
16
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Raylı sistem elektrifikasyonu katener sistemlerinde pandül verilerinin yapay sinir ağları ile tasarlanması
Bu tez çalışmasında, raylı sistemlerde pandül boyları verisinin yapay sinir ağları ile elde edilmesi ele alınmıştır. Demiryolu taşıma sistemlerinde elektrikli işletmeciliğinde elektrifikasyon sistemlerinin önemi çok büyüktür. Elektrik enerjisi ile çalışan tren setlerinde pantografın temas ederek enerji aldığı seyir telleri, sürekli temas telleri olduklarından ray üstünden yüksekliklerinin her noktada aynı olması sağlanmalıdır. Seyir tellerini belirlenen yükseklikte sabit tutabilmek için seyir telinin üzerinde aynı hizada giden bir taşıyıcı portör teli tesis edilir ve pandül adı verilen ara bağlantı elemanlarıyla seyir teli portör teline asılır. Pandüllerin; taşıyıcı telin sehimi, seyir telinin sehimi, tellerin gerginliği vb. değişkenlere göre konumlarının ve boylarının titizlikle belirlenmesi gerekmektedir. Literatürde, pandül verilerinin hesaplanması, modellenmesi ve simülasyonlara dahil edilmesi, diferansiyel denklemler, doğrusal olmayan denklem sistemlerinin çözümü, sonlu elemanlar yöntemi vb. hesaplamalar içerebilmektedir. Pandül hesapları önceleri manuel belirlenirken, günümüzde bazı firmaların geliştirdiği pahalı bazı yazılımlar ile hesaplanabilmektedir. Bu çalışmada özgün bir yaklaşım olarak, pandül verilerinin elde edilebilmesi için daha önceki projelerde kullanılan pandül verileri aracılığıyla Matlab® yazılımı ile yapay sinir ağları eğitilmiştir. Böylelikle, test verileri ile yapılan incelemede pandül boylarının otomatik olarak yüksek bir doğruluk seviyesinde hesaplanabildiği gözlenmiştir.
Kent içi raylı ulaşımda yol kullanım hakkı kavramı ve eskişehir batıkent tramvay hattı duraklarının hizmet performansının çok kriterli karar verme yaklaşımı ile değerlendirilmesi
Yirminci yüzyıl gerek sanayi devriminin gerekse buna bağlı teknolojik gelişmelerin insan hayatını etkilediği zamanlardır. Bu etkileşim ile insanların ihtiyaçları, çalışma şekilleri ve bunlara bağlı olarak yaşam alanları şekillenmiştir. Bu değişim elbette kentleri de etkilemiş ve nüfus yoğunluğunun artmasına ve ulaşım problemlerinin doğmasına sebebiyet vermiştir. Kentler daha karmaşık hale gelmiş ve alan sıkıntısından ve artış gösteren ulaşım hareketi isteğinden dolayı çeşitli ulaştırma modlarının gelişmesinin önü açılmıştır. Raylı sistemler kentlerde verimli kullanımı ile ön plana çıkan bir ulaştırma modu olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmamızda bir sistemden elde edilebilecek verimi, raylı sistem taşıtlarının hareketini etkileyen ve 3 temel tipe (tip A, tip B ve tip C) sahip olan yol kullanım hakkı terimi ve çeşitleri açıklanmış; C ile B tipi yol kullanım hakkının iyileştirmesinde kullanılabilecek uygulamalar incelenmiştir. Sonrasında, bir tramvay hattındaki durakların hizmet performansının incelenmesinde kullanılabilecek, durağın potansiyel yolcu sayısı (hizmet alanı), planlı çizelgeye uyum (güvenilirlik), tramvay durağa ulaşana kadar yolcunun duraktaki rahatlık düzeyi (konfor) ve durağa erişim kolaylığı (güvenlik) ölçütlerini içeren AHP-TOPSIS ve uzman görüşleri kullanılarak uygulanan bir metodoloji önerisinde bulunulmuştur. Önerilen metodolojinin Batıkent hattında uygulaması ile kullanımına örnek verilmiştir.
