Karadeniz Technical University
Departman

İşletme Bölümü

Karadeniz Technical University

421

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Araç rotalama problemlerine genetik algoritma yaklaşımı: Bir gıda dağıtım firması uygulaması

Firmaların küresel pazar koşullarında rakipleriyle rekabetinde en önemli rolü müşteri memnuniyeti oynamaktadır. Firmalar müşterilerini memnun edebilmek için etkili ve hızlı servis yapmak zorundadırlar. Lojistik kavramının en önemli parçası olan araç rotalama problemi firmaların en çok sorun yaşadığı problemlerden biridir. Öte yandan, literatürde genişçe yer alan Araç Rotalama Problemlerinin (ARP) çözümünde son yıllarda sezgisel ve meta sezgisel yöntemlere başvurulmaktadır. Müşteri sayısının artmasıyla karmaşıklaşan problemlere en iyi ya da yakın çözümü en kısa zamanda bu yöntemler bulmaktadır. Evrim teorisinden esinlenilerek geliştirilen Genetik Algoritma (GA), uygulamasının kolay ve karmaşık matematiksel formüller içermemesinden dolayı tercih edilen yöntemlerden biridir.Bu çalışmada Trabzon'da faaliyet gösteren gıda sektöründeki bir dağıtıcı işletmenin, müşteri grubunda yer alan büyük marketlere ürün dağıtımı için araç filolarının kullandıkları en uygun rotanın belirlenmesi ve önerilen rotanın maliyetinin en küçüklenmesi amaçlanmıştır. Problemin çözümde, meta sezgisel çözüm yöntemlerinden olan genetik algoritma tekniği kullanılmıştır. Söz konusu işletmenin, hizmet ettikleri müşterilerinin konumları, dijital ortamda belirlenip birbirleriyle olan uzaklıkları hesaplanmıştır. Daha sonra geliştirilen genetik algoritma modelinin önerdiği çözümle araç filolarının izledikleri rotalar bir haftalık verilerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlarla mevcut sistem karşılaştırılmış ve önerilen modelin firmanın bir haftalık toplam yol mesafesini % 14,5 oranında iyileştirdiği tespit edilmiştir.

Araç yönlendirme problemiGenetik algoritma tekniğiGenetik algoritmalar+2
Burcu Kemer
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2008 küresel krizinin Trabzon'daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman yapısı üzerindeki etkileri

Ortaya çıkan ekonomik krizler, makro ve mikro boyuttaki tüm ekonomik birimler üzerinde etkileri olmaktadır. Bu etkiler ülkeden ülkeye, işletmeden işletmeye değişiklik göstermektedir. 2008 küresel ekonomik krizinin de dünyada ve Türkiye'de olumsuz etkileri olmuştur. Dünya genelindeki etkileri makro boyutta yaşanmış, Türkiye'deki etkileri ise özellikle reel sektör olarak adlandırılan mikro boyutu etkilemiştir. KOBİ'ler de Türkiye'nin reel sektörünün önemli bir parçasıdır fakat KOBİ'lerin öz sermaye yetersizlikleri, finansman imkânlarının sınırlı olması gibi problemleri vardır.Bu çalışma 2008 küresel krizinin Trabzon'da faaliyet gösteren KOBİ'lerin finansman yapısı üzerinde nasıl etki yaptığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini 101 KOBİ oluşturmaktadır. Çalışmada, 2008 küresel krizinin KOBİ'lerin finansman yapısı üzerindeki etkileri ve alınan önlemler ortaya koyulmuştur. KOBİ'lerin özellikleri açısından 2008 küresel krizinin finansman yapısı üzerindeki etkilerini belirlemede ve bu etkileri azaltmak için alınan önlemlerde istatistikî analizler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu, 2008 küresel krizinin KOBİ'lerin özellikle alacak tahsilindeki gecikmelerde ve borçlanma durumları üzerinde önemli etkileri gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: 2008 Küresel Krizi, KOBİ, Finansman Yapısı

