
449
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Türk kültüründe kadının rolü ve Kırgız destanlarındaki yansımaları
Destanlar bir milletin kültürü, yaşam şekli ve olaylara/kişilere yaklaşımını gösteren en önemli edebi kaynaklardan biridir. Destanlar, dünya üzerinde yaşayan bütün Türk toplulukları için ayrı bir önem arz etmektedir. Arkaik dönemden itibaren Türk destanları, Türklerin yaşayış şekilleri ve günümüze kadar geçen süreçteki değişimlerini anlayabilmek açısından da eşsiz kaynaklardır. Arkaik destanlar, kahramanlık destanları, tarihi ve aşk destanları, mitsel-masalsı destanlar şeklinde çeşitleri bulunan destanlarımız, bir milletin tanınmasına da olanak sağlamaktadır. Kırgız Türklerinde ise daha çok sözlü edebiyat sahasında gelişme gösteren destanlar günümüze kadar ulaştırılmış değerli edebiyat ürünleridir. Söz konusu tez çalışmasında da Kırgız Türklerine ait olan beş destan ışığında kadınların Türk kültüründeki yeri anlatılmıştır. Tezin ilk bölümünde arkaik dönemden günümüze kadar geçen süre zarfında Türk kadınlarının aile, sosyoekonomik, kültürel ve siyasî hayat içindeki rolleri üzerine araştırma yapılmış ve Türk yaratılış destanı ile bağdaştırılarak verilmiştir. Türk mitolojisinde çok önemli bir yeri olan Ak Ana ve Umay Ana başta olmak üzere iyicil ve kötücül tanrıçalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk destancılık geleneği ve kadınlar ile ilgili destan motifleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca destanlarımızda görülen tipler hakkında da bilgiler sunulmuştur. Son bölümde ise beş Kırgız destanında yer alan kadın kahramanlar tespit edilmiş ve Türk kültüründeki rolü saptanmıştır. Tez çalışmasının sonunda yer alan ekler kısmındaki resimler ise tezde incelenen tanrıçaların ve destanlardaki kadın kahramanların mitolojide ne şekilde temsil edildiğini anlayabilmek adına verilmiştir.
Dijital bankacılıkta müşteri memnuniyetinin çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesi Muğla ili örneği
Teknolojinin gelişmesi ile bilgi paylaşımının, akıllı telefonların kullanımının arttığı, dijitalleşme sürecinin hızlandığı günümüzde bankalar, müşterilerinin ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılamak için yarış haline girmişlerdir. İçinde bulunduğumuz Korona Virüs Salgını ile dijital bankacılığa yönelim artmış, dijital bankacılık; gerek sağlık tedbirleri, gerekse bankaların işlem maliyetlerinin düşürülmesi, işlemler için belge, doküman gerektirmemesi yönleriyle, bankacılık hizmet kalitesinin artırılması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması açısından önemli hale gelmiştir. Çalışmanın amacı dijital bankacılık ürünlerini kullanan banka müşterilerinin memnuniyetlerinin müşteri memnuniyet kriterlerine istinaden bankalar bazında sıralanmasıdır. Çalışmada, Muğla il merkezi ve ilçelerinin bir kısmına yüz yüze anket yolu ile elde edilen 170 adet veri ÇKKV yöntemleri ile Analitik Hiyerarşi Temelli VİKOR, Gri İlişkisel Analiz, MOORA Oran, MOORA Önem Katsayısı, MOORA Tam Çarpım, MULTIMOORA, ELECTRE, PROMETHEE ve WASPAS Yöntemleri'ne uygulanmış, elde edilen sonuçlar birbirleri ile kıyaslanmıştır. Analizler, Microsoft Excel, Visual PROMETHEE ve SPSS22 Programları ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, kriterler arasından en fazla öneme sahip olan kriter 'güven' olmuş dolayısıyla 'güven' kriterinin yüksek puan aldığı bankalar sıralamada üst sıralarda yer almışlardır. Bankalar, müşterilerini dijital bankacılık ürünlerinin kullanımına teşvik etmeli, dijital bankacılık ürünlerin güvenli olduklarını vurgulamalıdırlar. Elde edilen sonuçlar, literatürdeki çalışmalara benzerlik göstermiştir.
