
89
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
An analysis of wage, earnings and income inequality in Turkey
ABSTRACT AN ANALYSIS OF WAGE, EARNINGS AND INCOME INEQUALITY IN TURKEY ARSLAN, Emre Bilal M.Sc., Department of Economics Supervisor: Assist. Prof. Ozan Ekşi February 2014 The goal of this thesis is to analyze wage, income, and earnings inequalities in Turkey by using the data from Household Budget Surveys that have been available yearly since 2002. A thorough documentation of earnings and hourly wage inequalities is provided for different education and experience groups. The study then documents income inequality in Turkey. Both household and individual income data are used. The importance of household data arises from the fact that the members of a household use the same income sources, and social planners recognize this fact in calculating the well-being of their citizens. Therefore, the difference between household and individual income distributions is important to show the within-country income sharing dynamics in Turkey. Next, a decomposition of yearly incomes to earnings and non-earnings income sources is provided, together with figures showing the distribution of these income sources across households. The second part of the thesis explains the changes in income inequality in Turkey through panel regressions by using the cohort inequality indices. Briefly, this thesis aims to make a significant contribution to the literature and to create an important source of information. The most remarkable results are: the annual earning inequality differs from hourly wage inequality in Turkey. The 2001 crisis had a significant effect on inequality especially during the period of 2002-2004. Earnings are the most important source of individual income and the distribution of earnings and non-earnings does not change significantly over the years. With regard to the results obtained through panel regressions, the most influential variable that changes inequality between 2002 and 2011 is the ratio of credit to the private sector by deposit money banks and other financial institutions to GDP. This variable is used as a financial depth indicator and has an increasing effect on inequality. JEL Codes: D31 Keywords: Wage Inequality, Earnings Inequality, Income Inequality
Regional income convergence: An econometric analysis
The income inequality in Turkey is one of the major problems of economists as well as politicians. This study aims to approach the problem from a regional perspective. There are two major objectives in this study. The first objective is to determine the level of convergence and/or divergence and the second objective is to determine the spatial autocorrelation and in income clusters in Turkey. In addition to these major objectives, the validity of Kuznets? inverted U hypothesis and the relation between regional income inequality and the growth rate of national economy are also interest areas of this thesis. The analyses are performed at two aggregation levels: provincial and regional. The provincial level analysis considers the 67 conventional provinces, whereas, at the regional level analyses, NUTS Level 2 regions are used. The convergence analysis includes absolute and conditional ß-convergence, the ?-convergence and analyzing the time trend of inequality measures such as Gini, Atkinson and Theil indexes. The spatial autocorrelation analysis includes a global measure of spatial autocorrelation, Moran?s I, and local indicators of spatial association. Results of convergence analysis indicate that neither a monotonic convergence nor a monotonic divergence occurred in between 1970 and 2001. Sub-period analysis of inequality measures revealed that during the first sub-period from 1970 to 1986 there is an increase in regional inequalities, whereas, during the second sub-period from 1987 to 2001, these inequalities have decreased or at least remained close to their 1987 value. The spatial autocorrelation analysis indicated that from 1970 to 2001, the provinces and regions in Turkey became more dependent to their neighbors. Moreover, the local indicators revealed that the poor and rich provinces and regions are not distributed randomly across the country but instead follows a specific pattern. Poor provinces are clustered at the east and rich provinces are clustered at the west. Furthermore, these two major clusters are becoming sharper.
