Karadeniz Technical University
Departman

Tarih Bölümü

Karadeniz Technical University

179

Arşivlenen Tez

6

DOI Atanmış

3%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı öncesi dönemde Rize ve çevresinde Türklük izleri

Bugüne kadar Rize tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar yok denecek kadar azdır. Yapılan çalışmalar genellikle yöre halkı tarafından yapılan ufak çaplı ve bilimsel niteliği hemen hemen hiç olmayan çalışmalardır. Ayrıca yapılan çalışmaların en büyük özelliği Osmanlı sonrası dönemle ilgilidir. Osmanlı öncesi dönemle ilgili ise kayda değer çalışmalar mevcut değildir. Rize tarihinin Osmanlı öncesi dönemiyle ilgili yeterli çalışmanın yapılamayışının nedeni elbette ki bölge tarihi ile ilgili toplu bilgi veren kaynakların olmayışıdır. Bu sebeple Rize tarihinin Osmanlı öncesi dönemine ışık tutmak amacıyla bu konuyu araştırmaya çalıştık.Bu tez çalışmasında amaç Rize ve çevresindeki Türk yerleşmelerinin Osmanlı Türklerinden çok daha önce olduğunu göstermek ve bunu kanıtlamaya yönelik olarak da Rize ve çevresindeki yaygın halk inanışlarında Eski Türk inanışlarının izlerinin yöredeki mevcut varlığını sunmaktır. İnsan hayatının üç önemli safhası olan doğum, evlenme ve ölümle ilgili eski Türk inanışları yörede halen devam eden halk inanışlarıyla kıyaslanarak açıklamaya çalışıldı. Bunu yaparken de belirlenen bazı yörelerde halk inanışları hakkında bilgi sahibi olan yöre halkıyla görüşüldü. Mülakat ve gözlem yoluyla yapılan araştırmalar sonucunda doğum, evlenme ve ölümle ilgili olarak zamanla bazı değişikliklere uğramış olsa da halen devam eden mevcut gelenekler, görenekler ve inanışlar hakkında bilgi topladık. Sonuç olarak elde edilen bilgiler ışığında bugün dahi devam eden, Rize ve çevresindeki eski Türklerden kalma izler belirlenmiş, bunların yöreye çok daha önceden yerleşmiş olduklarını görülmüştür.

Eski TürklerHalk inançlarıRize+2
Fatma Yılmaz
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atatürk İnkılâplarına yönelik tepkilerin dini boyutu

1299'da kurulan Osmanlı Devleti, her imparatorluk gibi yükseliş dönemini yaşamış bu sürecin sonunda da duraklama sonrasında da dağılma dönemini yaşamıştır. Bu süreçte çözüm yolları araştırılmış ve bazı ıslahatlara girişilmiş ne var ki yıkılmanın önüne geçilememiştir.Türk inkılâbını, Osmanlı dönemi ıslahat hareketlerinden ayıran çok önemli farklılıklar vardır. Bunların belki de en önemlisi radikal ve devrim niteliğinde olmasıdır ki bu yüzden devrim terimiyle etiketlendirilmektedir. Ancak bu özelliğini Osmanlı dönemi ıslahat hareketlerinden aldığını da söylemeden geçmemek gerekir. Zira o aşamalardan geçmeden inkılâba kalkışabilmek pek mümkün de gözükmemektedir. Zira her inkılâbın bir hazırlık dönemi vardır.Türk inkılâbı ıslahat hareketlerine göre çok daha kapsamlı bir değişimi esas almıştır. Sadece devletin ve kurumların değil, onunla birlikte ferdin ve toplumun geliştirilmesi ve yüceltilmesi amaçlanmıştır. Islahatların mütereddit mahiyetine karşılık, Türk inkılâbı bir kararlılığın ifadesidir. Islahatlarda zaman zaman dıştan gelen baskılarla karşılaşıldığı ve dıştan yönlendirildiği halde Türk inkılâbında herhangi bir dış baskının rolü olmamış ve kendi iç dinamiklerinden beslenmiştir.Bu süreçte her inkılâp için uygun zeminin oluşması beklenmiş ve taviz verilmeden de uygulamaya geçilmiştir. Bu süreç aşama aşama büyük bir titizlikle ve kararlı bir tutumla gerçekleşmiştir. Milli mücadele egemenlik anlamında inkılâbın ilk aşamasını oluşturmuş, hemen ardından siyasal alanda inkılâplara girişilmiş, ardından da toplumsal alanda inkılâp hareketlerine girişilmiştir. Amaç imparatorluktan ulus devlete, teokratik yönetim anlayışından laik yönetim anlayışına geçmek olarak belirlenmiş ve sonuç da bu şekilde gerçekleşmiştir.

