Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Doğanay

18 theses · Çukurova University

DoctorateOpen AccessTR

Matematik dersinde otantik öğrenme yoluyla eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu çalışmada, beşinci sınıf öğrencilerinin matematik dersinde, Newman ve Weglage (1993) tarafından sunulan otantik öğrenme standartlarına dayalı uygulamaların eleştirel düşünme becerisinin nasıl geliştirilebileceğinin ve uygulamada karşılaşabilecek sorunların nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesi hedeflenmiştir. Bu standartlar üst düzey düşünme, bilgi derinliği, sınıf dışı dünya ile bağlantı, anlamlı diyaloglar ve öğrenci başarısı için sosyal destek olmak üzere beş tanedir. Eleştirel düşünme becerilerinin öğretimine katkı getirmek amacıyla yürütülen çalışma bir eylem araştırmasıdır. Eylem araştırması Kemmis ve McTaggart (2005) tarafından sunulan eylem araştırması spiraline uygun olarak altı döngü içerisinde yürütülmüştür. Araştırma 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bahar ve güz döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş beşinci sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 18'i kız 16'sı erkek olmak üzere 34 kişilik bir öğrenci grubu oluşturmuştur. Araştırma verileri yapılandırılmamış gözlem(Kamera kayıtları), EDBÖR (Eleştirel düşünme becerileri değerlendirme rubriği), günlükler ve yazılı dokümanlardır. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Bu analiz eleştirel düşünme becerileri gelişimi ve uygulama sürecinde yaşanan problemler olarak iki ayrı başlık altında incelenmiştir. Araştırma sonuçları otantik öğrenme standartlarını temel alan öğrenme uygulamaların çalışma grubunu oluşturan öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerini geliştirdiğini göstermiştir. Bu gelişim anlama, çözümleri karşılaştırma ve değerlendirme, doğru sonuca ulaşma ve ispatlama, yeni çözüm yolu sunma ve yansıtma temalarında ortaya çıkmıştır. Her tema kendi içinde benzer kodlardan oluşmaktadır. Nicel bulgular eleştirel düşünme becerileri rubriği ile değerlendirilmiştir. Bu rubrik Amerika Birleşik Devletleri, St.Petersburg Üniversitesi öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerinin gelişimini izlemek amacıyla geliştirilmiştir. Rubik Türkçeye çevrilmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan değerlendirme senaryolarına dayalı olarak uzman görüşleri alınarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu rubrik öğrencilere yapılan açık uçlu değerlendirme sınavında kullanılmıştır. Bu sınav süreç içerisinde her döngü sonrası yapılmıştır. Rubrik sonuçları eleştirel düşünme becerilerinin süreç içerisinde gelişerek arttığını göstermiştir. Ayrıca, araştırma kapsamında uygulamalar süresince gürültülü ortam, sosyal destek problemi, yüksek sesle öğretmen uyarısı, öğrenciyi sürece katmama, konu dışı sohbet problemlerinin yaşandığı tespit edilmiştir. Bu problemler çok az sayıda ve genel olarak ilk döngüler içerisinde meydana gelmiştir. Uygulamaya yönelik öğretici kaynaklı problemlerin giderilmesi zaman almıştır. Bunun sonucu olarak öğretmen beceri ve tutum gelişiminin otantik öğrenme uygulamaları ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişiminde en önemli faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar otantik öğrenme standartlarına dayalı uygulamaların çalışma grubunu oluşturan öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerini geliştirdiğini göstermiştir. Bununla birlikte, duruma ilişkin daha kapsamlı bilgi sağlayabilmek ve eleştirel düşünme becerileri öğretimine katkı sağlayabilmek için farklı sınıf düzeylerinde, farklı disiplinlerde, farklı öğretmenlerle bu çalışmaların yapılması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Gerçek yaşamda matematik, eleştirel düşünme becerileri öğretimi, otantik öğrenme, eylem araştırması.

Eleştirel düşünceMatematikMatematik dersi+5
Sevda Doğan Dolapçıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı eğitsel arayüzler kullanılarak hazırlanan bilgisayar destekli öğretim yazılımlarının öğrencilerin akademik başarılarına, motivasyonlarına, derse ilgilerine, bilgisayar destekli öğretimi değerlendirmelerine ve bilişsel yüklerine etkisi

