Bingol University
Anabilim Dalı

Müzik Bilimleri Anasanat Dalı

Bingol University

7

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

7 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Caz tarihinde stiller ve davul kullanımı

Mehmet ARSLAN, Caz Tarihinde Stiller ve Davul Kullanımı, Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Performans Tezli Yüksek Lisans Programı, 2025. Bu çalışma, caz müziğinin ve davul enstrumanının tarihsel süreç içerisindeki stilistik değişimini, bu süreçte yer alan davul icracılarını ve orkestra içindeki işlevine etkilerini analitik bir yaklaşımla incelemektedir. Cazın 20. yüzyılın başlarında New Orleans'ta ortaya çıkışından itibaren gelişen stilistik evrim; Ragtime, New Orleans, Dixieland, Chicago, Swing ve Bebop gibi alt türler üzerinden kronolojik ve karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Tez kapsamında, her bir stilin tarihsel kökeni, karakteristik özellikleri, dönem müzisyenleri, orkestraları ve davul icracıları incelenmiş; bu bağlamda davulun geleneksel zaman tutucu (time-keeping) görevinden, doğaçlamaya dayalı ifade aracı olma konumuna geçiş süreci örneklenmiştir. Bu tez, caz tarihindeki stillerin ve davul enstrümanının evrimini, stillerin özelliklerini ve o dönemdeki davulcuları incelemek, cazın doğuşundan itibaren stil caz davulculuğunun yalnızca ritmik destek sağlayan bir unsur olmanın ötesine geçerek, müzikal söylemin kurucu öğelerinden biri haline gelişini detaylı bir perspektifle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, cazın ritmik evrenini ve davulun bu evren içindeki dönüşümünü tarihsel-müzikolojik bir çerçevede değerlendirmektedir. Anahtar kelimeler: Caz, caz stilleri, caz müzisyenleri, caz orkestraları, caz davulcuları.

Mehmet Arslan
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afyonkarahisar ili Sinanpaşa ilçesi Düzağaç kasabası doğum evlenme ölüm adetleri ve müzik pratikleri

Afyonkarahisar ili Sinanpaşa ilçesi Düzağaç kasabasında yaşatılan geçiş dönemleri (doğum, evlenme ve ölüm) adetleri ve bu bağlamda ortaya konulan geleneksel kültüre ait ürünlerin halkbilimi yöntem ve teknikleri ile tespit edilip kayıt altına alınması araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Yörenin halk kültürüne ilişkin kapsamlı, sistematik bir çalışmanın yapılmamış olması bir eksiklik olarak görülmüş olup araştırmanın gerçekleştirilmesine zemin hazırlamıştır. Araştırmada, tarama modeli ve alan araştırması yöntemi uygulanmıştır. Bu doğrultuda, ön hazırlık evresinde literatür taraması yapılmış, ardından kaynak kişilerle yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler sağlanmış, gerçekleştirilen katılımlı gözlem neticesinde elde edilen veriler, görsel ve işitsel olarak kayıt altına alınmıştır. Verilerin betimlenmesi sonucunda, geçmişten günümüze doğum, evlenme, ölüm adetlerine yönelik geleneksel pratiklerin, sözlü kültür ürünleri ve halk müziği unsurlarının modernitenin getirdiği popüler kültürün etkisiyle pek çoğunun kaybolduğu ya da değişime uğradığı tespitine ulaşılmıştır. Ayrıca yörenin geleneksel halk müziği bağlamında, halen yöreye ait kaynaklarda ulaşılamayan, 8 adet kına ve düğün türküsü, 1 adet iş türküsü ve 1 adet nenni kayıt altına alınıp nota metinleri yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afyonkarahisar, Sinanpaşa, Düzağaç Kasabası, geçiş dönemi, halk müziği.