Atatürk, Mustafa KemalDevrimlerDin+3
Mehmet Ali İnal
Karadeniz Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Döneminde Sinop (1923-1950)

Bu çalışmada, Sinop kentinin, Cumhuriyeti kuran ve devrimleri gerçekleştiren kadronun siyasal yapılanması olan CHP'nin iktidarda olduğu 1923-1950 yılları arasındaki tarihine ışık tutmaya çalıştım. Bir kent tarihi araştırması olarak ele aldığım bu çalışmanın içeriği, Sinop'un günümüzde de devam eden, ulaşım ağının dışında kalması, küçüklüğü, endüstriyel üretimin olmaması ve sosyoekonomik gelişme düzeyinin düşüklüğü gibi parametreler ışığında gelişti. Sinop'un sosyoekonomik ölçütlere göre kent niteliklerini taşımaktan uzak olması nedeniyle, kentlerin dinamizmi ve değişik alanlardaki kozmopolitliğinden kaynaklanan birçok öge bu tezde yer alamadı.Beş bölümde kurguladığım tezin ilk bölümünde kentin coğrafi özellikleri ve cumhuriyet öncesi tarihini vermeye çalıştım. Diğer üç bölümde ise kentin yönetsel, demografik, kentsel, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yapısını, yazınsal kaynaklar, arşiv belgeleri, Sinop Vilâyet Gazetesi ve Sinop Halkevinin çıkardığı Dıranaz Dergisinden yararlanarak aktarmaya çalıştım. Beşinci bölümde ise Sinop'un tarihsel ve kentsel kimliğinin tartışmasız olarak belirleyicisi olduğu cezaevine ve bu bağlamda kente dair kimi anılara ve diğer edebi eserlere yer verdim. Sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yaptım. Böylece, yüzölçümü ve nüfus yönünden küçük, coğrafi konum ve ulaşım yönünden yalıtılmış ve az gelişmiş bir kıyı kenti olan Sinop'un 1923-1950 yılları arasındaki panaromasını çizmeye çalıştım.

Cumhuriyet DönemiEkonomik yapıKent kimliği+5
Alpay Tırıl
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erken Cumhurıyet Dönemınde Eskiçağ Tarihi araştırmaları

Anadolu, uygarlık kalıntıları yönündeki zenginliğinden ötürü, 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Batı'nın ilgi odağı haline geldi. 19. yüzyıldan itibaren de Anadolu ve Mezopotamya'da kazılar başladı, birçok yabancı bilim adamı ve enstitü tarafından başlatılan kazılar sonucu çıkarılan eserler çeşitli sebeplerle yurtdışına çıkarıldı ve yabancı müzelerde sergilendi. Bu durum ülkede eski eserlere karşı özensiz bir tutum sergilendiğinin göstergesidir. ?Osman Hamdi Bey? ile birlikte arkeolojide bilimsel bir yöntem izlenmeye başlandı. Cumhuriyetin ilk yıllarında da ilk sistemli kazılar başladı. Ankara başta olmak üzere büyük kentlerde müzelerin kurulmaya başlaması eski eserlere korumacı yaklaşımın bir sonucudur. Batı etkisiyle başlayan tarihsel, arkeolojik ve antropolojik araştırmalar ?ulus ve kültür bilinci? oluşturmak amacıyla yapılmış ?bilimsel bir görev? olarak görüldü. Bu çalışmada, Erken Cumhuriyet Döneminde Türk müzeciliğinin gelişimi, kurulan araştırma kurumları ve arkeoloji enstitüleri, ?Türk Tarih Kurumu?, ?Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi?, ?İstanbul Üniversitesi? gibi kurumların faaliyetleri yardımıyla çağdaş arkeolojinin oluşturulma süreci ve bu gelişme sürecinin yaşanmasına, yerli ve yabancı bilimadamlarının katkıları incelenmiştir.

