Kütahya Dumlupınar University
Departman

Maden Mühendisliği Bölümü

Kütahya Dumlupınar University

82

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ara ve Ca bentonitlerin soda ve MgO ile aktivasyonu

Yüksek katyon değiştirme özellikleri nedeniyle endüstriyel süspansiyonların stabilitelerinin kontrolünde yaygın bir şekilde kullanılan bentonitler, alkali (Na- bentonit), yarı alkali (Na-Ca bentonit), toprak alkali (Ca- bentonit) olarak sınıflandırılmaktadırlar. Na bentonitler mevcut teknolojik özellikleri (Viskozite, şişme, filtrasyon kaybı vb.) ile sondaj sıvısı olarak kullanılırken, yarı alkali ve toprak alkali bentonitlerin bu sektörde kullanımı sınırlı olmaktadır.Ülkemizde ve Dünyada Na bentonit rezervleri oldukça sınırlı olup, sınırsız miktarda Na-Ca ve Ca-bentonit rezervleri mevcuttur. Orta ve düşük şişme, viskozite ve yüksek filtrasyon kayıpları veren bu bentonitlerin sondaj sektöründe kullanımlarını güçleştirmektedir. Bu bentonitlerden API ve TSE standartlarında sondaj çamuru elde edilebilmesinin tek yolu ise çeşitli katkı maddeleri ile aktivasyon işlemine tabi tutulmasıdır. Rekabetin yüksek olduğu bu sektörde bu tür bentonit yataklarının elde edilecek yeni teknolojik bilgilerle değerlendirilmesi ülke ekonomimiz açısından da büyük önem arz etmektedir.Bu çalışmada, Na-Ca ve Ca-bentonitlerin MgO, NaCO3 ve MgO+NaCO3 kombinasyonu ile yaş ve kuru olarak aktivasyonu yapılarak viskozite, şişme, filtrasyon kaybı gibi teknolojik özellikleri araştırılmıştır. Na ve Mg iyonlarının süspansiyonun fiziksel özelliklerine etki mekanizmasını araştırmak için ise zeta potansiyel ve pH ölçümleri yapılmıştır. Bu karışımların iyon adsorpsiyonu ve iyon değişimi yolu ile bentonit tabakalarının yüzeyleri veya kenarları ile etkileşimi montmorillonitlerin reolojik özelliklerini modifiye etmektedir. Elektrokinetik özellikler bentonit süspansiyonlarının formülasyonunu optimize etmekte kullanılmaktadır.Yapılan çalışmalar sonunda, ara tipteki bentonitlerin kuru aktivasyon yöntemi ile soda ve MgO kombinasyonu kullanılarak aktive edilmeleri neticesinde, sondaj sektörüne uygun olduğu görülmüştür. Ca bentonitin ise şişme ve viskozite açısından sondaj bentonitine uygun hale getirilebileceği ancak filtrasyon kaybının fazla olması dolayısı ile CMC ile de aktive edilmesi gerektiği bulunmuştur.

Bentonit
Tan Çetinel
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de kömürün enerji üretimindeki rolü