Ekonomik kriz 2008Finansal etkiFinansal kriz+2
Nurdan Değirmenci
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Canlı varlıkların TMS 41 çerçevesinde muhasebeleştirilmesi

Canlı varlıklar doğma, büyüme, olgunlaşma, üreme, yaşlanma ve ölüm gibi sürekli olarak biyolojik dönüşüme maruz kalmaktadırlar. Bu nedenle canlı varlıkların muhasebeleştirilme ve ölçümlerinin, tarım işletmelerinin sahip olduğu diğer varlıklardan farklı olması gerekmektedir.Türkiye Muhasebe Standartları 41, Tarımsal Faaliyetler Standardı, canlı varlıkların bu özelliklerini dikkate almakta ve muhasebeleştirilme ve ölçüm ilkelerini belirlemektedir. Türk Vergi Mevzuatı açısından canlı varlıklar bu özellikleri ile diğer varlıklardan ayrılmamakta, böylece standart ile mevzuat arasında yaklaşım farklılıkları oluşmaktadır. Standart ilkelerinin gerçekçi finansal bilgi sunmak amacı taşıdığı bilinmektedir. Ancak bu ilkelerin uygulanabilmesi için bazı düzenlemeler gerekmektedir.Bu çalışmada ilk olarak tarım işletmeciliği ve tarım muhasebesi hakkında genel bilgiler verilmiş sonra standart ve Türk Vergi Mevzuatı'nın konuyla ilgili yaklaşımları incelenmiş ve karşılaşılan güçlüklere çözüm önerileri sunmak amacıyla örnek uygulamalar hazırlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Canlı varlıklar, Tarımsal ürünler, TMS 41, Vergi Usul Kanunu

CanlılarMuhasebeMuhasebe standartları+4
Ömer Yazan
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

IFRS 3R kapsamında işletme birleşmeleri

Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB), IFRS 3 ?İşletme Birleşmeleri? standardını yeniden düzenleyerek, yerine Ocak 2008'de tamamlanan IFRS 3R ?İşletme Birleşmeleri? standardını Temmuz 2009'dan itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe koymuştur.Bu tezin hazırlanmasındaki amaç işletme birleşmeleri standardı ile ilgili geçmişten günümüze kadar olan değişiklikleri gözden geçirerek, yapılan son düzenlemenin işletmeler açısından önemini vurgulamak ve sayısal örneklemeler yoluyla işletmeler için uygulamaya yönelik bilgi vermektir.Bu nedenle, Uluslararası Muhasebe Standardı IAS 22'den başlamak üzere, Uluslararası Finansal Raporlama Standardı IFRS 3 ve son olarak IFRS 3R standardına göre işletme birleşmelerinde uygulanan metotlar, standartlar arasındaki değişiklikler ve bu değişikliklerin mali tablolara yansıtılması ile ilgili uygulamalara yer verilmiştir.Anahtar KelimelerUluslararası Finansal Raporlama Standardı IFRS 3R, IFRS 3 İşletme Birleşmeleri, Uluslararası Muhasebe Standardı IAS 22, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu.

Uluslararası Muhasebe StandartlarıUluslararası muhasebeŞirket birleşmeleri
Naz Sayarı
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Halka arzlarda oluşan fiyat anomalilerine bağlı çıkar ilişkileri