Araştırmanın ana amacı, bigisayar destekli öğretim yazılımlarında eğitsel arayüz tür ve şekillerinin incelenmesidir. Bu ana amaç doğrultusunda öncelikle süregelen öğretimin, eğitsel arayüze sahip olmayan öğretim yazılımı ile yapılan bilgisayar destekli öğretimin (BDÖ), sabit bir eğitsel arayüz türüne sahip öğretim yazılımı ile yapılan BDÖ'nün ve tercihe dayalı çoklu eğitsel arayüze sahip öğretim yazılımı ile yapılan BDÖ'nün öğrencilerin BDÖ değerlendirmelerine, akademik ders başarılarına, motivasyonlarına, derse ilgilerine, bilişsel yüklerine etkisi ve eğitsel arayüz tercihleri incelenmiştir. Araştırma konusu, uluslararası alanda birçok kere çalışılmış olmasına rağmen ulusal alanda nadir çalışılması nedeniyle, bu çalışma özgün bir çalışma olarak görülmekte ve alana ciddi katkılarının olacağı düşünülmektedir. Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Adana ilindeki biri pilot çalışma olmak üzere dört okulda yürütülmüştür. Araştırmada değişkenler incelenmesinin yanısıra birden fazla ölçeğin uyarlaması da yapılmıştır. Bu bağlamda ana çalışmaya 347 öğrenci katılmış olup, toplamda 1776 öğrenciye ait veriler, araştırmada kullanılmıştır. Araştırmada yaygın nicel istatistiki analizleri kullanıldığı gibi, herbir değişken için Hedges' g etki büyüklüğü de hesaplanarak bulguların daha net anlaşılması sağlanmıştır. Araştırmada farklı bulgular elde edilmesine rağmen çalışmanın genelinde eğitsel arayüze sahip BDÖ yazılımları ile yapılan öğretimin değişkenler açısından oldukça yararlı olduğu, anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitsel arayüz, eğitsel ajan, motivasyon, derse ilgi, etkileşim.

Akademik başarıBilgisayar eğitimiBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü+3
Serkan Dinçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde kavramsal anlama becerilerinin geliştirilmesinde bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamaları: bir durum çalışması

Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT), Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT), öğrenci çalışma yaprakları, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), yarı yapılandırılmış görüşme ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler betimsel ve içerik analiziyle, nicel veriler ise Yinelenmiş Ölçümler için ANOVA ve Eşli Gruplar T Testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Nicel analizden elde edilen veriler için anlamlılık düzeyi p≤ .05 olarak alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, kavramın özelliğini bulma, tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olduğunu; ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olmadığını ortaya çıkarmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular öğrenci performanslarında kavramsal anlama açısından bir değişikliğin olup olmadığını belirlemek amacıyla uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki defa uygulanan Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT) ve Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT) sonuçları arasında uygulama sonrası lehine bir farklılığın olduğunu göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan öğrencilerin kavramın özelliklerini bulma ve tanım yapma etkinliklerini farklı buldukları ve sevdikleri tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar öğrencilerin uygulamada zor ve karmaşık görülmesi nedenleriyle bağımsızlık, egemenlik ve devlet kavramlarını beğenmediklerini; eğlenceli görülmesi nedeniyle de ekonomi ve demokrasi kavramlarını beğendiklerini göstermektedir. Ayrıca aynı bulgular uygulamalardaki kavramlardan yönetim biçimi nedeniyle demokrasiyi, ailenin geçim kaynağını içermesi ve tasarruflu olmayı kapsaması nedeniyle de ekonomi kavramlarını gerçek yaşamla ilgili gördüğünü ortaya çıkarmaktadır. Araştırmada kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini destekleyen olumlu ve olumsuz faktörlerin saptanması amacıyla yapılan analizlerden yeterli muhakeme seviyesinin, ön bilginin ve deneyimin, güdülenmenin, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin, ipucunun, derse katılımın, etkinliklerin sevilmesinin, bazı uygulamalardaki kavramların özellik sayısının az olmasının olumlu etki yarattığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yapılan analizler muhakeme seviyesinin yetersiz olmasının, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin düşük olmasının, bazı etkinliklerdeki veri yükünün (soru sayısının fazlalığı), ya da kavramlardaki özellik sayısının fazla olmasının, derse aktif olarak katılım göstermemenin, ilgili kavramların sevilmemesinin, sınıf atmosferindeki gürültünün, uygulamalar arasındaki zaman farkının olumsuz etki yarattığı bulgularını ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak, bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamalarının ön test ve son test kavramsal anlama başarı testi sonuçlarına göre son test lehine anlamlı bir farklılık yarattığını göstermektedir. Bu durumda, uygulamanın kavramsal anlamayı sağladığı anlaşılmaktadır. Aynı bulgulardan farklı disiplinlerin bilgileriyle kurulmuş analojilerin kavramın özelliklerini bulma sürecinin gelişimini olumlu etkilediğini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, tercih edilen yaklaşımın tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini desteklediğini ancak ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme davranışlarının gelişiminde anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretimi, bağlamsal öğrenme ve öğretim yaklaşımı, disiplinler arası öğretim yaklaşımı, analoji, kavramsal anlama, durum çalışması.