Afyonkarahisar-SinanpaşaDoğumEvlilik+7
Ömer Şahin
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait türkülerin makam ve usûl açısından incelenmesi

Bu araştırmada, TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait türkülerin makam ve usûl açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde türkülerin karar perdeleri, güçlüleri, yedenleri ve asma kalışları incelenerek makamsal özellikleri; zaman, birim, usûl türü, usûl kalıpları incelenerek usûl özellikleri belirtilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın yürütülmesinde belgesel tarama (yapılanmış) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, TRT THM repertuvarında bulunan (4991) kırık havadan oluşmaktadır. Örneklemi ise, TRT THM repertuvarında bulunan 83 Elazığ-Harput türküsüdür. Araştırmada yer verilen analizler sonucunda TRT THM repertuvarı içerisinde bulunan Elazığ-Harput yöresine ait toplam 83 türküye ulaşılmıştır. Bu türkülerde 13 makam dizisi tespit edilmiştir. En fazla %18,0 ile Uşşak, 17,0 ile de Hüseyni makam dizisi vardır. Dolayısıyla Elazığ-Harput yöresinde Hüseyni ve Uşşak makam dizisine ait türküler fazladır. %12,0 ile Hicaz ve Segâh, %9,6 ile Gerdaniye, %8,4 ile Karcığar, %3,6 ile Buselik, %2,4 ile Sabâ ve Rast, %1,2 ile Suzînâk, Mahûr ve Kürdi, %6,0 ile Çargâh ve Muhayyer makam dizileri tespit edilmiştir. Araştırmada yer verilen usûl analizleri incelendiğinde TRT THM repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait 83 türkünün %55,4 oranıyla 46 türkünün karma usûl, %31,2 oranıyla 26 türkünün ana usûl, %10,8 oranıyla 9 türkünün birleşik usûl ve % 2,4 oranıyla 2 türkünün çoklu usûl olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Makam, Usûl, Elazığ-Harput türküleri.

Elazığ-HarputHalk müziğiMakamlar+7
Halil İbrahim Köroğlu
Atatürk University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzun sap bağlama ve tanburun organolojik ve icra özellikleri açısından karşılaştırılması

Köklü bir geçmişe sahip olan Türk müziği, zaman içerisinde çeşitli değişim/gelişim evrelerinden geçerek çok zengin bir altyapıyla çeşitlenerek günümüze kadar süregelmiştir. Statiklikten uzak olarak dinamik bir şekilde evrenini genişleten Türk müziğinin alt türlerinde de sürekli bir değişim/gelişimin olduğunu söylemek mümkündür. Gerek Türk halk müziği çalgıları ve gerekse klasik Türk musîkisi çalgıları olmak üzere birçok farklı sazı -kendine has çeşitli icra özellikleriyle- bünyesinde barındıran Türk müziği özellikle çalgı çeşitliliği bakımından önemli bir zenginliğe sahiptir. Bu çalışma, Türk müziği için çok önemli bir yere sahip olan uzun sap bağlama ve tanbur sazının yapısal (organolojik) ve icra özellikleri açısından karşılaştırılmasına aynı doğrultuda elde edilen bulgulardan hareketle bu iki sazın benzer ve farklı noktalarının tespit edilmesine odaklanmaktadır. Araştırmanın yürütülmesinde betimsel araştırmalardan tarama modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda konuya yönelik kaynak taraması yapılmış ayrıca ulaşılabilen alan uzmanlarıyla çeşitli kişisel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma doğrultusunda başlıca; uzun sap bağlama ve tanburun tekne, göğüs (kapak) ve sap (tuşe, klavye, kol) kısımlarında kullanılan ağaçların ayrıca burgular ve burguluk kısımlarının çeşitli açılardan benzerlikler gösterdiği, mızrap malzemesi ve uzunluğu açısından önemli farklılıklar olduğu, bağlama icrasında çok önemli bir yere sahip olan 5. parmağın tanbur sazında hiç kullanılmadığı, incelenen iki sazında özellikle vibrato (süsleme) tekniğini çok farklı şekillerde gerçekleştirdikleri gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk halk müziği, Klasik Türk mûsîkisi, Tanbur, Uzun sap bağlama.

