Muğla Sıtkı Kocman University
Anabilim Dalı

Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı

Muğla Sıtkı Kocman University

1.344

Arşivlenen Tez

6

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastronomi kültürünün turizmdeki yeri: Serik ilçesini ziyaret eden turistler üzerine bir araştırma

Çalışmada Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gastronomi turizmine ilişkin görüşlerinin ve davranışlarının kültürlerarası farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Aynı zamanda, gastronomi kültürünün turizmdeki yeri incelenmiştir. Bu bakımdan çalışmanın amacı, gastronomi kültürünün turizmdeki yerini ortaya koyabilmek için, yerli ve yabancı turistlerle anket yapılarak elde edilen verilerle bağlantılar kurularak tespit edilmiştir. Çalışma nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, turistlerin en çok bulunduğu Serik ilçesinin Belek, Kadriye ve Boğazkent sahil beldelerinde, kolayda örnekleme ile seçilmiş ve çalışmaya katkıda bulunan 404 gönüllü bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri elde etme tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine yönelik sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise dört başlık altında Serik ilçesini ziyaret eden turistlerin gastronomi turizmine olan ilginin, tutumun ve Serik ilçesindeki yiyecek içecek işletmelerine, yiyecek ve içeceklere olan ilgilerinin tespit edilmesine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programında çözümlenerek verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Demografik bilgilere ilişkin frekans, yüzde ve ortalama değerler bulunmuştur. Verilerin güvenirliği Cronbach Alpha katsayısı tekniği ile analiz edilmiştir. Demografik bilgilerle katılım düzeyleri arasında farkın olup olmadığını saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalar ise Kruskall-Wallis H testi ile analiz edilmiştir. İfadelere yönelik cevapların dağılımlarının anlamlılık analizi Tek Grup Ki-Kare testi ile çözümlenmiştir. Serik ilçesini ziyaret eden turistlerle, Serik gastronomisi ile demografik özellikler arasındaki farklılıkları belirlemeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. İlçeyi ziyaret eden turistlere uygulanan anketlerin 404 adeti analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, turistlerin gastronomi turizmine ilgili oldukları, ancak küçük bir farkla yabancı turistlerin, yerli turistlere göre Serik`in gastronomik değerleri hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Serik ilçesinin tarihi coğrafi ve kültürel olarak çeşitli zenginliklere sahip olduğu bilinmektedir. Fakat bu zenginliklerin mutfak kültürüne yansımadığı görülmektedir. Serik`i ziyaret eden turistlerin genel olarak Türk mutfağını tatdıkları bilinmektedir. Yabancı turistlerin Serik ilçesinin yöresel tatlarını bilmedikleri araştırma sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Antalya-SerikGastronomiMutfak turizmi+3
Rafıga Babazade
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma

Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansTurizm işletmeciliği+4
Onur Atak
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki turizm paydaşları açısından yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinde politika ve güç ilişkisi

Son zamanlarda "Bir Kuşak Bir Yol" projesi kapsamında İpek Yolu yeniden gündeme gelmiştir. İpek Yolunun yeniden gündeme gelmesi, Yeni İpek Yolu turizmini canlandırmaya yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Türkiye'nin sahip olduğu arz kaynakları ve jeopolitik konumu, Yeni İpek Yolu turizmi açısından ülkeye avantaj sağlayabilecek niteliktedir. Türkiye'nin turizmden elde edeceği geliri ve pazar payını arttırması sahip olduğu bu potansiyeli etkili politikalarla yönetmesi ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesine yönelik turizm paydaşlarının düşüncülerini ortaya koymak ve Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesinin önündeki engelleri araştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasındaki güç ilişkisini açığa çıkarmaktır. Nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik yaklaşıma göre desenlenen araştırmanın verileri, ilgili devlet dairelerinin üst düzey yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve turizmle ilgili çeşitli kurumlarda çalışan yerel yöneticiler ile özel sektörde görev yapan üst düzey yöneticiler olmak üzere 26 turizm paydaşıyla yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bilgi kaynaklarına ulaşmak için amaçlı örneklem kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi için paydaş işbirliğinin sağlanması, Yeni İpek Yoluna ilişkin rota oluşturulması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, vize kolaylığının sağlanması ve tanıtım faaliyetleri önem teşkil etmektedir. Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi sürecinde karşılaşılabilecek engeller ise koordinasyon eksikliği, finansal kaynak eksikliği, bürokratik engeller, konunun öneminin kavranmaması ve bilgi eksikliği olarak tespit edilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasında Türkiye'de Yeni İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasında zorlayıcı güç, meşru güç, ekonomik güç ve uzmanlık gücü olmak üzere dört güç türü ortaya konmuştur. Yeni İpek Yolu turizmine ilişkin politika oluşturma sürecinde, paydaşlar arasındaki güç ilişkilerinin etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, araştırmanın yazına ve uygulamaya katkıları tartışılarak araştırmacılara ve uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Bir Kuşak Bir Yol ProjesiGüç ilişkileriTurizm+2
Nur Çelik İlal
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kış turizminin yerel kalkınmaya etkisi: Ordu ili örneği

Küreselleşme olgusunun hız kazanması ile birlikte rekabet artmış ekonomik, sosyal ve teknolojik değişimler yaşanmıştır. Bu değişimlere paralel olarak sürdürülebilir kalkınma modeli ülkelerin sürdürülebilir ekonomi adına birinci stratejisi konumuna gelmiştir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme ve kalkınmanın bir arada gerçekleşmesi toplumdaki tüm paydaşların (yerel yönetimler, özel sektör, yerel halk) bir araya gelmesiyle mümkündür. Bölgesel dengesizliklerin azaltılması ve planlı bir kalkınma sürecinin başlaması şüphesiz bu durum ile doğrudan ilişkilidir. Bu süreçte ekonomik değer yaratacak ve kalkınmada etkin olarak kullanabilecek kaynakları kısıtlı olan ve turistik değerlere sahip bölgelerde turizm hizmetleri yerel kalkınma için lokomotif rolü üstlenmektedir. Nitekim günümüzde birçok destinasyon sahip olduğu turistik değerleri yerel kalkınmada etkin olarak kullanma yoluna gitmektedir. Kış turizmi de bunlardan bir tanesidir. Ordu ili turizm açısından birçok önemli değere sahip olmakla birlikte gelişmişlik açısından diğer bölgelere göre henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Öte yandan, Ordu ilinin yerel kalkınma sürecinde kış turizmi faaliyetlerinin kilit bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı Ordu ilindeki kış turizmi faaliyetlerinin yerel kalkınmaya yapmış olduğu etkileri belirlemektir. Araştırma çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği ile Mart 2020 döneminde Ordu ilinde 24 katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakat gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar Ordu ilinde kış turizminin önemli bir potansiyele sahip olduğu ve yerel kalkınma sürecini hızlandırıp, önemli katkılar yapabileceğini, ayrıca yatırımların artması, ulaşım sorununun çözüme kavuşturulması, sosyo-kültürel aktivitelerin çeşitlendirilmesi ve tanıtım faaliyetlerine daha çok önem verilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEkonomik kalkınma+3
Emrah Kara
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Foodstagramming: Kuşaklar açısından değerlendirilmesi ve yiyecek içecek işletmesi tercihine etkisi

Web 2.0 teknolojisinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, internetin yaygın olarak kullanımı ve akıllı mobil cihazlar sayesinde internete kolay erişilebiliyor olmasıyla birlikte milyonlarca kişi tarafından kullanılmaktadır. Özellikle Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında kullanıcılar sanal çevresiyle fotoğraf, video vb. birçok içerik paylaşabilmektedir. Son yıllarda sosyal medyada oldukça yaygın olan yemek fotoğrafı paylaşımı foodstagramming olarak adlandırılmaktadır. Sosyal medyada yemek fotoğrafı paylaşımıyla tüketiciler kendi yemek tercihlerini göstermenin yanında, çevresine restoran hakkında tavsiyede bulunmakta ve fikir önderliği yapmaktadır. Foodstagramming, aynı zamanda tüketicilere daha önce gitmemiş olduğu bir işletmeyi tanıma ve farklı yiyecek ve içecekleri keşfetme imkanı sağlamaktadır. Bu anlamda foodstagramming yiyecek ve içecek işletmelerinin tanınırlığı ve tercih edilmesi konusunda yarar sağlamaktadır. Bu araştırmanın ana amacı, foodstagrammingin yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerine etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, aktif sosyal medya kullanıcısı olan ve sosyal medyada yiyecek içecek fotoğrafı paylaşımında bulunan 410 katılımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programı yardımıyla "regresyon, korelasyon, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları foodstagrammingin yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, foodstagrammingin yemek deneyimini zenginleştirme ve sosyal bağlantı kurma boyutlarının yiyecek içecek işletmesi tercihi üzerinde olumlu etkisinin olduğu ve özel anıları hatırlama boyutuna katılımın kuşaklar açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan katılımcıların foodstagramminge katılım nedenlerine ve yiyecek içecek işletmesi tercihine ilişkin değerlendirmeleri ile demografik özellikleri arasında anlamlı farklılıkların bulunduğu tespit edilmiştir.

Besin tercihleriFoodstagrammingKuşaklar+4
Duygu Demir
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde z kuşağının beş faktör kişilik özellikleri ve oyunlaştırma oyuncu tiplerinin belirlenmesi

Turizm emek yoğun bir sektör olup, insan odaklı iş ortamına sahiptir. Turizm istihdamının büyük paydasını oluşturan otel işletmeleri için insan kaynakları yönetimi oldukça önemlidir. Dijitalleşen dünya ile birlikte insan kaynakları yönetiminde geleneksel yaklaşım değişmeye başlamıştır. Özellikle yeni kuşakların iş hayatına girmesi bu değişimin temel nedenidir. Z kuşağının iş hayatından beklentileri ve kişilik özellikleri önceki kuşaklardan çok farklıdır. İş hayatındaki sorunları çözmeye yönelik yenilikçi bir strateji olan oyunlaştırılmış insan kaynakları yaklaşımı, kişilik özellikleri ve oyuncu tipleri eşleşmesi sonucunda doğru kişiyi, doğru işe yerleştirebilir. Bu araştırmada otel işletmeleri için mevcut ve potansiyel işgören olan Z kuşağının oyunlaştırma oyuncu tipleri ile beş faktör kişilik tiplerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma evrenini oluşturan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerinden kolayda örneklem yöntemi ile seçilen katılımcılardan 280 adet veri toplandı. Çevrimiçi anket yöntemi ile toplanan verilerin ortalama ve yüzdelik değerlerine bakılarak baskın oyuncu ve kişilik tipleri saptandı. Oyuncu tipleri ve kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi yapıldı. Katılımcıların oyunlaştırmada düzen bozucu oyuncu tipi, beş faktörde sorumluluk sahibi kişilik tipi baskın bulundu. Altılı oyunlaştırma ve beş faktör kişilik tipleri arasındaki ilişki analizinde; düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki saptandı. Sonuç olarak gerçek hayat ile oyun dünyası arasında yaşayan yeni Z kuşağının oyunlaştırma ve beş faktör kişilik tiplerinin ilişkilerinin çok kuvvetli olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat tek tek bakıldığında her bir kişilik tipinde farklı baskınlık düzeyleri görülmektedir. Z kuşağının oyun ile yaklaştığı durumlarda farklı kişilik özellikleri göstereceği anlaşılmaktadır. Gerçek hayatı bir oyun olarak kabul eden Z kuşağı için düzeni bozmak olumsuz değil tam tersi daha iyi olması için yapılan bir eylemdir. Otel işletmelerinde özellikle insan kaynakları için geliştirilecek oyunlaştırma uygulaması tasarımlarında oyuncu tipi göz önünde bulundurulmalıdır.