Bağlam temelli yaklaşımDisiplinlerarasıKavramsal öğrenme+3
Burcu Gürkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlik uygulaması dersinde dönüt-düzeltmenin öğretmen adaylarının öğretimi planlama ve uygulama becerileri ile öz-yeterlik düzeylerine etkisi

Bu araştırmada öğretmenlik uygulaması dersinde dönüt-düzeltmenin öğretmen adaylarının öğretimi planlama ve uygulama becerileri ile öz-yeterlik düzeylerine etkisi sınanmıştır. Araştırma gerçek deneysel modellerden 'ön-test son-test kontrol gruplu' model kullanılarak desenlenmiştir. Toplam 22 öğretmen adayından (deney grubu: n=11, kontrol grubu: n=11) oluşan çalışma grubunu, Türkiye'nin güneyinde yer alan büyük bir üniversitede öğrenim gören Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı son sınıf öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın deneysel süreci öncesinde, gruplarda yer alan öğretmen adayları arasında bilişsel ve duyuşsal giriş davranışları açısından farklılık olup olmadığını belirlemek üzere akademik başarıları, bilişsel davranışları, öz-yeterlik inançları ve duyuşsal giriş davranışları incelenmiştir. Akademik başarıları için genel not ortalamaları; bilişsel davranışlarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan bilişsel giriş davranış testi ve puanlama anahtarı; öz-yeterlik inançlarını belirlemek için Çakır, Erkuş ve Kılıç (2004) tarafından geliştirilen 'Aday Öğretmenin Kendine İlişkin Yeterlik İnancı Ölçeği (AÖKİYİÖ)'; duyuşsal giriş davranışlarını belirlemek için, yarı yapılandırılmış 'Duyuşsal Giriş Davranışları Görüşme Formu (Duy_GF)' kullanılmıştır. Grupların yansız seçimle deney ve kontrol olarak atanmasının ardından, on hafta süren deneysel işlem işe koşulmuştur. Bu süreçte, deney grubu öğretmen adayları, uygulama okulunda haftalık olarak öğretimi planlama ve öğretimi uygulama becerilerini sergilemişlerdir. Öğretim planları (ders planları), 'Öğretimi Planlama Puanlama Anahtarı (ÖPPA)' ile video kaydına alınan öğretimi uygulama becerileri ise 'Öğretimi Uygulama Puanlama Anahtarı (ÖUPA)' ile her hafta uygulama öğretim elemanı tarafından puanlanmıştır. Bunun ardından uygulama öğretim elemanı tarafından her bir öğretmen adayına bireysel olarak öğretim planları ve video kayıtları üzerinden bu becerilerine ilişkin dönüt-düzeltme verilmiştir. Deneysel sürecin sonunda, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının deneysel sürece ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış 'Deneysel Sürece İlişkin Görüş (DSİG)' formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS ile Mann Whitney U, Friedman ve Wilcoxon İşaretli sıralar Testi; nitel verilerin analizi için ise MaxQda 12 ile içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının öğretimi uygulama becerilerinin, kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarından daha üst düzeyde gerçekleştiği belirlenmiştir. Ayrıca, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının öz-yeterlik inanç puanlarında bir farklılık olmamakla birlikte, kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarının öz-yeterlik inanç puanlarının anlamlı şekilde düştüğü belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan öğretmen adayları, dersin işlenme yönteminin teorik ve pratik katkı sağladığını, etkili ve verimli olduğunu, eksiklerini belirlemelerine yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları, öğretmenlik uygulaması sürecinin mesleğe ilişkin dolaylı yaşantı ve öz-güven kazanmalarını sağladığını; uygulama öğretim elemanının pozitif iletişim sağladığı, açıklayıcı, düzeltici ve pekiştirici dönütlerle gelişimlerini desteklediğini belirtmişlerdir. Öğretmen adayları, son olarak bu süreçte özellikle öğretimi planlama, öğretim ilke ve yöntemlerini uygulama, ölçme aracı hazırlama ve sınıf yönetimi becerilerini geliştirdiklerini ifade etmişlerdir. Elde edilen bu bulgular literatür eşliğinde tartışılmış ve araştırmacı ve öğretmenlere yönelik öneriler getirilmiştir.