Demiryolu araçlarında enerji verimliliğini arttırmak için optimum yalıtım kalınlığının nümerik olarak incelenmesi
Ulaşımda enerji verimliliği, son yıllarda ortaya çıkan ve büyüyerek devam eden enerji krizi nedeniyle üzerinde çalışılması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca işletme sırasında kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklanan ve çevreye olumsuz etkileri olan CO2 salınımının düşürülebilmesi için enerji tüketimini azaltabilecek sistemler geliştirilmektedir. Önemi ve kullanımı her geçen gün artan demiryolu yolcu taşımacılığında gelişen teknoloji ile birlikte yolcuların konfor şartları sürekli iyileştirilmektedir. Konfor şartlarını sağlayan iklimlendirme sistemleri için kullanılan enerji, trenin tüketilen toplam enerji miktarının yaklaşık %30'unu oluşturmaktadır. Bu çalışmada yolcu taşımacılığında kullanılan vagonların ısı kaybını azaltabilmek için kullanılan yalıtım malzemesinin kalınlığı ve çeşidinin trenin enerji tüketimine olan etkisi araştırılmıştır. Tren zarfının incelenebilmesi için yapı bölümlere ayrılarak modellenmiştir. Belirlenen bölümler farklı yalıtım malzemesi kalınlıklarında oluşturulmuştur. Yalıtım malzemesi çeşitleri tanımlanarak parametrik bir analiz yapılmıştır. Tren zarfının enerji tüketimine etkisini görebilmek için analizler yaz ve kış koşullarında farklı sıcaklıklarda değerlendirilmiştir. Analizler için ticari bir yazılım olan ANSYS kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler karşılaştırma yapılabilecek şekilde hazırlanmıştır. Malzemenin ısı iletim katsayısının azalmasının ve kalınlığının artması ile enerji tüketiminin azalması arasındaki ilişki, yapılan hesaplamalar ile birlikte sunulmuştur.
Vagon bakım verilerinin arıza tipi, vagon tipi ve bakım atölyesine bağlı istatistiksel analizi
Günümüzde demiryolu ile yük taşımacılığı, küresel demiryolu taşımacılığı faaliyetinin yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır. Yolcu ve yüklerin demiryolu taşımacılığına kaymasını sağlamak için raylı sistemlerden elde edilecek gelirleri arttırmaya ve maliyetleri azaltmaya yönelik politikalar geliştirilmelidir. Demiryolu maliyetlerinin en önemli kalemlerinden biri bakım maliyetleridir. Bakım maliyetlerinde iyileştirmelerin yapılması verimli ve etkili bakım aktivitelerinin belirlenmesi ile sağlanmaktadır. Çalışmada 2019 ve 2022 yılları arasında bakım tarihleri, bakım süreleri, vagon tipleri ve arıza tanımlarının olduğu bilgilerin bulunduğu veriler kullanılarak birçok yönden analizler yapılmıştır. Yapılan veri analizlerindeki ana nokta demiryolu sektöründe bulunan sınırlı istihdam nedeniyle verimli ve etkili bir bakım politikası ve planı için önemli noktaların öne çıkartılmasıdır. Verilerin istatistiksel analizi ile ilk olarak tamire en çok vagon tutan atölyeler ve tamire tutulma nedenleri belirlenmiştir. Bu tamire tutulma nedenleri yani arıza nedenleri incelenmiştir. Bu arıza nedenlerinin vagon detayları incelenmiştir. Sonrasında en çok hangi vagonların tamire gönderildiği analiz edilmiştir. Her vagon tipi için arızalar incelenerek detayları incelenmiştir. Son olarak tamire tutan ilk beş bakım lokasyonu vagon tipi ve tamire tutma nedenlerine göre analiz edilmiştir. Çalışmada genelden özele giderek bakım faaliyetleri için analizler çıkartılıp, sonuç kısmında tavsiyeler verilmiştir.