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de halka arz sürecinde belirlenen hisse senedi fiyatının gerçeğe uygun değerinden ne kadar saptığını tespit etmek, bu sapmadan kimlerin çıkar sağladığını belirlemek, fiyat sapmalarını azaltıcı yöntemlerin etkinliğini test etmek ve gerçeğe uygun fiyatlamanın sağlanması için bir yöntem önerisinde bulunmaktır. Çalışma, İMKB'de Ocak 1993 ile Mayıs 2007 yılları arasında gerçekleşen 240 halka arzı kapsamaktadır. Çalışmada, ?halka açılma olgusu? başlığı altında; halka açılma sebepleri, halka açılmanın avantaj ve dezavantajları, halka arz süreci, halka açılmalarda zamanlama, halka arz sürecinde hizmet alınacak kişi ve kuruluşlar ile halka arz fiyatının tespiti, ?halka arzların kısa ve uzun dönem performansları? başlığı altında; halka arzların performansı, halka arzlarda uygulanan satış yöntemleri ve sonuçları, Türkiye'de ve yurtdışında daha önce yapılan teorik ve amprik çalışmalar çerçevesinde ele alınmıştır. ?Halka arzlarda oluşan fiyat anomalileri ve çıkar ilişkileri? başlığı altında ise; halka arzlarda oluşan fiyat anomalilerinden kimlerin ne ölçüde çıkar sağladığı ve fiyat anomalilerini azaltmaya yönelik uygulanan fiyat istikrarı sağlayıcı işlemlerin etkinliği amprik düzeyde test edilmiştir. Yapılan analizlerde Türkiye'de; halka arzın ilk gününde ortalama yüzde 9,16 düzeyinde bir düşük fiyatlamanın ortaya çıktığı ve dolayısıyla halka arz olunan hisse senetlerinin gerçeğe uygun değeri üzerinden fiyatlanmadığı, bu düşük fiyatlamadan temelde yabancı kurumsal yatırımcılar ile yerli bireysel yatırımcıların fayda sağladığı ve uygulanan fiyat istikrarı sağlayıcı işlemlerin genelde etkin olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Bu çerçevede, diğer halka arz yöntemlerine göre; daha az düşük fiyatlamaya yol açması, daha düşük aracılık komisyonu ile sağlanması ve potansiyel yatırımcılar için daha etkin fırsat eşitliği yaratması nedenleriyle İnternet Destekli Kapalı-Teklif Tek-Fiyat Müzayede yöntemi İMKB'de gerçekleşecek halka arzlarda kullanılması tavsiye edilen bir satış yöntemidir.Anahtar Kelimeler: Halka Arz, Düşük Fiyatlama, Masada Bırakılan Para, Müzayede

Halka açık ortaklıklar
Ahmet Başpınar
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hisseleri halka arz edilen Türk futbol kulüplerinin mali tablolarının Türkiye muhasebe standartları çerçevesinde incelenmesi

Adam Smith ve John Maynard Keynes'in, devletin müdahalesi olmadan bireylerin fayda, üreticilerin ise kar hedefinde faaliyetlerini gerçekleştirdiği bir piyasa olması gerektiği yolundaki ortak görüşlerinin günümüzde büyük bir endüstri haline dönüşen futbol sektöründe de uygulandığı söylenebilir. Yani, günümüzde futbol, bireylerin ?futbolcular?, üreticilerin de ?kulüpler ve zengin başkanları? olduğu geniş bir sektör haline gelmiştir (Taha, 2005).Son yıllarda, futbol kulüpleri yüksek bütçelere sahip örgütlere dönüşmüştür. Dernek statüsü ile yönetilmesi giderek zorlaşan bazı kulüpler, zamanla şirketleşme yoluna gitmiştir. Ancak, günümüzdeki futbolun rekabetçi piyasasında bir anlamda sahip olunan teknik kadro ve stadyum yatırımları ile temsil edilen kulüpler, kısa zamanda ortaya çıkan yüksek maliyetleri karşılayabilmek için fon arayışına girmiştir. Düşük maliyetli fon bulabilmek için başvurulan yöntem, sermaye piyasalarında halka arz olmuştur.Ülkemizde halka arz edilen kulüpler, Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor'dur. Kulüpler arasında sadece Beşiktaş'ın halka arzı, Avrupa'daki ?İngiliz Modeli? olarak bilinen ve kulübün futbola ilişkin tüm gelir/gider ile aktif/pasiflerinin kurulan şirkete devri şeklinde gerçekleşmiştir. Diğer kulüpler ise, ?Gelir Ağırlıklı? Model olarak adlandırılan yöntem ile halka arz olmuşlardır. Bu yöntem ile, futbol takımının sadece gelirleri halka arz edilirken, en önemli maliyet kalemlerinden teknik kadroya ilişkin hiçbir gider mali tablolara yansıtılmamıştır.Futbolun devamlı büyüyen bir sektör haline dönüşmesi ile halka arzı gerçekleşen kulüplerimizin mali raporlaması giderek genişleyen ilgi grupları için daha da önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmada, yukarıda sözü edilen halka arz farklılıklarının, futbol sektöründeki şirketlerin karlılıklarına ve bunun sonucu olarak temettü politikalarına nasıl yansıdığı, borsadaki performanslarını nasıl etkilediği ve tüm bunlara ek olarak bu farklılık neticesinde mali tablolarında nasıl bir raporlama yapıldığı birbirleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu inceleme sırasında, ilgi gruplarının yeterli seviyede bilgilendirilip bilgilendirilmediğini anlamak amacıyla şirketlerin faaliyet raporlarında sunulan bilgiler Avrupa'daki en zengin 20 kulüp sıralamasındaki önemli üç kulüp ile karşılaştırılmış, ayrıca futbol sektörünün kendine has birtakım işlemlerinin kulüplerin mali tablolarında Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca nasıl muhasebeleştirildiği ve dipnotlardaki sunumu bağımsız denetçi raporları ve uzman denetçi görüşleri yardımıyla açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Halka Arz, Futbol Kulüpleri, Futbolcu Maliyetleri, UEFA