Aday öğretmenlerEğitim planlamasıGeri bildirim+2
Lili Hurioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir öğretim programı geliştirme çalışması

Bu araştırmada, öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir öğretim programının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, öğretmen adaylarının öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik eğitim gereksinimleri, dersin geliştirilmesine yönelik paydaş görüşleri ve dersin öğretim programına yön veren uluslararası eğilimler incelenmiş; dersin amaçları, içeriği, öğrenme-öğretme ve ölçme-değerlendirme etkinlikleri belirlenen gereksinimler doğrultusunda uygulama sürecinde geliştirilmiş ve öğretim programının uygulamadaki işleyişi temel alınarak öğretim programı değerlendirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırmasına göre desenlenmiştir. Bu kapsamda uygulama süreci 2014-2015 Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı'nın ikinci sınıfında öğrenim gören ve öğretim ilke ve yöntemleri dersini alan 36 öğrencinin katılımıyla ve 14 haftalık zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin elde edilmesinde yapılandırılmamış gözlem, görüşme ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılmış, bu kapsamda kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formları, yansıtıcı değerlendirme formu ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen ihtiyaç analizi bulgularına göre, öğretim ilke ve yöntemleri dersinin amaçlarının bilişsel ve duyuşsal anlama ile bilişsel beceri düzeylerinde olması gerektiği belirlenmiştir. Bu amaçlara ulaşmada ise içerik yoğunluğunun azaltılarak uygulamada işlevsel ve yaygın kullanımı olan konuların derinlemesine ele alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte bilgiyi sunma ve anlamlandırmayı, öğretim hizmetinin niteliğini arttıran değişkenlerin kullanımını içeren, uygulama boyutunun arttığı, otantik öğrenme yaşantıları sunulan ve öğrenci merkezli yaklaşımı temel alan bir öğrenme öğrenme-öğretme sürecine gereksinim duyulduğu belirlenmiştir. Öğretimin değerlendirilmesinde ise sürece dayalı değerlendirmeyi temel alan alternatif ölçme araçlarının kullanılması, anlama ve beceri düzeyini ölçen yazılı yoklama yapılması ve tüm ölçme sonuçlarına geri bildirim verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Eylem araştırması sürecinden elde edilen bulgulara göre, uygulama sürecinde karşılaşılan sorunların daha çok derse ayrılan sürenin, eylem planlarına yön veren taslak yönergedeki tüm öğrenme kazanımları için yeterli olmamasıyla, akran değerlendirme sürecinin işlevsel bir şekilde uygulanmasıyla ve grupla oturma düzeni ile ilişkili olduğu ve bu sorunların çoğunluğunun eylem araştırması sürecinde çözümlendiği görülmüştür. Bununla birlikte katılımcıların derste zorlandıkları noktaların zaman içerisinde azaldığı, gerçekleştirilen uygulamaları yeterli bulan katılımcı sayısının ise zamanla arttığı ve uygulama sonunda en üst düzeye ulaştığı belirlenmiştir. Uygulama sürecinin işleyişini ortaya koyan bulgularda öğretim sürecini açıklayan kategorilerin "bilgiyi sunma ve anlamlandırma", "öğretim hizmetinin niteliğini arttırma", "öğrenci merkezli yaklaşımı temel alma", "artan uygulama boyutu" ve "otantik öğrenme yaşantıları sunma" olduğu belirlenmiştir. Ölçme değerlendirme sürecinde ise "süreç ve ürün değerlendirmesini temel alan alternatif ölçme araçlarının kullanıldığı ve düzenli geribildirim verildiği ortaya çıkmıştır. Bu uygulama sürecinde öğrencilerin düşünme becerilerini kullandıkları, sürece aktif katılım gösterdikleri ve anlama ve beceri düzeyinde kazanımlara ulaştıkları saptanmıştır. Bununla birlikte uygulama sürecinin öğrencilere "mesleki donanım ve özgüven kazanımı, kalıcı bilgilere ulaşılması, farklı derslerdeki başarının artması, farkındalık ve çabanın artışı, sorumluluk kazanımı, iletişim becerisinin ve yaratıcılığın gelişimi" gibi alanlarda bireysel ve mesleki katkılar sağladığı belirlenmiştir. Grupla çalışmanın, uzun süren ve yoğun geçen ders işlenişinin, yetersiz ön hazırlık ve çabanın ise öğretim sürecini güçleştirdiği ortaya konmuştur. Katılımcıların sürecin iyileştirilmesine yönelik olarak haftalık ders saatini arttırma ya da haftalık ders süresinde verilen ara sayısını ve bu araların süresini arttırma şeklinde yapısal düzenlemeleri önerdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretim ilke ve yöntemleri dersine yönelik okul temelli bir yaklaşımla geliştirilen öğretim programının, mevcut durum bağlamında ortaya çıkan gereksinimleri büyük ölçüde karşıladığına, öğrencilere bireysel ve mesleki anlamda katkı sağladığına ve uygulanabilir olduğuna karar verilmiştir.