Raylı sistemlerde sinyalizasyon ve fonksiyonel güvenlik simülasyonu ve tasarımı
Raylı sistemlerde günümüzde otonomlaşma artarken, hata durumlarında sistemin kendi güvenliğini sağlayarak olumsuz durumu ortadan kaldırmasını sağlayacak fonksiyonel güvenlik tasarımlarının oluşturulması, güvenlik için oldukça önemlidir. Bu çalışmada, raylı sistem sinyalizasyonunda fonksiyonel güvenlik kapsamında, bir engel önünde durmak üzere fren yapan trenler için bir hata durumunda kaza yapma simülasyonları oluşturulmuştur. Avrupa Demiryolları Ajansının dokümanı yardımıyla Metro ve Yüksek Hızlı Tren için fren eğrileri üretilmiştir. Daha sonra, UNISIG konsorsiyumun belirlediği emniyet analizi dokümanından, frenleme öncesi ve sonrasında meydana gelebilecek çeşitli hatalar seçilerek ve hata durumlarında acil fren önerileri eklenerek örnek bir hata ağacı analizi oluşturulmuştur. Ardından, Matlab ortamında programlar yazılarak, simülasyonlar oluşturulmuştur. Hataların rassal olarak meydana geldiği Monte Carlo Simülasyonları ile kaza oranları belirlenmiş, acil frenlerin devreye girme sürelerinin kaza olasılığı üzerine etkisi araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar çeşitli açılardan değerlendirilmiş ve tartışılmıştır. Sonuç olarak, kazaların sıfırlanabilmesi için, ileri düzey teknolojiye dayanan fonksiyonel güvenlik sistemlerinin gerekliliğine vurgu yapılmış ve yeni önerilerde bulunulmuştur.
Demiryolu işletmelerinde emniyet kültürü: TCDD taşımacılık A.Ş. tren makinistleri örneğinde bir faktör analizi çalışması
Demiryolu sektöründe yaşanan kazalar büyük zararlara yol açmanın yanı sıra demiryolu taşımacılığına olan güvenin azalmasına yol açmaktadır. Demiryolu sektöründe yaşanan kazaların kök nedenleri incelendiğinde büyük bir kısmının insan faktörü kaynaklı olduğu görülmektedir. İnsan faktöründen kaynaklanan kazaların büyük bir kısmının sebebi kurallara uymamak olduğu görülmektedir. Geleceğin ulaşım modu olarak görülen demiryolu taşımacılığında çalışanların emniyete dair tutumlarının nicel olarak ölçülebilmesini sağlayacak emniyet kültürü ölçme aracı, organizasyonların emniyet kültürü oluşturmalarında etkin bir araç olarak kullanılabilecektir. Organizasyonlarında pozitif emniyet kültürü oluşturabilen demiryolu şirketleri ise demiryolu kazalarının önlenmesi yönünde en önemli adımı atmış olacaklardır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Oluşturulan ölçme aracının boyut sayısının belirlenmesi için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) yapılmıştır. AFA sonrasında oluşturulan ölçüm aracına AMOS programı kullanılarak Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. Böylelikle tren makinistlerinde emniyet kültürü algısını ölçmek için geliştirilen beş faktörlü ölçüm modelinin yapı geçerliliğinin doğrulandığını söylemek mümkündür.