Cumhuriyet Dönemi dil tartışmalarında Güneş Dil Teorisi
Bu araştırmada, Cumhuriyet Dönemi dil tartışmaları arasında önemli bir yere sahip olan Güneş Dil Teorisi incelenmiştir. Araştırma konusu ile ilgili olarak, Tanzimat Döneminden başlayarak Cumhuriyet Döneminde ortaya çıkan Güneş Dil Teorisine kadar olan süreç ele alınmıştır. Araştırma kapsamında, Türk dilinin ortaya çıkışı, Türk dilinin gelişimi, Türk dilinin sadeleştirilme süreci ve bu alanda yapılan faaliyetler incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde, Güneş Dil Teorisinin ortaya çıkışı ile ilgili temel sebepler değerlendirilmiştir. Değerlendirmede Fransız İhtilali ile ortaya çıkan uluslaşma süreci ve ulusallaşmanın Osmanlı İmparatorluğu'na etkisi göz önünde tutularak, Tanzimat Dönemi dil çalışmaları ve II. Meşrutiyet'e kadar olan dönem incelenmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde de Güneş Dil Teorisinin zeminini oluşturan sosyal ve siyasal süreç incelenmiş olup, Osmanlı İmparatorluğu'nda ulusallaşmanın etkisi ile gelişen Türkçülük akımının, Türk dili üzerindeki yansıması ele alınmıştır. Ayrıca Birinci Dünya Savaşının ardından yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin dil çalışmalarına ve Latin harflerinin kabulüne değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, konuyla ilgisi bakımından Türk Tarihi Tedkik Cemiyeti ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin Türkçe üzerine yürüttüğü faaliyetler incelenmiştir. Son olarak da Güneş Dil Teorisinin olumlu ve olumsuz yanlarına değerlendirilmiştir. Sonuç olarak da Güneş Dil Teorisinin, teoride başarılı ancak uygulamada ise öncesinin başarısız olduğu kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk dili, Güneş Dil Teorisi, Türkiye Cumhuriyeti
Gastronomi kültürünün turizmdeki yeri: Serik ilçesini ziyaret eden turistler üzerine bir araştırma
Çalışmada Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gastronomi turizmine ilişkin görüşlerinin ve davranışlarının kültürlerarası farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Aynı zamanda, gastronomi kültürünün turizmdeki yeri incelenmiştir. Bu bakımdan çalışmanın amacı, gastronomi kültürünün turizmdeki yerini ortaya koyabilmek için, yerli ve yabancı turistlerle anket yapılarak elde edilen verilerle bağlantılar kurularak tespit edilmiştir. Çalışma nicel verilere dayalı betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Serik ilçesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, turistlerin en çok bulunduğu Serik ilçesinin Belek, Kadriye ve Boğazkent sahil beldelerinde, kolayda örnekleme ile seçilmiş ve çalışmaya katkıda bulunan 404 gönüllü bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri elde etme tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine yönelik sorular yer almaktadır. İkinci bölümde ise dört başlık altında Serik ilçesini ziyaret eden turistlerin gastronomi turizmine olan ilginin, tutumun ve Serik ilçesindeki yiyecek içecek işletmelerine, yiyecek ve içeceklere olan ilgilerinin tespit edilmesine yönelik sorular yer almaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler istatistik paket programında çözümlenerek verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Demografik bilgilere ilişkin frekans, yüzde ve ortalama değerler bulunmuştur. Verilerin güvenirliği Cronbach Alpha katsayısı tekniği ile analiz edilmiştir. Demografik bilgilerle katılım düzeyleri arasında farkın olup olmadığını saptamak için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalar ise Kruskall-Wallis H testi ile analiz edilmiştir. İfadelere yönelik cevapların dağılımlarının anlamlılık analizi Tek Grup Ki-Kare testi ile