Aday öğretmenlerEylem araştırmasıEğitim programları+3
Melis Yeşilpınar Uyar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilimsel bilgiden, özümsenen bilgiye: Yükseköğretimde gazlar ile ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm yaklaşımıyla incelenmesi

Didaktiksel dönüşüm kuramı; bilim insanları tarafından üretilen akademik/ bilimsel bilginin öğrenen tarafından yapılandırılmış özümsenen bilgi haline gelinceye kadar geçirdiği tüm süreçleri inceler. Didaktiksel dönüşüm kuramı kapsamında dört tür bilgi vardır; bilimsel bilgi, öğretilecek bilgi, öğretilen bilgi ve özümsenen bilgi. Bu çalışmada yükseköğretimde, Genel Kimya-I dersi "Gazlar" konusunda, bu bilgi türleri arasındaki geçişler, öğrenme- öğretme süreci, öğretim elemanı ve öğretmen adayları açısından ele alınarak detaylı bir şekilde incelenmiştir. Derinlemesine bilgi elde edebilmek adına çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Çalışma iki boyutta ve üç aşamada yürütülmüştür. İlk boyut; aynı programda farklı iki şubede Genel Kimya-I derslerini yürüten iki öğretim elemanı açısından "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. İkinci boyut ise; aynı öğretim elemanlarından birinin iki farklı programda yürüttüğü Genel Kimya-I derslerinde "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. Her iki boyutun da incelenebilmesi için aşağıda belirtilen üç aşamalı bir süreç işe koşulmuştur. İlk aşamada öğretilecek bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili sahip oldukları kavramlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için öncelikle öğretim elemanları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğretim elemanlarının içeriğe alacakları kavramlarla ilgili didaktiksel tercihleri ve bu tercihlerinin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte öğretim elemanlarının görüşmelerde faydalandıklarını ve derslerinde kullandıklarını belirttikleri kaynakların doküman analizi yapılmıştır. İkinci aşamada, öğretilen bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili olan dersleri gözlenmiş ve bu ders gözlemlerinin içerik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğretim sonunda öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek öğretilen bilgiye ulaşılmaya çalışılmıştır. Üçüncü aşama ise; öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin belirlenmesine yönelik olan son aşamadır. Bu aşamada öncelikle öğretmen adaylarının "Gazlar" ile ilgili mevcut bilgilerini ve özümsenen bilgilerini ortaya koymak adına onlara Tanılayıcı Form ve Kelime İlişkilendirme Testi ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Uygulanan bu tanılayıcı form, açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Sürecin sonunda öğretmen adaylarının didaktiksel dönüşümü nasıl gerçekleştirdiklerini belirleyebilmek için onlarla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; öğretim elemanlarının didaktiksel tercihlerinin öğretilen bilgi üzerinde oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretim elemanlarının öğretilecek bilgi içeriklerinin de öğretilen bilgi içeriğini doğrudan ve dolaylı olarak etkilediği gözlenmiştir. Öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin ise; bireysel özelliklerle birlikte öğretilen bilgiye sıkı sıkıya bağlı olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; öğretim elemanı- öğretmen adayı etkileşiminin öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerini olumlu yönde etkilediği ve öğretim elemanlarının pedagojik alan bilgilerinin ve örtük programın öğretilen bilgi ve dolayısıyla da özümsenen bilgi üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BilgiBilimsel bilgiDidaktiksel Dönüşüm Teorisi+5
Betül Karaduman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Almanya Baden-Wüttemberg Eyaleti ilkokul eğitim programı ile Türkiye ilkokul eğitim programlarının karşılaştırmalı eğitim analizi

Bu araştırmada Almanya Baden-Württemberg eyaleti ilkokul eğitim programı ile Türkiye ilkokul eğitim programının benzerlik ve farklılıkların neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Almanya Baden-Württemberg eyaleti eğitim sistemi ve Türk eğitim sistemi hakkında bilgiler verilmiş, sonra programların felsefi bakış açıları incelenmiş daha sonra da çalışmanın temelini oluşturan Almanya Baden-Württemberg ilkokul programı ile Türkiye ilkokul programı karşılaştırılmıştır. Eğitim programlarının amaç, içerik, öğretme-öğrenme süreçleri ve değerlendirme ögeleri karşılaştırılmış, bulgulara göre yorumlar yapılmış daha sonra da sonuçlar çıkartılarak öneriler getirilmiştir. İncelemeyi gerçekleştirmek için nitel araştırma prosedürleri takip edilmiş, nitel araştırma modeline dayalı doküman analizi tekniği uygulanmıştır. Veriler bu tekniğe uygun olarak toplanmıştır. Araştırmada ilkokul programları önce betimsel analize, sonra araştırmanın amaçları bölümünde belirtilen sorulara cevap bulmak amacıyla içerik analizine tâbi tutulmuştur. Çalışma bulgularına göre her iki eğitim programı da yapılandırmacı yaklaşıma göre düzenlenmiştir. Baden-Württemberg eyaleti eğitim programında tüm sınıflarda aynı dersler yer almakta ve sınıflara göre farklılık göstermemektedir. Türkiye ilkokul programında ise dersler sınıflar düzeyinde farklılık göstermektedir. Baden-Württemberg ilkokul programında yer alan öğretim programları sayısına göre Türkiye ilkokul programındaki öğretim programlarının sayısı fazladır. Görsel Sanatlar ve Müzik ile ilgili bilgi, beceri ve değerler Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programı İnsan, Doğa ve Kültür öğretim programı içerisinde yer almaktadır. Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programı ile Türkiye ilkokul programı ruhsal, ahlaki, sosyal ve kültürel gelişimi sağlamaya yönelik genel amaçlara yer vermiştir. Türkiye ilkokul programının Milli Eğitim Temel Kanununda belirtilen genel amaçlarının Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programından farklı olarak milli ve kültürel özellikler, Atatürk İlke ve İnkılapları, meslekler ve duygusal bağları güçlendirmeye yönelik olduğu görülmüştür. Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programında bilim, sanat ve doğa ilgili, edebiyat, dinler, tarihsellik, matematik, yabancı dil becerileri, bilgisayar ve internet, doğa ve yaşam, inanç ve değerler, cinsiyet, çevre, dünya ve insan özellikleri genel amaçlar yer almıştır. Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programın yer alan lehçeler, sınıf dışı matematik etkinlikleri, matematiksel modelleme, sunum, sanat, sanat araçları ve tasarımı, sahne sanatları yabancı dil etkinlik ve stratejilerinin tüm öğretim programlarında ele alınması, tekstil, giyim, ahşap kullanımı ve tasarımı, araç bakım ve tamiri, okul, kültürü, kültür ve zanaat etkinlikleri, yabancı kültürlere önem, dünya ve tarih, öğrenme ve öğretme de çevrenin etkin kullanımı, geri dönüşümü değerlendirme, farklı kültürler, bireysel farklılıklar, dil ve edebiyat, yüzme, bisiklet kullanımı ve trafik içerikleri Türkiye ilkokul programına göre farklılıklar göstermektedir. Türkiye ilkokul programında okuma biçimleri, deste ve kesirler, çevre ve alan, olasılık, madde ve cisim, Mustafa Kemal Atatürk, aile, iletişim, ışık ve kaynakları, coğrafi özellikler, insan yapısı, halk dansları, hoşgörü, dini ifadeler, temizlik, dürüstlük, sure ve anlamları içerikleri yer almıştır. Öğretme-öğrenme sürecinde Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programında çevresel faktörler, sınıf değişimleri, okul, şehir, kilise, kütüphane ziyaretleri, sahne sanatları, kendi kitabını oluşturma, yazar ve imza günlerine katılma, sanat ve medya, diğer okullarla iş birliği, sanat ve müzik, mimari, gizem, edebiyat, halk pazarlarında matematik kullanımı, sergiler, en az bir proje sunumu, mezhepsel iş birliği, okul dışı öğrenme ve öğretme süreçleri kullanılmıştır. Türkiye ilkokul programında dinleme, reklam ve şikâyet, karşılaştırmalı, sorgulayıcı yazma, haritalaştırma, sembol kullanma, kavram, iletişim, hesap makineleri, öğretmen ve aile işbirliği öğretme-öğrenme süreçleri kullanılmıştır. Baden-Württemberg eyaleti ilkokul Almanca öğretim programı ile Türkiye ilkokul Türkçe öğretim programlarında test çeşitleri, gözlem formları, öğrenci ürün dosyası, performans görevi ölçme yöntemleri benzerdir. Baden-Württemberg eyaleti ilkokul programında hikâye yazma, dikte çalışmaları, sözlü hitabet, yüzme ve bisiklet kullanma becerisini değerlendirme formları ölçme ve değerlendirme ölçütleri olarak kullanılmıştır. Türkiye ilkokul programında görüşmeler, öz değerlendirme formları ve akran değerlendirme, dereceli puanlama anahtarı, kontrol listeleri, kavram haritaları, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç, görüşme, gösteri, tablo yapma, öğrenci ürün dosyası, dereceleme tipi gözlem formları, kontrol listeleri, görselliği öne çıkaran eşleştirme tipi ölçekler, öz ve akran değerlendirme formları, grup değerlendirme formları, yapılandırılmış oyun formları, , kısa cevaplı sorular, görüşmeler, doğru yanlış ve eşleştirmeli sorular ölçme ve değerlendirme ölçütleri olarak kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim felsefesi, eğitim sistemi, karşılaştırmalı eğitim, İlkokul programı, öğretim programı, amaç, içerik, öğretme-öğrenme süreci, değerlendirme.

