarına yeterli düzeyde sorumluluk eğitimi vermemeleri, okulda kazanılan davranışların ailede ve çevrede tekrar edilmemesi ve ders saatinin yeterli olmaması, öğretmenlerin ifade ettikleri sorunlar arasında sıralanabilir.Araştırmanın bulgularına göre yapılan öneriler arasında, ailelerin eğitime bakış açılarının bilinmesinin değerler eğitiminde önemli olması nedeniyle, aileler ile iletişimin arttırılması, Sosyal Bilgiler dersinde değer eğitiminde kullanılabilecek etkinlik sayısının arttırılması ve ders saatinin yeniden gözden geçirilip arttırılması gerektiği yer almıştır.Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilere sorumluluk kazandırılabilmesi için, kendisine yapmış olduğu davranışın sonucuyla birlikte yaşama fırsatı verilmeli, yapay bir yaşam alanı yerine edindiği değerleri gerçek yaşamda kullanması için gerekli olan fırsatlar yaratılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Değerler Eğitimi, Sorumluluk, Sorumluluk Değeri.
İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarına ilişkin görüşleri
Çocuk kitapları çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayan, çocukların zihinsel, duygusal ve ruhsal yönden gelişimini destekleyen ve en önemlisi eğlenerek okudukları metinlerden oluşan edebi ürünlerdir. Çocuklar, ailesinde, okulunda ve çevresinde karşılayamadıkları dilsel, sosyal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını çocuk kitapları yoluyla karşılarlar. Bu sayede çocukların kişilikleri olumlu yönde gelişmekle kalmaz topluma faydalı bir birey olarak yetişmeleri sağlanır. Kuşkusuz bunun sağlıklı bir şekilde sağlanması için çocuk seviyesine ve çocuk gerçekliğine uygun yazılmış olan çocuk edebiyatı ürünlerine başka bir ifadeyle nitelikli çocuk kitaplarına ihtiyaç vardır.Bu araştırma, ilköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarına ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Eskişehir ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi 122 ilköğretim okulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma evreninin büyük olması nedeni ile 122 ilköğretim okulu arasından rastlantısal yolla seçilen 15 ilköğretim okulunda 4. ve 5. sınıflarda öğrenime devam eden öğrenciler araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırma için gerekli olan veriler ?İlköğretim Öğrencilerinin Çocuk Kitaplarına İlişkin Görüşlerini Belirleme Anketi? aracı ile toplanmıştır. Toplanan nicel verilerin işlenmesi ve istatistiksel çözümlemeler SPSS paket programı nitel verilerin çözümlenmesi ise betimsel analiz tekniği ile gerçekleştirilerek elde edilen veriler sayısallaştırılarak sunulmuştur.Araştırma sonucunda; ilköğretim öğrencilerinin hikâye, masal ve çizgi roman türünde kitapları ve macera, mizah ve kahramanlık konularını içeren kitapları daha çok tercih ettikleri ve ilköğretim öğrencilerinin yüksek düzeyde okuma alışkanlıklarına sahip oldukları bulunmuştur. İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarının dış yapısına ilişkin, kitapların boyutunu, sayfa yapısını ve cümle yapısını olumlu buldukları; kitapların kapağı, cildi, kâğıdı, resim ve yazı baskı kalitesini çok fazla olumlu bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarının içeriğine ilişkin kitapların konu ve ana fikrini, kurgusunu, iletilerini, dil ve anlatımı olumlu buldukları; kitap konularının gerçek yaşamla ilişkilendirilmesini, kitaplarda şiddet içeren konulara, argo, anlamı bilinmeyen kelime, deyim ve atasözlerine yer verilmesini, kahramanların gerçek yaşamla ilişkilendirilmesini ve çocuklara benzer özellere yer verilmesini ve kurgulanan olaylar arasında gereksiz ayrıntılara yer verilmesini çok fazla olumlu bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada öğrenciler çocuk kitaplarda olması gereken özellikler konusunda çeşitli görüş ve önerilerini dile getirmişlerdir.