İstanbul Nişantaşı University
Anabilim Dalı

Genel Psikoloji Anabilim Dalı

İstanbul Nişantaşı University

6

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

6 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dürtüsel satın alma eğilimiyle yürütücü işlevler, dürtüsellik ve kişilik arasındaki ilişkinin yapısal eşitlik modeli ile incelenmesi

Bu çalışmanın amacı dürtüsel satın alma ile kurulumu değiştirme, inhibisyon, seçici dikkat, çalışma belleği, dürtüsellik, kişilik ve duygudurum arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmaya 33 kadın, 34 erkek olmak üzere 67 kişi katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 21,61 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların kurulumu değiştirme ve problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Wisconsin Kart Eşleme Testi, seçici dikkati ölçmek amacıyla Stroop Testi TBAG Formu, inhibisyon ve dikkati sürdürmeyi ölçmek amacıyla Londra Kulesi Testi, çalışma belleğini ölçmek için Wechsler Bellek Ölçeği-III Harf-Sayı Dizisi Alt Testi kullanılmıştır. Ayrıca dürtüsel satın alma eğilimini ölçmek amacıyla Dürtüsel Satın Alma Ölçeği, pozitif ve negatif duygudurumunu ölçmek amacıyla Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği, dürtüselliği ölçmek amacıyla Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu ve kişilik boyutunu ölçmek amacıyla Davranışsal İnhibisyon Sistemi / Davranışsal Aktivasyon Sistemi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verilerine Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t-testi, ılımlaştırıcı analiz ve yapısal eşitlik modeli (YEM) analizleri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Dürtüsel Satın Alma Ölçeği ile Stroop Testi TBAG Formu'nun 5.Bölüm Düzeltme puanı; LKDX Testi'nin Zaman İhlali, Yürütme Zamanı ve Toplam Zaman puanları; Barratt Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu'nun Dikkat Dürtüselliği alt boyutu ile anlamlı korelasyon ilişkisi bulunmuştur. YEM analizi sonuçlarına göre; inhibisyon gizil değişkeninin dürtüsel satın alma bağımlı değişkenini anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Ayrıca Dürtüsellik gizil değişkeni dürtüsel satın almayı anlamlı olarak yordamaktadır. Kadın katılımcılar ile yapılan YEM'de kurulumu değiştirme ve inhibisyon; erkek katılımcılarda ise Stroop Testi TBAG Formu 5.Bölüm Düzeltme puanının dürtüsel satın almayı gizil değişkenlerinin dürtüsel satın almayı yordamaktadır. Çalışma belleği, kişilik ve duygudurum bağımsız değişkenlerinin dürtüsel satın almaya anlamlı katkısı bulunamamıştır.

DuygudurumDürtüsel davranışDürtüsellik+6
Hasibe Arıcan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli sığınmacılara yönelik algının yardım etne üzerindeki yordayıcı etkisi

Bu çalışmada Suriyeli sığınmacılara yönelik yardım etme davranışı incelenmiştir. Suriyelilerin Türkiye'ye sığınmaları sonrasındaki süreçte onlara karşı tutumların değişmeye başladığı gözleminden hareketle "Suriyeli sığınmacılara yardım etmeyi yordayan değişkenler nelerdir?" şeklinde bir araştırma sorusu geliştirilmiştir. Bu doğrultuda algılanan tehdit, insanlık algısı, iç grupla (Türkiye, Türkler, Müslüman) özdeşim, yaş ve politik görüşün yardım etmeyi ne derece yordadığı ilişkisel araştırma deseni yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırmaya çeşitli illerde yaşamlarını sürdüren 171 kişi katılmıştır. Katılımcıların 98'i (%57) kadın, 83'ü (%43) erkektir. Çalışma grubunun yaşı 17-61 yaş arasında değişmektedir ve yaş ortalaması 28'dir (SS = 8.05). Veriler, ölçeklerin sosyal medya ortamında dağıtılması yoluyla, çevrimiçi anket üzerinden toplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, Suriyeli sığınmacılara geçmişte yardım edenler gelecekte de yardım etme isteği belirtmektedir. Geçmişte yardım etme, sadece algılanan tehdit tarafından anlamlı bir şekilde yordanmaktadır. Gelecekte yardım etme isteği üzerinde ise algılanan tehditin yanısıra insanlık algısının ve katılımcıların yaşının anlamlı yordayıcı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Geçmişte yardım etme ve gelecekte yardım etme isteğinin, beklenenin aksine, iç grup özdeşimi ve politik görüş tarafından yordanmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür çerçevesinde tartışılmıştır.