İnsan kaynakları yönetiminde performans değerlendirmesi ve maliye bakanlığı çalışanlarına yönelik bir uygulama
İnsan kaynakları yönetiminde, performans değerlendirmenin yeri ve önemi günümüzde daha çok değer kazanmıştır. Dünyada yaşanan hızlı gelişim ve değişim tüm örgütleri yoğun bir rekabet ortamına sürüklemiştir. Bu rekabet ortamında örgütler varlıklarını sürdürebilmek için verimliliklerini mümkün oldukça en üst düzeye çıkartmak zorundadırlar. Günümüzde tüm örgütlerde, gerçek verimliliğe ulaşmanın tek yolunun insan kaynağından daha etkin faydalanabilme gerçeği olduğu ortaya çıkmıştır.Küreselleşme, rekabet, yönetim ve üretim alanlarındaki değişmeler, personel yönetiminden insan kaynakları yönetimine geçişi hızlandıran faktörlerdir. Bu yönetim felsefesi, insan faktörünün üzerinde durup, insan kaynağının tamamen farklı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. İnsan kaynakları yönetiminin vazgeçilmez bir unsuru olan performans değerlendirme sistemi, sürekli gelişimi hedefleyen, kariyer hedeflerine yönlendiren, işe alma, yükselme, ücret belirleme gibi unsurlar üzerinde etkili bir kriter olarak ortaya çıkmıştır.Rekabet ortamında verimlilik, özel sektörde olduğu gibi kamu yönetiminde de oldukça fazla ön plana çıkmaya başlamıştır. Kamu yönetiminin etkin ve verimli çalışma ve kaliteli hizmetler sunması tüm ülke ekonomisini yakından ilgilendirmektedir. Kamu hizmetlerindeki çalışmaların yeniden değerlendirilerek değişen koşullara cevap verebilmesi amacıyla kamu yönetiminin işleyişi, teşkilat yapısı ve personel rejiminden kaynaklanan sorunların giderilmesi gerekmektedir. Kamu kurumlarında sorunların başında verimsizlik, memnuniyetsizlik ve performans düşüklüğü gelmektedir. Kamu kurumlarında gerçekleştirilebilecek performans değerlendirme sistemi ile bu sorunların önemli bir kısmı direkt ve dolaylı olarak çözülerek; hizmet veren personel ile hizmet alan vatandaşı daha çok memnun edebilecek bir yapılanma sağlanmış olacaktır.Bu çalışmada, insan kaynakları yönetiminin en önemli işlevlerinden biri olan ?performans değerlendirme? kavramı ve Türkiye'deki kamu kurumlarındaki uygulanması incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde çalışan personelin değerlendirme sistemine ilişkin görüş ve önerileri alınarak ülkemizdeki değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'deki kamu kurumlarının büyük bir kısmında performans değerlendirme bilincinin yeterince gelişmediği ve yapılan performans değerlendirme uygulamalarının da amacından uzak olduğu görülmektedir.
Yönetime katılmada öneri sistemleriyle iş tatmini arasındaki ilişki ve bir örgütteki uygulaması
Bu çalışmanın temel amacı, yönetime katılmada öneri sistemleriyle iş tatmini arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda ilk bölümde yönetim kavramı ve kavramsal boyutları, yönetim teorileri ve yönetimin tarihsel gelişimi ve bu kapsamdaki yönetim yaklaşımları incelenmiştir. Özellikle bu bölümde insan kavramının ve yönetime katılmanın önem kazandığı insan ilişkileri yaklaşımı ele alınıp bu kapsamda yönetime katılmanın tanımı, yönetime katılmanın amaçları, yönetime katılmanın yararları, yönetime katılma yöntemleri üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde bir yönetime katılma aracı olan öneri sistemleri üzerinde durulmuştur. Öneri sistemlerinin tanımı, önemi, amacı, organizasyonu ve işleyişi ele alınmıştır.Üçüncü bölümünde ise iş tatmini konusu ele alınmıştır. İş tatmininin tanımı, önemi, iş tatmini etkileyen faktörler, iş tatmini teorileri, iş tatmininin boyutları, iş tatmininin yararları, iş tatmininin sonuçları ele alınmıştır.Dördüncü bölümünde öneri sistemi ile iş tatmini arasındaki ilişki değerlendirilmiştir.Beşinci bölümünde ise basit küme örneklemesi ile seçilen örneklere anket uygulaması sonucu elde edilen veriler değerlendirilerek öneri sisteminin iş tatmini arasındaki ilişki ortaya konulmuştur.