Beş faktör kişilik modeliKonaklama işletmeleriOteller+5
Gamze Utar
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahve mağazalarındaki atmosferik unsurların belirlenmesine yönelik ölçek geliştirme çalışması

Yiyecek-içecek sektöründe önemli bir yere sahip olan kahve mağazalarının sayısı dünyada olduğu gibi Türkiyede her geçen gün artış göstermektedir. Bu artış dikkate alındığında müşterilerin kahve mağazalarını tercihlerinde etkili faktörlerden birisi olan atmosferik unsurlar, daha da önemli hale gelmektedir. Mevcut tez çalışmasında, kahve mağazalarındaki atmosferik unsurları belirlemeye yönelik ölçek geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Geliştirilen ölçek ile hem literatüre katkı sunulması hem de sektördeki işletmelere yol göstermesi hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, ilgili tez araştırmasında sırasıyla nitel ve nicel araştırma süreçlerinin bir arada yürütüldüğü karma yöntem yaklaşımlarından keşfedici sıralı desen yöntemi kullanılmıştır. Buna göre, araştırmanın nitel aşamasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 12 katılımcıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. Nitel veri analizi sonucu elde edilen bilgiler ve literatür taramasından yola çıkarak taslak anket formu oluşturulmuş ve 45 katılımcı ile pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamadan elde edilen veriler ile yeniden düzenlenen ve son halini alan anket formu aracılığı ile Beşiktaş Starbucks kahve mağazalarındaki müşterilerden Açıklayıcı faktör analizi (AFA) için veri toplanmıştır. Elde edilen verilere AFA uygu-lanmış ve anket formunda yer alan bazı ifadeler çıkarılarak doğrulayıcı faktör analizi için tekrardan aynı örneklem grubundan veri toplanmıştır. İkinci defa toplanan veriler doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda geçerliği ve güvenirliği sağlanmış, 17 ifade ve 5 faktörlü yapıdan oluşan Coffeescape ölçeği ge-liştirilmiştir. Coffeescape ölçeğindeki atmosferik unsurların; düzen, estetik, aydınlat-ma, personel ve teknoloji boyutlarından meydana geldiği belirlenmiştir. Ayrıca, Star-bucks kahve mağazasını ziyaret eden müşterilerin büyük çoğunluğunun 16-30 yaş aralığında ve üniversite düzeyinde eğitim seviyesine sahip oldukları tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin hem alan yazına hem de kahve sektöründeki işletmelere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Atmosferik unsurlarKahveKahvehaneler+4
Songül Kılınç Şahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koronavirüs salgın krizinin restoran işletmeleri üzerindeki etkilerine ve yöneticilerin kriz sonrası beklentilerine yönelik Marmaris'te bir araştırma

Koronavirüs salgını, kısa bir süre içerisinde bütün dünyayı etkisi altına almış, birçok ülkede hayatın durmasına sebep olmuş, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve milyarlarca insanın fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olan kriz ve felaket durumu olarak yorumlanmaktadır. Ortaya çıkan bu salgın krizinin etkileri birçok sektör ve endüstriyi etkisi altına aldığı gibi restoran işletmelerini de büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Koronavirüs salgın krizinin etkilerinin hala güçlü bir şekilde hissedildiği ve geleceğe yönelik belirsizliklerin olduğu gözlenmektedir. Çalışmanın temel amacı; Marmaris'te faaliyet gösteren restoran işletmelerinin Koronavirüs salgın krizinin sebep olduğu etkileri ve kriz sonrası beklentilerini belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada, farklı bakış açılarını ortaya koymak amacıyla restoran yöneticileri, restoran sahipleri ve restoran ortakları olmak üzere toplamda 25 kişiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Restoran işletmeleri, Koronavirüs salgınından dolayı ciddi kayıplar yaşadıklarını ve gelecek günlerle ilgili endişelerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte bu kayıpların giderilebilmesi için ihtiyaç duydukları beklentilerini ifade eden görüşleri analiz edilmiş ve derlenmiştir. Çalışmanın; restoran işletmecileri, karar vericiler ve bu alanda çalışmayı düşünen diğer araştırmacılara katkı sunması beklenmektedir.

COVID 19Finansal krizKorona virüsler+4
Aydın Bilgen
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Plaj destinasyonlarının sürdürülebilir yönetiminde ödül etkisi: Algarve örneği

Yaşamın her alanının endişesi haline gelen sürdürülebilirlik olgusu, artık destinasyon yönetimi bağlamında da olmazsa olmazlardan biridir. Hiçbir şeyin sonsuz olmadığı göz önüne alındığında, destinasyonların da başarılı bir şekilde varlıklarını devam ettirebilmeleri ve rekabet ortamındaki pozisyonlarını koruma ve/veya ileri taşıyabilmeleri, başarılı bir destinasyon yönetim sürecine bağlıdır. Turizmin en yaygın kullanılan arz unsurlarından birisi olan plajların da özerk destinasyonlar olarak düşünülmesi, plajların kendine has özelliklerinden dolayı koordineli bir destinasyon yönetimiyle yönetilmesini gerektirmektedir. Ekonomik getirisinin çok yüksek olduğu bilinen; ancak kesin olmayan plaj destinasyonları, aynı zamanda çeşitli canlı türlerine de evsahipliği yapan ekosistemler ve gerek yerli halkın gerekse ziyaretçilerin rahatlayarak rekreasyonel faaliyetlere katıldığı doğal güzelliklerdir. Dolayısıyla plaj destinasyonlarının yönetiminde, sürdürülebilirlik bir beklentiden çok gereklilik olarak görülmelidir. Dünya genelinde, plajların kalitesini gösterebilecek kurumsal veya özel çeşitli ödül programları ve sertifikalar mevcuttur. Bu araştırmanın çalışma alanını oluşturan ödül programı, Dünya'da Turizmin Oskarları olarak bilinen Dünya Turizm ve Seyahat Ödülleri'dir. Bu ödül kapsamında, ödül verilen kriterlerden birisi olan en iyi plaj destinasyonu ödülünü son 10 yılda sekiz kez kazanmış olan Portekiz'in Algarve bölgesinin ödülü kazanma sıklığı, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Buradan hareketle çalışmanın amacı, Algarve'nin sürdürülebilir destinasyon yönetiminde, kazanmış olduğu ödüllerin etkisi olup olmadığının araştırılması ve bir sürdürülebilir destinasyon yönetimi modeli oluşturulmasıdır. Bu bağlamda, fenomolojik bir desen ve nitel yöntemle yürütülmüş bu araştırma kapsamında; farklı amaçlı örnekleme yöntemleri kullanılarak, kamu kurumları, özel sektör, STK, akademisyen ve yerel halkı içeren farklı paydaş temsilcilerinden oluşan 27 katılımcıyla gerçekleştirilmiş yarı-yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar ve gözlem kayıtları yoluyla veriler elde edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, Algarve'nin çevresel, sosyo-kültürel ve ekonomik anlamda destinasyon yönetimini sağladığı tespit edilmiştir. Bunda destinasyon yönetim örgütünün büyük rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, Algarve'de ödüllerin devamlılığı, sürdürülebilir destinasyon yönetimi sürecinde bir motivasyon unsuru olmuştur. Buradan hareketle bir destinasyon yönetim modeli önerisinde bulunulmuş, araştırma bulguları tartışılarak uygulamaya ve araştırmacılara yönelik öneriler sıralanmıştır.

DestinasyonKıyı turizmiPlajlar+3
Emine Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde unutulmaz turizm deneyiminin ve kişiliğin rolü

Bireyleri turizm hareketliliğine yönlendirecek motivasyonlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar, bu motivasyonların gezme-görme gibi kişisel, prestij ve statü edinme gibi kişilerarası ihtiyaçlar tarafından oluştuğunu doğrulamaktadır. Özellikle bu motivasyonların çeşitliliği ile ilgili çok şey bilinirken, prestij gibi belirli motivasyonların derinlemesine incelendiği çalışmaların az olması dikkati çekmektedir. Buradan hareketle bu araştırma, prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisini incelemek ve bununla birlikte unutulmaz turizm deneyimi ve kişiliğin rolünü de incelemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan bu amaç doğrultusunda, öncelikle veri toplamak amacıyla kullanılan bazı ölçekler Türkçeye ve turizm alanına uyarlanmış, 57 katılımcıyla veri toplama aracı pilot teste tabii tutulmuştur. Pilot test bulgularının değerlendirilmesinden sonra veri toplama aracı Bodrum ve Marmaris destinasyonlarında 450 katılımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 istatistik programına aktarılmış ve ortaya çıkan veri setine, güvenilirlik ve yapı geçerliliği analizleri uygulanmıştır. Veri setinin güvenilirliğinin belirlenmesinin ardından yapı geçerliliğini sınamak üzere prestij arama davranışı ve destinasyon sadakati ölçekleri üzerine açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda prestij arama davranışı ölçeğinin "algılanan gösterişçi değer, algılanan sosyal değer, algılanan duygusal değer ve algılanan kalite değeri" olmak üzere dört boyutlu bir yapıyla açıklandığı tespit edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi ile yapı, yakınsak ve ıraksak geçerlilikleri test edilmiştir. Destinasyon sadakati ölçeği ise tek boyutlu yapıyla açıklanmış ve doğrulanmıştır. Geçerliliği sağlanan ölçekleri temsil eden değişkenler arasındaki etkiyi sınamak amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, prestij arama davranışının hem unutulmaz turizm deneyimleri hem de destinasyon sadakati üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca prestij arama davranışının destinasyon sadakati üzerindeki etkisinde process macro analizi ile unutulmaz turizm deneyiminin kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Turistlerin kişilik özelliklerinin prestij arama davranışı üzerindeki etkisinde ise deneyime açık kişilik özelliğine sahip turistlerin nevrotik, uyumlu, sorumlu ve dışadönük diğer kişilik özelliğine göre daha fazla prestij arama davranışında bulundukları tespit edilmiştir. Ayrıca deneyime açık ve uyumlu kişilik özelliğine sahip turistlerin destinasyon sadakatine daha eğilimli oldukları belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların prestijli olduğunu düşündükleri destinasyonlar arasından, en prestijli yerli destinasyonun "Muğla", en prestijli yabancı destinasyonun ise "İtalya" olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları doğrultusunda akademik alan yazınına, destinasyon yönetimlerine ve turizm işletmelerine yönelik önerilerde de bulunulmuştur.

DestinasyonMotivasyonMüşteri deneyimi+4
Mete Gövce
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yiyecek içecek işletmelerinde çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki: Marmaris örneği

Yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanlar, müşteri beklentilerinin karşılandığı bütün aşamalarda önemli rol oynarlar. Bu nedenle yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların iş tatmini, müşteri tatmini için ön plana çıkmaktadır. Çünkü iş tatmini yetersiz olan bir çalışanın, müşteriyi memnun edecek ürün ve hizmeti sunması ve müşteri memnuniyetini sağlaması mümkün değildir. Bu nedenle çalışmada, çalışan memnuniyetinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, çalışanları ve müşterileri tatmin eden faktörleri belirleyerek çalışan memnuniyeti ile hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışanlara ve restorana gelen yerli ve yabancı turistlere uygulanan anket ile veriler toplandıktan sonra bu veriler analiz edilmiş ve analiz sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu araştırmada iki tür anket uygulanmıştır: Birincisi anket çalışanların iş memnuniyetini ölçmek için kullanılan Minnesota Doyum Anketi; diğeri ise müşteri memnuniyetini ölçmek için kullanılan Müşteri Memnuniyeti Ölçeğidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Marmaris'te yaşayan turizm çalışanları ve Marmaris'e gelen müşterilerdir. Araştırmanın örneklemini ise; 2020 yılında Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışan 160 turizm çalışanı ve bu restoranlara gelen 145 yerli ve yabancı turistler oluşturmuştur. Araştırma sonucunda, turizm çalışanlarının iş tatminleri ile müşteri memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Muğla-MarmarisMüşteri tatminiRestoranlar+4
İrşad Zameddinli
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşçıların mesleki özerklikleri ile yaratıcılık süreçlerinin ilişkisi

Mutfak çalışmalarında yaratıcı ve yeni ürünler tüketicilerin tercihi haline gelmekte, farklılıklar yaratabilen aşçılar hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmektedir. Aşçılar, sanatçılar gibi marka haline gelerek, görev aldıkları örgütlere değer katabilmektedir. Bazı örgütler, katı yönetim anlayışını benimserken, bazıları ise özerk çalışma şartlarının egemen olduğu farklı bir strateji uygulamaktadır. Standartların belirlenmesi her ne kadar örgütler için önemli olsa da, bazı alanlarda mesleki özerkliğin sağlanması hem mesleki gelişim hem de kişisel refah için önemlidir. Örgütler için insan kaynağından en etkin şekilde faydalanmak birincil amaçlardandır. Özellikle mutfak gibi gelişime açık bir alanda işgörenlerin yaratıcı fikirleri, örgütler adına değer sağlayabilecek bir etmendir. Yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması ancak belirli oranda mesleki özerkliğin sağlanması ile mümkün olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, ülke tanıtımı ve turizm açısından önem taşıyan mutfak alanında çalışan aşçıların mesleki özerkliğinin, yaratıcılık süreci aşamalarına etkilerini belirleyerek, otel ve restoran işletmelerine önerilerde bulunmaktır. Araştırma sonuçlarına göre aşçılara sağlanan mesleki özerklik, aşçıların özerk davranabilme yetisine oranla yaratıcılık süreci üzerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mutfak, Aşçılık, Mesleki Özerklik, Yaratıcılık, Restoran Yönetimi