çözümlenmiştir. Serik ilçesini ziyaret eden turistlerle, Serik gastronomisi ile demografik özellikler arasındaki farklılıkları belirlemeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. İlçeyi ziyaret eden turistlere uygulanan anketlerin 404 adeti analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, turistlerin gastronomi turizmine ilgili oldukları, ancak küçük bir farkla yabancı turistlerin, yerli turistlere göre Serik`in gastronomik değerleri hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Serik ilçesinin tarihi coğrafi ve kültürel olarak çeşitli zenginliklere sahip olduğu bilinmektedir. Fakat bu zenginliklerin mutfak kültürüne yansımadığı görülmektedir. Serik`i ziyaret eden turistlerin genel olarak Türk mutfağını tatdıkları bilinmektedir. Yabancı turistlerin Serik ilçesinin yöresel tatlarını bilmedikleri araştırma sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Azerbaycan'ın Avrupa Birliği ile ortaklık ve işbirliğinin temelleri
1991'de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan, ulusal çıkarlarını sağlamak ve korumak için uluslararası arenada bölgesel ve küresel düzeydeki faaliyetlerini genişletmiştir. Avrupa alanına yakın entegrasyon gereği duyan devlet, Avrupa Birliği ile çok taraflı karşılıklı ilişkiler kurmuştur. Azerbaycan'ın Avrupa Birliği ile ilk ikitaraflı ilişkileri ekonomik yardımlar şeklinde başlamış ve gelecek ekonomik, politik ve kültürel ilişkilerin şeklini biçimlendirmiştir. Azerbaycan, Avrupa Birliği'nin enerji güvenliğinin sağlanması açısından güvenilir ortaktır. Azerbaycan, Avrupa Birliği ile enerji ve ulaştırma projeleriyle işbirliğini güçlendirmeye odaklanarak, yakın siyasi entegrasyondan kaçınmaktadır. Bu çalışma, Azerbaycan ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklık ve iş birliğinin hukuki temellerinin kapsamlı analizini içermektedir.
Arktika Bölgesi'nin uluslararası güvenlik çerçevesinde incelenmesi
İklim krizi günümüzün en önemli sorunlardan biri haline gelerek, insanlık için büyük riskler oluşturmaktadır. Arktika Bölgesi de iklim krizinden etkilenecek olan bölgelerin başında gelmektedir.Bu çalışmanın amacı Arktika Bölgesi'nin uluslararası güvenlik çerçevesinde kuramsal tartışmalarla çevre, enerji, ekonomik, siyasi ve askeri konularda incelenmesidir. Bu amaçdoğrultusunda ilk olarak "Uluslararası Güvenlik Kuramları" başlığı altında, güvenlik kavramının gelişimi incelenmekte, bölgedeki çeşitli faaliyetler üzerinde durulmaktadır. Ardından uluslararası güvenlik kuramları incelenmektedir. İkinci olarak "Arktika Bölgesi" başlığı ile bölgenin coğrafi tanımı yapılmakta, bölgenin stratejik önemine değinilmekte ve bölge devletlerinin anlaşmazlıkları incelenmektedir. Son olarak "Uluslararası Güvenlik Çerçevesinde Arktika Bölgesi" başlığı ile bölge devletleri, bölge dışı devletler ve uluslararası kuruluşların bölgedeki güvenlik politikalarına değinilmektedir. Ardından Neorealizm, Neoliberalizm, Kopanhag ve Aberystwyth Ekolü gibi uluslararası güvenlik kuramları aracılığı ile bölge güvenliği incelenmektedir. Bu çerçevede bu çalışma, Arktika Bölgesi sahip olduğu potansiyel kaynak zenginliği ile bir yandan ilgili devletler için rekabet unsuru oluştururken, diğer yandan bölgesel ve küresel açıdan uluslararası sistemde güvensizlik ortamı yaratmaktadır hipotezine dayanmaktadır. Hipotezi doğrulamak için şu sorulara yer verilmiştir: Bölge hangi kaynaklara sahip ve ne tür bir güvensizlik ortamı yaratıyor? Bölgesel ve küresel risk ve tehditler nelerdir? Bu risk ve tehditlerden etkilenen aktörler kimlerdir? Arktika Bölgesi'nde uluslararası güvenlik kuramlarından yola çıkılarak ne tür bir barış ortamı sağlanabilir?
Serbest zamanlarını gençlik merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, serbest zamanlarını Gençlik Merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezlerinde serbest zaman faaliyetlerine katılan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin farklı fakültelerinde eğitim alan 18-29 yaş aralığındaki 250 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Tatmin Ölçeğinin kısa versiyonu, Hills ve Argyle (2002) tarafından geliştirilen Oxford Mutluluk Ölçeğinin kısa versiyonu (OMÖ-K) ve Diener, Emmons, Laresen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t testi, Bağıntılı Örneklem t testi, Kruskal-Wallis Testi, ANOVA Testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları ışığında, serbest zaman doyum ortalama puanı ile cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Serbest zaman doyum, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları, yaş ve öğrenim durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Serbest zaman doyum ve yaşam doyumu ortalama puanları aile gelir durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Mutluluk ortalama puanları ile aile gelir durumu açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Aile gelir durumuna bağlı mutluluk düzeyinin artış göstermesi dikkat çekici bir bulgudur. Serbest zaman doyum ortalama puanı ile Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı her gün, haftada bir ve ayda bir olan öğrencilerin serbest zaman doyum ortalama puanlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan katılımcıların serbest zaman doyumu, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları arasında anlamlı derecede orta düzeyde bir korelasyon bulunmaktadır.
XVI. yüzyılın ikinci yarısında Ayıntâb'da suç ve ceza
Osmanlı Devleti'nin sınırları içerisinde bulunan yerleşim yerlerinde tutulmuş olan şer'iyye sicilleri, toplum yapısının ve bölge yaşantısının anlaşılması hususunda oldukça mühim kayıtlardır. 1516 tarihinde Osmanlı Devleti topraklarına katılmış olan Ayıntâb'da da şer'iyye sicil kayıtları bulunmaktadır. Hazırlanan tez kapsamında çalışmak maksadı ile Ayıntâb'daki kayıtlardan XVI. Yüzyılın ikinci yarısında olanları tercih edilmiştir. Üzerinde çalışılmış olan altı adet defter içerisinden, suç işleme ya da suç işlendiğini iddia etme sebebiyle tutulmuş olan kayıtlardan istifade edilmiştir. Osmanlı Devleti'nin temel aldığı İslam hukuku içerisinde, işlenmiş olan suçlara karşı verilen cezalar, belirli şartlara bağlı kalarak belirlenmiştir. Suçlar genel manası ile hadd cezası gerektiren suçlar, kısas ve diyet cezası gerektiren suçlar, ta'zir cezası gerektiren suçlar olarak ayrılmıştır. Hadd cezaları hududları kesin olarak belirlenmiş ve Allah hakkı için, kısas ve diyet cezaları kasten ya da hataen öldürme ya da yaralama suçlarında kimselerin birbirlerinden haklarını almaları için, ta'zir cezaları ise kesin bir ceza belirlenmemiş suçlar için uygulanan cezalardır. İslam hukukunda ayrımı yapılmış olan bu cezaların uygulandığı suçlar, üzerinde çalışılmış defterler içerisinden seçilip başlıklar halinde sınıflandırılarak değerlendirilmiş ve olabildiğince izah edilmeye çalışılmıştır. Bu değerlendirme ile XVI. Yüzyılın ikinci yarısında Ayıntâb'da işlenen suçlar bir nebze olsun anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu dönem içerisinde aile ve toplum yaşamında karşılaşılan olaylar ve bunların yine aile ve toplum üzerine yansımaları incelenerek alana ufak da olsa bir katkı sağlanmaya uğraşılmıştır.
Muhtar Avezov'un Abay Yolu romanında tur, jür, otır, jatır kalıp fiilleri
Muhtar Avezov, Kazak eğitimci, yazar, çevirmen, eleştirmen, siyasetçi, düşünür. Kazakların en verimli yazarlarından biridir. Kazak destanları ve genel Türk edebiyatı ile araştırmalar yapmış; hikâye, çeviri, deneme, roman türlerinde eserler vermiştir. Abay Yolu, Muhtar Avezov'un kaleme aldığı dört ciltlik destansı biyografik roman. Avezov'un, hatta bütün Kazak Edebiyatının en büyük eseri olarak değerlendirilir. Abay Yolu, Kazak halkını, edebiyatını, kültürünü, folklorunu dünyaya tanıtan ve en iyi şekilde temsil eden eserdir. Avezov'un adını ebediyen yaşamasını sağlayan ve onu "sönmeyen yıldızlar"dan birisi yapmıştır. Kazak Türkçesinde şimdiki zaman kipinin en sık karşılaşılan bu şekli, fiil kök veya gövdesine -p, -a, -e, -y zarf-fiil eklerinden birinin ilave edilmesinin ardından "jatır", "jür", "tur", "otır" unsurlarından birisinin getirilmesiyle yapılır. Kazak Türkçesinde yaygın olarak kullanılan birleşik yapıların içerisinde sıkça geçen "jatır", "jür", "tur", "otır" yapıları cümlede gerçek anlamlarını koruyarak temel fiil olarak da kullanılmaktadır. Şimdiki zaman çekiminde "tur", "jür", "otır", "jatır" unsurlarının hangisinin ne zaman kullanılacağına dair kesin kurallar yoktur ve bunların kullanım sahaları dili konuşan insanların alışkanlıklarıyla ilgilidir. Ayrıca, başka bir bakış açısıyla değişik anlam ayrıntılarının oluşması, temel fiille yardımcı fiiller arasında bağlantı sağlayan -p, -a, -e, -y zarf-fiillerinden hangisinin tercih edileceğine bağlıdır.
Toplumsal cinsiyet perspektifinden bütçeleme ve yerel yönetimlerde cinsiyete duyarlı bütçeleme yaklaşımı
Gün geçtikçe kadının; sosyal, ekonomik ve toplumsal alanda görünürlüğü artmakta ve bu gelişimsel durumun güdümünde geleneksel anlayışın kadınlar için koyduğu katı kurallar giderek zayıflamaktadır. Modern yaşam tarzının sınır tanımadan etki alanını genişletmesiyle beraberinde getirmiş olduğu değişim ve yenilikten en çok etkilenen grup da kadınlar olmuştur. Bu sosyal değişimle birlikte devletler de yönetim işlevini yaparken kullandığı bütçelemeyle kadınlara yönelik faaliyetlere giderek daha fazla pay ayırmaya başlamıştır. İçinde bulunulan süreçte kadının sosyal statüsünün güçlendirilmesinde ve desteklenmesinde yerel yönetimlerin de bakış açısı pozitif yönde değişimini sürdürmekte ve sosyal faaliyetler başta olmak üzere kadınlara yönelik çeşitli aktiviteler gerçekleştirmektedirler. Yerel yönetimlerin her geçen gün hem yönetimsel açıdan hem de faaliyetleri açısından cinsiyete duyarlı bütçeleme politikasını benimsediği görülmektedir. Diğer yandan merkezi ve yerel düzeyde uygulama alanı bulan bir bütçeleme yaklaşımı olsa da cinsiyete duyarlı bütçeleme bilhassa yerel eksende sonuç verici ve etkili olduğu kabul edilmekte, bu durumda yerel idareler, özellikle de belediyeler cinsiyete duyarlı bütçelerin uygulanmasında baş aktör olarak sayılmaktadır. Bu bağlamda Muğla Büyükşehir Belediyesi özelinde 2018 yılına ait insan kaynakları verileri kullanılarak kurum içi cinsiyet eşitliği durum analizi yapılmıştır.