BağlamaMüzik aletleriTanbur+5
Emirhan Güler
Atatürk University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkçağlardan başlayıp, Barok döneme değin müziğin gelişimi ve müzik-toplum ilişkisi üzerine bir inceleme

ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ İLKÇAĞLARDAN BAŞLAYIP, BAROK DÖNEME DEĞİN MÜZİĞİN GELİŞİMİ VE MÜZİK-TOPLUM İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME EVREN YILDIZ Danışman : Prof. Dr. Babek KURBANOV 2Q01 -SAYFA: 87 Jüri : Prof. Dr. Babek KURBANOV Doç. Dr. Hagigat MUHARREMOVA Doç. Dr. Tamilla KASIMOVA Sesini kullanabilmeyi, eline geçirdiği nesneleri birbirine çarparak çeşitli sesler çıkarabilmeyi, hayvan kemiklerine, içi boş dallara üfleyerek sesini çoğaltmayı öğrenen insanoğlu, antik çağlarda müziği danslar ve çalgılar eşliğinde yaşamının her alanına yaymıştır. Onların, doğa güçlerinin üstesinden gelmek için mırıldandıkları ezgiler zamanla yalnızlıktan, korkudan ya da sevinçten kaynaklanan haykırışlara, yerleşik düzenle birlikte büyü ve savaş çığlıklarına dönüşmüştür. İlkçağlardan başlayıp, barok döneme gelinceye kadar, toplumun yapısı ve toplumsal değişikliklerin "müzik" üzerindeki etkileri, bu çalışmada incelenmeye çalışılmıştır, ilkel toplumlardan, Rönesans'ın sonuna kadarki süreç içinde toplumlar, belli başlıklar altında analiz edilmiştir. Aynı zamanda toplumsal yapı ve müzik etkileşimi ele alınmıştır. Müzik sanatını yönlendiren insan, toplum içindeki konumuna ve o toplumun idare şekline göre müziğini oluşturmuştur. Kuşkusuz, teknolojik gelişmeler de enstrümanların gelişmesini etkilemiştir. Gelişen enstrümanlar ise, müzik sanatını önemli ölçüde geliştirmiştir. ilkel toplumlardan alınarak ortaçağ ve Rönesans'taki müzik-toplum ilişkileri ayrı ayrı ele alınmıştır. İlkel insanı tanımak ve tanıtmakla giriş yapılmış, ilkellerin yaşamında çok önemli bir yeri olan ve müziğin doğuşuna- gelişimine etki eden büyü-din ilişkisi, bunun doğa ile olan etkileşimi de irdelenmiştir. Müzik, birçok uygulaması olan ve her şekliyle evrensel nitelik taşıyan bir sanattır. Bu sanatın gelişimine ait bilgiler çeşitli kitaplardan elde edilebilir. Ayrıca bu araştırmada, sadece literatürsel bilgi verilmemiş, çeşitli kaynakların taranması sonucu elde edilen fikir, yer yer yorum olarak sunulmuştur. Genel olarak müzik gelişimi konusunun. önemi kadar, bu araştırmada bazı bölümlerin yorum şeklinde olması ve tartışmaya yöneltmesi de önemlidir. Çalışmamızda, ilkçağlardan başlayıp, barok döneme gelinceye değin süregelen müziğin gelişimi ve müzik-toplum ilişkisi üzerine bir serüvene çıkılmıştır.

