
2
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Gıda güvencesi açısından tarımsal girişimciliğin önemi ve Harran Üniversitesi öğrencilerinin tarımsal girişimcilik potansiyelinin analizi
Bu çalışmanın amacı, bütün dünyada giderek artmakta olan gıda güvencesi sorunu açısından tarımsal girişimciliğin potansiyel önemini ortaya koymak ve Harran Üniversitesi öğrencilerinin tarımsal girişimcilik potansiyelini sosyal ve demografik özellikler üzerinden değerlendirmektir. Tarımsal faaliyetler, insanlık için zorunlu temel gıda ürünlerinin üretimine zemin oluşturması açısından hem ekonomik ve hem de stratejik bir öneme de sahiptir. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ve tarımsal girişimciliğin desteklenmesi, hem üretimin devamlılığı hem de kırsal kalkınma açısından kritik öneme haizdir. Bu araştırmada, 433 Harran Üniversitesi öğrencisine Gıda Güvencesi Kaygı Ölçeği ve Tarımsal Girişimcilik Niyeti Ölçeği uygulanarak, cinsiyet, kırsal bağlantı, bölüm, meslek durumu ve hane halkı büyüklüğünün etkileri değerlendirilmiştir. Bağımsız örneklemler t-testi sonuçları, erkek öğrencilerin kadınlara kıyasla daha yüksek tarımsal girişimcilik niyeti (t = -4.651; p < 0.001), algılanan davranışsal kontrol ve kişisel tutum sergilediğini göstermektedir. Aile kökenleri itibariyle kırsal hayat ile bağlantısı devam eden öğrenciler, şehir kökenlilere nazaran girişimcilik niyeti (t = 2.752; p = 0.006) ve davranışsal kontrolde (t = 2.442; p = 0.015) daha yüksek puana sahiptir. Harran Üniversitesi'nin teknik bölümlerinde okuyan öğrenciler, sosyal bölüm öğrencilerine nazaran tüm alt boyutlarda daha yüksek girişimcilik eğilimi göstermektedir (t = 6.136; p < 0.001). Ailesi çiftiçilik yapan öğrenciler, diğerlerine göre nispeten daha yüksek girişimcilik niyeti ve davranışsal kontrol sergilemektedir. Kalabalık ailelerde yaşayan öğrencilerde gıda güvencesi kaygısı daha yüksek bulunmuştur (H = 7.303; p = 0.026). Pearson korelasyon analizi, gıda güvencesi kaygısı ile tarımsal girişimcilik niyeti arasında pozitif yönde ilişki olduğunu (r = 0.258; p < 0.01), basit doğrusal regresyon analizi ise kaygının niyeti yordadığını (R² = 0.067; β = 0.258; p < 0.001) ortaya koymaktadır. Yetersiz gıda üretimi ve gıdaya erişim faktörleri, girişimcilik niyetini olumlu yönde etkilerken, beslenme alt boyutu negatif bir ilişki sergilemektedir (R² = 0.034; β = -0.850; p < 0.05). Sonuçlar, gıda güvencesi kaygısının tarımsal girişimcilik niyetini yönlendirdiğini ve özellikle kırsal çevre bağlantılı, teknik bölümlerde okuyan, çiftçi ailelerden gelen erkek öğrencilerin daha yüksek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Araştırma, gıda güvencesinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi bağlamında genç nüfusun tarımsal faaliyetlere teşvik edilmesinin stratejik önemde olduğunu göstermekte ve eğitim, finansman, mentorluk ve ileri teknolojiler gibi destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğuna dair bulguları kapsamaktadır. Ancak, çalışmanın Harran Üniversitesi öğrencileriyle sınırlı olması, elde edilen sonuçların genele teşmil edilmesi açısıdan bir kısıt teşkil etmektedir. Gelecekte yapılacak araştırmaların, diğer genç nüfusu da kapsayacak daha geniş örneklemlerle yapılması önerilmektedir. Bu çalışma, uygulayıcılara ve politika yapıcılara gençlerin tarımsal girişimcilik potansiyelini artırmaya yönelik önemli bir perspektif sunmaktadır.
TRC2 bölgesinde kadın yoksulluğunun nedenleri: Sosyo-ekonomik bir araştırma
Bu araştırma, Türkiye'nin TRC2 bölgesinde yaşayan kadınların yoksullukla olan ilişkisini sosyo- ekonomik bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Kadın yoksulluğu, çok boyutlu bir olgudur. Bu amaçla TRC2 bölgesinde yer alan Şanlıurfa ve Diyarbakır kentlerinin merkez ilçelerinde yaşayan kadınların yoksulluğunun bölge dinamikleri ile ilişkisi kuramsal ve olgusal düzeyde incelenmiştir. Çalışmada karma yöntem tercih edilerek nitel ve nicel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Solak ve Göregenli (2009)'un geliştirdikleri ölçek kullanılmıştır. Nicel aşamada, TRC2 bölgesinde basit tesadüfi örneklem tekniğiyle seçilen 301 kadınla yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiş; elde edilen veriler SPSS-27 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sosyodemografik sorular için frekans tablosu oluşturulmuştur. Değişkenlerin grup ortalamalarındaki farklılıkları görebilmek için 2 gruplu değişkenlerde bağımsız örneklem t-test analizi, 3 ve daha fazla gruplu değişkenlerde non-parametrik Kruksal Wallis-H analizi uygulanmıştır. Ölçeklerin birbirleri arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü tespit edebilmek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Analizler alfa=0,05 seviyesinde uygulanmıştır. Nitel aşamada ise TRC2 bölgesinde yaşayan 20 kadınla yapılan derinlemesine mülakatlar aracılığıyla, yoksulluğun bireysel anlatıları ve deneyimsel boyutu derinlemesine analiz edilmiştir. Yapılan ölçekler doğrultusunda yapısal atıflar (3,77) ile yüksek ortalamalarla öne çıkarken, bireyci atıfların (2,54) ile daha düşük kaldığı gözlemlenmiştir. Katılımcılar kadın yoksulluğunu bireysel yetersizliklerin yanında yapısal eşitsizliklerle de ilişkilendirmiştir. Bunun yanında işsizlik, düşük gelir; Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis analizi sonuçlarına göre, asgari ücret ve altında gelir beyan eden kadınlar, daha yüksek gelir grubundaki kadınlara kıyasla yoksulluk algısında anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir (p<.05). Eğitim seviyesi arttıkça yoksulluk algısının azaldığını gösteren negatif korelasyon bulunmuştur (r= –.42, p<.01). Sonuç olarak, bu çalışmada kadın yoksulluğu yalnızca bireysel çaba ve mikro düzeyli sosyal yardımlarla çözülebilecek bir sorun olarak değil, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan, bütüncül kamu politikaları ve bölgesel kalkınma stratejileri ile ele alınması gereken toplumsal bir mesele olarak değerlendirilmiştir. Araştırma, hem akademik literatüre katkı sunmakta hem de kadın yoksulluğuna yönelik sosyal politika geliştirme süreçlerine rehberlik edecek öneriler içermektedir.