Eski Çağ tarihiTarih araştırmaları
Çiğdem Külçür
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk siyasi tarihinde CHP'nin gençlik kolları

Çalışmamızın temel amacı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk partisi olan CHP'nin Gençlik Kolları'nın tarihsel gelişimini ve CHP'li gençlerin Türk siyasetindeki önemini ortaya koymaktır.1951 yılında Halkevleri'nin kapatılmasıyla birlikte, 26 Kasım 1951 tarihinde gerçekleştirilen CHP 9. Olağan Kurultayı'nda tüzük değişikliği yapılmak suretiyle CHP Gençlik Kolları'nın kurulması için ilk adım atılmıştır. Bu dönemde ocak teşkilatlarında örgütlenmeye başlayan gençler, 2 Mart 1953 tarihli CHP Genel İdare Kurulu toplantısında kabul edilen yönetmelikle ilk defa ?Gençlik Kolları? adıyla örgütlenme sürecine girmiştir.17 Şubat 1954 tarihli CHP Genel İdare Kurulu toplantısında Suphi Baykam'ın başkanlığında Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu'nun atanmasıyla, CHP'li gençler bir anlamda örgütlenme sürecini tamamlamış oluyorlardı. Aynı dönemde Demokrat Parti Genç Demokratlar Teşkilatı kurulmuşsa da CHP Gençlik Kolları kadar etkin olmamıştır.Türk Siyasi Tarihi'nde önemli gelişmelerde aktif rol oynayan CHP Gençlik Kolları, ilk kurultayını 1 ? 2 Ağustos 1961 tarihlerinde toplamış ve 12 Eylül 1980 Darbesi'ne kadar da toplam 10 Kurultay gerçekleştirmiştir.12 Eylül öncesinde CHP'nin özgücü olan CHP Gençlik Kolları, zaman zaman parti politikalarına da yön verir konumda olmuştur. Ortanın Solu felsefesinin gelişmesinde, CHP'de lider değişikliğinin gerçekleşmesinde ve Demokratik Sol felsefenin bilimsel temele oturtulmasında CHP Gençlik Kolları'nın büyük payı vardır.Çalışmamızda CHP Gençlik Kolları'nı incelemeden önce tarihsel süreç içerisinde dünyada ve Türkiye'de meydana gelen gençlik hareketlerine de göz attıktan sonra, CHP Gençlik Kolları'nın kuruluş ve gelişim süreçleri işlenerek, Türk siyasetinde CHP Gençlik Kolları profili ortaya konulmuştur.Çalışmamızın sonunda günümüzde CHP Gençlik Kolları'nın sahip olduğu koşullar da göz önüne alınarak, 12 Eylül öncesindeki kadar aktif olmadığı sonucuna varılmış, bunda 12 Eylül öncesinde CHP'de aktif siyaset yapan, bugünkü CHP yöneticilerinin de rolü olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler; CHP, CHP Gençlik Kolları, Ortanın Solu, Demokratik Sol, 12 Eylül

Cumhuriyet Halk PartisiGençlerSiyasi partiler+2
Asil Kaya
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Cemiyeti'ne girişinin İzmir basınına yansıması

I.Dünya savaşından sonra ABD başkanı Wilson'un ortaya koyduğu 14 ilkede yer alan,?gizli anlaşmaların yapılmayacağı ve Devletlerarasındaki uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözümlenmesi? için gerekli görülen bir Cemiyet'in varlığına ihtiyaç; 1919 Paris Konferansı'ndaki Milletler Cemiyeti misakıyla ortaya atılmıştır.28 Nisan 1919'da kurulan Milletler Cemiyeti amaçları doğrultusunda Dünya barışını sağlamaya ve Devletlerin hızlı silahlanma sürecini engelleme konusunda çalışmalarına başladı. Bu amaçla da birçok Devlet Milletler Cemiyeti'ne katıldı. Bu konuda Milletler Cemiyeti'ne en iyi uyumu gösterecek olan Devlet ?Türkiye Cumhuriyet? idi?Milli mücadele ile bağımsızlığını kazanan Türkiye Cumhuriyeti, içte ve dışta barış politikasıyla hareket ederken, Milletler Cemiyeti'ne giriş sürecinde İzmir basında geniş ölçüde yer almıştır?

BasınBirleşmiş MilletlerGazeteler+7
Selin Gürlük
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

İkinci Dünya Savaşı sonrası Yeşil Kuşaktan Büyük Ortadoğu Projesine Türkiye'de siyasal islam

Türkiye'de siyasal İslam 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin dağılma sürecinde ortaya çıkmıştır.Cumhuriyet'in ilk yıllarında da bazı kesimlerce gündeme getirilmiştir. Bu tartışmaların önüne geçebilmek için Atatürk döneminde birçok devrim gerçekleştirilmiştir. Uzun süren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarında sürecinde laiklik ile ilgili politikalarda çok büyük değişiklikler olmamakla birlikte bu durum 1946 yılında Demokrat Parti'nin (DP) kurulup aynı yıl yapılan seçimlerde pek tahmin edilmeyen bir başarı kazanmasıyla değişmiştir. 24 Aralık 1946 tarihli TBMM oturumunda CHP'li bazı üyeler, din öğretiminin yeniden başlatılmasını önermişlerdir. Görüldüğü gibi devletin dini konularda çeşitli açılımlar yapması çok partili hayatın getirdiği iktidarı yitirmesi korkusuyla paralellik göstermektedir.14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimlerle birlikte Türkiye'de 27 yıl süren CHP iktidarı sona ermiş ve DP dönemi başlamıştır.Türkiye'de çok partili hayatın başlamasını ve DP'nin iktidar oluşunu yalnızca iç faktörlere bağlamak eksik olur. İkinci Dünya Savaşı sonrası Dünya ölçeğinde iki büyük güç ortay çıkmıştır. Bunlardan biri ABD, diğeri ise Sovyetler Birliği'dir. Savaş sonrası Sovyetler Birliği'nin Türkiye'den isteklerde bulunması, ABD'nin çıkarlarına ters düştüğü ve Türkiye'nin ideolojisine uygun olmadığı için ABD ile Türkiye arasında yakın ilişkiler başlamıştır. ABD'nin Türkiye ile ilişkisini belirleyen temel nokta, Türkiye'nin jeopolitik konumundan dolayı sahip olduğu stratejik önemdir. Bununla birlikte Türkiye'nin Batı ittifakı içerisindeki görevi sadece diğerleri gibi çok partili bir demokrasinin yaşatılmasıyla sınırlı değildi. Türkiye Sovyetler Birliği'nin komşusu ve yayılma alanı içerisinde olduğunda komünist rejim tehlikesine muhatap olduğu düşünülmüştür. Bu tehlikeye karşı ise Türkiye'deki düşünce yapısının daha dini nitelikli bir hal alması için çalışmalar başlamıştır. Bu durumda Türkiye'de siyasal İslam'ın yükselişine uygun bir ortam hazırlamıştır.Görüldüğü gibi 1946 yılından itibaren Türkiye'de gerçekleşen hızlı değişimler bir bütünlük göstermektedir.

Büyük Orta Doğu ProjesiDin-siyaset ilişkileriSiyasi tarih+3
Sezen Karabulut
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Halk Partisi'nin doğu örgütlenmesi (1923-1950)