AlgıGöçmenlerMülteciler+3
Neslihan Türkoğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of existential anxieties on emotions & fellings

Existentialism is the philosophy of the essence of human existence, its value, and its meaning (Panza & Gale, 2008). From the perspective of existentialism, existential anxieties (death, freedom, isolation, and meaninglessness) are specific intrinsic properties that are an unavoidable part of the human being's existence in the world (Yalom, 1980). Since both existential anxieties and emotions play significant role in human life, they are the main focus of the present study. Even though many existentialists talked about emotions (e.g., Kierkegaard, 1980/1844; Sartre, 1993/1948) and existential anxieties (e.g., Heidegger, 1962/1927; Yalom, 1980), there appeared almost no empirical study on the effects of those four existential anxieties on emotions. Thus, the main purpose of the present study to find out the effects of existential anxieties (death, freedom, isolation, and meaninglessness) on emotions/feelings. First, in order to identify emotion and feeling words, lexicography of Turkish emotion and feeling words made in the dictionary study. Also, in Pilot Study 1, an open-ended question about participants' feelings about the existential anxiety texts were asked. By taking into consideration the literature, dictionary study, and content analysis of Pilot Study 1, 47 different Turkish emotion/feeling words were selected for the Emotions/Feelings Scale. Then, the factorability of the 47 items was examined. Accordingly, 30 items were used as a negative emotions/feelings score and 14 items were used a positive emotions/feelings scores. Second, in order to see whether different existential anxieties will affect the likings of different paintings, the Pilot Study 2 was conducted. After reading existential anxiety texts, participants were asked to write down what kind of photo, picture, or graphic they visualized in their mind about each concept of anxiety and also, the opposite concept of each anxiety. By taking into consideration the participants' responses, 9 different paintings were selected according to 3 different categories (3 for each category). Paintings that include human figures, abstract, and nature paintings were used as 3 different categories. Finally, in the main study, the effect of type of existential anxieties on emotions/feelings and painting liking scores were examined. However, neither emotions/feelings nor the painting liking scores were significantly changed according to existential anxiety conditions. The possible reasons for these results were discussed.

MeaninglessnessEmotionFellings+5
Dicle Rojda Tasman
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda ebeveynlik davranışları, duygu sosyalleştirme, hazzı geciktirme, sosyal yeterlilik ve yaratıcılık arasındaki ilişkiler

Bu araştırmada okul öncesi dönemdeki çocuklarda ebeveynlik davranışları, duygu sosyalleştirme, hazzı geciktirme, sosyal yeterlilik ve yaratıcılığın arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Duygu sosyalleştirme, çocuklar kaygı, korku, üzüntü gibi olumsuz duygular deneyimlediklerinde ebeveynlerin bu duygulara verdikleri tepkiler ve çocuklarıyla kurdukları iletişim olarak tanımlanmaktadır. Ebeveynin duygu sosyalleştirmesinin çocuğun duygu düzenlemesi ve sosyal yetkinliği üzerinde etkileri olduğu görülmektedir. Benzer şekilde ebeveyn çocuk arasındaki etkileşim çocuğun yaratıcılığı üzerinde de bazı etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, bu araştırmada ebeveynlik davranışlarının yaratıcılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ülkemizde ebeveynin duygu sosyalleştirmesinin çocuklar üzerindeki etkileri oldukça yeni bir araştırma alanıdır. Öte yandan, ebeveynlik ve yaratıcılık arasındaki ilişki ülkemizde çalışılmamıştır. Araştırmanın örneklemini 4-5 yaşlarında okul öncesi dönemdeki 170 çocuktan, bu çocukların annelerinden ve öğretmenlerinden oluşturulacaktır. Çocukların duygu düzenleme becerileri hazzı geciktirme görevi ile, yaratıcılıkları ise belirli bir nesne için farklı kullanımlar bulma görevi ile ölçülmüştür. Duygu sosyalleştirme, ebeveynlik davranışları annelere ulaştırılan ölçekler yoluyla, sosyal yeterlilik ise öğretmenlere verilen ölçekle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları yaratıcılık ile duygu sosyalleştirme, ebeveynlik davranışları ve sosyal yeterliliğin bazı alt boyutları arasında ilişki olduğuna işaret etmektedir. Öte yandan, hazzı geciktirme ve yaratıcılık ilişkili bulunmuştur. Hazzı geciktirme ve yaratıcılık arasında esnekliğin aracı değişken olduğu görülmüştür. Bu inceleme ile ortaya çıkan bulguların, ebeveyn-çocuk ilişkisinin niteliğinin önemine vurgu yaparak ebeveynlere yönelik eğitimlere ve çocuk gelişimine yönelik müdahale programlarına öncülük etmesi hedeflenmektedir.

