Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Özlem Okyay
11 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University
Çocuklar için felsefe eğitim programının 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırmada "ÇİF Eğitim Programı'nın 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel modelde yürütülen çalışmada yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. 2023-2024 eğitim öğretim yılı güz döneminde Bolu MEB'e bağlı iki anaokulunda öğrenim görmekte olan 48-72 aylık çocuklardan toplam 35 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna 8 hafta süren ve 16 etkinlik planı içeren ÇİFEP uygulanmıştır. Araştırmada veriler "Wally Sosyal Problem Çözme Testi" ve "Genel Bilgi Formu" yoluyla toplanmıştır. Veri analizinde normallik koşullarının sağlanması ile gruplar arası farklılıkların analizi için "İlişkisiz Örneklemler için t Testi" ve grup içi farklılıkların analizi için "İlişkili Örneklemler için t Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubunun ön testleri arasında bir farklılık olmadığı, her iki grubun ön test ve son testleri arasında ise anlamlı bir farklılık bulunduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubunun son test verileri arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney grubuna uygulanan kalıcılık testi ile son test arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, araştırma verileri ışığında ÇİF Eğitim Programının okul öncesi çocukların sosyal problem çözme becerilerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi dönem çocuklarının sözcüksüz kitap anlatımları ile görsel algı becerilerinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi çocukların sözcüksüz kitap anlatımları ile görsel algı becerilerinin incelenmesi amacıyla; 2023-2024 Eğitim Öğretim yılı güz yarıyılında Ankara ilinde bulunan okul öncesi eğitim kurumunda eğitim alan 60-72 aylık 19 çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler "Genel Bilgi Formu", "Frostig Görsel Algı Testi" (Aral ve Bütün Ayhan, 2016) ve "Küçük Çocuklar İçin Öyküyü Anlama Aracı" (Paris ve Paris, 2003) kullanılarak; nitel veriler ise eş zamanlı olarak çocukların sözcüksüz öykü anlatımlarına ilişkin ses kayıtları ile toplanmıştır. Çocuklarla görüşmede veri toplama aracı olarak "Ver Elini" (Ferri, 2018) ve "Ay'a Okul Gezisi" (Hare, 2021) isimli sözcüksüz kitaplar kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, görsel algı ve öykü anlama soruları arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Nitel veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Çocukların ses kayıtlarından alınan veriler transkript edildikten sonra tümevarım yaklaşımıyla araştırmanın amacı doğrultusunda kodlar oluşturulmuştur. İlişkili kodlardan kategorilere, kategorilerden temalara ulaşılmıştır. Toplanan nicel ve nitel veriler analiz edilerek, iki veri setinden elde edilen veriler arasındaki ilişkileri ortaya koyabilmek için elde edilen sonuçlar birleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların görsel algı puanlarıyla, sözcük sayıları ve öyküyü anlama puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların sözcüksüz kitap anlatımlarının nitel analizi sonucunda; görsel algıya ilişkin iki kitap için ortak şekil-zemin ayrımı, görsel dikkat, görsel anlamlandırma ve mekanda konum/mekansal ilişkiler temalarına ulaşılmıştır.
48-72 aylık çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, 48-72 aylık çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların anne ve babalarıyla iletişimleri ile sosyal becerileri arasındaki ilişkinin çocuğun yaşı, cinsiyeti, kardeş sayısı, doğum sırası, anaokuluna devam etme süresi ve anne-baba öğrenim durumu gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın örneklemini 2023-2024 bahar yarıyılında Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde bulunan, MEB'e bağlı dört resmi bağımsız anaokullarında eğitim görmekte olan 48-72 aylık 394 çocuğun anne ve 26 öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Genel Bilgi Formu", Anne-Baba-Çocuk İletişimini Değerlendirme Aracı (ABÇİDA) ve Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Öğretmen Formu kullanılmıştır. Veriler SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre; çalışma grubunda yer alan 48-72 aylık çocukların anne-baba iletişim beceri puanlarında ailedeki çocuk sayısı, doğum sırası ve anaokulu devam süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşturduğu (p<0,05), sosyal beceri puanlarında ise yaş, anaokulu devam süresi ve anne-baba öğrenim durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir (p<0,05). Çocukların anne-baba iletişimleri ile sosyal becerileri arasında ilişkiye ise rastlanmamıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ve çevre bilinçli tüketicilik düzeylerinin incelenmesi
Okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ve çevre bilinçli tüketicilik düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ili ilçelerinden; Beykoz, Kadıköy, Üsküdar, Küçükçekmece, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Beşiktaş, Ataşehir, Maltepe, Güngören, Sarıyer ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel anaokulları ile ilköğretime bağlı anasınıflarında görev yapan 278'i kadın 25'i erkek olmak üzere 303 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır Araştırmada veri toplama aracı olarak Yeşilyurt, Gül ve Demir (2013) tarafından geliştirilen "Çevre Bilinci ve Çevresel Duyarlılık Ölçeği" ile Ay ve Ecevit (2005) tarafından hazırlanan "Çevre Bilinçli Tüketicilik Anketi"nden yararlanılarak geliştirilen "Çevre Bilinçli Tüketicilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde; iki ölçek arasındaki ilişki Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Verilerin belirlenen değişkenler açısından anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığı bağımsız gruplar için t testi, Tek Yönlü Anova, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet değişkeninin Çevresel Duyarlılık boyutunda anlamlı bir fark ortaya koymadığı, Çevre Bilinçli Tüketicilik boyutunda ise kadınların erkeklerden daha yüksek puanlar elde ettikleri görülmüştür. Ayrıca yaş ve mesleki deneyim değişkenlerinin ölçeklerin bütününde anlamlı bir fark oluşturmadığı belirlenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde ise, okul öncesi öğretmenlerinin çevresel duyarlılıkları ile çevre bilinçli tüketicilik davranışları arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığı ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla; Sakarya, Düzce ve Bolu illerinin merkez ilçelerinde görev yapmakta olan 223 okul öncesi öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak Genel Bilgi Formu, Çevre Okuryazarlık Ölçeği ve Ekolojik Vatandaşlık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U, bağımsız gruplar için t-testi ve Kruskal Wallis testleri ile Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet ve okul türünün okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeylerinde etkili bir değişken olmadığı, yaşın bilgi; eğitim durumunun tutum; çevre eğitimi alma durumunun kullanım; deneyimin ise kullanım, tutum ve ölçek toplamında anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin ekolojik vatandaşlık düzeylerinde ise eğitim durumunun etkili bir değişken olmadığı, bunun yanı sıra yaşın sürdürülebilirlik ve ölçek toplamında; cinsiyetin sorumluluk; okul türünün ise katılım, sürdürülebilirlik ve ölçek toplamında; deneyimin sürdürülebilirlik, hak- adalet ve ölçek toplamında, yine eğitim alma durumunun katılım, sorumluluk ve ölçek toplam puanlarında etkili olduğu belirlenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde ise, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlık düzeyleri ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Okul öncesi öğretmenlerinin problem çözme davranışları ile istenmeyen davranışlara karşı kullandıkları stratejiler arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin problem çözme davranışları ile istenmeyen davranışlara karşı kullandıkları stratejiler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla; Sakarya ilinin Adapazarı ve Serdivan ilçelerinde görev yapmakta olan 135 okul öncesi öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak Genel Bilgi Formu, Problem Çözme Envanteri(PÇE), Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sınıfta İstenemeyen Davranışlara Karşı Kullandıkları Stratejileri Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U, bağımsız gruplar için Kruskal Wallis testleri ile Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, yaş, deneyim, sınıf yönetimi ile ilgili eğitim alma durumu ve görev yapılan okul türünün okul öncesi öğretmenlerinin problem çözme davranışlarında etkili bir değişken olmadığı; öğrenim durumu değişkeninin ölçeğin planlı yaklaşım alt boyutunda anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin istenmeyen davranışlara karşı kullandıkları stratejiler de ise yaş, deneyim, öğrenim durumu, görev yapılan okul türünün etkili bir değişken olmadığı, bunun yanı sıra sınıf yönetimi ile ilgili eğitim alma durumunun gerçeklik terapisi, davranış değiştirme modeli alt boyutlarında ve ölçek toplamında etkili olduğu belirlenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişki incelendiğinde ise, okul öncesi öğretmenlerinin problem çözme davranışları ile istenmeyen davranışlara karşı kullandıkları stratejiler arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir.
Okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kabul düzeyleri ile teknoloji kullanımı öz yeterlik durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kabul düzeyleri ile teknoloji kullanımı öz yeterlik durumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, 2023- 2024 eğitim öğretim döneminde Bolu, Düzce ve Sakarya illerinde resmi bağımsız anaokulu, ilkokul ve ortaokul bünyelerindeki anasınıflarında görev yapan 181 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler, 'Kişisel Bilgi Formu', 'Öğretmenler İçin Teknoloji Kabul Ölçeği' ve 'Eğitimde Teknoloji Kullanımı Öz Yeterlik Ölçeği' ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; Mann Whitney U ile Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. İki ölçek arasındaki ilişki Spearman Brown korelasyon katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Verilerin analizi sonucunda; yaş değişkeninin okul öncesi öğretmenlerinin hem teknolojiyi kabulünde hem de teknoloji kullanımı öz yeterliklerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu, 40 yaş altı katılımcıların, 40 yaş üzeri katılımcılara göre anlamlı ve yüksek şekilde teknolojiyi kabullendiği ve teknoloji kullanım öz yeterliğine sahip oldukları belirlenmiştir. Mesleki deneyim değişkeninin Teknoloji Kabul Ölçeği ve Teknoloji Kullanımı Öz Yeterlik Ölçeği'nde sadece kaygı ve teknolojik karmaşa alt boyutlarında anlamlı farklılık oluşturduğu, mesleki deneyim arttıkça kaygı ve karmaşanın arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenim durumu değişkeni Teknoloji Kabul Ölçeği ortalama puanlarında anlamlı farklılık oluşturmazken, Eğitimde Teknoloji Kullanımı Öz yeterlik Ölçeği için lisansüstü öğrenim düzeyine sahip katılımcıların anlamlı şekilde yüksek puanları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Teknoloji konusunda hizmet içi eğitim alan katılımcıların teknoloji kabul ve öz yeterlik düzeyleri eğitim almayanlara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Teknoloji kabul ve eğitimde teknoloji kullanımı öz yeterlik ölçek toplam puanları arasındaki ilişki için korelasyon katsayısı 0,676 olarak bulunmuştur. Bu katsayı ölçek puanları arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğuna işaret etmektedir.
Okul öncesi çocuklarının öykü tekrar anlatımlarında kullandıkları sosyal kavramlar ile çocukların sosyal becerilerinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi çocukların öykü tekrar anlatımlarında kullandıkları sosyal kavramlar ile çocukların sosyal becerilerinin incelenmesi amacıyla; 2023-2024 Eğitim Öğretim yılı bahar yarıyılında Kırıkkale ilinde bulunan bir okul öncesi eğitim kurumunda eğitime devam eden 48-72 aylık 20 çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler "Genel Bilgi Formu", Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği'nin (OSBED) öğretmen formu (Ömeroğlu ve ark., 2014) ve "Küçük Çocuklar İçin Öyküyü Anlama Aracı" (Paris & Paris, 2003) kullanılarak; nitel veriler ise çocukların öykü tekrar anlatımları sürecinde alınan ses kayıtları tekrar dinlenerek çözümlenmesi ile elde edilmiştir. Çocuklarla görüşmede veri toplama aracı olarak "Roko Püfleyen Küçük Dinazor" (Bedford & Stanley, 2017), "Yoğun Bir Yıl" (Lionni, 2022) ve "Elmer'' (Mckee, 2019) isimli resimli çocuk kitapları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, sosyal beceri, öyküyü anlama soruları ve sözcük sayıları arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ile incelenmiştir. Çocukların ses kayıtlarından alınan veriler transkript edildikten sonra tümdengelim yaklaşımıyla araştırmanın amacı doğrultusunda kodlar oluşturulmuştur. İlişkili kodlardan kategorilere, kategorilerden temalara ulaşılmıştır. Toplanan nicel ve nitel veriler analiz edilerek, iki veri setinden elde edilen veriler arasındaki ilişkileri ortaya koyabilmek için sonuçlar birleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların sosyal beceri puanlarıyla, sözcük sayıları ve öyküyü anlama puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların resimli çocuk kitaplarındaki anlatımlarının nitel analizi sonucunda; başlangıç becerileri, akademik destek becerileri, arkadaşlık becerileri, duyguları yönetme becerileri temalarından en fazla arkadaşlık becerileri temaları üzerinde kelimeler kullandıkları gözlemlenmiştir.