Asimetrik enformasyonu azaltan bir uygulama olarak bilgi teknolojisi tabanlı ticaret bankacılığı faaliyetlerinin KOBİ'ler açısından değerlendirilmesi ve Kütahya ili saha araştırması
Finansal sistemin en ağırlıklı aracı kurumu olan bankalar fon arz edenler ve fontalep edenler arasında fon akışını sağlayarak ekonomide önemli bir işlevi yerinegetirmektedir. Bankaların en önemli müşteri grubu ise işletmelerdir. Türkiye'dekiişletmelerin %99'unun KOBİ olduğu düşünüldüğünde bankaların KOBİ'lerinihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetleri çeşitlendirmesi ve KOBİ'lerin bunlardanyeterince yararlanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla bazı bankalar, sınırlıfinansman olanakları ve yüksek kaynak maliyeti ile karşı karşıya kalan KOBİ'lerinfinansal çözüm ortağı olmak ve her türlü finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzereticaret bankacılığı faaliyetleri içerisinde KOBİ'lere özel bir yer ayırmakta ve bufaaliyetlerini ?KOBİ bankacılığı? adı altında programlamaktadır.Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler her sektörü etkilediği gibibankacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Bankalar bilgi teknolojilerinikullanmanın avantajlarından yararlanmak için, ürün ve hizmetlerini bilgi teknolojileritemelli dağıtım kanalları vasıtasıyla sunmaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinikullanmanın bilgi asimetrisi kaynaklı sorunları azaltıcı etkisi de düşünüldüğünde,bankalar için yeni dönemin adı elektronik bankacılık olmuştur. Ticaret bankalarınınbilgi teknolojileri temelli dağıtım kanalları vasıtasıyla ürün ve hizmetlerini sunarakasimetrik bilgi sorununu azaltması kadar, müşterilerin özellikle de KOBİ'lerin buteknolojilere uyum sağlayıp etkili bir şekilde kullanabilmeleri de büyük önemtaşımaktadır. Ancak, araştırma sonunda KOBİ'lerin gelişen teknolojiye ayak uydurmasıve kullanabilmesinde önemli sorunların mevcut olduğu ve bu nedenle bilgiteknolojilerinin kullanımının asimetrik bilgi sorununu azaltıcı etkisinin istenilen şekildegerçekleşemediği görülmektedir.
Küreselleşen dünyada devletin iktisadi rolü: Türk kamu maliyesi örneği
21. yüzyıla girerken, birey, toplum ve devleti farklı kavram, boyut ve derinlikteetkileyen degisim, dünyanın her bir kösesinde yasanmaktadır. ktisadi, siyasi, sosyal vekültürel sahalarda var olan sınırların ortadan kalkmaya basladıgı, kutuplasmaların terkedildigi, liberal yaklasımların hemen hemen her alanda ve her anlamda güç kazandıgı,bilisim, teknoloji ve enformasyonun hızla gelistigi, yasam formlarımızda büyükdönüsümler yasandıgı bu sürece, küresellesme adı verilmektedir.Küresellesme ile birlikte her alanda yasanan degisim, devletin görev, rol vefonksiyonlarında da kendini hissettirmektedir. Bu çerçevede, küresellesme ile birlikteüretim faktörlerinin uluslararası mobilitesinin artması, teknoloji ve iletisimde yasananhızlı gelismeler ve neo-liberal degerlerin yükselisi, devletlerin kamu mali yapılarını vekamu mali politikalarını derinden etkilemistir. Küresellesmenin devletlerin kamu maliyapılarına etkisi, kamu gelir ve giderlerinde yasanan degisimlerde, kamu idareleriarasından yasanan küresel rekabette ve devletlerin birbiri ardına gerçeklestirdikleri malireformlarda kendini göstermektedir.Bu çalısmada, küresellesmenin devletin iktisadi rolü üzerindeki etkisi, kamumaliyesi açısından incelenmistir. Bu baglamda küresellesmenin tanımı, tarihi gelisimive ulus devletler üzerindeki etkisi birinci bölümde ele alınmıstır. Küresellesmeninülkelerin kamu maliyelerine ve mali reformlar üzerine etkileri ikinci bölümdeaçıklanırken, son bölümde ise örnek ülke olarak seçilen Türkiye'de, küresellesmeninkamu maliyesine ve mali reformlarına etkisi ayrıntılı bir sekilde incelenmistir.