AlmanyaDers programlarıEğitim politikaları+5
Mehmet Tekgöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örtük programda toplumsal cinsiyet: Bir ilkokulun örtük programında toplumsal cinsiyete ilişkin nitel bir çalışma

Kazandırılması amaçlanan değerlerin ancak örtük program yoluyla benimsetileceğinden yola çıkarak; varlığını gizli ya da örtük şekilde sürdüren toplumsal cinsiyete dayalı ilişkilerin, okul kültürü içinde hangi pratikler veya uygulamalar yoluyla yaşanmakta ya da yaşatılmakta olduğu sorusu bu araştırmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu araştırma okul örtük programının üç temel unsuru; "öğretmen tutum ve davranışları", "kullanılan dil" ve "oynanan oyunlar" odak alınarak gerçekleştirilmiş nitel bir çalışmadır. Çalışmada bir ilkokulda görev yapan 6 sınıf öğretmeni ve 1 rehber öğretmeni ile bu öğretmenlerin dersine girdiği toplamda 162 öğrenci araştırma grubu olarak belirlenmiştir. Üç ay boyunca her bir sınıf 18 ders saati olmak üzere; toplamda 108 ders saati boyunca gözlemlere devam edilmiştir. Böylelikle örtük programa ilişkin olabilecek toplumsal cinsiyet örüntüleri doğal ortamında doğrudan ve bütün yönleriyle derinlemesine inceleme olanağı elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Örtük program, toplumsal cinsiyet, ayrımcılık, kalıpyargı,cinsiyetçilik.

AyrımcılıkCinsel kimlikCinsiyet rolleri+6
Arzu Saldıray
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dördüncü sınıf öğrencilerinin kavram öğrenme düzeylerinin belirlenmesi ve sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreci hakkındaki görüşleri

Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerinin ve kavramları nasıl sınıfladıklarının belirlenmesi ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme-öğretme sürecine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, nitel ve nicel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemli desenlerden yakınsayan paralel karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kars ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, dördüncü sınıf öğrencilerinin oluşturduğu örneklem tesadüfi örnekleme, dördüncü sınıf öğretmenlerinin oluşturduğu örneklem ise benzeşik örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Çalışmanın verilerini elde edebilmek için üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerini belirlemek için Fen Bilimleri Kavram Başarı Testi (FBKBT), öğrencilerin kavramları nasıl sınıfladıklarını belirlemek için Yapılandırılmış Grid (YG) ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreçlerine ilişkin görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) soruları hazırlanmıştır. FBKBT Kars ilinin Kağızman ilçesinde 216 öğrenciye, YG 170 öğrenciye uygulanmış ve 15 ilkokulda görev yapan toplam 20 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarına ilişkin öğrenilme düzeyi en yüksek olan kavram iskelet kavramı iken, öğrenilme düzeyi en düşük kavram kemik kavramı olduğu, öğrencilerin kas, kemik, eklem ve iskelet kavramlarını sınıflamada hatalar yaptıkları, öğretmenlerin daha çok görsel ve işitsel materyalleri tercih ettiği, soru-cevap tekniğini en fazla kullandıkları, değerlendirme sürecinde en fazla boşluk doldurmalı soruları tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: Fen, kavram, kavram öğretimi, yapılandırılmış grid, sınıflandırma hataları

Kavram öğretimiKavramsal öğrenmeSınıf öğretmenleri+6
Övül Ezgi Akın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının üst düzey düşünme becerilerinin gelişimine uygunluğu açısından incelenmesi

Çalışmanın amacı yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının üst düzey düşünme becerilerine dair katkılarının incelenmesidir. Bu bağlamda üst düzey düşünme becerileri eleştirel düşünme becerisi, yaratıcı düşünme becerisi, problem çözme becerisi ve karar verme becerisi olarak sınırlandırılarak araştırmaya ilişkin dört alt amaç oluşturulmuştur. Araştırmada MEB Yayınevi tarafından basılan yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitabı ile Bakanlık tarafından kabul edilmiş özel yayınevlerinin bastığı yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarından biri random olarak seçilmiş ve araştırmanın veri kaynağı olarak belirlenmiştir. Yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada ders kitaplarında yer alan soruları analiz edebilmek amacıyla araştırmacı tarafından her beceri için ayrı ayrı geliştirilmiş rubrikler kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda her iki yayınevine ait ders kitabının da üst düzey düşünme becerilerini geliştirme bağlamında kısmen uygun oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada MEB Yayınevi'ne ait sosyal bilgiler yedinci sınıf ders kitabının, özel bir yayınevine ait ders kitabına göre üst düzey düşünme becerilerini destekleyecek daha fazla sayıda soru kapsadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının geliştirilmeye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Araştırmada ders kitaplarında yer alan soruların niteliklerine önem verilmesi gerektiği ve üst düzey düşünme becerilerinin eşit oranda yer alması önerileri yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Üst düzey düşünme becerileri, sosyal bilgiler, ders kitabı, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme, karar verme.