Kent içi raylı ulaşım istasyonlarının yapısal ve mimari tasarım kriterleri, iyileştirme ve uygulama örnekleri
Kent içi raylı ulaşım sistemlerinde istasyonlar kamusal niteliğe sahip mekanlar olarak değerlendirilmektedir. Yolcu taleplerine hizmet edecek ve yolcuların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenmesi gereken istasyonların, istasyona bağlı mekanların ve çevresel unsurların daha kullanışlı ve göze hitap edecek hale getirilmesi, yolcuların istasyonlara ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılması gibi çalışmalar istasyonları tercih ve odak noktası konumuna getirmek amacıyla yapılmıştır. Bu tez çalışmasında, kent içi raylı ulaşım sistem istasyonlarının çevre planlamasına, istasyonların mekân organizasyonuna, istasyon tasarımında kullanıcıyı etkileyecek ögelere, istasyon konumlandırılmasına yönelik yer seçimini etkileyen parametrelere, engelli yolcular için gerekli tasarımlara ve istasyonların kapasitelerine ilişkin başlıklar ile kent içi raylı ulaşım istasyonlarının yapısal ve mimari tasarım kriterleri incelenmiştir. Ayrıca metro istasyonlarının kapasitelerinin hesaplanmasına yönelik kullanılan ölçütler sıralanmış ve kapasite hesabının temel akış süreci aktarılmıştır. Kent içi raylı ulaşım istasyonlarında kullanıcıyı rahatlatacak ve yolcu trafiğine katkıda bulunacak mevcut standartlar kapsamında tasarım kriterleri incelenerek kent içi raylı ulaşım istasyonları üzerinde yapılabilecek iyileştirme ve öneriler geliştirilmesini sağlamak tez çalışmasındaki amaçlardan biridir. Bu sayede kent içerisinde yaşanan ulaşım sorunlarını çözerek toplu ulaşımda en uygun sistemin seçilmesi hedeflenmiştir.
Vagon arıza verilerinin kümeleme yöntemleri ile analizi
Türkiye'deki vagon arıza kayıtları baz alınarak, vagon cinsi ve arıza tipi bilgisi kullanılarak, vagonların gönderileceği bakım atölyesi kümeleme yöntemleri ile kestirilecektir. Aynı şekilde, vagon cinsi ve atölye bilgisi kullanılarak arıza tipi kestirimi de kümeleme yöntemleri ile gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda, Kendini Organize Eden Haritalar (SOM) ve K-Ortalama yöntemleri kullanılacaktır. SOM yöntemi, veri setlerini görselleştirerek yüksek boyutlu verilerin iki boyutlu bir harita üzerinde gösterilmesini sağlar ve bu sayede benzer özelliklere sahip verilerin aynı kümede toplanmasına imkan tanır. K-Ortalama yöntemi ise veri noktalarını önceden belirlenmiş K adet küme merkezine yakınlıklarına göre atar ve bu merkezlere en yakın veri noktalarını aynı kümede toplar. Bu yöntemlerin bir arada kullanılması, vagonların bakım süreçlerinin daha verimli ve sistematik bir şekilde yönetilmesine olanak tanıyacaktır. Ayrıca, arıza tiplerinin doğru şekilde kestirilmesi ve uygun atölyelere yönlendirilmesi, bakım süreçlerinin hızlanmasına ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlayacaktır. Bu sayede, demiryolu işletmelerinin operasyonel verimliliği artacak ve bakım planlaması daha etkili bir şekilde yapılacaktır.
Yüksek hızlı tren işletmeciliği esnasında yapılan bildirimlerin emniyet açısından incelenmesi
Demiryollarında meydana gelen kaza öncüsü niteliği taşıyan hatalar, arızalar, ramak kala olaylar, kaza incelemeleri, kaza raporları büyük maddi hasarlı ve ölümlü kazaların verilerinin tutulması ve gelecekte bu tarz olayların yaşanmasını önlemek için emniyet yönetim sistemine girdi sağlaması ve çalışanların emniyet kültürü bilinci içerisinde hareket etmeleri oldukça önemlidir. Emniyetin sürekliliğinin sağlanması ve kazaların önlenmesi için seneler içerisinde kaza nedensellik modelleri ve metotları oluşturularak, kaza verilerinin tutulması ile kazaların önüne geçilmesi için kaza piramidi, domino teorisi, İsviçre peyniri modeli, papyon modeli gibi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Çalışmada 2009-2020 yılları arasında yüksek hızlı tren işletmeciliği esnasında yapılan bildirimlerin veri analizi yapılarak, bildirimler sistemler bazında sınıflandırılmıştır. Bildirimlerin sistemler bazında yıllara göre dağılımı kapsamında milyon.tren km başına frekans analizleri yapılmıştır. Sonrasında bildirimler kaza inceleme ve raporlama yönergeleri kapsamında kaza ve kaza öncüleri olarak hasar durumunu da içerecek şekilde sınıflandırılmıştır. Kaza ve kaza öncüllerinin hasar bilgileri ile yıllara dağılımlarının frekans analizi yapılmıştır. Son olarak veriler kullanılarak Heinrich kaza piramidine göre bir uyarlama ve karşılaştırma yapılmıştır.