AşçılarAşçılıkMutfak+3
Mustafa Kesici
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şarap evlerinde yaşanan tüketici deneyimleri üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi geçmişten günümüze kadar farklı aşamalardan geçmiş; tüketici istek, ihtiyaç ve beklentilerinde değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişimlerle birlikte işletmeler, rekabet ortamında öne çıkabilmek için farklı arayışlara yönelmişlerdir. Metalar ve ürünlerden sonra hizmetlerin de giderek birbirine benzemeye başlaması ve kolay taklit edilebilir olmaları işletmeleri deneyim ekonomisi çağına, oradan da deneyimsel pazarlamaya yönlendirmiştir. Tüketici deneyimine odaklanan deneyimsel pazarlama yaklaşımının irdelenebileceği ve elde edilen sonuçların başarılı bir şekilde uygulanabileceği sektörlerin başında hizmet sektörü gelmektedir. Bu araştırmada; hizmet sektöründe faaliyet gösteren Sensuswine şarap evlerinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tüketicilere uygulanan anketle, tüketicilerin Sensuswine şarap evlerinde yaşadıkları deneyimler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; tüketicilerin yaşadıkları deneyimler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörler yaşam tarzı, duygu, ait olma, atmosfer ve memnuniyet olarak isimlendirilmiştir. Bulgular aynı zamanda şarap evlerinde elde edilen deneyimlerin katılımcıların demografik özelliklerine ve ziyaret sıklıklarına göre farklılaştığını göstermiştir. Sonuç olarak şarap evlerinin deneyimsel pazarlama uygulamaları konusundaki eksiklikleri tespit edilmiş ve bu eksikliklerin düzeltilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Tüketici Deneyimi, Şarap Evi, Sensuswine

Deneyimsel pazarlamaTüketici deneyimiTüketiciler+2
Gizem Konuk
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürlerarası turist davranışı: Turistlerin tur esnasındaki davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Yüksek düzeyde çok kültürlü bir endüstri olan turizmde turist davranışlarındaki benzerlikler ve farklılıklar gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Dünya genelinde seyahat eden insan sayısı her geçen gün artmakta ve bu gelişim dünya genelinden farklı kültürleri bir araya getirmektedir. Bu nedenle çok kültürlü bu ortamda faaliyet göstermekte olan turizm pazarlamacıları ve planlamacıları için turist davranışını etkileyen kültür kavramının ve ulusal kültürlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Bu olgudan hareketle bu çalışma üç boyutlu bir amaca sahiptir. İlk olarak profesyonel turist rehberlerinin değerlendirmeleriyle farklı uluslardan İstanbul'a gelen ve rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İkinci olarak ortaya konan davranışsal özelliklerin alt boyutlarının bulunması ve son olarak da saptanmış faktörler bağlamında uluslar arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerini belirleyen üç alt boyut olduğu ve bu boyutlar bağlamında yedi ulus arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise çalışma sonuçları tartışılmış ve yönetsel önerilerde bulunulmuştur. Anahtar& Sözcükler:& ! kültürlerarası! turist! davranışı,! ulusal! kültür,! profesyonel!turist!rehberlerinin!algıları!

Milli kültürMüşteri davranışıTuristler+1
Cansev Özdemir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sakin şehir (Cittaslow) yöneticilerinin sakin şehir hareketine ve sürdürülebilirliğe yönelik değerlendirmeleri

Dünyada hızla gelişen sakin şehir hareketi, son yıllarda Türkiye'de de gelişim göstermeye başlamıştır. Bu hareket, şehirlerimizin sürdürülebilir destinasyonlar haline gelmesinde önemli bir araç haline dönüşmektedir. Bu bağlamda, sakin şehir hareketinin yayılmasında hareketin paydaşı ve yürütücüsü olan sakin şehir yöneticileri büyük önem arz etmektedir. Buradan yola çıkarak çalışma, sakin şehir yöneticilerinin; profillerini ve sakin şehirlerin amaçlarına, kriterlerine, katılım sürecine ve sürdürülebilirlik açısından destinasyona ve sakin şehirlere yönelik değerlendirmelerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında alanyazın taraması ve uzman görüşleri alınarak soru formu geliştirilmiştir. Çalışma evrenini sakin şehir yöneticileri oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan soru formu evrenin tamamına (167 yönetici) ulaştırılmış, 70 yöneticiden geri dönüş alınmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda sakin şehir yöneticilerinin profilleri tespit edilmiş, sakin şehirlerin amaçları önem derecesine göre, kriterleri ise zorluk derecesine göre yöneticiler tarafından sınıflandırılmış, sakin şehir hareketine katılım süreci, sakin şehirlerin sürdürülebilirliğe ve destinasyonun sürdürülebilirliğine olan katkısı yöneticiler tarafından değerlendirilmiştir. Çalışma, alanyazına katkı sağlamanın yanında sakin şehir olmaya aday yöneticilere de öneriler getirmeyi amaçlamıştır. Anahtar Kelimeler: Yavaş Hareketi, Sakin Şehirler, Sürdürülebilirlik, Sakin Şehir Yöneticileri.

DestinasyonKent yönetimiTurizm işletmeciliği+3
Sema Ekincek
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gönüllü ve gençlik turizmi: Eskişehir'e yönelik bir öneri

Gönüllü ve gençlik turizmi, sosyal turizmin önemli türleri arasında yer alır. Gönüllü turizmi, hem gönüllüleri kabul eden bölgeye hem de katılımcılarına pek çok katkısı olan ve kâr amacının öncelikli hedef olmadığı bir alternatif turizm türüdür. Gençlik turizmi ise 15-25 yaş arasındaki bireylerin ailelerinden bağımsız ve genellikle kurumların desteğiyle turizme katılmalarıyla ortaya çıkan bir turizm türüdür. Birbirine yakın özellikleri olması nedeniyle, gönüllü turizmi ve gençlik turizminin birlikte ele alınması, bu çalışmanın temel dayanağını oluşturmaktadır. Bu özellikler arasında, gönüllü turizminin başlıca katılımcılarının gençlerden oluşması, katılımcıların nihaî amaçlarının gençlik turizmiyle benzerlik göstermesi ve her ikisinin uygulamasında kurumsal desteğin önemli rol oynaması sayılabilir. Dünyada yaygın uygulamalara karşın, Türkiye'de hem gönüllü hem de gençlik turizmi beklenen düzeyde değildir. Bu çalışmada, öncelikle gönüllü ve gençlik turizminin temel aktörleri olarak gençler ve kurumsal yetkililerin konuyla ilgili eğilimlerinin incelenmesine ve uygulamaya yönelik öneri getirilmesine karar verilmiştir. Araştırma alanı olarak olarak belirlenen Eskişehir'de, karma desene dayalı bir araştırma yürütülmüştür. Gönüllü ve gençlik turizmiyle ilgili olarak üniversiteli gençlerin yaklaşımlarında nicel veri derleme tekniği ve analizinden, kurumsal destek boyutunda ise yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) görüşleri nitel veri derleme tekniği ve analizinden yararlanılmıştır. Üniversiteli gençlerin turizm ve gönüllü turizmine katılım eğilimleri anket tekniğiyle elde edilmeye çalışılmış ve gençlerden 384 anket toplanmıştır. Gençlerin yaklaşık dörtte biri yıl içinde hiç tatile çıkmazken, büyük çoğunluğu gönüllü turizmine katılmaya olumlu yaklaşmaktadır. Açıklayıcı faktör analizi sonucuna göre, gençlerin gönüllü turizmine katılımalarıyla ilgili motivasyon unsurları fedakârlık, özerklik, gündelik hayattan uzaklaşma ve farklı insanlar tanıma boyutları altında toplanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında, yerel yönetim ve STK kapsamında il merkezi ve ilçelerinden dokuz kişiye ulaşılmıştır. Bu aşamadaki veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiş ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, kurumsal yetkililer Eskişehir'de gönüllü ve gençlik turizmine genel olarak olumlu yaklaşırken, destekleri daha çok kaynak sağlama boyutundadır. Planlama ve koordinasyonda aracı ya da aracılara ihtiyaç duyulması, yerel halkın etkisi, üniversitelerin desteği ve kurumların eğitimi gibi konular diğer önemli sonuçlar arasındadır. Araştırma bulguları birlikte değerlendirildiğinde, Eskişehir'de gönüllü ve gençlik turizminin birlikte ele alınmasına yönelik önemli bir potansiyelin bulunduğu, kurumlar arasında farklı bakışaçılarına rastlansa da, konuya olumlu yaklaştığı görülmektedir. Buna dayanarak, Eskişehir'de sosyal turizmin geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülen gönüllü ve gençlik turizminin uygulanmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Üniversiteli gençler, gençlik turizmi, gönüllü turizmi, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, Eskişehir.

EskişehirGençlik turizmiGönüllü turizmi+2
Begüm İlbay
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde çalışan motivasyonunun sağlanmasında ABCD modelinin kullanılması

Otel yöneticilerinin en temel görevlerinden biri, çalışanlarının motivasyonlarını sağlamaktır. Ancak gerçekleştirilen birçok araştırma, otel işletmelerinde düşük çalışan motivasyonu sorunun örgütsel bir patoloji haline geldiğini göstermektedir. Bu sorun çalışanların tüketim, müşterilerin ise üretim süreçlerinden soyutlanamamasından dolayı sadece çalışan performansı açısından değil; aynı zamanda otelin satış, müşteri tatmini, maliyetleri ve finansal performansı açısından da büyük sorunlara yol açmaktadır. Araştırmada bu soruna çözüm önerileri sunmak adına farklı disiplinlerden elde edilen güncel bilgilerin yer aldığı ve farklı motivasyon teorilerini bir araya getiren yeni bir dürtü temelli motivasyon modeli olan ABCD modeli denenmiştir. Antalya ve İstanbul bölgelerinden toplanan 805 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen AFA ve DFA sonuçları ABCD modelinin otel işletmelerinde çalışan motivasyonu olgusunu açıklamada oldukça iyi performans sergilediğini göstermiştir. Otel işletmelerinin kazanma dürtüsü boyutunda ücret ve maaşlar, terfi olanakları, ödüllendirme sıklığı, çalışanların onurlandırılması ve sosyal yardımların sağlanması; öğrenme dürtüsü boyutunda işletme dışı eğitimleri alabilmeleri, yöneticilerin çalışanların öğrenmelerine ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları, performans değerlendirme kriterlerinin çalışanlara aktarılması ve çalışanlara işletmenin genel durumlarına ilişkin doğru ve zamanlı bilgi sağlanması; koruma dürtüsü boyutundaysa çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmaması ve hakkaniyetin sağlanması konularında yetersiz kaldıkları görülmüştür. Bu konular üzerinde daha fazla yoğunlaşarak çalışanların iş motivasyonlarının anlamlı düzeyde arttırabilecekleri tespit edilmiştir. Bağlanma dürtüsü boyutunda ise aşırılıkların gözlendiği ve çalışanların klikler oluşturarak örgüt amaçlarından çok kliklerinin amaçları doğrultusunda hareket ettikleri gözlenmiştir. Bu nedenle, bağlanma dürtüsü tatmini için harcanacak çaba, kaynak ve zamanın kazanma ve koruma dürtüleri için harcanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Çalışan Motivasyonu, ABCD Modeli, Türkiye

ABCD ModeliMotivasyonOteller+3
Onur Çakır
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde iş yükü algısı ve iş yükünün insan kaynakları yönetiminde kullanımı

Otel işletmelerinde çalışanların performansı son derece önemlidir. Çalışanların performanslarında ise iş yükü önemli bir faktördür. Aynı zamanda, iş yükünün yöneticiler tarafından dikkate alınması insan kaynakları yönetimindeki birçok sorunun önlenmesine de katkı sağlamaktadır. İş yükü ile ilgili personel algılarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları fonksiyonlarının yürütülmesinde iş yüküne önem verip vermediklerinin belirlenmesine de çalışılmaktadır. Çalışma, Eskişehir'de bulunan 28 otelden 262 çalışan ve 90 yönetici olmak üzere toplam 352 personelin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma verilerinin toplanmasında, anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler; faktör analizi, bağımsız örneklem T testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada; personelin iş yükü algılarının, fiziksel, zihinsel, konumsal, çevresel ve duygusal olmak üzere toplam beş faktörden oluştuğu belirlenmiştir. İş yükü algısında konumsal faktörün birincil öncelikle tercih edildiği görülmüştür. Çalışanların ve yöneticilerin demografik özellikleri ile iş yükü algıları arasında eğitim durumu, departman, yaş ve iş tecrübesi açısından anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışanların ve yöneticilerin genel iş yüküne ilişkin algılamalarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları yönetimi ile ilgili faaliyetleri yürütürken iş yüküne en fazla planlama ve kariyer yönetimi fonksiyonlarında önem verdiklerine yönelik bulgulara da ulaşılmıştır.

