
Teknoloji Politikaları ve İnovasyon Yönetimi Anabilim Dalı (disiplinlerarası)
Ankara Social Science University4
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Ar-Ge projelerindeki kritik başarı faktörlerinin teknoloji transfer performansına etkisi
Teknolojik gelişmelerle birlikte ulusal ve uluslararası çerçevede bilim ve teknoloji alanında çeşitli politikalar üretilmektedir. Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) proje başarısı genellikle diğer mühendislik proje başarısından daha karmaşıktır ve projelerin performansının değerlendirilmesi zordur. Ar-Ge girişimleri giderek daha önemli hale gelmekte ve Ar-Ge projeleri için teknoloji transfer performansları ve kritik başarı unsurları oluşturulmaktadır. Bu tezin amacı, Türkiye'deki teknoloji firmalarında proje başarı anlayışını ve teknoloji transfer performansını keşfetmek için proje başarı kriterlerinin belirlenerek Türkiye'deki kritik başarı faktörleri ile teknoloji projelerindeki teknoloji transfer performansı arasındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Bu kapsamda Savunma Sanayi'de Ar-Ge projelerinin yönetiminde çalışan 202 katılımcının ankete katılımı sağlanarak veri toplanmış ve bu veriler IBM SPSS programında analiz edilmiştir. Teknoloji transfer performansını etkileyen faktörlere ilişkin yapılan analizi sonucunda projenin hedefi, üst yönetim desteği, proje takvimi, proje takımı, teknik çalışmalar, kontrol ve takip olarak altı faktör belirlenmiştir. Bu faktörler arasındaki ilişkiler ve etkiler araştırmanın bulguları olarak sunulmuştur.
İmalat sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin yapay zeka teknolojilerine hazırlık durumu: Ankara ili örneği
Günümüzde dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte yapay zeka (YZ) teknolojileri, küresel ölçekte ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda derin etkiler yaratmaktadır. Gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerin neredeyse tamamı, yapay zekanın üretkenliği artırması, kaliteyi yükseltmesi ve maliyetleri düşürmesi gibi çok boyutlu katkılar sağlayacağı öngörüsüyle stratejik yol haritalarını oluşturmuş ve bu teknolojileri ulusal politikalarının merkezine yerleştirmiştir. Yapay zekanın yanı sıra internet teknolojileri, yeni nesil bilgi sistemleri, enerji, malzeme ve biyoteknoloji gibi alanlarda yaşanan hızlı gelişmeler; günümüz dünyasında yalnızca teknolojik ilerlemeye değil, aynı zamanda ekonomik refahın ve ulusal güvenliğin yeniden tanımlanmasına da zemin hazırlamaktadır. Bu dönüşüm sürecinde, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yapay zeka teknolojilerine entegrasyonu kritik bir öneme sahiptir. Zira KOBİ'ler, Türkiye ekonomisinde yarattıkları katma değer, istihdama olan katkıları ve üretim kapasitesi açısından merkezi bir konumda yer almaktadır. Ancak bu işletmelerin, dijitalleşme sürecine uyum sağlama ve yapay zeka uygulamalarını iş süreçlerine entegre etme konusunda çeşitli zorluklarla karşılaştıkları da bilinmektedir. Bu bağlamda, KOBİ'lerin mevcut durumlarının tespiti, farkındalık düzeylerinin ölçülmesi ve öncelikli ihtiyaçlarının belirlenmesi hem politika yapıcılar hem de uygulayıcı aktörler açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma, Ankara ilinde imalat sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'leri temel alarak, bu işletmelerin yapay zeka teknolojilerine ilişkin mevcut hazırlık düzeylerini, kullanım eğilimlerini ve ihtiyaçlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, anket yöntemi aracılığıyla elde edilen veriler ışığında, KOBİ'lerin yapay zekaya yönelik yaklaşımlarının işletme özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği değerlendirilmektedir. Elde edilen bulgular, yapay zekaya geçiş sürecinde karşılaşılan engellerin anlaşılması ve bu sürecin daha etkili planlanmasına yönelik öneriler geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Yapay zekâ politikaları: Türkiye örneği