Türkiye'de eğitim harcanmalarının ekonomik büyüme üzerine etkileri
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için eğitim, ekonomik büyümenin gerçekleşmesini sağlayan önemli bir değişkendir. İktisat literatüründe, eğitim yoluyla beşeri sermayeye yapılan yatırımların, uzun dönemde pek çok ülkenin ekonomik büyümesinde pozitif etkisi gözlenmiştir.Bu çalışmada, Türkiye'de 1990-2001 yılları arasındaki dönemde, il bazında veriler kullanarak, eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelenmiştir. Türkiye geneli yanında, oluşturulan dört grupta (kişi başına düşen GSYİH ortalaması altındaki ve üstündeki iller, Marmara ve Güneydoğu Anadolu) yapılan toplam, ilköğretim ve ortaöğretim harcamalarıyla bölgelerin ekonomik büyümesi arsındaki ilişki panel veri yöntemiyle analiz edilmiştir.Yapılan ekonometrik tahminler, Türkiye geneli ve diğer bütün bölgelerde toplam, ilköğretim ve ortaöğretim harcamaları katsayıları, daha önceden yapılmış olan ekonomik çalışmalarda da belirtilmiş olduğu gibi, pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Kişi başına GSYİH ortalamasının altında kalan iller ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ortaöğretim harcamaları, Marmara Bölgesi'nde ise ilköğretim harcamalarının ekonomik büyümeye etkisi daha yüksek çıkmıştır. Özetlenecek olursa, Türkiye'de eğitim alan bireylerin, verimlik artışı yoluyla ekonomik büyümeye katkılarının pozitif yönde olduğu gözlenmiştir.
Durağan olmayan paneller ve bir uygulama
Panel veri tahmin metotlarının kullanımı hem veri kaynaklarına ulaşmanın kolaylaşması hem de sadece yatay kesit ve zaman serileri ile yapılamayan analizlere imkân tanıması sebebi ile giderek artan bir öneme sahiptir. Bu popülerliğe parelel olarak teorik ve amprik panel veri çalışmalarının sayısı giderek artmıştır. Son dönemlerde panel veri ekonometrisinin en çok ilgi çeken alanlarından biri de durağan olmayan panel veri modelleridir. Geleneksel panel çalışmalarından farklı olarak, geniş zaman serisi ve yatay kesit boyutlarına sahip panellerde zaman öğeleri durağan olmamanın güçlü kaynağıdır. Ayrıca, zaman boyutuna yatay kesit boyutunun eklenmesi durağan olmamayı ve eş bütünleşmeyi test etmekte önemli katkılar sağlamaktadır.Bu yüksek lisans tezinde, durağan olmayan panellerin alanizinde sıkça karşılaşılan tahmin metotları incelenmiştir. Panel birim kök ve eş bütünleşme testlerinin uygulanabilirliğini göstermek için Türk İmalat Sanayinde Saat Başına Sabit Ücretler ile Saat Başına Emeğin Ortalama Ürünü arasında Etkin Ücret Teorisince ileri sürülen pozitif ilişkinin varlığı test edilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar, Türk İmalat Sanayi için Etkin Ücret Teorisini ret etmemektedir.Çalışma veri analizine ilave olarak çeşitli testleri karşılaştırmalı olarak sunmaktadır. İlk olarak, Choi(2001) ve Maddala ve Wu(1999) takip edilerek, yatay kesit bağımlılığını göz önüne almayan Fisher tipi panel birim kök testleri uygulanmıştır. Daha sonra karşılaştırma yapabilmek için seriler yatay kesit bağımlılığından olabildiğince arındırılarak Fisher tipi panel birim kök testi yeniden uygulanmıştır. Ayrıca, yatay kesit bağımlılığını regresyon denklemi içinde göz önüne alan Pesaran(2003,2007) panel birim kök testi ayrı bir karşılaştırma yapmak için kullanılmıştır. Panel eş bütünleşmenin sınanması için ise Maddala ve Wu(1999) ve Choi(2001) birim kök testlerini panellerde eş bütünleşmeyi test edecek şekilde yeniden yapılandıran Hanck(2007) tarafından önerilen yeni eş bütünleşme testi kullanılmıştır. Bu test de hem yatay kesit bağımlılığı olan serilere hem de yatay kesit bağımlılığından arındırdığımız serilere uygulanmıştır. Çalışmada sunulan panel birim kök ve eş bütünleşme testlerinin yanı sıra bireysel seriler için ADF, CADF ve Engel-Granger testleri de uygulanmıştır.