Enerji, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yaşamsal temel bir ihtiyaç olması yanında, ülke ekonomilerinin büyüyerek refahlarının artmasında da en önemli unsurların başında gelmesinden dolayı, çatışmaların odağı olma halini sürdürmektedir. Buna paralel olarak son yıllarda yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesinde büyük ilerlemeler olmasına rağmen, fosil yakıtların öneminde bir azalma olmamıştır. Fosil yakıtlar arasında arz güvenliğinin sağlanmasında çok büyük öneme sahip olan kömür, temel enerji kaynağı olma özelliğini artırarak sürdürmektedir.Ülkemiz, petrol ve doğalgaz kaynakları bakımından dışa bağımlı olsa da enerji tedarikinde kullanabileceği önemli kömür rezervlerine sahiptir. Son yıllarda enerji ihtiyacımızın karşılanmasında doğalgaza artan bir önem verilmesinin, enerji arz güvenliğini tehlikeye sokması, enerji maliyetlerine ağır yükler getirerek ülke ekonomisine zarar vermesi gibi olumsuz yönlerinin yanında, kömürlerimizin enerji temininde olmazsa olmaz öneme sahip olduğu, bu kaynaklarımızdan çok daha fazla yararlanılması gerektiği gerçeğini de bir kez daha ortaya koymuştur.Bu tez çalışmasında, ülkemizin genel enerji durumu incelenerek, önemli bir enerji hammaddesi olan kömürlerimizin, enerji üretimimizdeki rolü araştırılmıştır. Ayrıca ileriye dönük enerji üretiminde kömürün payının ne şekilde arttırılarak, daha nasıl faydalı kullanılması gerektiği konuları belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Elektrik enerjisi, Enerji, Enerji kaynakları, Fosil yakıtlar, Kömür.

Mümin Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sol-jel yöntemi ile kil esaslı altlık üzerine La2O3 solüsyon kaplama ve seramik membran üretimi

Bu çalışmada, sol-jel prosesi uygulanarak kil esaslı poroz altlık üzerine daldırarak kaplama yöntemi ile %4 La203 katkılı alümina (AI203) jel kaplanarak seramik membran üretilmiştir. Kaplama solüsyonu Böhmit (AIOOH, Keith Ceramicies Ltd.), La2(N03)3.6H20 (Sigma), PVA (72000gr/mol, Merck), distile su ve HN03 (Merck) kullanılarak hazırlanmıştır. Katkılı (%2 La203 ve %4 La203) ve katkısız olarak hazırlanan alümina jeller 700 - 1200 °C'de kalsine edildikten sonra termal stabiliteleri incelenmiştir. Termal stabilitesi en iyi olan jelin %4 La203 katkılı olarak hazırlanan alümina jel olduğu tesbit edilmiştir. Katkısız alümina jelde 1200 °C'de y-AI203 - a-AI203 faz dönüşümü meydana gelmiştir. Buna karşın %4 La203 katkısı ile bu faz dönüşümü engellenmiş ve böylece y-AI203 ( y + 9-AI203 ) fazındaki jel tabakasında yüksek sıcaklıklarda dar gözenek boyut dağılımlı (3-15 nm) ve yüksek gözenek yüzey alanlı (113 m2/g, 1000°C'de ) yapı korunmuştur. y-AI203 membran tabakasının 5-7 [im kalınlığında olduğu tesbit edilmiştir. Anahtar kelimeler : Sol-jel kaplama, y-A\203, Gözenek, Isısal kararlılık, SEM, Membran

KaplamaMembranlarSol-jel yöntemi+1
Bahri Ersoy
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pulvarize kömür enjeksiyonu kullanımının yüksek fırın çalışmasına etkileri

Bu çalışmanın amacı pulvarize kömür enjeksiyonu kullanımının yüksek fırın çalışmasına etkilerini incelemektir. İncelemeler yapılırken İSDEMİR A.Ş. Yüksek Fırın No:1'de PCI kullanılmadan önceki proses şartları ile PCI kullanılmaya başlandıktan sonraki proses şartları karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda İSDEMİR A.Ş. Yüksek Fırın No:1' de pulvarize kömür enjeksiyonu ile beraber fırın veriminde 1,75 m3/TSM'den 2,00 m3/TSM'e artış, sıvı ham demir içeriğindeki kükürt oranında % 0,085'ten % 0,065'e azalma, günlük sıvı ham demir üretiminde ise 2500 Ton/gün' den 2750 Ton/Gün'e artma görülmüştür.