EskişehirOtellerİnsan kaynakları yönetimi+2
Ezgi Atik
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin restoran tercihlerinde fiziksel kanıtların rolünün incelenmesi üzerine nitel bir araştırma

Restoran işletmelerinin tüketicilere farklı deneyimler yaşatma amacıyla fiziksel kanıtlara önem vermeye başlaması sonucunda fiziksel kanıtlar pek çok bilim dalı için önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu araştırmada; tesis estetiği, ışıklandırma, dizayn, yemek ile ilişkili ekipman, personel ve atmosfer gibi fiziksel kanıt unsurlarının tüketiciler üzerindeki etkisi bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Nitel yöntemle gerçekleştirilen araştırmada, Eskişehir'de bulunan turizm belgeli ve belediye belgeli restoranlarda gözlem ve görüşmeler yoluyla veriler toplanmıştır. İlk aşamada, dört restoran üzerine yapılan gözlem sonunda tematik analizlerle 18 alt temaya ulaşılmıştır. Söz konusu alt temalar, ikinci aşama olan görüşmede katılımcılara yöneltilen soruların temelini oluşturmuştur. Görüşme sürecinde kartopu tekniği ile seçilen 15 katılımcı yer almıştır. Katılımcılardan maksimum düzeyde veri elde edilebilmesi amacıyla görüşmelerin yapılacağı restoranları kendilerinin seçmesi istenmiştir. Böylece, katılımcıların söz konusu restoranları tercih etme nedenleri ve hangi fiziksel özelliklerin ön plana çıkartıldığının belirlenmesi mümkün olmuştur. Nitel verilerin analizinde kullanılan mikro analiz, açık kodlama ve seçkili kodlama teknikleri; renk, müzik, hijyen, personel ve menü gibi fiziksel kanıtların tüketici zihninde bir bütün olarak işlev gördüğü ve bütünün içinde değerlendirmeye tabi tutulduğunun ortaya çıkartılmasında fayda sağlamıştır. Ayrıca, konum ve restoranda bulunan diğer tüketicilerin yemek-alanı ölçeği içinde yer alması gereken diğer fiziksel kanıt unsurları olduğu da belirlenmiş ve fiziksel kanıtların, tüketici üzerindeki ağırlıklı etkisinin olumlu olduğu durumlarda, olumsuz durumların tolere edilebildiği görülmüştür.

Fiziksel mekanFiziksel sağlıkFiziksel uygunluk+7
Selin Kama
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destinasyonlara yönelik tüketici temelli marka denkliği algılarının ölçümü: Eskişehir örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir'e gelen yerli ziyaretçilerin marka denkliğine ilişkin algılarının demografik ve davranışsal özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamında, 2014 yılının Eylül ayında Eskişehir'i ziyaret eden 397 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada, Eskişehir'in tüketici temelli marka denkliği algısının ölçümü, Aaker (1991) ve Keller'ın (1993) geliştirmiş oldukları marka denkliği boyutları temel alınarak; marka farkındalığı, algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati boyutlarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda ortaya çıkan faktörler; alanyazından yararlanılarak ''farkındalık'', ''sadakat'', ''algılanan kalite'', ''çekiciliklere dair imaj'', ''etkinlik ve destek hizmetleri'', ''temel yeterlilikler'' ve ''benzersiz çekicilikler imajı'' faktörü olarak isimlendirilmiş ve farklılık analizleri bu faktörler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgularda, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının cinsiyete, Eskişehir'i ziyaret etme sıklığına, yaş grubuna ve gelir düzeyine göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ziyaretçilerin marka denkliğini oluşturan faktörlere ilişkin algılarının eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Eskişehir'e yönelik hangi pazarlama stratejilerinin uygulanabileceği konusunda öneriler sunulmaktadır.

DestinasyonDestinasyonEskişehir+7
Tuğçe Özoğul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal turizmde ziyaretçi motivasyonlarının belirlenmesi: Gevaş örneği

Kırsal bölgeler, turistleri etkileyen ve onları bu bölgelere çeken kendilerine özgü doğal, kültürel, tarihi, coğrafi ve etnik kökenleri olan alanlardır. Kırsal turizm ise bu bölgelerdeki; doğa, kültür, tarih, mimari, geleneksel yaşam, kırsal aktiviteler ve rekreasyon faaliyetleri gibi turizm motivasyonlarına dayalıdır. Kırsal turizm; çiftlik turizmi, yeşil turizm ve yayla turizmi gibi doğa ile iç içe turizm türlerini içine alan; doğa gezileri, macera, spor, sağlık, sanat, tarih ve kültürel mirasa yönelik bir turizm türüdür. Ziyaretçilerin taleplerini karşılamak için ulusal ve uluslararası birçok örgüt kırsal turizm gelişimi için çeşitli uygulamalar gerçekleştirmektedir. Böylelikle hem ziyaretçilerin tatmin olması hem de yerel halkın kırsal turizm gelişimine katılması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de kırsal turizmin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için kırsal bölgeleri ziyaret eden ziyaretçilerin motivasyon faktörlerini belirlemek ve bu ziyaretçileri özelliklerine göre kümelere ayırmaktır. Ayrıca bu kümelerin seyahat alışkanlıkları, katıldıkları aktiviteleri ve profillerini ortaya çıkarmak araştırmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu bağlamda Van ilinin Gevaş ilçesini ziyaret eden ziyaretçilerin motivasyon faktörleri belirlenmiş ve tanımlanan bu faktörlere göre ziyaretçiler kümelere ayrılmıştır. Yörede yüz yüze görüşülerek toplam 394 anket elde edilmiş ve bu anketlerden elde edilen bulgular sonucu dört küme tanımlanmıştır. Bu dört küme; doğada rahatlayanlar, yerellik ve farklı kültür tarzları arayanlar, heyecan ve farklılık arayanlar ile kırsal turizme bütüncül bakanlar olarak adlandırılmıştır. Ortaya çıkan bu dört küme; motivasyonlarına, seyahat alışkanlıklarına, katıldıkları aktivitelere ve demografik verilerine göre farklılık göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Kırsal turizm, Gevaş, Ziyaretçi motivasyonları.

Kırsal turizmMotivasyonVan-Gevaş+2
Serhat Bingöl
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüplü dalış turizmine katılan turistlerin güdüleri ve ilgilenimleri: Türkiye üzerine bir araştırma

Türkiye'nin ılıman kuşakta yer alması ve üç tarafının denizlerle çevrili olması, tüplü dalış etkinliğini ülke turizminin önemli bir bileşeni haline getirmiştir. Bu araştırma, Türkiye'de tüplü dalış etkinliğine katılan bireylerin güdülerini ve ilgilenimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda veri toplamak için anket formu kullanılmış olup, hem yüz yüze görüşme tekniğinden hem de elektronik ortamlardan yararlanarak 311 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdüler; "kaçış", "öğrenme", "imaj", "sosyalleşme", "kişisel mücadele" ve "macera" şeklinde tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bireylerin etkinliğe karşı ilgilenimleri; "çekicilik", "yaşam tarzına yakınlık", "kimlik" ve "sosyal bağlanma" boyutlarıyla açıklanabilmektedir. Bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdülerin, etkinliğe karşı ilgilenimleri üzerindeki etkisini ölçmek için çok değişkenli nicel veri analizi yöntemlerinden çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, bireylerin tüplü dalış etkinliğine çekicilik düzeyinde ilgi göstermelerinde kaçış ve macera güdüsü etkiliyken, bireylerin bu etkinliği yaşam tarzına yakın olarak görmelerinde ise kaçış, öğrenme ve sosyalleşme güdüleri etkilidir. Ayrıca, bireylerin bu etkinliğe ilgi göstererek kim olduklarını sergileme yönünde hareket etmelerinde, kaçış, öğrenme ve imaj güdüleri etkili olmaktadır. Son olarak, bireylerin gösterdiği ilgi sonucu bu etkinliğe sosyal açıdan bağlanmalarında, öğrenme, sosyalleşme ve macera güdüsü etkili olmaktadır. Çalışmanın devamında gerek tüplü dalış etkinliğini konu edinen ileriki çalışmalara, gerekse turizm sektöründeki uygulayıcılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Macera Turizmi, Tüplü Dalış Turizmi, Güdü, İlgilenim, Türkiye

MotivasyonSu altı dalış turizmiTuristler+5
İbrahim Taner Akkoç
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizmde akıllı telefon kullanımının teknoloji kabul modeli kapsamında değerlendirilmesi

Teknoloji alanındaki gelişmeler tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi turizm işletmelerinde de etkili olmuştur. Yapılan çalışmalar, turizm işletmelerinde internet teknolojilerinin pazarlama alanında sıklıkla kullanıldığını göstermektedir. İnternet teknolojilerinin turizm pazarlamasında kullanım araçlarından biri de akıllı telefonlardır. Turizm işletmelerinin akıllı telefonlar üzerinden birtakım uygulamalarla, sosyal medya araçları yardımıyla veya doğrudan internet sitesi üzerinden bilgilendirmeler ile tüketicilere ulaştığı bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, turizm işletmelerinin akıllı telefonlar yoluyla gerçekleştirdikleri pazarlama faaliyetlerine ilişkin tüketici niyet ve davranışlarını teknolojinin kabulü bağlamında belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, Açıköğretim Sistemi Türkiye Programları'na kayıtlı 546 öğrenci ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, faktör analizi, varyans analizi, t testi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada, kullanıcıların akıllı telefonları ile gerçekleştirdikleri turizm ile ilgili faaliyetlerinde teknolojiyi kabullerinin performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki, kullanım kolaylığı, fiyat değeri, hedonik motivasyon ve alışkanlıklar boyutlarından oluştuğu belirlenmiştir. Katılımcıların davranış niyetleri ve kullanım davranışları ile yaş, akıllı telefon kullanım deneyimi, akıllı telefonda kullanılan işletim sistemi ve akıllı telefonun boyutu arasında ilişkiler saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, akıllı telefonlar ile gerçekleştirilen turizm ile ilgili işlemlerde kullanıcıların davranış niyeti ve kullanım davranışına performans beklentisi, kolaylaştırıcı koşullar, hedonik motivasyon ve alışkanlıkların etki ettiği bulgularına da ulaşılmıştır.

Cep telefonuMobil pazarlamaPazarlama+7
Emre Atik
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turistik destinasyonlarda marka stratejileri: Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti

Turistik destinasyonlar, yaşanan yoğun rekabet ortamında farklı olabilmek ve rakip destinasyonların önüne geçebilmek için marka stratejileri uygulamaktadırlar. Turistik destinasyonların markalaşmasında kullanılan önemli stratejilerden biri, kültür gibi spesifik bir temaya odaklanarak farklılaşmak ve destinasyonun bir kültür başkenti olarak pazarlanmasıdır. Bugüne kadar devam etmekte olan Avrupa kültür başkenti, Amerika kültür başkenti gibi uygulamaların yanı sıra, 2010 yılında İstanbul'da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10. Zirvesi'nde "Türk Dünyası kültür başkenti" uygulaması önerilmiş ve oybirliğiyle kabul edilmiştir. İlk kez 2012 yılında Kazakistan'ın başkenti Astana'nın Türk Dünyası kültür başkentliğine ev sahipliği yapmasının ardından, 2013 yılında Eskişehir Türk Dünyası kültür başkenti olarak seçilmiştir. Eskişehir'in sahip olduğu kültürel değerlere odaklanarak farklı ve kopyalanması zor bir markaya sahip olabilmesinde, 2013 yılında taşıdığı Türk Dünyası kültür başkenti sıfatı önem taşımaktadır. Çalışmada Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti sıfatının Eskişehir'in markalaşma sürecine etkisini değerlendirmek amacıyla karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Karma araştırma yöntemi aracılığıyla turistik destinasyonların marka stratejisi olarak bir kültürel mega etkinliği kullanmalarına ilişkin boyutlar araştırılmıştır. Stratejik ve kültürel uyum, yerel toplum desteği ve etkinliklerin kalitesi boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti etkinlikleri katılımcılarına uygulanan anket tekniği ile araştırılmış ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Müşterek planlama, medyada yer alma, etkinliğin ömrü ve geleneksel olması boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı ile gerçekleştirilen derinlemesine görüşme yoluyla araştırılmıştır. Sonuçlar, Eskişehir ile organizasyonun stratejik ve kültürel açıdan uyum gösterdiğini, kaliteli etkinlikler gerçekleştirildiğini, yerel halkın organizasyona karşı olumlu yaklaştığını ve çeşitli paydaşları kapsayan müşterek planlamanın yapıldığını göstermekte ve bu unsurların Eskişehir markasına olumlu etki ettiğini ortaya koymaktadır. Ancak, Eskişehir'in turizm altyapısının ve organizasyon için tanıtım faaliyetlerinin yetersizliği, medyanın organizasyona ilgisinin az olması ve organizasyonun geleneksellik özelliği taşımaması nedeniyle Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti organizasyonu marka stratejisi olarak istenen etkiyi gösterememiştir. Araştırmanın sonuçları, marka stratejisi olarak bir mega etkinliği kullanmak isteyen turistik destinasyonlara pozitif olarak katkı sağlayacak unsurları tanımlama ve yönetme konusunda faydalı çıkarımlar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Turistik Destinasyon, Marka Stratejileri, Türk Dünyası, Kültür Başkenti, Eskişehir