Hafif raylı taşıma aracı için veriye dayalı güneş ve hidrojen destekli enerji sistemi tasarımı
Ulaşım sektörünün büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlılığı, dünya genelinde enerji tüketimi ve karbon gazı emisyon oranlarında artışa neden olmaktadır. Fosil yakıtların kullanılması ile iklim değişikliği, hava kirliliği ve ekonomik sorunlar gibi ciddi konular enerji konusunda zorluklara yol açmaktadır. Bu çalışma, raylı sistemler sektörüne alternatif enerji kaynağı olarak hidrojen yakıt hücreleri ve güneş enerjisinin entegrasyonunu ve Türkiye'de hali hazırda kullanılan bir hafif raylı taşıma aracı olan tramvayda kullanımını incelemektedir. Elde edilen hidrojen enerjisi, farklı yapılardaki hidrojen tanklarında depolanabilmekte ve ihtiyaca göre bir yakıt hücresi sistemi aracılığıyla elektrik enerjisine çevrilerek yük talebinin karşılanmasında rol oynamaktadır. Buna ek olarak, temiz ve çevresel bir enerji kaynağı olan güneş enerjisi, fotovoltaik teknolojilerle elde edilerek kullanılmaktadır. Tüm bunları gerçekleştirebilmek adına Proton Değişim Membranlı Yakıt Hücresi verileri, tramvayın kullanıldığı bölgeye ait güneş ışınım ve sıcaklık verileri ve tramvayın enerji tüketim verileri kullanılarak Matlab Simulinkte bir model oluşturulmuştur. Bu modelleme üzerinden yapılan simülasyonlar sonucunda tramvayın enerji tüketim ihtiyacının en az %8 ve en fazla %36 olarak karşılanabildiği bulunmuştur.
Türkiye demiryolu tedarik endüstrisinin uluslararası rekabet gücünün analizi
Demiryolu tedarik endüstrisi son dönemlerde Türkiye'nin öncelikli sektörlerinden birisi haline gelmiştir. Demiryolu sektörü içerisinde ye alan demiryolu tedarik endüstrisi, demiryolu sistem ve araçlarının üretimi, bakımı ve işletilmesi için gerekli malzeme ve hizmeti sağlar. Tedarik endüstrisi demiryolu sektörünün önemli bir bileşenidir. Çalışmamızda, Türkiye demiryolu tedarik endüstrisinin küresel ölçekte rekabet gücünün analizi amaçlanmaktadır. Sektörün 2012-2022 yılları arasındaki ticaret sonrası verileri temel alınarak açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yaklaşımına göre uluslararası rekabet gücü analiz edilerek ölçülmüştür. Ayrıca ihracat/ithalat oranı endeksi, net ihracat endeksi, ihracat piyasa payı endeksi ve AGL endeksi de kullanılarak çalışma desteklenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, sektörün toplam bazda net bir rekabet avantajına sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ancak sektörün en fazla rekabet gücüne sahip olduğu alt grup yük vagonudur ve sektörün bu alanda ihracatı giderek artmaktadır.