Okul öncesi dönem çocuklarının öykü tekrar anlatımlarında bellek becerileri ve öyküyü anlama düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi çocukların öykü tekrar anlatımlarında bellek becerileri ve öyküyü anlama düzeylerinin incelenmesi amacıyla; 2024-2025 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ili Birecik ilçesinde bulunan bir okul öncesi eğitim kurumunda eğitim alan 48-72 aylık 17 çocuk ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler "Genel Bilgi Formu", "Okul Öncesi Çocuklar İçin Bellek Bataryası" (Obalı, 2018) ve "Küçük Çocuklar İçin Öyküyü Anlama Aracı" (Paris ve Paris, 2003) kullanılarak, nitel veriler ise eş zamanlı olarak çocukların öyküyü tekrar anlatımlarına ilişkin ses kayıtları ile toplanmıştır. Çocuklarla görüşmede veri toplama aracı olarak "Köpekler Bale Yapmaz" (Anna Kemp, 2010) isimli resimli öykü kitabı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bellek puanları ile öykü anlama soruları arasındaki ilişki Spearman Brown korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Nitel veriler betimsel ve içerik analizi ile incelenmiştir. Çocukların ses kayıtlarından elde edilen veriler transkript edildikten sonra tümevarım yaklaşımıyla araştırmanın amacı doğrultusunda referans noktaları belirlenmiştir. Toplanan nicel ve nitel veriler analiz edilerek, iki veri setinden elde edilen veriler arasındaki ilişkileri ortaya koyabilmek için elde edilen sonuçlar birleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların anlamsal bellek puanlarıyla, kullandıkları sözcük sayısı ile öyküyü anlama puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu ve çocukların anlamsal bellek düzeyleri arttıkça sözcük sayısı ve öyküyü anlama sorularına verdikleri doğru yanıtların da arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların öykü tekrar anlatımlarının nitel analizi sonucunda; çocukların öykünün dikkatini çeken bazı bölümlerini daha fazla hafızada tuttuğu, ikinci uygulamada bu sıklığın azaldığı ortaya çıkmıştır. Bir hafta sonraki anlatımlarda sözcük sayısı, detay, mekân ve duygusal ifadeler azalmış; buna karşılık tekrarlar, konu dışı sapmalar ve yaratıcı eklemeler artmıştır. Araştırma bulguları, okul öncesi eğitim programlarında bellek ve anlama becerilerini eş zamanlı geliştiren etkinliklere yer verilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Doğa eğitiminin okul öncesi çocukların sosyal becerilerine etkisinin incelenmesi
Doğa eğitiminin okul öncesi çocukların sosyal becerilerine etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma modellerden zenginleştirilmiş desen kullanılmıştır. Çalışma grubuna, Düzce il merkezinde bulunan Güzelbahçe Anaokulunda 2017-2018 eğitim-öğretim yılında okul öncesi eğitime devam eden 33 çocuk dahil edilmiştir. Deney grubunda 13; kontrol grubunda ise 20 çocuk bulunmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Ömeroğlu, Aydoğan, Özyürek ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği" öğretmen formu ile "Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı Gelişim Gözlem Formu" (MEB, 2013) kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı ve bağımsız örneklemler için t testleri, nitel verilerin analizinde ise çalışma grubu öğretmenleri tarafından doldurulan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı Gelişim Gözlem Formlarından elde edilen veriler üzerinde yapılan betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; doğa eğitiminin okul öncesi çocukların sosyal becerilerinde ve sosyal beceri alt boyutları olan başlangıç, akademik destek, arkadaşlık ve duygularını yönetme becerilerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu, doğa eğitiminin okul öncesi çocukların sosyal becerilerinin gelişiminde etkili olduğu görülmüştür.
Öykü temelli çevre eğitim programının 48-72 aylık çocukların çevreye yönelik farkındalık ve tutumlarına etkisi
Araştırma "Öykü Temelli Çevre Eğitim Programı"nın 48-72 aylık çocukların çevreye yönelik farkındalık ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Erkmen Toki Nurullah Oymak İlkokulu ve Merkez Toki İlkokulu anasınıflarında 20'si deney, 20'si kontrol grubu olmak üzere toplam 40 çocuk araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki veriler "Genel Bilgi Formu", Kahriman Öztürk (2010) tarafından Türkçeye çevrilen "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği: Okul Öncesi Versiyonu (CATES-PV)" ile Büyüktaşkapu Soydan ve Öztürk Samur (2017) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Çocukları İçin Çevre Farkındalık Ölçeği" araçları kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde deney ve kontrol grubu çocuklarının ön test ve son test puan ortalamaları arasındaki farkı belirlemek için Mann Whitney U testi, her alt grubun ön test- son test puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, "Öykü Temelli Çevre Eğitim Programı" uygulamalarına katılan deney grubu çocuklarının çevresel farkındalık ve tutumlarına ilişkin ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında son test lehine anlamlı düzeyde fark bulunmuştur (p<.05). Deney ve kontrol grubu son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda "Öykü Temelli Çevre Eğitim Programı"nın 48-72 aylık çocukların çevreye yönelik farkındalık ve tutum kazanmalarında etkili olduğu söylenebilir.