DestinasyonMarkaMarka yaratma+5
Samet Çevik
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müze yöneticilerinin postmodern müzelerin pazarlama uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesi: İstanbul örneği

Müzecilik ve turizm arasındaki ilişki, gün geçtikçe önemli bir çalışma alanı haline gelmektedir. Buna karşın turizm pazarlaması alanyazınında, postmodern müzelerin karakteristik özelliklerini ortaya koyan ya da bu müzelerin pazarlanmasında postmodern koşullara olan uyumu araştıran bir çalışmanın henüz yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada postmodern müzelerin modern müzelerden farklı yanlarını belirlemek, postmodern müzelerin pazarlanmasına yönelik eğilimleri anlamak ve postmodern müzelerin pazarlanmasına ilişkin Türkiye'deki mevcut durumu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nitel bir bakış açısı ile ele alınan çalışmada, araştırmanın her aşaması ve izlenen yol detaylı olarak açıklanmıştır. Verilerin analizinde, veri içindeki örüntü, tema ve kategorileri keşfetmeyi içeren tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan müzeler, araştırmacının ve uzmanların yargılarına dayanarak İstanbul'daki özel müzeler arasından amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından ilgili kaynaklar referans alınarak hazırlanan ve uzman görüşüne sunulan soruların, araştırmanın amacını desteklediği varsayılmıştır. Çalışma sürecinde toplanan veriler yoluyla, postmodern müzelerin modern müzelerden dokuz farklı açıdan ayrıldığı bulunmuştur: Ek mekânların kullanılması, müzelerin özel etkinlikler için kullanıma açılması, ziyaretçilerin motivasyonları, kullanılan sergileme teknikleri, kullanılan sergileme mekânları, sergilenen eserlerin yapısı, sponsorluk kabulü, şubesinin olması ve sosyal medya kullanımı. Ayrıca araştırma kapsamındaki müzelerin, postmodern koşullar olan üstgerçekliğe, parçalanmışlığa, karşıtlıkların birlikteliğine, üretimle tüketimin yer değiştirmesine ve öznenin merkezsizleştirilmesine yönelik eğilimleri ve uygulamaları olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Müzecilik, Modern Müze, Postmodern Müze, İstanbul.

MüzecilikMüzelerPazarlama+7
Seda Sökmen
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir Karaburun Yarımadası gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi

Son yıllarda turistik tüketici davranışı kitle turizminden, özel ilgi turizmine doğru bir eğilim göstermeye başlamıştır. Turistlerin kendi ilgi alanları doğrultusunda seyahatlerini planlayabildikleri ve seyahatleri esnasında daha bireysel davranıp seyahatlerinden farklı deneyim elde edebilmeleri bu eğilimi desteklemektedir. Bu hareketliliğin sonucu olarak, özel ilgi turizmine olan talep artış göstermiştir. İlgi alanlarının belirleyici olduğu özel ilgi turizm hareketliliğine olan talebi fark eden destinasyon planlayıcıları ve özellikle gelişmiş ülkeler turizm rotalarını ön plana çıkarmıştır. Çalışmanın ana konusu, kendine has gastronomik değerlere sahip olan İzmir- Karaburun yarımadası ve yarımada üzerinde yer alan köylerde mevcut olan gastronomi turizm ürünü potansiyelinin envanterlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığı ile gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının oluşturulmasıdır. Bu çalışmada kullanılan veriler "Kırsal Kalkınmanın Sağlanması ve Sürdürülebilir Turizmin Desteklenmesi Amacıyla Agroturizm Fırsatlarının Değerlendirilmesi ve Belirlenmesinde Rekreasyon Fırsat Dağılım (RFD) Yönteminden Yararlanılması" başlıklı genel amaçlı Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) tarafından desteklenerek Karaburun yarımadası'nda bulunan, merkez ilçe Karaburun, Mordoğan beldesi, Eski Mordoğan, Ardıç mahallesi, Çatalkaya mahallesi, Eğlenhoca köyü, Kösedere köyü, İnecik köyü, Kaynarpınar mahallesi, Aşağı Ovacık köyü, Yukarı Ovacık köyü, Eşendere mahallesi, Ambarseki köyü, Saip köyü, Saipaltı, Yayla köy, Küçükbahçe köyü, Bozköy, Tepeboz köyü, Yeniliman mahallesi, Haseki köyü, Sarpıncık, Hamzabükü mahallesi, Parlak köyü, Badembükü mahallesi, Salman köyü, Denizgiren mahallesi, Eğriliman mahallesi, Karareis mahallesi, Gerence, Ildırı köyü, Barbaros köyü, Kadıovacık köyü, Germiyan köyü, Gülbahçe mahallesi ve Balıklıova köyünden elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastronomi Turizmi, Turizm Rotaları, İzmir,Karaburun Yarımadası

Coğrafi bilgi sistemleriGastronomiMutfak turizmi+4
Gökhan Erşen
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Restoran yöneticilerinin fiziksel kanıtların kullanımına yönelik bakış açılarının belirlenmesi: Eskişehir örneği

Bu çalışmanın temel amacı, Eskişehir il merkezindeki otel bünyesinden bağımsız turizm işletme belgeli yiyecek-içecek işletmelerinden biri olan restoranların yöneticilerinin, restoranı pazarlamada ve müşterilere hizmet sunmada pazarlama karması elemanı olan fiziksel kanıtlara yönelik bakış açılarını belirlemektir. Buna ek olarak, restoran yöneticilerinin, restorandaki fiziksel kanıtların müşteri tepkilerini etkileyip etkilemeyeceği konusundaki düşüncelerini, işletmelerinde hangi fiziksel kanıt boyutlarına daha çok önem verdiklerini ve fiziksel kanıtların planlanmasında, oluşturulmasında ve yönetilmesinde nelere dikkat ettiklerini ortaya koymak, çalışmanın diğer amaçlarıdır. Alanyazın incelendiğinde genellikle fiziksel kanıtların müşteriler üzerindeki etkilerinin araştırıldığı, restoran yöneticilerin bu konu hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla herhangi bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle, bu çalışma, restoran yöneticilerinin fiziksel kanıtlara bakış açılarının ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Eskişehir ilinde faaliyet gösteren restoranların yöneticileri, araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında bu araştırmanın amaçlarına uygun olarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmış, görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. 2015 yılının Temmuz ayı boyunca 18 restoranda toplam 19 restoran yöneticisi ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi ile incelenmiştir. İnceleme sonucunda "fiziksel kanıtların planlanması", "fiziksel kanıtların kullanım amaçları", "müşterilerden en çok yorum alan fiziksel kanıt boyutları", "fiziksel kanıtların değiştirilme nedenleri", "en sık değiştirilen fiziksel kanıt boyutları" ve "en önemli görülen fiziksel kanıt boyutları" olmak üzere altı tema elde edilmiştir. Çalışma sonucunda restoran yöneticilerinin büyük bir kısmının, fiziksel kanıtları planlarken ambiyans ve tasarım boyutlarına dikkat ettikleri, fiziksel kanıtlardan müşteri memnuniyeti oluşturmak amacıyla yararlandıkları, restoranlarında kullandıkları fiziksel kanıtları en çok zorunlu nedenlerle değiştirdikleri ve fiziksel kanıtlar içinde en fazla temizlik ve dekor unsurlarına önem verdikleri tespit edilmiştir. Bu çalışmanın, fiziksel kanıtların restoran yöneticilerinin bakış açısıyla değerlendirilmesi konusunda, alanyazına katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca, bu çalışmanın fiziksel kanıtların pazarlamadaki kullanımı konusunda da restoran yöneticileri için yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

EskişehirFiziksel kanıtlarFiziksel parametreler+7
Gül Nur Demiral
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğa deneyimleri, açık alan rekreasyon güdüleri ve tatil aktivite tercihleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Açık alan rekreasyonu olan doğa aktiviteleri, turizm, spor, eğitim, gibi farklı alanların etkisiyle hızla gelişen sosyal bir olgudur. Bu çalışmada, doğa aktivitelerinin turizm ve rekreasyon ürünü olarak pazarlanmasına fayda sağlamak üzere, doğa temelli açık alan rekreasyonu ve tatil turizmi arasındaki davranışsal ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Açık alan rekreasyon davranışının belirlenmesinde Deneyim Tercihleri Kuramı temelinde açık alan rekreasyon güdüleri ve Deneyim Ekonomileri Kuramı temelinde doğa deneyimleri araştırılmıştır. Tatil turizmi davranışının belirlenmesinde ise önemli bir pazar bölümlendirme değişkeni olan tatil aktivite tercihleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında, Eskişehir?de bireysel ya da grup olarak doğa aktivitelerini gerçekleştiren rekreasyonistler üzerinde yapılan uygulamada, yüz yüze ve internet yoluyla anket tekniklerinden yararlanılmış ve çok boyutlu nicel veri analizi yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modellemesi?ne başvurulmuştur. Yapılan analiz sonucunda, Eskişehir açık alan rekreasyonist profilinin ortaya konmasının yanı sıra açık alan rekreasyon güdüleri, doğa deneyimleri ve tatil aktivite tercih yapıları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Sonuç olarak, tüketici davranışı bağlamında açık alan rekreasyonistlerinin tatil turizmi pazarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Bu noktada hem turizm hem de rekreasyon pazarında, açık alan rekreasyonistlerinin özel bir pazar bölümü olarak ele alınması ve bu pazara yönelik doğa temelli ürün geliştirilmesi konusunda öneriler sunulmuştur. nahtar Kelimeler: Boş zaman ve turizm pazarlaması, açık alan rekreasyonu, açık alan rekreasyon güdüleri, doğa deneyimi, tatil pazarı, Eskişehir

Kübra Aşan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otel yatırımcıları ile profesyonel yöneticilerin sözleşmeden doğan ilişkileri üzerine bir araştırma

Otel işletmelerinde yatırımcı ve profesyonel yönetici arasındaki ilişkiler çok boyutlu ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Taraflar arasında sağlıklı bir vekâlet ilişkisi kurulması işletmelerin başarısı açısından önemlidir. Vekâlet sürecinde yaşanan problemlerin en aza indirilebilmesi için süreci etkileyen değişkenlerin belirlenmesi ve kontrol altına alınması gerekir. Bu çalışmada otel işletmelerinde yatırımcılar ve yöneticiler arasındaki ilişkilerin vekâlet teorisi perspektifinde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın alan araştırmasında nicel ve nitel yöntem bir arada kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Turizm Yatırımcıları Derneği'ne kayıtlı otel yatırımcıları ve yöneticilerinden toplanmış ve 134 kişiye ulaşılmıştır. Nicel verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Nicel araştırma sonucunda; otel işletmelerinin büyük bir kısmında geleneksel aile işletmesi yapısının hâkim olduğu ve vekâlet ilişkilerinin kişisel özelliklerden ziyade daha çok örgütsel unsurların etkisi altında olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yazılı sözleşme yapma oranının düşük olduğu, sözleşmelerin büyük kısmının iş sözleşmesi ve davranış odaklı sözleşme niteliğinde olduğu da ortaya çıkan önemli sonuçlar arasındadır. Vekâlet sürecinde iki tarafın en fazla önemsediği boyut ise etik olarak belirlenmiştir. Nicel araştırma sonucunda, nitel kısımda kullanılacak görüşme soruları ve temalar da oluşturulmuştur. Nitel veriler görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Görüşmecilerin belirlenmesinde kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve bu süreçte toplam 36 katılımcıya ulaşılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre en önemli vekâlet problemi yetkilendirme ve ters seçim olmakla birlikte, bilgi asimetrisi ve ahlaki tehlike problemlerinin varlığı da söz konusudur. Ayrıca, otel işletmelerinde vekâlet ilişkilerinin tarafların beklentilerini karşılamadığı ve vekâlet teorisyenlerince önerilen çözümlerin fazla kabul görmediği de dikkat çekmektedir. Anahtar Kelimeler: Otel işletmeciliği, Vekâlet Teorisi, Vekâlet İlişkileri, Yatırımcı- Profesyonel Yönetici İlişkileri

Esra Gül Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otel işletmeleri temizlik sürecinde malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bir bilgi sistemi önerisi