Raylı sistem işletmelerinde finansal analiz: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi uygulaması
Finansal analiz, bir şirketin finansal durumu ve performansını, özellikle kârlılığını ve operasyonel verimliliğini ölçmek için kullanılan temel bir araçtır. Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi özelinde raylı sistem işletmelerinde finansal analizin uygulanabilirliği incelenmiştir. Çalışmanın amacı, demir yolu taşımacılığı sektöründe finansal analizin öneminin doğrulanması ve şirketin finansal durumu ve performansının değerlendirilmesidir. Çalışmada şirketin bilanço ve gelir tablosu gibi temel finansal tabloları analiz edilerek likidite, borçluluk ve kârlılık gibi finansal sağlığına ilişkin bilgiler ortaya koyulmuştur. Ayrıca oran analizi gibi yöntemler üzerinden finansal performansı geçmiş yıllarla karşılaştırılmış ve gelecekteki potansiyel performansa ilişkin çıkarımlar yapılabilmesi sağlanmıştır. Çalışmanın sonuçları, şirketin finansal sağlığının genel olarak güçlü olduğunu ancak bazı iyileştirmeler yapılabileceğini göstermiştir. Şirkete operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çabalara girişilmesi ve daha etkin bir maliyet kontrolünün yapılması önerilebilir. Sonuçlar, finansal analizin şirketin stratejik planlama süreçlerinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, bu çalışmada, örnek şirket üzerinden raylı sistem işletmelerinde finansal analizin önemi ve uygulanabilirliği ortaya koyulmuştur. Finansal analiz, raylı sistem işletmelerinin finansal durumlarını anlamalarına, stratejik kararlar almalarına ve uzun vadeli sürdürülebilirliklerini sağlamalarına yardımcı olan bir araç olarak kullanılabilir.
Merkezi radyal yük altında elastik kenar kısıtlamalı eğrisel kabukların düzlem içi burkulması
Bu çalışmada, merkezi bir radyal yük etkisi altında elastik kenar kısıtlamalı eğrisel kabukların elastik burkulma davranışının sayısal olarak araştırması yapılmıştır. Elastik kenar sınırlamalarının yük taşıma kapasitesi üzerindeki etkisini karakterize etmek için çeşitli tasarım parametreleri ifade edilmiştir. Bu parametreler kabuk düzlemin et kalınlığı, kabuk düzlemin uzunluğu, eğrisel kabuğun yarıçapı, eğrisel kabuğun yay açısı ve kenar kısıtlamasını sağlayan yayların sertlik derecesi olarak tanımlanabilir. Burada bu parametrelere bağlı olarak elastik kenar sınırlamalı eğrisel kabukların sabit kenar kısıtlamalı eğrisel kabuklara oranla yük taşıma kapasitesindeki değişimi de incelenmiştir. Bu parametrelerden eğrisel kabuğun derinliği ve yarıçapı sabit tutularak et kalınlığı, merkez yay açısı ve elastik yay katsayıları değiştirilmiştir. Elde edilen analiz sonuçları birbiriyle ve sabit kenar koşullarına göre kıyaslanmıştır.
Ekişehir Hasanbey Lojistik Merkezi emniyet kritik personel için görev planlama sistemi geliştirilmesi
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi (TCDD Taşımacılık A.Ş.) çeşitli iş süreçlerini daha etkin yönetmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla Kurumsal Kaynak Yönetimi (KKY) sistemini kullanmaktadır. KKY sistemi hemen hemen tüm süreçlere entegre edilmiş olmasına rağmen trenlerde görev alacak personelin planlanması halen bu işlerde görevlendirilen çalışanlar tarafından geleneksel şekilde yapılmaktadır. Bu tez çalışmasında, Eskişehir Hasanbey Lojistik Merkezi'nin sorumluluk bölgesindeki trenlerde, "emniyet kritik görevleri yerine getiren tren makinistlerinin çalışma saatlerinin, Microsoft Office Access SQL programlama dilinde işlenmesi ve böylece söz konusu personelin görev planlamasının yapılması" amaçlanmıştır. Planlama ile personelden optimum verimlilik sağlanması, eşit süreli çalışma saatlerine ulaşması hedeflenmektedir. Geleneksel yöntemlerle kesin kontrol etmenin zaman aldığı ve zorluklarının bulunduğu; hat yetkisi, lokomotif yetkisi, sağlık, psikoteknik yeterlilikleri gibi bileşenlerin de sistem tarafından kontrol altına alınabilmesi hedeflenmektedir.