Ömer Serhat Dike
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İskenderun Demir Çelik Fabrikası A.Ş'de kalite kontrol uygulamaları

Bu çalışmada, bir kısım yerli cevherin kimyasal, fiziksel ve metalurjik özellikleri, ithal edilen cevherlerin bu özellikleri ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonunda yerli cevherlerin kimyasal ve fiziksel özelliklerinin iyileştirmesi gerektiği gözlenmiştir. Metalurjik özellikler açısından ise yerli parça cevherlerin, ithal cevherlerle rekabet edecek değerlerde olduğu görülmüştür. Ayrıca bu çalışmada karşılaştırma sonuçlarına ve entegre tesislerdeki gözlenen değişikliklere bağlı olarak, yerli cevherlerin yüksek fırında kullanım miktarını artırabilmek için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Yerli Cevher, İthal Cevher, Yüksek Fırın, Demir Cevheri Özellikleri.

Mustafa Tağmaç Doğar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ermenek barajı ve HES gövde kazısı patlatmalarının incelenmesi

Bu çalışmada, Ermenek Barajı ve HES Projesi tanıtılmış, 700 m kotu altında uygulanan Ön-Kesme Kontrollü Patlatma Yöntemi incelenmiştir. Ermenek Barajı Karaman ilinin Ermenek İlçesindedir. Baraj yeri Ermenek'e 15 km olup, ilçenin Güneydoğu'sundadır. Talvegten yüksekliği 210 m, temelden yüksekliği 230 m ve Rezervuar alanı 60,74 km2 olacaktır. 4,5 milyar m3 su tutacaktır. Ermenek barajı dar bir vadiye yapılmaktadır. Gövdenin yapılacağı yer, Kontrollü Patlatma Yöntemi ile uygun boyutlara getirilmiştir. Sağ ve sol yamaçta patlatmalar yapılarak, buradaki formasyon için en uygun patlatma paterni ortaya konulmuştur. Titreşimler 30 mm/sn altında tutulmuştur. Toplam olarak sağ ve sol yamaçtan kontrollü patlatmalar ile 284940 m3 kazı yapılmıştır. Bu kazı için 120904 kg patlayıcı kullanılmış ve özgül şarj 0,424 kg/m3 olarak hesaplanmıştır.

BarajlarPatlatmaTesis yer seçimi+1
Ramazan Şallı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırmataşların beton agregasında ve hazır beton tesislerinde kullanılma kriterleri örnek uygulama Sağlıklı Köyü kalker ocağı

Bu tez çalışmasında, Agrega üretiminde amaçlanan kalitenin elde edilebilmesi için ocak işletmeciliğinden başlayarak gerekli minimum işlemler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Mersin İli Tarsus İlçesinde yer alan kırma-eleme tesisinde üretilen kırmataşların TS 706 EN 12620'ye uygun olarak alınan agrega örneklerinin deneyleri yapılarak incelenmiştir. Kalker ocağından alınan numunelerin fiziksel, mekanik ve petrografik özellikleri incelenmiştir.İncelemeler sonunda gerçekleştirilen analiz ve deneylerden elde edilen değerlerin, TS 706 EN 12620 ?Beton Agregaları'nda aranan özelliklere uygun olduğundan, bu taş ocaklarından elde edilen kırmataşların, hazır betonlarda ve beton agregası olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Hayrullah Uçar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova yöresi kuvarsit işletmelerinde bilgisayar destekli şev dizaynı ve şev stabilite analizleri

Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın amacı, ülkemizdeki Kuvarsitocaklarında, mevcut basamak ve nihaî şevler için şev duraylılık analizleri yapmaktır.Duraylılık analizi yapabilmek için öncelikle, arazide süreksizliklerin yönelim,eğim ve durumları ile mevcut formasyonlar belirlenmiştir. Ocaklardaki mevcutbasamakların ve şevlerin geometrisi tespit edilmiş ve ocaktaki kaya birimlerininlaboratuvarda birim hacim ağırlık, nokta yükü dayanım indeksi, tek ekseli basmadayanımı ve makaslama deneyi ile kohezyon ve içsel sürtünme açısı değerleribulunmuştur.İşletmelerin şev stabilite durumunlarını belirtmek için Fransa'da Ecoles desMines de Paris'te geliştirilen Stab ve Degrés bilgisayar yazılımları yardımıyla,mevcut ve nihaî ocak planı üzerinde şev duraylılığı analizleri gerçekleştirilmiştir.