İçinde bulunduğumuz postmodern çağda, veri takibinin ve günlük operasyonların çeşitli yazılımlar aracılığıyla takip edildiği bilinmektedir. Emek yoğun sektörlerden biri olan oteller için de bu durum kaçınılmazdır. Tez çalışması kapsamında; veri ve stok denetimini, sipariş ve satın almayı kolaylaştıracak, malzeme tüketimlerini ve temizlik sürecinin bir bütün olarak takip edilmesini sağlayacak bir bilgi sistemi tasarımı amaçlanmaktadır. Çalışma, beş yıldızlı zincire bağlı bir şehir otel örnekleminde gerçekleştirilen bir eylem araştırması (case study) olup, çalışmanın örneği, amaçlı (yargısal) örneklem türlerinden biri olan tipik durum örneklemesidir. Veri toplama araçları; gözlem, görüşme ve doküman analizi (prosedür ve formlar) kullanılmıştır. Böylece malzeme ihtiyaç planlaması modelinin girdileri olan; tahmini oda satışları, ürün ağaçları, stok durum kayıtları ve sipariş süreci elde edilmiştir. Sistem analizi ve tasarımı sonucunda, otellerin temizlik süreci için malzeme ihtiyaç planlamasına yönelik bilgi sistemi geliştirilmektedir. Bu yazılım, Web tabanlı olup, veri tabanı yönetim sistemi olarak SQL 2008 R2 kullanılmakta, kodlamalar C #'la yapılmıştır. Model tabanında yer alan öngörü aracı rezervasyon tahminlerini yapmaktadır. Yazılımda toplam altı modül yer almaktadır. Bu modüller; Yönetim, İşlemler, Raporlar, Tanımlamalar, Çamaşırhane ve Kullanıcı'dır. Bu yazılım, otel temizlik sürecinde malzeme kullanımını ve malzeme akışını kontrol ederken; aynı zamanda stokları takip eden ve raporlar sunan, kullanıcı dostu bir sistemdir. Anahtar Sözcükler: Otel, Temizlik Süreci, Bilgi Sistemi, Malzeme İhtiyaç Planlaması

Bilgi sistemleriMalzeme akış sistemiMalzeme ihtiyaç planlaması+4
Mune Moğol
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık

Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi

FrigyaKaravanKonaklama tesisleri+3
Ece Doğantan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk mutfağının gelişiminde gurmelerin rolü üzerine bir çalışma

Türk mutfağı kültür çalışmaları içinde farklı bakış açılarıyla değerlendirilen önemli bir kültür unsurudur. Sosyo-kültürel olarak çok zengin ve çeşitli bir yapıya sahip olan Türk mutfağı, son yıllarda birçok araştırmaya konu olmaktadır. Gurmeler de bu süreçte mutfak ve yemek kültürü alanında bilgi ve tecrübelerini paylaşan mutfak uzmanları olarak gastronominin içinde yer almaktadır. Özellikle, yiyecek-içecek endüstrisinin ve ağız tadına düşkün, farklı lezzetler keşfetmeye meraklı tüketicilerin dikkatini çeken gurmeler, günümüzde yiyecek-içecek tüketimi konusunda etkileyici role sahiptir. Bu nedenle, özellikle Türk mutfağının gelişimindeki rollerinin ve sahip oldukları genel niteliklerinin belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışma, nitel araştırma modeli altında gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, Türk mutfağı alanında uzman 20 kişi ile yüzyüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak kod ve temalar oluşturulmuş ve bulgular yorumlanmıştır. Sonuç olarak, kişilere sahip oldukları özelliklerden ötürü atfedilen gurmeliğin; tecrübe, merak, yemek kültürü ve mutfak bilgisi gibi temel nitelikler gerektirdiği, mutfağın gelişiminde öneri, eleştiri ve yorumlarıyla dikkat çekip, farkındalık yaratarak yer aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Gastronomi, Türk Mutfağı, Gurme, Nitel Araştırma, İçerik Analizi

GastronomiGurmelerMutfak+1
Hande Türkoğlu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diasporaların anavatan ziyaretleri: Almanya Türk Federasyon Türkiye kültür gezisi 2013 üzerine bir alan araştırması

İnsanoğlu var olduğundan beri çeşitli nedenlerle hareket halinde olmuş, münferit olarak ya da topluca bir yerden bir yere geçici veya sürekli olmak üzere göç etmiştir. Türklerin son 50 yıllık süreçteki göçlerine genel olarak bakıldığında ise en yoğun Türk göçünün olduğu kıta olan Avrupa'da günümüzde yaşayan yaklaşık beş milyonluk bir Türk Diasporası ortaya çıkmaktadır. Avrupa'da bulunan Türk varlığının çok büyük bir çoğunluğunu, yaklaşık üç milyonluk bir kitle ile Almanya barındırmaktadır. Yaşanan bu göçler sonucunda oluşan diaspora toplumlarının anavatanlarına gerçekleştirdikleri ziyaretler ise diaspora turizmi konusu kapsamında incelenmektedir. Bu araştırmayla, anavatanından göç ederek yaşadıkları yerlerde diaspora toplumu haline gelen insanların anavatanlarına yapmış oldukları kültürel turlardan beklentileri ve bu gezilerin onlar üzerinde bıraktığı sosyo-kültürel etkiler saptanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda, Almanya Türk Federasyon'un düzenlediği "Türkiye Kültür Gezisi 2013" üzerinde bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı dokuz gün süren geziye bizzat katılarak gözlemde bulunmuş, amaçlı örneklemin maksimum çeşitlilik tekniği ile belirlenen 28 kişiye birer veri toplama günlüğü dağıtmış ve her gün için ne hissettiklerini yazmalarını istemiş, ardından ise geziden sonra Almanya'ya giderek, dokuz şehirdeki toplam 28 katılımcı ile görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşme esnasında söylenenler, söylendiği haliyle ve diyalog sırası değiştirilmeden yazıya dökülmüştür. Elde edilen veriler anlamlı bölümlere ayırmak için ilk önce kodlanmıştır. Bunun için bir kod cetveli oluşturulmuştur. Kendi içinde anlamlı bir bütün oluşturan kısımlar araştırmacı tarafından isimlendirilmiştir. Farklı bölümlerde yer alan ve anlam bakımından ilişkili olan veriler, bir araya getirilip ilişkilendirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler incelenip yapılan kodlama ve ardından kategorilere ayırma işlemi sonucunda ortaya dokuz ana tema ve bu ana temalar altında 22 alt tema ortaya çıkmıştır. Bu tür kültürel gezilerin, Türk Diasporası mensuplarının Türk kültürüne ve Türkiye'ye olan bağlarının güçlenmesine katkı sağladığı, Türklük aidiyetlerinin ve milliyetçilik duygularının artmasına etki ettiği, atalarına hayranlık oluşturduğu, Türk tarihine ve kültürüne merak uyandırdığı, bu çalışmada ulaşılan sonuçlar arasındadır. Anahtar Kelimeler: Diaspora turizmi, turizm sosyolojisi, Almanya Türkleri, göçler, Almanya Türk Federasyon Türkiye kültür gezisi.

AlmanyaDiasporaDış Türkler+7
Emrullah Tören
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki seyahat acentalarının veri tabanlı ve ilişkisel pazarlama yaklaşımlarıyla müşteri sadakati oluşturması üzerine bir durum değerlendirmesi

Bilişim teknolojilerinin hızlı bir biçimde gelişmesiyle birlikte işletmeler, müşterileriyle ilgili olarak topladıkları bilgileri eskiye nazaran çok daha kolay bir şekilde depolamakta ve bu bilgilerden yararlanarak mevcut veya potansiyel müşterilerinde müşteri sadakati yaratmaya çalışmaktadır. İşletmelerin veri tabanlarında bulunan bilgiler arasında bağlar kurması ve bu bağlarla müşterilerine ulaşacak doğru ürün ve doğru kanalları göstermesi açısından veri tabanlı pazarlama uygulamaları yarar sağlamaktadır. Veri tabanlarından elde edilen bilgiler ışığında müşterilerle uzun dönemli ilişkiler kurulmasını sağlayan pazarlama yaklaşımı ise ilişkisel pazarlama yaklaşımıdır. Bu çalışmada, turizm işletmelerinden olan seyahat acentalarının, müşteri sadakati yaratmak için veri tabanlı ve ilişkisel pazarlama uygulamalarını hangi amaçlarla kullandıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinden (TÜRSAB), Türkiye'de aktif olarak faaliyet gösteren 6025 acentanın iletişim bilgileri elde edilmiş ve e-posta yoluyla araştırmanın soru formu tüm acentalara ulaştırılmıştır. Soru formuna yanıt veren acenta sayısı 423'tür. Araştırma sonucunda acentaların veri tabanlı pazarlama faaliyetlerinden müşteri stratejileri oluşturmak, pazarlama stratejilerini belirlemek, müşteri bilgilerini işlemek ve müşteri ilişkilerini yönetebilmek için yararlandığı belirlenmiştir. Acentaların, ilişkisel pazarlama faaliyetlerinden ise güven yaratma, bağlanma, iletişim kurma, ortak değer yaratma, empati yapabilme ve karşılıklılık oluşturma amaçlarıyla yararlandıkları belirlenmiştir. Araştırma kapsamında ayrıca, acentayı tekrar tercih eden müşteriler üzerinde acentaların uygulamış olduğu indirimli veya ücretsiz ürün sunma ve özel ilgi gösterme müşteri sadakati programlarının etki ettiği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Veri Tabanlı Pazarlama, İlişkisel Pazarlama, Müşteri Sadakati,Seyahat Acentaları.

Müşteri sadakatiPazarlamaPazarlama yöntemleri+4
Çağdaş Aydın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleri ve küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansı

Bu çalışmada sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansıyla ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin ve KTİ'lerin ekonomik performansı yapılarının belirlenmesinde kırsal turizm başarı faktörleri, destinasyon pazarlaması başarı faktörleri, işletme başarı faktörleri, turistik bölgelerde sürdürülebilirlik göstergeleri ve küçük turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik göstergelerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Eskişehir'de bulunan 330 küçük turizm işletmelerinin sahipleriyle/yöneticileriyle yüz yüze anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde çok boyutlu nicel veri analizi yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinden ve KTİ'lerin ekonomik performansından oluşan boyutlar belirlenmiştir. YEM analizi sonucunda sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleriyle KTİ'lerin ekonomik performansı yapıları arasında anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, şehirlerde turizmin sürdürülebilirliğinde öne çıkan başarı faktörleri belirlenmiş ve KTİ'lerin ekonomik performansıyla ilişkisi ortaya koyulmuştur. Bu doğrultuda yerel yönetimlere, bölgesel pazarlama örgütlerine ve işletme yöneticilerine şehirlerde turizm gelişiminin ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi hususunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, şehir turizmi, başarı faktörleri, küçük turizm işletmeleri, ekonomik performans, Eskişehir

BaşarıEskişehirPerformans+5
Birgül Aydın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinin potansiyel çalışanlara yönelik izlenim yönetimi taktikleri: Web sitelerinin analizi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki otel işletmelerinin web siteleri üzerinden potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla ne tür izlenim yönetimi taktiklerine başvurduklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, otellerin web sitelerini etkili kullanıp kullanmadıkları ve otel tipleri arasında izlenim yönetimi uygulamaları açısından farklılık olup olmadığının belirlenmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Bu kapsamda, öncelikle 1751 turizm işletme belgeli otelin web sitesinin ön incelemesi yapılmış; insan kaynakları veya kariyer sayfası bulunan 453 otel web sitesi asıl inceleme için seçilmiştir. Çalışmada ayrıca, literatürde karışıklıklar ve çelişkiler bulunan taktiklerin sınıflandırılması konusunun netleştirilmesi de amaçlanmıştır. Bu amaçla, 12 uzmandan (yedi turizm akademisyeni, beş sektör profesyoneli) alınan görüşler doğrultusunda, 32 taktiğin yedi kategoriye (girişken, savunmacı, içsel, dışsal, aydınlatıcı, kanıtlayıcı, işveren markalama) dağılımı gerçekleştirilmiştir. Web sitesi incelemeleri; otel işletmelerinin kategoriler çerçevesinde daha çok proaktif bir şekilde, içsel bilgilerle ve işveren markalama yoluyla potansiyel çalışanlara ulaştıklarını göstermiştir. Ayrıca, uygulamaların çoğunlukla aydınlatıcı tekniklerle; detaylara yer vermeden, genel açıklamalar ve görsellerle gerçekleştirildiği de görülmüştür. Taktikler itibariyle bakıldığında ise otellerin "lokasyonu iyi", "büyük", "kolay erişilebilir", "ulusal-uluslararası standartlara uyan", "sosyal sorumluluk sahibi", "örnek işletme", "terfi olanakları sunan" ve "fiziksel çalışma ortamı iyi" gibi izlenimleri potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, uluslararası zincir otellerin, beş yıldızlı otellerin ve yıl boyu faaliyette bulunan otellerin diğer otel tiplerine göre potansiyel çalışanlara yönelik taktikleri daha sık kullandıkları da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal izlenim yönetimi, Otel işletmeleri, İşveren imajı,Potansiyel çalışanlar, Web siteleri.