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Doğu Örgütlenmesi (1923-1950)'nin konu edildiği bu çalışmada, öncelikle Cumhuriyet'ten evvel oluşan örgütlenme faaliyetlerinin hangi ölçekte olduğu, dönüşümsel olarak CHP'nin örgütsel tabanını nasıl hazırladığı anlaşılmaya çalışıldı. Meşrutiyet ve Milli Mücadele dönemlerinde oluşan deneyimlerin, CHP yöneticilerinin kararlarını nasıl etkilediği açıklanmak istendi. Parti'nin örgütlenme konusunda genelde yurt çapında özelde ise Doğu bölgelerinde geçirmiş olduğu değişimler, 1930 öncesi, 1930'lar ve 1943 sonrası evreler olarak ele alındı. Doğu bölgesinin siyasi temsilcilerinin toplumsal kökenleri hakkında yapılan analizler sonucunda, CHP'nin bölgede dayandığı toplumsal katmanların özellikleri belirtildi.Araştırmada mümkün olduğunca birincil kaynakların kullanılmasına özen gösterildi. 1950 Öncesi yayınlanmış eserlerden, yazışma belgelerinden ve de basından faydalanıldı. Parti-Örgüt-Doğu denkleminin dışına çıkmadan mevcut kaynaklar incelenip çıkarımlarda bulunuldu. Konuya soyut ve kavramsal yöntemlerle yaklaşılmayıp analize dönük bir yöntem tercih edildi. Doğu örgütlenmesindeki gelişmeler, dönemin koşulları göz ardı edilmeden uygun tarihsel bir fon içerisinde verildi.Anahtar Kelimeler: CHP, Tek Parti Dönemi, CHP Örgütü, CHP'nin Doğu Örgütlenmesi.

Cumhuriyet Halk PartisiDoğu Anadolu bölgesiDoğu politikası+6
Murat Turan
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir üst kimlik projesi olarak ?İttihad-ı Anasır? kavramına iktidar ve muhalefetin yaklaşımları (1908-1913)

Modernleşme olgusunun Avrupa'da ulus devletlerin ortaya çıkışında itici güç olması; Osmanlı Devleti'nde ise ?Osmanlı Üst Kimliği? vücuda getirerek, gittikçe parçalı bir görüntü almaya başlayan devlet için bir ?kimlik? yaratılması sonucunu doğurmuştur. Araştırmanın birinci bölümünde bunun altı çizilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde detaylandırılmaya çalışılan konu ise, İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ?ittihad-ı anasır? olgusu yardımı ile gerçekleştirmeye çalıştığı; unsurların birlikteliğini temin edip, ?Osmanlı Milleti?ni inşa etmesidir. Üçüncü bölümün şekillenmesine yardım eden tartışmalar ise, İttihat ve Terakki karşısında muhalefet gücünü oluşturan ve gayrimüslim unsurların ağırlıkta olduğu grubun ittihad-ı anasırdan, kendi etnik gruplarının geleceğini -mümkünse Osmanlı Devleti'nden ayrı bir şekilde- temin edebilmek için destek almaları ile ilgilidir.Meclise yansıyan tartışmalar, iktidar taraftarı ve muhalif basında yer alan haber ve makaleler konunun toplumsal yansımaları hakkında fikir sahibi olmamızı kolaylaştırmıştır. Osmanlı Devleti'ndeki kimlik tartışmalarında, unsurlar arasında gelişen milliyetçiliğin etkisi ise, iktidar ve muhalefetin tutumunda belirleyici olmuştur. Bugün küreselleşme olgusu dahilinde tartışılan, alt kimliklerin üst kimlikler karşısında benlik mücadelesi, Osmanlı Devleti açısından da belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır.

KimlikMilliyetçilikMuhalefet+2
Senem Küçükkoyuncu
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Demokrat Parti'de parti içi demokrasi (1946-1960)

Bu tezde Demokrat Parti'nin muhalefet ve iktidar yıllarındaki kongreleri, örgütlenme yapısı, parti içindeki hiyerarşi, Meclis Grubu tartışmaları, tüzükleri, milletvekilleri, seçimler ve bunların parti içi demokrasiye uygun yapılıp yapılmadığı tartışıldı. Kullanılan kaynakların daha çok birinci el olmasına özen gösterildi. O dönemin gazete ve dergilerinin yanı sıra, dönemin Meclis Grubu Toplantı Müzakere Zabıtları ve Başbakanlık Cumhuriyet Arşiv belgeleri tarandı.Türkiye'nin çok partili yaşama geçtiği ve demokrasiyi öğrenmeye çalıştığı bu dönemde, D.P.'nin kendi içerisinde demokrasiyi ne ölçüde uyguladığı temel araştırma konusunu oluşturdu.

DemokrasiDemokrat PartiParti içi demokrasi+2
Beril Yaşar
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00