Finansal tablolarFutbolFutbol kulüpleri+2
Banu Sultanoğlu
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütlerarası ağların yenilik derecesi üzerindeki etkileri: OSTİM ve Ankara organize sanayi bölgelerinde bir çalışma

Yenilikler, değer yaratma yolu olmaları nedeniyle ekonomik büyümenin kaynağıdır. Girişimciliğin temel bileşeni olarak görülen yenilikler, bir örgüt için sürdürülebilir rekabetçi üstünlük kazanmanın ve bu üstünlüğü korumanın en önemli yolu olarak gösterilmektedir. Diğer taraftan; fikirlerin ve yeniliklerin örgütlerin tek başına araştırma ve geliştirme yatırımları sonucunda gerçekleştiği görüşü geçerliliğini yitirmektedir. Yapılan çalışmalarda örgütün, sosyal ağlar içindeki yerleşikliğinin örgütsel davranış ve sonuçları etkilediği görülmektedir. Bilgi yenilikle ilgili en önemli faktör olup, yenilik amaçlı oluşturulmamış olsa bile ağlar örgütlerin yeni bilgi, beceri ve uzmanlık alanlarına erişim sağlaması mümkün kılar. Bu durum, örgütlerarası ağ ilişkileriyle yenilik arasındaki ilişkinin pek çok araştırmacı tarafından incelenmesine yol açmıştır. Bu kapsamda yapılan bazı araştırmalarda ağ düzenekleri ve yenilikler arasındaki ilişkiye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Ancak, bu çalışmalarda temel odak noktasının yeniliklerin uygulanması ve yayılması üzerine olduğu görülmektedir. Bazı çalışmalarda ise, ana hatlarıyla yenilik geliştirme ile ilgili ağ düzeneklerinden faydalanılmış olsa da, yeniliklerin içerdiği yenilik derecesine göre sınıflandırması kapsamında, ağ ilişkilerinin yenilikler üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik çalışmaların bulunmadığı görülmektedir. Bu alanda katkı sağlamak üzere tasarlanan çalışmada, örgütün sahip olduğu örgütlerarası ağların özelliklerinin geliştirdiği yeniliklerin derecesi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmış; ağ düzenekleri içinde örgütlerin konumu, ilişki türleri ve ilişki yapıları göz önünde bulundurularak, bu değişkenlerin yaratılacak ürün yenilikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Ostim ve Ankara (Sincan) Organize Sanayi Bölgelerinde üretim faaliyetlerinde bulunan 150 firmayı kapsayan araştırma neticesinde, soğurma kapasitesi ve yapısal boşlukları birleştirmenin örgütlerin geliştirdiği yeniliklerin derecesi üzerinde etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan örgütün merkezilik derecesinin, dolaylı bağ sayısının, müşteri ve tedarikçi ilişkilerinin yenilik derecesi üzerinde bir etkiye sahip olmadığı görülmektedir.