Son yıllarda yapay zekâ teknolojileri, ulaştırmadan sağlığa, tarımdan bankacılığa kadar birçok sektörde hızla yaygınlaşmaktadır. Yapay zekâ destekli tıbbi cihazların sayısı artmış, otonom araçlar bazı şehirlerde hizmet vermeye başlamıştır. Bilimsel keşifleri hızlandırmadaki potansiyeli dikkat çeken yapay zekâ, fırsatlarının yanı sıra önyargı, ayrımcılık, gizlilik ihlalleri, güvenlik sorunları, işsizlik ve ekonomik eşitsizlik gibi riskler de barındırmaktadır. Fırsatları ve riskleriyle birlikte yapay zekâ teknolojileri, pek çok ülkenin politika gündeminin odak noktası hâline gelmiştir. Türkiye'de de Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, küresel düzeyde stratejik önem kazanmış yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye'nin makro düzeydeki politika ve stratejilerini uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak değerlendirmek ve öncelik verilmesi gereken temel politika bileşenlerini belirlemektir. Çalışmada uluslararası örnekler olarak bu alanda küresel liderlik hedefleyen Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin ele alınmıştır. Bulgular, Türkiye'nin makro düzeydeki mevcut politika ve stratejilerinin uluslararası örneklerle büyük benzerlikler gösterdiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan, özellikle düzenleyici çerçeve bakımından uluslararası örneklerin farklı yaklaşımlara sahip olduğu görülmüş olup Türkiye'nin yaklaşımı bu farklılık çerçevesinde analiz edilmiştir. Çalışma, seçilmiş politika dokümanlarına yönelik kelime frekans analizi ile de desteklenmiştir. Sonuç bölümünde Türkiye için faydalı olabilecek bazı iyi uygulama örneklerine yer verilmiş, politika geliştirme sürecine yönelik öneriler sunulmuştur.
Türkiye sağlık sisteminde yapay zekâ ve geleceği
Küresel ölçekte hızla ilerleyen endüstriyel teknoloji, toplumların yaşadığı dijital dönüşümün yönünü belirleyen temel unsurlardan biri hâline gelmiştir. Endüstri 4.0 yaklaşımıyla birlikte yaygınlaşan akıllı sistemler, mevcut teknolojilerin niteliğini artırmış ve özellikle yapay zekâ alanında köklü yeniliklerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Dijitalleşme süreçlerinin sağladığı veri üretimindeki artış, Yapay Zekâ'nın sağlık başta olmak üzere birçok sektörde yaygın kullanımına olanak tanımıştır. Sağlık hizmetlerinde Yapay Zekâ uygulamalarının kullanımı her geçen gün genişlemekte; klinik tanı süreçlerinin desteklenmesinden, bakım hizmetlerinin düzenlenmesine ve idari operasyonların optimize edilmesine kadar pek çok alanda önemli dönüşümler yaşanmaktadır. Tıbbi görüntüleme analizi, erken teşhis, ilaç geliştirme, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları, tele-sağlık uygulamaları, uzaktan izleme sistemleri ve klinik karar destek mekanizmaları bu dönüşümün temel bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu çalışma, sağlık alanında geçmişten bugüne yaşanan teknolojik gelişmeleri inceleyerek Yapay Zekâ'nın Türkiye'nin sağlık sistemine gelecekte nasıl yön verebileceğini analiz etmektedir. Türkiye'nin mevcut kapasitesi, sağlık hizmetlerindeki dijitalleşme süreci ve yakın gelecekte atılması gereken stratejik adımlar bütüncül olarak değerlendirilmiştir. Yapay Zekâ'nın sunduğu teknik olanaklara rağmen veri güvenliği, hasta mahremiyeti ve etik yönetim gibi konular sağlık sektöründe tartışılmaya devam etmektedir. Bu nedenle, Yapay Zekâ uygulamalarını sağlık sistemine entegre edecek politika ve düzenlemelerin teknolojiyle eş zamanlı olarak güncellenmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Yapay Zekâ, Makine öğrenimi, Teletıp, Dijital sağlık, Yapay Zekâ Etik Değerler, Akıllı Sağlık Hizmeti