İhracatı teşvik politikalarının Adana ili üzerinde etkinliği
Bu tez çalışmasında ihracat teşvik kavramının ne olduğu, sürekli değişen koşullarda ihracat teşviklerinin Türkiye'de nasıl uygulandığı ve ekonomik etkileri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın amacı, Türkiye'de uygulanan ihracat teşvikleri ile Adana'da faaliyet gösteren ihracatçı işletmelerin ihracat teşviklerini hangi düzeyde kullandığını tespit etmektir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye üyeliği sürecinde ortaya çıkan bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde Adana ilinde uygulanan teşviklerin algılanması, etkileri ve Adana'da yer alan ihracatçı firmaların uygulanan teşviklerin bölgesel kalkınmada etkisinin yeterliliği konusundaki görüşleri incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde teşvik kavramı ve çeşitleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş, hemen arkasından İkinci bölümde ihracat teşvik kavramı açıklanmış ve ihracat teşvik sistemi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca, Avrupa Birliği'nde ve çeşitli ülkelerde uygulanan ihracat teşvik sistemi ile Türkiye'de uygulanan teşvik sistemi karşılaştırılmıştır.Son bölümde, Adana ilinin ihracat durumu ve potansiyeli hakkında bilgi verilmiş, işletmelerin işlevsel ve kurumsal yapıları, ihracat teşviklerinin Adana'daki ihracatçı firmalar üzerindeki etkisine yönelik anket sorularının sonuçları yorumlanmış ve bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İhracat Teşvikleri, KOBİ Teşvikleri, Avrupa Birliği'nde Teşvikler, Adana
Motivating very young learners of English in a classroom setting
Children seem to be motivated to get new things into their lives. However, it may sometimes be meaningless for a child to be interested in learning a foreign language for its own sake. The fact that they catch new things with no consciousness is undisputable but there is a crucial point that in a learning atmosphere, they need to be strongly motivated to learn the language. Role of motivation for young learners in foreign language education has been studied extensively so far. It has been consistently stated so far that the effectiveness of learning and teaching process is measured according to the level of motivation of learners during that process.The aim of this current study is to discuss the importance of motivation in teaching English to very young learners, the reasons of demotivation and as to what teachers could do to increase motivation and keep students motivated in classrooms of 5-6 year-old learners. With the help of this research, it is aimed to contribute insights to the field of motivation which in fact is regarded as the basis of all kinds of education. Based on this premise, we aim to seek answers to the following questions:?What internal/external factors lead to motivation??What internal/external factors lead to demotivation??How does motivation affect learners? perception of and involvement in activities??How does demotivation affect learners? perception of and involvement in activities?The study has been conducted on 45 participants, whose age range is between 5-6 years. The data are based on the performance of the participants analyzed in terms of three main aspects; teacher attitude, classroom atmosphere and activities andmaterials used in class.