Konaklama işletmeleriKurum imajıKurumsal itibar+7
Emine Şimşek Evren
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otel işletmelerinde getiri yönetimi ile online kanal yönetimi ve teknolojilerinin etkileşimi

İnternetin günlük hayatın her alanına girmesiyle gelişen online seyahat rezervasyonları otel işletmelerini önemli boyutta etkilemiştir. Online seyahat acentaları başta olmak üzere, Global Dağıtım Kanalları, otel web sitesi, sosyal medya ve mobil uygulamaları içine alan online dağıtım kanallarının yönetimi ve bu kanalların etkin yönetilebilmesi için kullanılan bilgi teknolojileri son zamanlarda otel işletmeleri için önemli bir konu olmuştur. Bu araştırmayla otel işletmelerinde getiri yönetimi bakış açısıyla online dağıtım kanallarının nasıl yönetildiğini ortaya çıkarmak ve online dağıtım kanallarının otel işletmelerini hangi konularda etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, İstanbul'da "Turizm İşletmesi Belgeli Tesisler" den 5 yıldızlı ulusal ve uluslararası zincir otel işletmelerinde çalışan 10 getiri yöneticisiyle yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA 12 nitel veri analiz programı kullanılarak içerik analiziyle kodlanmış ve yorumlanmıştır. Buna göre iki tema ve bu temaların altında 10 kategori ortaya çıkmıştır. Elde edilen veriler ışığında, online dağıtım kanallarının toplam satışlar içerisindeki oranının ve toplam getiriye olan katkısının günden güne arttığı görülmektedir. Sonuç olarak, getiri yönetimi ve online dağıtım kanallarının etkileşimli çalıştığı tespit edilmiştir. Getiri yönetimi ve online kanalların bilgi teknolojileri olmaksızın doğru bir şekilde yönetilemeyeceği, eğer bilgi teknolojileri doğru bir şekilde kullanılırsa otel işletmelerine birçok avantaj sağladığı ve online dağıtım kanallarının her birinin kendine özgü avantajlarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilgi teknolojisiDağıtım kanallarıElektronik ticaret+7
Barış Çıvak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Televizyonda yayınlanan gastronomi konulu gezi programlarının davranışsal tatma niyetine etkisi

Kitle iletişim eski zamanlardan beri sosyal bir varlık olan insanın ayrılmaz bir parçasıdır. İlk zamanlarda toplu yaşamanın bir gereği olan ve asgari düzeyde ihtiyaçları gidermek üzere kurulan kitle iletişim, Sanayi Devrimi'nden Bilgi Çağı'na geçiş sürecinde bilgi verme, eğitme, sosyalleştirme, motive etme ve kültürel tanıtma gibi farklı işlevler kazanmıştır. 21.yüzyılda kitle iletişim dünyadan haber, bilgi ve enformasyon sağlamasının yanında siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelerin bir öncüsü haline gelmiştir. Günümüzde son derece yaygın ve etkili olan bir kitle iletişim aracı olan televizyonun ürünlerinden olan programlar bu gelişmeleri sağlayacak işlev ve niteliktedir. Çalışmada televizyonda yayınlanan gastronomi konulu gezi programlarının bireylerin davranışsal tatma niyeti üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Eskişehir'de Kolayda Örnekleme Yöntemi ile belirlenmiş 496 kişiden veri elde edilmiş ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Sonuç olarak gastronomi konulu gezi programlarının merak uyandırma ve sosyal etki işlevlerinin bireylerin davranışsal tatma niyetine etkisi saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kitle İletişim, Televizyon, Gastronomi Turizmi, Gastronomi Konulu Gezi Programları, Davranışsal Niyet.

Davranışsal niyetGastronomiMutfak turizmi+1
Pınar Şenel
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turist rehberlerinin paket turlarda kullandıkları izlenim yönetimi tekniklerinin kişisel etkileşim kalitesi üzerine etkisi

Paket turların en önemli bileşenlerinden olan turist rehberleri, turizm endüstirisinin vazgeçilmez elemanlarındandır. Turist rehberleri, bir destinasyonu, bir bölgeyi ya da bir ülkeyi temsil eden, temsil ettiği yerin kültürü, tarihi ve sosyal yaşamı ile ilgili bilgileri aktarma gibi önemli bir role sahiptir. Bu kapsamda; turist rehberleri, turistlerle en fazla zaman geçiren, onlarla aynı ortamı paylaşan ve doğal olarak en fazla etkileşim halinde olan kişilerdir. Bu yüzden sergilemiş oldukları davranışlar, turist rehberlerinin turistlerle olan etkileşim kalitesini belirlemektedir. Bu araştırmanın amacı, paket turlarda turist rehberlerinin kullandığı izlenim yönetimi tekniklerinin, turist-rehber etkileşim kalitesini etkileyip etkilemediğini belirlemektir. Bu kapsamda; amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak, Eskişehir'de ikâmet eden eylemli turist rehberlerinin turlarına katılan 445 turiste yüz yüze anket uygulanmış ve yapılan analizler sonucu elde edilen faktörler Kendini Sevdirme, Kendini Övme, Yardım İsteme, Otoriter Olma ve Etkileşim Kalitesi şeklindedir. Sonuç olarak, paket turlarda turist rehberlerinin kullandığı izlenim yönetimi tekniklerinin, kişisel etkileşim kalitesini tek başına etkilemediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist Rehberi, İzlenim Yönetimi, İzlenim Yönetimi Teknikleri, Kişisel Etkileşim Kalitesi, Eskişehir Rehberleri

EtkileşimKişisel başarıKişisel gelişim+7
Merve Kalyoncu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

OECD ülkelerinden Türkiye'ye yönelik turizm talebinin çekim modeli ile analizi

Dış ticaret ve bir dış ticaret kalemi olarak turizm ülke ekonomilerinin gelişimi açısından önemli unsurlardır. Ülkeler arası dış ticaret akımlarını incelemek üzere Newton'un yerçekimi kanunundan yola çıkılarak geliştirilen çekim modeli (gravity model) temelde iki ülke arasındaki dış ticaret akımlarının ülkelerin ekonomik büyüklüğü ile doğru orantılı, aralarındaki uzaklık ile ters orantılı olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çekim modelinin uluslararası turizm akımlarına uyarlanması ve OECD ülkelerinden Türkiye'ye yönelik dış turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişkileri incelemeye imkân tanıyan dinamik panel veri analizi yöntemlerinden biri olan Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (System GMM) ile yapılan analiz sonucunda analize dâhil edilen 30 OECD ülkesinden Türkiye'ye yönelik dış turizm talebinin turist gönderen ülkelerin gayri safi yurt içi hasılasından (GSYH) ve nispi fiyatlardan pozitif, uzaklık ve krizlerden ise negatif etkilendiği belirlenmiştir. Nüfus, vize uygulamaları ve turist gönderen ülkenin bir turizm ülkesi olmasının ise turizm talebi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Cazibe modelleriGayri safi yurtiçi hasılaOECD ülkeleri+3
Sezi Aydın Arslan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi

Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye

BağlılıkEkonomik durumEkonomik hayat+6
Duygu Yetgin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seyahat bloğu yazarlarının uluslararası seyahat motivasyonlarında kültürel mesafenin rolü

Bu araştırmanın amacı, yerli turistlerin uluslararası destinasyon seçimlerinde kültürel mesafenin etkisini belirlemektir. Araştırmada fenomenolojik yaklaşım benimsenerek nitel araştırma yöntemine başvurulmuştur. Veri, yapılandırılmış görüşme formu ile 17 blog yazarından elde edilerek içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma verileri, seyahat öncesi, sırası ve sonrası olmak üzere üç süreç halinde değerlendirilmiştir. Seyahat öncesi somut (fiziki) ve somut olmayan (zihinsel) hazırlık aşaması tespit edilmiştir. Kültürel mesafenin artması destinasyon hakkındaki bilinmezliği ve bu durumda, zihinsel hazırlığın artışına neden olmuştur. Seyahat motivasyonları iki grupta toplanmıştır. İtici faktörler; keşfetmek, farklılık, öğrenmek, ilgi duymak, merak, hayalleri gerçekleştirmedir. Çekici faktörler; destinasyon kültürü, doğal güzellik(ler) ve coğrafi yakınlık/konumdur. Seyahat sırasında, kültürel deneyim, kültürel kazanım ve kişisel değişim temaları bulunmuştur. Bu sonuçlardan hareketle destinasyon seçimi; ziyaret sırası ve sonrası, kültürel faktörlerin anlamlı bir etkisi olduğu saptanmıştır. Kültürel mesafe artışının katılımcılar için destinasyon tercih sebebi olduğu görülmüştür. Kültürel mesafenin, seyahat motivasyonu ile destinasyon seçimi arasında düzenleyici bir değişken olduğuna yönelik bir model önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyahat Motivasyonu, İtici ve Çekici Faktörler,Destinasyon Seçimi, Kültürel Mesafe, Blog yazarı

BlogDestinasyonKültür+6
Serhat Aydın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekreasyon fırsat dağılımı ve planlamasında yöntem arayışları: Karaburun yarımadası örneği

Dünyada açık alan rekreasyon planlamasına ilişkin hem ekolojik dengenin gözetildiği hem de rekreasyon deneyimini yaşayan bireylerin tercih ettiği rekreasyon fırsatlarını yaygınlaştıran ve yeryüzünde her alana uygulanabilecek esnek bir planlama yöntemi ya da aracı bulunmamaktadır. Bu çalışmada rekreasyon arzı, kalitesi ve talebi temelinde, planlanan alanı belli sınıflara ayırarak ekolojik hassasiyete göre rekreasyon fırsatlarının ortaya konulması sağlanmıştır. Bunun yanı sıra rekreasyon kalitesi ve talebi de göz önünde bulundurularak; rekreasyon planlamasında alınacak kararların daha etkin ve kolay biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda envanter çalışması ve kaliteye ilişkin değerlendirmeler için arazi sörveyine, rekreasyon talebini ortaya koymak için ise anket veri toplama araçlarına başvurulmuştur. Ayrıca hem çalışma alanının doğrulanması hem de mevcut verilerin kontrolü amacıyla gözlem veri toplama tekniğinden de yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda dünyanın tüm bölgelerinde uygulanabilir, esnek, ekolojik dengeyi gözeten ve aynı zamanda rekreasyon fırsatlarını maksimum oranda çeşitlendiren kapsamlı bir rekreasyon planlama yöntemi (CANROS) ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra söz konusu yöntem İzmir-Karaburun Yarımadası'nda uygulanarak test edilmiştir. Söz konusu uygulama çalışması sonrasında Karaburun Yarımadası ve yeni rekreasyon yöntemi ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Bu araştırmada ortaya konan yeni yöntemin devlet, yerel yönetimler ve büyük alan işletmeleri tarafından rekreasyon planlamasında etkin bir çözüm aracı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Rekreasyon planlaması, Turizm planlaması, Rekreasyon planlaması yöntemi, Rekreasyon fırsat dağılımı, CANROS

Açık alanlarBölgesel turizm planlamasıKaraburun yarımadası+5
Taki Can Metin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şehir otellerinde üst düzey yönetici seçiminde öncelikli görülen yetkinliklerin AHP yöntemi ile değerlendirilmesi: Eskişehir örneği