Yenilik
Ali Rıza Köker
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütsel ağ düzeneğinin örgütsel alandaki çeşitlilik ve değişime etkisi: Çankırı örneği

Bu çalışma; büyüklük ve sektörel açıdan farklı olmalarına rağmen aynı coğrafi alanı paylaşan bir grup örgüt arasındaki ağ düzeneği yapısının çeşitli yapıları, süreçleri ve uygulamaları benimseme açısından eşbiçimlilik ve değişim düzeyine etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın teorik çerçevesi; sosyal ağ düzeneğinde yerleşik ilişkilere sahip örgütlerin bağlarının kuvveti, iç ve dış yapısal boşlukları doldurmaları, merkezi konumda bulunmaları ve güçlü (örgütsel ve politik) olmaları ile alandaki benzerlikler arasında ilişkiyi belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Yerel alanda faaliyet gösteren 39 firma yöneticisi ile yapılan mülakatlar sonucunda, ağ düzeneğinde örgütü merkezi konuma taşıyan, örgüte güç (örgütsel ve politik) sağlayan bağlara sahip örgütlerin örgütsel alanın çeşitlilik göstermesinde rol oynadığı bulunmuştur. Bu sonuçların aksine iç ve dış yapısal boşlukları dolduran örgütler, örgütsel alanda benzer yapı ve süreçlerin oluşmasına neden olmaktadır. Sosyal ağ düzeneğindeki kapalı ilişkilere sahip örgütlerin alanın eşbiçimlilik ve etkisi bulunmuş, ancak bu bağlara sahip örgütlerin diğer örgütlere benzeyip benzemediği net olarak belirlenememiştir. Bu araştırma, bir örgütün örgütsel ağ düzeneğindeki bağlarının özellikleri ve yenilikleri benimseme süreçleri arasındaki ilişkiyi anlamlı bulmuştur. Ancak bu ilişki şekli sosyal ağ düzeneğinde güçlü bağlara sahip olan, iç ve dış yapısal boşlukları dolduran ve örgütsel güçten kaynaklanan bağlara sahip örgütler için belirlenememiştir. Ağ düzeneklerinde politik güce sahip olan ve görece daha merkezde bulunan örgütler alanda değişimi önce benimseyenler olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, örgütlerin sosyal ağ düzeneğindeki çoklu pozisyonlarının örgütsel alandaki eşbiçimlilik ve değişime etkisini de açıklamaktadır. Bu ilişki, örgütün alandaki davranışlarının normatif ya da taklide dayalı yaptırımlar içermesine göre farklılık göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal teori, örgütsel ağ düzeneği, örgütsel eşbiçimlilik ve değişim.

AğlarDeğişimEşbiçimlilik+1
Ela Özkan Canbolat
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin serbest bölgesindeki yabancı işletmelerin ilişkisel pazarlama uygulamalarını etkileyen faktörler