Barok ÇağMüzikMüzik tarihi+2
Evren Yıldız
Atatürk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel sermaye bağlamında geleneksel Türk sanat müziğinde yorum problemi ve şef figürü

Bu yüksek lisans tezi İzmir'deki geleneksel Türk sanat müziği grupları/koroları ve bu topluluklarda görev alan şeflerden yola çıkarak, geleneksel Türk sanat müziğinde batılı anlamda bir şeflik olup olmadığını sorgular. Çalışma, şeflerin kendilerini ve toplumun şefleri toplumsal yapı içerisinde nerede konumlandırdıklarını anlamaya çalışır. Şeflerin, şefliklerini yaparken kültürel sermayelerinden nasıl etkilendiklerini, kendileri arasında ayrımları nasıl yaptıklarını, geleneksel Türk sanat müziği eserlerini yorumlamada kültürel sermayeden hangi ölçüde yararlandıklarını sorgular. Çalışma, şeflerin, hangi teknik ve beceriler ile şeflik becerilerini gerçekleştirdiklerini, şef olabilmek için gerekli müzikal ve müzik dışı unsurların neler olduğunu, geleneksel Türk sanat müziğinde bir yorum probleminin var olup olmadığını, şeflerin eserleri yorumlar ve öğretirken nelere dikkat ettiğini, şeflerin zevk ve beğenilerinin oluşmasındaki etkenleri, şeflerin alanda konum elde etmek ve sağlamlaştırmak için hangi stratejileri kullandığını kültürel sermaye bağlamında irdelemeyi hedeflemektedir. Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Bourdieu sosyolojisine ve bu sosyolojinin temel kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde literatür taraması ve alan çalışması sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, geleneksel Türk sanat müziği, koro ve şeflik kavramları hakkında bilgiler verilip, geleneksel Türk sanat müziğindeki şeflik ve kültürel sermaye, habitus arasındaki ilişki ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Geleneksel Türk sanat müziğinde şeflik yaparken şeflerin kültürel sermayenin hangi biçimlerini kullandıkları, çalışmamız için önemli bir sorudur. Bu sebeple ikinci bölümde "Kurumsallaşmış Kültürel Sermaye Bağlamında Geleneksel Türk Sanat Müziği'nde Şeflik", "Bedenselleşmiş Kültürel Sermaye Bağlamında Geleneksel Türk Sanat Müziği Şef Teknikleri", "Nesneleşmiş Kültürel Sermaye Bağlamında Şeflik" başlıkları altında bu konu ayrıntılı olarak incelenmiştir.

HabitusKoroKurumsallaşma+7
Emin Yıldırım
Bingol University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Klasik müziğe tonalite ve atonalite bağlamında elektrofizyolojik yaklaşım

"Müzikte Beyin Yanıtlılığı" ana başlığı altında iki farklı disiplin olan biyofizik ve müzikolojinin kuramsal ve yötemsel araçları kullanılarak gerçekleştirilen bu tez çalışmasında "tonal ses birliktelikleri atonal ses birlikteliklerine göre daha çok tercih edilir" hipotezinden yola çıkılarak tonal ve atonal ezgili akorların beyinde yarattığı etkiler gözlemlenir. Bu ses birlikteliklerine verilen elektrofizyolojik tepkiler ölçülürken, aynı zamanda bu ses birlikteliklerinin müzik beğenisi ve duygular üzerindeki etkisi de incelenir. Bulgular literatür bağlamında değerlendirildiğinde tonal ve atonal ses birlikteliklerinin hipotezi destekler yönde etkiler yarattığı sonucuna varılır. Müzisyen ve müzisyen olmayan kadın bireylere odaklanan bu tez çalışmasında, katılımcılar 19-45 yaş aralığında, sağlıklı, sağ el kullanan, 10 müzisyen (piyanist) ve 10 müzisyen olmayan 20 gönüllüden oluşmaktadır. Katılımcılara tonal ve atonal ses birliktelikleri EEG çekimi sırasında dinletildi, EEG çekimlerinden sonra katılımcılarla yapılan görüşmelerde dinledikleri uyaranları değerlendirmeleri istendi. Görüşme sonucunda elde edilen bulgularla elektrofizyolojik bulgular literatürle ilişkilendirilerek tartışıldı.

AtonalBiyofizikElektrofizyoloji+6
Fatma Pınar Kebapçılar
Bingol University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00