Mustafa Özgür Keskin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir maden yatağının katı modelinin oluşturulması

Madencilik endüstrisinde en önemli sorun, teknik ve finansal planlamanın doğru yapılmasıdır. Yer altındaki cevher kütlesinin, konum ve biçim açısından incelenebildiği anlamlı tekniklerden birisi de üç boyutlu katı modelleme metodudur. Günümüzde katı model oluşturmaya yönelik çalışmaların pek çoğunda madencilikte yaygın olarak kullanılan hazır paket programlardan yararlanılmıştır. Bazı araştırmacılar, gelişen ihtiyaçlara yönelik üç boyutlu çizim programlarından faydalanarak yeni programlar geliştirmişlerdir.Bu çalışma kapsamında, sondaj verilerinden elde edilen üç boyutlu koordinat bilgileri kullanılarak, yatakların katı modellerini ortaya çıkaran bir model geliştirilmiştir. Bu modelde, Visual Basic dilinde iki yazılım geliştirilmiş ve veri üretimi ile AutoCAD ortamında katı model otomasyonu sağlanmıştır. Sonuçların doğruluğunu kanıtlamak için model iki farklı sahada denenmiş ve kabul edilebilir sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlar, örnek bir bölge için daha önce yapılmış araştırmalar ile karşılaştırılmıştır.

AUTOCADKatı modellemeVisual Basic
Ayten Gülmez
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de yapı malzemesi olarak kullanılan bazı doğal taşlardaki radyoaktivite seviyelerinin belirlenerek, kimyasal ve mineralojik bileşim ilişkilerinin araştırılması

Bütün yapı malzemeleri değişik miktarlarda doğal radyonüklitler içermektedir. Kayalardan ve topraktan elde edilen malzemeler genellikle Uranyum(238U) ve Toryum (232Th) serilerinin doğal radyonüklitleri ile Potasyum (40K) radyoaktif izotopunu içermektedir. Uranyum serilerinde 22fiRa ile başlayan bozunma serisi önem arz ettiğinden, referanslar genellikte Uranyum yerine Radyuma yapılmaktadır. Yapı malzemelerindeki radyoaktivitenin kontrol amacı, maruz kalınan doğal radyasyon seviyesinin bu malzemeler nedeniyle artmasının önlenmesidir. Toplum üyelerinin alacağı radyasyonun mümkün olan en düşük seviyede tutulması esastır. Ancak, yapı malzemelerinin kullanım alanının genişliği nedeniyle bunlardan kaynaklanan radyasyonun tamamen önlenmesi mümkün değildir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de mermer, granit, bazalt, traverten ve benzeri yapı malzemelerine, hammadde oluşturacak yapıtaşlarının çıkarıldığı belli başlı maden ocaklarında, yerinde numune alma metotlarıyla numuneler alıp, daha sonra bu numunelerin radyonüklit-alfa-gama ışımasına bağlı olarak, kimyasal özelliklerini belirleme işlemlerine tabi tutmak ve radyoaktif element-jeolojik formasyon ilişkilerini belirlemektir.Çalışmanın sonucunda elde edilen verileri ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşarak yapı malzemeleri ile ilgili standartların hazırlanmasında doğru ve güvenilir bilgi oluşturmak ve Türkiye geneline yapılacak aynı tür çalışmalar için hem donanım hem de bilgi açısından alt yapı sağlamaktır.

Doğal taşlarGama spektroskopisiGranit+2
Ahmet Şeref Aykamış
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00