İşletmeler, ürettikleri ürün ve sundukları hizmetleri, birbirlerine kalite ve fiyat bakımından benzerlik gösteren birçok ürünün ve hizmetin piyasada bulunması nedeni ile farklı pazarlama stratejileri kullanarak satma yoluna gitmektedirler. Küreselleşmenin son derece önemli olduğu, rekabetin giderek arttığı, teknolojinin hızla geliştiği, bilgi kaynaklarının çoğalarak yayıldığı günümüzde, pazarlama anlayışı da yeni düşünce tarzlarından etkilenerek yeniden şekillenmektedir. Bu farklı pazarlama stratejileri literatürde modern pazarlama adı altında toplanmıştır. İlişkisel pazarlama da modern pazarlama anlayışı kapsamında düşünce olarak uzun süredir varlık gösteren, ancak kavramsal olarak son yıllarda geliştirilmiş yeni bir pazarlama stratejisidir.Pazarlamanın amacı, kaynakların akılcı kullanımı ile müşterilerin istek ve taleplerini karşılayacak ürün ve hizmetleri sunarak müşteri değerini en üst düzeye çıkararak kâr elde etmektir. Uluslararası pazarlama ise aynı amacın uluslararası ortamda yürütülmesidir. Günümüzde ülke sınırları içinde uluslararası pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlar ise serbest bölgeler olarak tanımlanabilir. İlişkisel pazarlama, işletmelerin ulusal veya uluslar arası boyutta olan pazarlama çalışmalarını müşteri merkezli olarak sürdürmelerine neden olmaktadır. Özellikle yurt dışında birçok ülkede farklı alanlarda başarılı ?ilişkisel pazarlama? uygulamaları gerçekleştirilirken, Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelere ilişkin ilişkisel pazarlama uygulamaları yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla, Türkiye'de faaliyet gösteren işletmelerin ilişkisel pazarlama uygulamalarına ilişkin bilgi edinebilme derecesi de oldukça düşüktür.?Serbest bölge? konusunda Türkiye'de son on yıl içinde yaklaşık altmış çalışma yapılmıştır. Ancak, bu çalışmalardan hiçbirinde ?ilişkisel pazarlama? konusu ile olan bağlantı ele alınmamıştır. Bu çalışmada ?serbest bölge? ve ?ilişkisel pazarlama? bağlantısını ortaya koyabilmek amacıyla Mersin Serbest Bölgesindeki uygulama biçimleri araştırılmıştır.Serbest bölgelerin başarısı, bölgede faaliyet gösteren işletmelerin başarısı ile ilintilidir. Bu nedenle, bölgede faaliyet gösteren işletmelerin uzun süreli varlık gösterebilmesi ve bu süreçteki faaliyetlerinde etkin olabilmesi, kullandıkları pazarlama stratejilerine bağlıdır. Pazarlamanın işletme için önemini bilen, modern pazarlama görüşüne sahip olan, uzmanlık gerektiren konularda eğitimli, deneyimli ve iyi yetişmiş elemanlardan yararlanan, pazarlamanın bir süreç olduğunun bilincinde olan ve bu süreçte müşteri merkezli yapılanmanın gereğine inanan serbest bölge işletmeleri, ilişkisel pazarlamaya da yüksek düzeyde önem vermektedir.

Mersin Serbest BölgesiSerbest bölgelerİlişki pazarlaması
Nükhet Samanlı
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilişim sektöründeki firmaların örgütsel tasarımlama yaklaşımı çerçevesinde yenilik yapma eğilimleri

Bu çalışma Türkiye'de bilişim sektöründe faaliyet gösteren mekanik yapıdaki firmaların, örgütsel tasarımlama yaklaşımı çerçevesinde yenilik temelli olarak nasıl evrildiklerini anlamak üzere hazırlanmıştır. Bu yüzden örgütün yapısına ait biçimselleşme, merkezileşme, uzmanlaşma ve büyüklük dereceleriyle yenilik arasındaki ilişki incelenmiş ve bunların birbirleriyle olan etkilerine bakılmıştır.Niceliksel ve niteliksel yöntemlerin birlikte kullanıldığı alan araştırması sonuçlarına göre, bilişim sektöründeki firmaların yenilik yapma eğilimlerinin sadece uzmanlaşmaya ve profesyonelleşmeye bağlı olarak gerçekleşebileceği söylenebilir. Bu türden firmaların merkezileşme ve biçimselleşme derecelerinin yenilikle anlamlı yönde bir ilişki içerisinde olmadığı görülmüştür. Eşdeyişle, bilişim sektöründeki mekanik yapıdaki firmalar, biçimselleşme ve merkezileşme derecelerine bağlı olarak yenilik yapmamaktadırlar.

Mustafa Sağsan
Baskent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00