Ana-baba tutumuDuygu sosyalizasyonuEbeveynler+5
Bilgesu Hasçuhadar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal cinsiyet rolü stresi ve algılanan sosyal desteğin kadınların iş tatmini ile ilişkisi

Bu yüksek lisans tezinin amacı, cinsiyet rolü stresinin ve algılanan sosyal desteğin iş tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, onayları alınmış 302 kadın katılımcının katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaşları, hangi sektörde çalıştıkları, gelir düzeyleri, düzenli bir işinin olup olmadığı, çocuğunun olup olmadığı gibi faktörler de göz önünde bulundurulmuştur. Çalışmada belirtilen değişkenleri ölçmek amacıyla katılımcılara Bilgilendirilmiş Onan Formu, Kişisel Bilgi Formu, Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği (KTCRSÖ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS) ve Minnesota İş Tatmini Ölçeği ölçekleri uygulanmıştır. Ölçekler öncesinde Bilgilendirilmiş Onam Formu ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, toplumsal cinsiyet rolü stresi ve iş tatmini arasındaki ilişki incelendiğinde bu iki olgu arasında anlamlı ve güçlü bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bunun yanında algılanan sosyal destek ve iş tatmini arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman ise, bu iki olgu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Veri analizlerinin işlenmesinde SPSS 27 programı kullanılmıştır.

İdil Bilgesu Gürses
Altınbaş University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Varoluşsal boşluğu tahmin eden etkenler: İlişki doyumu, günlük uğraşlarda bulunan anlam ve değer, sağlık ve sosyodemografik faktörler

Üniversite öğrencilerinin varoluşsal boşluk düzeyleri ile günlük uğraşlarında buldukları anlam ve değer, romantik ilişkilerinden aldıkları doyum, sosyal çevrelerinin genişliği, sosyoekonomik durumları, psikolojik ve genel sağlıkla ilgili algıları arasındaki ilişkiler bir regresyon çalışması dahilinde incelenmiştir. Araştırma katılımcılarını 77'si kadın, 121'i erkek toplam 198 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik Bilgi Formu, İlişki İstikrarı Ölçeği'nin İlişki Doyumu alt skalası, Günlük Uğraş Anlam & Değeri Anketi (Oval-pd) ve Yaşam Anlamı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçların, istatistiksel raporlaması için SPSS 21.0 paket programı tercih edildi. Çalışma verileri ele alınırken tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup olması halinde, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi tercih edildi. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki gruptan fazla grup olması halinde, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi tercih edildi ve ortaya çıkan farkın hangi gruptan kaynaklandığının ölçülmesinde ise Mann Whitney U testi tercih edildi. Ölçeklerin kendi arasındaki karşılaştırmaları Pearson Korelasyon Analizi ile yapıldı. Bağımsız değişkenlerin Bağımlı değişkene etkisi ise Lineer Regresyon analizi ile incelendi. Elde edilen bulgular % 95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular dahilinde; günlük uğraşlardan alınan doyum, yaşam anlamına olumlu yönde etki etmektedir. Ayrıca psikolojik sağlığın iyi olması yaşamdaki anlama olumlu etki etmektedir. Romantik ilişkilerden elde edilen doyum, yaşam anlamı puanına etki etmemektedir. Sosyal açıdan aktif olmak ile yaşam anlamı puanı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Yaşam anlamı, romantik ilişkilerde doyum, günlük uğraşlardan edinilen doyum gibi faktörleri içeren çalışmalar azınlıktadır. Bu konuları araştıran çalışmalar yapılması yeni bakış açıları geliştirilmesine öncülük edecektir.

Günlük uğraşlarVaroluşsal kaygıYaşamın anlamı+1
Hüsamettin Mert Özaydın
İstanbul Nişantaşı University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00