İşletmeler faaliyetlerini uzun dönemli sürdürmek ve yoğun rekabet ortamında öne geçmek için yeteneklerini geliştirmelidirler. İşletme yeteneklerinin geliştirilmesi, mevcut insan kaynaklarının yerleştikleri pozisyona ve istihdam edilen personelin işe uygun yetkinliklere sahip olmasıyla mümkündür. Bir işletmenin performansının artırılmasında, müşteri memnuniyetinin en üst düzeye çıkarılmasında ve kaliteli hizmet ve ürünlerin sunulmasında yönetici performansı çok önemli bir yer tutmaktadır. Otel yöneticileri, işletmelerin misyonu ve vizyonu doğrultusunda mevcut insan kaynaklarını en iyi şekilde yöneterek, planlama ve karar aşamasında doğru ve hızlı kararlar vererek otelin en iyi şekilde yönetilmesini sağlamaya çalışırlar. İşletme için doğru yöneticiyi seçmek kritik kararlardan biridir. Bu sebeple bir otel yöneticisinin sahip olduğu yetkinlikler önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de şehir otellerinde üst düzey otel yönetici adaylarında aranan en önemli yetkinliklerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında literatür taraması sonucu 33'ü teknik yetkinlik ve 38'i genel yetkinlik olmak üzere iki gruba ayrılan 71 yetkinlik bir araya getirilmiştir. Türkiye'de önemli bir turizm çekim merkezi haline gelmiş olan Eskişehir ilinde faaliyet gösteren altı otelin yöneticileri ve beş akademisyen, belirlenen yetkinlikleri hazırlanan anket yardımıyla değerlendirmişlerdir. Değerlendirilen yetkinliklerin Lawshe tekniği uygulanarak kapsam geçerlilik oranları hesaplanmış ve gerekli görülen yetkinlikler belirlenmiştir. Uzman değerlendirmeleri sonucunda, dördü teknik yetkinlik ve ikisi genel yetkinlik olmak üzere altı yetkinlik gereksiz, 65 yetkinlik ise gerekli olarak tespit edilmiştir. Gerekli görülen yetkilikler, 10 otel yöneticisinin değerlendirmesi sonucu AHP yöntemi ile ağırlıklandırılarak sıralanmıştır. Çalışma sonucunda teknik yetkinliklerden müşteri ilişkileri yönetimi ve finansal yönetim en önemli yetkinlikler olarak görülürken, genel yetkinlikler kategorisi içerisinde problem çözme ve kriz yönetimi en önemli yetkinlikler olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, Otel Yönetimi, Yönetici Yetkinlikleri,Analitik Hiyerarşi Prosesi

Analitik hiyerarşi süreciEskişehirOteller+5
Hüseyin Ertan İnan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm sektöründeki sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranışı, iş ve yaşam tatmini: Tatuta projesi Narköy örneği

Toplumun giderek artan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma talepleri sivil toplum gereksinimlerinin yeniden ele alınmasına neden olmuştur. Bu sebeple sosyal fayda yaratmayı temel amaç haline getiren sosyal girişimcilik gittikçe önem kazanmakta ve daha gözde bir yapıya bürünmektedir. Bununla birlikte turizm sektörü emek-yoğun bir sektördür ve turizm işgörenlerinin yaşamlarının önemli bir bölümü iş yerinde geçmektedir. Çalışma saatlerinin artması ve çalışma koşullarının zorlaşmasıyla birlikte turizm çalışanlarının iş tatminleri, buna bağlı olarak da yaşam tatminleri düşmektedir. Sosyal girişimler, sosyal fayda yaratmayı kendilerine temel hedef edinmekle beraber, kar elde etmeyi ikinci planda düşünmektedirler. Turizm sektöründe ise sosyal girişimlere oldukça az rastlanmaktadır. Buradan hareketle, çalışmanın esas amacını turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının sosyal girişimcilik davranış öncüllerini, iş tatminlerini ve yaşam tatminlerini belirlemek oluşturmaktadır. Bu doğrultuda turizm alanında faaliyet gösteren bir sosyal girişim örnek olarak seçilmiş ve beş kişiyle yüz yüze, derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmaya katılan turizm sektöründe faaliyet gösteren sosyal girişim çalışanlarının, sosyal girişimcilik davranış öncüllerinin büyük bir çoğunluğunu sergilediği, bununla birlikte işlerinden ve yaşamlarından tatmin oldukları görülmektedir. Anahtar kelimeler: Turizm, Sosyal Girişimcilik, İş Tatmini, Yaşam Tatmini, Betimsel Analiz

GirişimcilikProjelerSosyal girişimci+6
Fuat Çiftçi
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk yemeklerinin Çinli turistlerin memnuniyeti ve tekrar ziyaret etme niyeti üzerindeki etkisi

Yeme ve içme bir destinasyondaki turistler için zorunlu faaliyetler olduğundan turizm ve gastronomi, birbiriyle örtüşen ve birbirinden ayrılması neredeyse imkansız kavramlar olarak kabul edilmektedir. Ülkelerin yerel mutfakları, önemli bir çekicilik unsuru olarak farklı ülkelerden gelen turistleri o destinasyona çekebileceği gibi bu turistleri ülkeden soğutarak uzaklaşmalarına da sebep olabilir. Son yıllarda Türkiye'ye gelen turist sayısında ve elde edilen turizm gelirlerinde yaşanan düşüş yeni pazarlara açılmayı gerektirmektedir. Bu noktada turist gönderen ülkeler sıralaması içerisindeki üst sıralarda yer alan Çin'in ve en çok harcama yapan turistler oldukları bilinen Çinli turistlerin Türk turizmi için taşıdığı önem daha da artmaktadır. Çinli turistlerin Türk yemekleri hakındaki görüşlerini ve Türkiye'de kaldıkları süre içerisinde daha çok ne tip yemekleri terch ettiklerini belirlemek amacı ile gerçekleştirilen bu çalışmada, Türk Mutfağının, Çinli turistlerin Türkiye'yi tekrar ziyaret etme niyeti üzerindeki etkisi ile Çinli turistlerin yeni yemekleri denemeye istekli olup olmadıkları da incelenmiştir. Araştırmacı tarafından Şubat-Ekim 2016 tarihleri arasında İstanbul, Antalya ve Ankara'daki uluslararası fuarlarda yüz yüze 400 anket uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları, Çinli turistlerin çoğunluğunun kendi kültürlerine yabancı yeni yiyecekleri denemeye istekli olduklarını ancak Türkiye'yi ziyaretleri sırasında özellikle öğle öğününde daha çok Çin yemeklerini yemeyi tercih ettiklerini, Türk yemeklerini daha çok akşam öğününde tükettiklerini göstermektedir. Çinli turistlerden en çok Çin'in merkez ve doğu ardından da kuzey ve güney bölgelerinden gelenlerin Türk yemeklerini tercih ettikleri; Batı'dan gelen turistlerin tamamının sadece Çin yemeği tükettiği ve Çinli turistlerin çoğununun Türk yemeklerini fazla yağlı ve fazla baharatlı buldukları da çalışmada ortaya konulan sonuçlar arasındadır. Çinli turistlerin Türk yemeklerinden en çok balık, salata, pilav ve et yemeklerini beğendikleri; Türk tatlılarını, ise fazla tatlı buldukları da araştırma kapsamında ulaşılan sonuçlar arasındadır. Çalışma sonuçları ayrıca Türk yemeklerinin katılımcıların Türkiye'yi yeniden ziyaret etme kararını etkilemeyeceğini de göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Türk mutfağı, Çinli turist, Çin mutfağı, Yemek seçimi.

MutfakMutfak turizmiMüşteri tatmini+6
Mohammed Seder
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müziğin yaratıcı mutfak uygulamaları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi

Gastronomi çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir coğrafya olan ülkemizde, gastronomi sektörü sürekli gelişim gösteren ekonomik bir güç haline gelmiştir. Bunun sonucunda Türkiye'de gastronomi eğitimine verilen önem de ciddi şekilde artmıştır. Gastronomi alanında, mesleki ve akademik anlamda mutfak eğitimine verilen önemin artması ve geleceğe yönelik tutumlar küresel perspektifte yaratıcı profesyonellerin sayısının artmasına da sebep olmaktadır. Dolayısıyla "Mutfakta Yaratıcılık" mutfak eğitiminin en önemli parçalarından biri haline gelmiştir. Yaratıcılık kavramının henüz evrensel ve ortak kabul edilen bir tanımı mevcut değildir. Bununla birlikte yaratıcılığın somut ve ölçülebilir olduğu kabul edilmektedir. Bu kapsamda, yaratıcılığa etki eden faktörlerin belirlenmesi oldukça önemlidir. Uygulama ve tasarım esnasında müzik dinlemenin yaratıcılık üzerindeki etkileri mimari, tasarım, yaratıcı yazarlık, eğitim gibi alanlarda araştırılmıştır. Ancak, gastronomi ve mutfak sanatlarında uygulama esnasında müzik dinlemenin yaratıcılığa olan etkisinin araştırıldığı bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu kapsamda, bu tez çalışmasının amacı gastronomi ve mutfak sanatları uygulamaları esnasında müzik dinlemenin, yaratıcılık üzerindeki etkilerini belirlemektir. Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü "Yaratıcı Mutfak Uygulamaları" dersi kapsamında yürütülen bu çalışmada deneysel bir yöntem izlenmiştir. Araştırmaya 20 öğrenci denek olarak katılmıştır. Araştırma sonucunda, deney ve kontrol gruplarının yaratıcılık seviyeleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Müzik eşlikli yöntemin yaratıcılık üzerindeki pozitif etkilerinin, geleneksel yönteme oranla daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yaratıcılık, Yaratıcı Mutfak Uygulamaları, Müzik

Beslenme eğitimiDers programlarıGastronomi+5
Orçun Atilla
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de turizmin seçilmiş makroiktisadi değişkenlerle ilişkilerinin ekonometrik analizi

Türkiye'de turizm talebi ile uluslararası ticaret, diğer sektörlere ait faaliyet gelirleri ile istihdam ve enflasyon arasındaki ilişkilerin analiz edildiği bu tez üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede uluslararası turizm talebi ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiler, Balcılar, Arslantürk ve Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Zamanla Değişen Nedensellik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. İkinci makale uluslararası turizm talebinin diğer sektör faaliyet gelirleri üzerindeki uzun dönem etkileri, Maki (2012) çok kırılmalı eşbütünleşme testi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü makale ise toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel ve sektörel istihdam ile bölgesel enflasyon üzerindeki etkileri Swamy (1970) tarafından geliştirilen Rassal Katsayılar Regresyonu ile tahmin edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, uluslararası ticaret ile uluslararası turizm talebi arasında zamanla değişen nedensel ilişkiler vardır. Uluslararası turizm talebi, diğer sektör faaliyet gelirleri üzerinde uzun dönemde, çok yüksek olmayan etkiler yaratmaktadır. Toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel istihdam ve enflasyon üzerinde, bölgeden bölgeye değişen anlamlı etkileri vardır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de turizm talebini etkilemeye dönük turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin politikaların yaşama geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Turizm Talebi, Zamanla Değişen Nedensellik,Maki Çok Kırılmalı Eşbütünleşme Testi, Swamy Rassal Katsayılar Regresyonu

EkonometriEkonometrik analizEşbütünleşme+6
Mustafa Kırca
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fuar katılımcılarının destinasyon imajı algıları: EXPO 2016 Antalya örneği

Günümüzde pek çok ülke ve turistik bölge, turistlere güven sunacak ve onlara mevcut bölgelerdeki diğer yerlerden farklılaştırarak daha olumlu bir mesaj vererek onları motive edecek bir imge yaratmaya çalışıyor. Destinasyonun oluşturulması ve gelişmesi, yerli halkın turizm paydaşları, turistler, turizm girişimcileri, KOBİ'ler (küçük ve orta ölçekli işletmeler), kamu sektörü ve tur operatörleri arasındaki ilişkiye bağlıdır. Turist bölgelerinin rekabet ettiği diğer destinasyonlara kıyasla avantajlı bir konumda olması turistlere daha iyi turizm deneyimi ve etkinliği sunmayı sağlamaktadır. Destinasyon marka imajı, bir yerin tüketiciler tarafından farklı özelliklerinin algılanışı olarak tanımlanabilir. Bir destinasyon potansiyeline sahip bir turistik yerin geliştirilmesi ve mevcut tüketicileri tarafından nasıl algılandığı büyük önem taşımaktadır. Destinasyon kalitesi ancak kullanıcı tarafından net bir şekilde değerlendirilmektedir. Turistik destinasyonların değerlendirilmesinin ürünlerin, hizmetlerin ve deneyimin bir kombinasyonu olduğunu ve bu faktörlerin tüketici davranışını etkileyen hayati bir boyut olduğu ortaya koyulmuştur. EXPO etkinliklerinin destinasyonların imajına, kalitesine ve algısına katkı sağladığı görülmektedir. Bu sebeple EXPO Antalya 2016 buluşması da büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada Expo 2016 Antalya'nın destinasyon imajına etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla Expo 2016 Antalya'yı ziyaret edenlere anket uygulanmıştır. Uygulanan ankette kullanılan ölçekte Antalya'nın destinasyon imajı, Genel altyapı, Çekicilikler, Aktiviteler, Kalite ve Misafirperverlik boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Boyutların puan ortalamaları değerlendirildiğinde Antalya'nın destinasyon imajının Kalite ve Misafirperverlik dışında iyinin üzerinde olduğu görülmüştür. Expo 2016'nın Antalya'nın destinasyon imajına olumlu katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

DestinasyonDestinasyonEXPO 2016 Antalya+6
Altan Çetin
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz

Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.

KapasiteKapasite analiziKırılganlık+7
Ece Doğantan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00