Farklı tip balast malzemelerinin karşılaştırılması: Balast kirliliği, bakım kolaylığı ve sürdürülebilirlik yönünden değerlendirilmesi
Demiryolu hatlarının güvenli ve verimli işletilmesi için uygun altyapı ve özellikle balast malzemesi seçimi büyük önem taşımaktadır. Balast olarak granit, bazalt, kireçtaşı, çakıl ve cüruf gibi çeşitli malzemeler kullanılmakta; her biri mekanik dayanım, drenaj kapasitesi, kimyasal direnç ve maliyet açısından farklı avantaj ve dezavantajlara sahiptir. Balast seçimi; hattın coğrafi koşulları, malzeme kaynağına uzaklık, lojistik imkânlar, maliyet ve sürdürülebilirlik gibi faktörler dikkate alınarak yapılmalıdır. Uygun olmayan balast, ray geometrisinin bozulmasına, drenaj sorunlarına ve işletme maliyetlerinin artmasına neden olabilir. Bu çalışmada, mevcut demiryolu hatlarında kullanılan balast malzemeleri ve karşılaşılan sorunlar incelenecek; alternatif balast malzemeleri, mekanik ve kimyasal dayanım, sürdürülebilirlik, temin kolaylığı gibi açılardan karşılaştırılacaktır. Ayrıca, balast üretiminde kullanılan madencilik yöntemlerinin çevre ve insan sağlığına etkileri, balast kirliliği ve bakım süreçleri de değerlendirilecektir. Farklı malzemelerin avantaj ve dezavantajları tablo ve Şekillerle sunulacak, hangi koşullarda hangi balast malzemesinin daha uygun olduğu ortaya konacaktır.
Yüksek hızlı demiryollarında ray taşlama yöntemiyle yeniden profillendirilerek rayın kullanım ömrünün uzatılması
Bu çalışmada, yüksek hızlı tren raylarında yapılan makina ile taşlama işleminin etkinliği incelenmiştir. Taşlama işlemi, ray yüzeyindeki düzensizlikleri gidermek, aşınmayı kontrol altına almak ve tekerlek-ray etkileşimini optimize etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Taşlama işleminin doğruluğunu ve başarısını değerlendirmek için DQM, RMF ve Wilmec cihazlarıyla yapılan ölçümler kullanılmıştır. DQM cihazı ile rayın enkesit profili ve mevcut aşınma durumu belirlenmiş, RMF cihazı ile ray yüzeyindeki ondülasyonlar ölçülmüş ve Wilmec cihazı ile taşlama sırasında kaldırılan metal miktarı hesaplanmıştır. Yapılan ölçümler, makina ile taşlama işleminin büyük ölçüde başarılı olduğunu ve ray yüzeyindeki düzensizliklerin önemli oranda giderildiğini göstermektedir. Ancak, bazı bölgelerde daha hassas düzeltmeler gerektiği tespit edilmiş ve bu alanlarda elle taşlama yapılmıştır. Son olarak, elle taşlama işlemi sonrasında Railstraight Wave cihazı ile yapılan ölçümler, taşlama işleminin başarılı olduğunu ve ray yüzeyinin ideal profile yaklaştığını doğrulamıştır. Bu çalışma, makina ile taşlamanın yüksek hızlı tren hatlarında etkili bir bakım yöntemi olduğunu ve gerektiğinde elle taşlama ile desteklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır