Sinop University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Sinop University

70

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

1932-1990 yılları arasında Sinop'ta meydana gelen suç olayları ve diğer önemli olaylar

Şehirlerin tarihi önemini gözler önüne sermek ve insanların yaşadıkları şehirler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak için son zamanlarda şehirlerin tarihi üzerine yapılan akademik çalışmaların ağırlık kazandığı görülür. Bu nedenle; Sinop'ta 1932-1990 yılları arasında meydana gelen muhtelif hadiselerin derlenmesi ve yorumlanmasıyla oluşturulan bu çalışmanın Sinop tarihine ışık tutması amaçlanmıştır. 1932-1990 yılları arasında Sinop'ta meydana gelen suç olayları ve diğer önemli olayların incelediği bu çalışmada Sinop vilayet gazetesi ana kaynak olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada yer alan suç olayları haberleri sadece Sinop'ta meydana gelmiş ve Sinop vilayet gazetesinde yer alan suç olayları haberlerinden ibaret olup Sinop'ta 1932-1990 yılları arasında yaşanmış tüm suç olaylarını kapsamamaktadır. Bu çalışmada; Sinop'ta 1932-1990 yılları arasında meydana gelen ve Sinop vilayet gazetesinde yer alan suda boğulma, yaralama, öldürme (cinayet), kız kaçırma, hapishaneden firarlar, yangın, hırsızlık; dolandırıcılık, intihar, trafik kazası, kazaen ölüm ve diğer suç olayları yer almıştır. Bunun yanı sıra vilayet gazeteleri ve Sinop vilayet gazetesi hakkında bilgiler verilmiş. Ayrıca, yine bu dönemde Sinop'ta meydana gelen doğal afet olaylarına, 1970 ve 1982 yıllarında kaçırılarak Sinop'a iniş yapan iki Sovyet uçağına, Sinop Amerikan Radar Üssüne dair haberlerden ve dönemin diğer önemli olaylarından bahsedilmiştir. Her bölümün sonunda incelenen konularla ilgili analiz yapılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sonuç bölümünde ise tez çalışmasının genel bir analizi ve değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada yer alan suç olayları ile ilgili istatistiki çizelgeler yapılarak incelenen konunun daha iyi anlaşılması sağlanmıştır.

CinayetDolandırıcılıkDoğal afetler+7
Kerem Öztürk
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

3 numaralı Mühimme-i Mektum defterinin özet ve transkripsiyonu

DefterlerMühimme DefterleriOsmanlı Dönemi+2
Kadriye Demir
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1928-1938 yılları arasında Sinop'un sosyo kültürel yapısı

Bu çalışma, 1928- 1938 yılları arasında Sinop'un sosyo- kültürel yapısını konu edinmiştir. Belirtilen yıllarda Sinop'un sosyo-kültürel faaliyetlerini, inanışlarını, tarihi yapılarını tespit etmek için Ankara Millî Kütüphaneden, Sinop Halk Kütüphanesinden, Sinop Üniversitesi Merkez Kütüphanesinden, Sinop Öğretmenevinden, Sinop ilinin o yıllarda yayımladığı Sinop Resmi gazetesinden yararlanılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Sinop ilinin nüfusu, ekonomisi, idarî yapısı, coğrafî özellikleri ve bu unsurların halkın yaşam biçimine yaptığı etkilerden, tarihimize etki eden Sinoplu ve Sinop'un yetiştirmiş olduğu kişilerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde; Sinop'un sosyal faaliyetlerini oluşturan eğitimine, okullarının durumuna, Türk Ocaklarına, Halkevine ve çalışmalarına, kütüphanesine, basınına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; Sinop'un ve ilçelerinin kültürel yapıları, folklorik özellikleri, inanışları, gelenek ve göreneklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise; Sinop'ta yapılan sosyo- kültürel faaliyetler gazeteler ışığında yansıtılmıştır. Ayrıca çalışma, yapılan söyleşilerle de desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal etkinlikler, kültürel yapı, kültürel değer

CoğrafyaKültürel değerlerSinop+3
Elif Arzu Önal
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Candaroğulları beyliği döneminde Sinop

Türkler, tarihin her döneminde farklı sebeplerden dolayı başka coğrafyalara göç etmiştir. Türkler farklı coğrafyalara göç etmelerinden dolayı göçebe, göçer evli, konargöçer gibi isimlerle tanımlanmışlardır. Türklerin ana yurdu olarak bilinen Orta Asya'dan başka bölgelere göç etmeleri çeşitli sosyal ve ekonomik nedenlere bağlı olarak gerçekleşmiştir. Orta Asya'dan yapılan göçler neticesinde Türklerin hâkimiyet kurduğu bölgelerde sosyal, siyasi, iktisadi etkileri olmuştur. Bu kapsamda Orta Asya'dan dünyanın çeşitli noktalarına gerçekleşen Türk göçlerinin Anadolu coğrafyasına akışı büyük önem arz etmektedir. Özellikle 1071 Malazgirt Savaşı ve 1176 Miryokefelon Savaşı neticesinde Anadolu coğrafyasının bir Türk yurdu olduğunun tescillenmesi ile Türkleşme süreci hızlı bir şekilde başlamıştır. Bu kapsamda Türkler tarafından Karadeniz Bölgesi'ne gerçekleştirilen göçler ise ayrıca önem arz etmektedir. Anadolu'nun Türkleşme sürecinde önemli bir dönem olan Beylikler dönemi bu sürece büyük katkı sağlamıştır. Anadolu coğrafyasında süre gelen I. Beylikler döneminin birleştirici unsuru olan Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1243 Kösedağ Savaşı sonucunda dağılma dönemine girmesi ile Candaroğulları özellikle Sinop ve Kastamonu havalisinde güçlenmişlerdir. 1322 yılında Pervaneoğulları Beyliği yönetiminden çıkan Sinop 1461 yılında Osmanlı Devleti'nin muktedir hükümdarı Fatih Sultan Mehmet'in bölgeye hakim olmasına değin Candaroğulları Beyliği toprağı olarak kalmıştır. Anahtar kelimeler: Türk, Göç, Karadeniz, Sinop, Candaroğulları

BeyliklerBeylikler DönemiCandaroğulları+7
Emin Solak
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Arap alfabesi'nden Latin-Türk alfabesine geçiş süreci: Sinop örneği

Bu çalışmada, Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleşen Harf Devrimi'nin gelişim süreci, Atatürk'ün iyi eğitilmiş bir toplum yaratma çabaları incelenmiştir. Atatürk'ün Sinop vilayetine 15 Eylül 1928 tarihinde gelişi ile Sinop halkının Latin Harfleriyle tanışması konuları ayrıntılı bir biçimde işlenmiştir. Birinci bölümde; Atatürk'e göre Harf devriminin gerekçeleri, Atatürk'ün devrim ile ilgili fikir ve çalışmaları incelenmiştir. İkinci bölümde; Harf devrimini gerçekleştirme yolunda kurulan Dil Encümeni, Atatürk'ün Saray burnu Nutku ve harflerin uygulanması için çıkarılan 1353 sayılı kanun üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise; Atatürk'ün Sinop'a gelişi ve yeni harflerin Sinop halkı ile buluşması birçok önemli kaynağa dayanılarak ele alınmıştır.

AlfabeArapçaArapça harfler+7
Elif Aydın
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde Sinop yangınları (1935, 1946, 1956)

Sinop, tarih boyunca birçok büyük yangınla karşı karşıya kaldı. Bunda savaşlar kadar kentin coğrafi özellikleri, ev yapımında kullanılan malzemeler ve itfaiye teşkilatının yetersiz kalışı gibi birçok faktör etkili olmuştur. Kent bu yangınlar sonrasında bir şekilde yaralarını sarmış olmasına rağmen ders çıkarma aşamasında sınıfta kalmıştır. Özellikle araştırma konumuz olan 1935, 1946, 1956'daki büyük yangınların arasından uzun süre geçmemesine rağmen aynı afetin tekrar yaşanması düşüncelerimizi destekler nitelikte olmuştur. Araştırma konusu yangın olunca kaynak sayısı kısıtlı kalmıştır. Çünkü yangının alıp götürdükleri arasında sadece canlar, binalar değil araştırmacıya yol gösterecek kaynaklar da yok olmuştur. Bu araştırmada en büyük yol göstericimiz süreli yayınlar olmuştur. Bu dönemde ülkenin birçok yerinde yangınlar yaşanmış olmasına rağmen Sinop ilindeki bu üç yangın birçok gazetede yer almıştır. Bunda yangınların tahribatının büyük olmasının yanında devlet büyüklerinin ilgisi, medyanın bu yangınlara alakasını arttırmıştır. Mesela; 1946 yılında bayındırlık bakanının Sinoplu Cevdet Kerim İncedayı olması kentin en büyük avantajı olmuştur. Bakanın kente ilgisi daha çok olmuş ve kentin toparlanması daha hızlı olmuştur. Bakanın bu olay karşısında hassasiyeti fazla olunca basın da olayın takibinde daha çok bulunmuş ve bu yangın uzun bir süre gazete sayfalarında yer almıştır. 1956'daki yangında Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes' in gösterdiği alaka nedeniyle basının ilgisini Sinop' a çevirmiş ve yangın uzun bir süre gazete sayfalarında yer almıştır. Araştırmamızın birinci bölümünde Sinop ilinin coğrafi özelliklerine ve tarihine yer verilerek il hakkında bilgi edinilmesi sağlandı. Araştırmamızın ikinci bölümünde ise 1935, 1946 ve 1956'daki yangınlara yer verilerek araştırmamızın asıl konusuna giriş yapıldı. Üçüncü bölümde ise yangınlar sonrasında yaşanan mesken buhranı ve yangınların halk üzerindeki etkisi üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise kent yangınlarıyla ilgili genel bir değerlendirme yapılıp, Sinop'a özgü ifadeler cümle içinde kullanılarak kentin doğal güzelliğine göndermelerde bulunulmuştur.

Cumhuriyet DönemiDoğal afetlerSinop+1
Emre Özcan
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Selçuklular döneminde Hemedân (Kuruluşundan 1194'e kadar)

Sadece İran'ın değil, dünyanın da en eski şehirlerinden biri olan Hemedân, XI. yüzyılda Tuğrul ve Çağrı Beyler önderliğinde Horâsân'da kurulan Büyük Selçuklu Devleti'nin devamı niteliğindeki Irak Selçuklularının son başkentidir. Şehir, tarıma elverişli bir iklime sahip olması ve tarihi ticaret yolları üzerinde bulunması dolayısıyla Selçuklular'dan önce de birçok devlet için önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. "Selçuklular Döneminde Hemedân" adlı yüksek lisans tezimizde, şehrin Selçuklu hâkimiyeti altına girmeden önceki tarihi hakkında bilgi verilerek şehrin tarihi önemi ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra şehrin, Büyük Selçuklular ve Irak Selçukluları dönemindeki tarihi, ayrıntılı olarak işlenmiştir. Şehrin sadece siyâsî tarihi değil, aynı zamanda askerî, iktisadî, ilmî, mîmârî ve sosyal yapısı da araştırılarak şehrin tarihine ışık tutulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızda, imkânlar dahilinde ana kaynaklar ve şehrin tarihini ilgilendiren eserlerden istifade edilmiştir.

Büyük SelçuklularIrak SelçuklularıKent tarihi+3
Hasancan Meral
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sinop Türk Ocağının kuruluşu, gelişmesi ve faaliyetleri (1923-1931)

Bu çalışma, Sinop Türk Ocağı'nın 1923-1931 yılları arasındaki faaliyetlerini ve Sinop'a katkısını incelemeye yoğunlaşmıştır. Bunun için genel olarak Türk Ocaklarının ortaya çıktığı dönemdeki siyasi ve sosyal olaylar incelenmiş ardından özelde Sinop ili tarihinden bahsedilmiştir. Kadim bir şehir olan Sinop'un tarihsel süreçte birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı görülmektedir. Türklerin Anadolu'ya gelmesiyle birlikte bir Türk şehri olan Sinop önemli bir Karadeniz limanı olagelmiştir. Çalışma bu anlamda üç bölümden oluşmuş ilk bölümde genel olarak Türk Ocaklarının kuruluşu, ikinci bölümde Sinop tarihi, üçüncü bölümde araştırmanın konusu olan Sinop Türk Ocaklarının 1923-1931 yılları arasındaki faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Bu döneme ait Sinop'a özel nedenlerden dolayı yeterli bir arşiv, resim ve belge'ye ulaşılamamış il özelinde Ocağın çıkardığı dergilerde de ilim ve edebiyat ağırlık olduğu görülmüştür. Elde edilen bilgi, belge ve röportajlar ışığında Sinop Türk Ocağının ilk dönemi aydınlatılmaya çalışılmıştır.

SinopTürk Ocakları
Erhan Tütüncü
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hititlerde tarihçilik ve tarih anlayışı

Anadolu toprakları en eski çağlardan beri birçok medeniyete kucak açmıştır. Anadolu'yu özgün kılan, onun tarihini yazan medeniyetlerdir. Bu özgün medeniyetlerden birisi de Hititlere aittir.. MÖ. 2. Binyıl kavimlerinden biri olan Hititler, yaklaşık olarak 500 yıl boyunca Orta Anadolu' da varlığını sürdürmüştür. Hititler yazıyı en etkin kullanan uluslardan birisidir. Çünkü onlar geçmişlerini gelecek kuşaklara anlatmayı bir görev kabul etmişlerdir. Hititlerin tarih yazıcılığı becerilerine annallerinde, siyasi antlaşma metinlerinde, hatıratlarda, dua metinlerinde, hikâyelerinde, fermanlarında vb. rastlamak mümkündür. Tarihi metinlerinde canlı bir anlatım yeteneğine sahiptirler. Hititlerin sahip oldukları tarih bilinci, onları, diğer uluslardan üstün kılmaktadır. Tarih anlatım tasvirlerinde önemli etken dini sebepler olsa da, bu özellik hepsi için geçerli değildir. Hititler' in bu alışkanlıklarını ne zaman kazandıkları tam bilinmemektedir. Tarih yazıcılığının ilk örneği, Anitta Metni olarak kabul edilir. En önemli tarih yazıcısı ise, II. Murşili'dir. Sahip oldukları arşivleme alışkanlıkları onların, geçmişlerine ne kadar özen gösterdiklerinin açık bir kanıtıdır.

HititlerSiyasi tarihTarihçilik
Çiğdem Ercan Ekizoğlu
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

M.Ö. 2. Binyıl Anadolu coğrafyasında yaşanmış doğal afetler ve salgın hastalıklar

Bin yıllık bir dönemi ve geniş bir coğrafyayı işaret eden M.Ö.2.Binyıl Anadolu'su şu an üzerinde yaşadığımız toprakları tanımamız açısından önemli bir süreçtir. Bu dönem Anadolu'da büyük gelişmelerin yaşandığı çalkantılı bir dönemdir.M.Ö.2.Binyıl'da Anadolu'da yaşanan doğal afetler ve salgın hastalıkların toplum ve devlet yapısı üzerinde ne gibi etkiler yarattığı ve insanların bunlarla başa çıkma yöntemleri, bu dönem insanını anlayabilmemiz açısından önemlidir. M.Ö.1550-1500 yılları arasında hüküm süren Gasıp Krallar Devri krallarından biri olan I.Ammunaş zamanında yaşanan kıtlık, bu dönemi tam anlamıyla bir kaos ortamı olarak değerlendirmemize sebep olmuştur. M.Ö.1380-1335 yılları arasında hüküm süren I.Şuppiluliuma zamanında, Anadolu'da ortaya çıkan veba salgınıyla birlikte yaşanan toplu ölümler ise, devletin imparatorluk haline gelmesine mani olamamıştır. Bu dönemde bu coğrafyada yaşayan insanların depremle sık sık karşılaştıklarını ve buna karşı kayıtsız kalmayıp kendilerini geliştirdiklerini görmekteyiz. M.Ö.1750-1250 yılları arasına tarihlenen TroyaVI tabakasında, kent surlarının hiç harç kullanılmadan, büyük taşlarla, içe doğru eğimli olacak şekilde, depreme dayanıklı olarak inşa edilmiştir. Kısacası yaşanan felaketler, toplumlar üzerinde önemli etkilere sebep olmuştur. Kimileri kendilerini geliştirmeyi seçerken, kimileri tanrılara kurban sunmayı çözüm bilmişlerdir. Varolan, yazılı ve arkeolojik kaynaklar el verdiği ölçüde, bu olayların Anadolu'da yaşandığı bölgeler ve zamanlar ile toplum üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu yüzden, bu dönemde yazılmış olan, annaller, vasiyetnameler, siyasi antlaşma metinler, vs. hepsi,yol göstericilik açısından önemli kaynaklardır.

AfetlerAnadoluBulaşıcı hastalıklar+2
Duygu Akyüz
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00