DüşünmeDüşünme becerileriKitaplar+5
Kübra Ödemiş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin drama uygulama yeterlik algıları ile dramaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin drama uygulama yeterlik algıları ile dramaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler (cinsiyet, yaş, deneyim, medeni durum, çalışılan okul türü, çalışılan okul çevresinin sosyo-ekonomik düzeyi) açısından incelenmesidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma örneklemi, basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Araştırma, 2018 – 2019 eğitim öğretim yılı Adana ili merkez ilçelerinde çeşitli devlet okullarında görev yapan 177'si kadın 16'sı erkek olmak üzere 193 okul öncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Karadağ, Çalışkan, Korkmaz ve Yüksel'in (2008) geliştirdiği "Drama Lideri Olarak Öğretmen ve Eğitimsel Drama Uygulama Yeterliği Ölçeği" ve Okvuran'nın (2000) geliştirdiği "Yaratıcı Drama Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t–testi ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin drama uygulama yeterlik algılarının üç alt boyutta (drama planlama, drama sürecini gerçekleştirme, drama sürecini değerlendirme) da oldukça yüksek olduğu; okul öncesi öğretmenlerinin dramaya yönelik tutumlarının üç alt boyutta (dramaya yönelik genel tutumlar, dramaya yönelik bireysel tutumlar, dramaya yönelik eleştirel tutumlar) da oldukça olumlu olduğu; okul öncesi öğretmenlerinin drama uygulama yeterlik algıları ile dramaya yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin drama uygulama yeterlik algılarının drama planlama alt boyutunda cinsiyet, medeni durum, yaş, mesleki deneyim ve çalışılan okulun çevresinin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmaz iken, çalışılan okul türü değişkeni açısından anaokulunda çalışan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Drama süreci gerçekleştirme alt boyutunda medeni durum, mesleki deneyim ve çalışılan okul çevresinin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmaz iken, cinsiyet değişkeni açısından kadınlar lehine, okul türü değişkeni açısından ise anaokulunda çalışan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Drama sürecini değerlendirme alt boyutunda ise cinsiyet, medeni durum, yaş mesleki deneyim, okul türü ve çalışılan okul çevresinin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin dramaya yönelik tutumlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, mesleki deneyim, okul türü ve çalışılan okul çevresinin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Drama yeterlik algısı, dramaya yönelik tutum, eğitimde drama, okul öncesi öğretmeni.

DramaDrama öğretimiMesleki yeterlilik+6
Sema Can Akkoç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisini geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Araştırmanın amacı, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin matematik derslerinde eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin nasıl geliştirilebileceği, uygulamada karşılaşılacak sorunların neler olabileceği ve nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde yapılan bu araştırma, eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt olarak, katılımcıların orta sosyo-ekonomik bölgede yer alan bir devlet ortaokulunun altıncı sınıfında öğrenim görüyor olmaları ve matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerinin eksikliğinin mevcut olması göz önünde bulundurulmuştur. Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan okulda, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde matematik derslerinde toplam 25 altıncı sınıf öğrencisi ile yürütülen araştırma, on bir hafta sürmüştür. Araştırmanın nitel verileri, uygulama öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrasında öğrencilerin ve velilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin gelişimine yönelik görüşlerini belirlemek için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, uygulama sürecine yönelik kamera kayıtları, her derse yönelik yapılandırılmış öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü ve yansıtıcı değerlendirme formları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri ise, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uygulama öncesi ve sonrası iki defa uygulanan Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Form, Matematiksel Tahmin Beceri Düzeyi Tespit Formu, çalışma yaprakları, eğitsel oyunlar ve performans görevi aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmış olup, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yaklaşımı kapsamında tümevarımsal ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için, uzun süreli etkileşim, uzman görüşüne başvurma, çeşitleme, ayrıntılı betimleme, temsil edilebilirliğin kontrolü ve teknik detaylar göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca nicel verilere yönelik olarak Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Mevcut durumun çözümlenmesi amacıyla yapılan analiz bulgularına göre, katılımcıların uygulama öncesi matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin beceri seviyelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle öğrencilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması yapılmıştır. Katılımcıların eylem araştırması sürecinde en fazla, zihinden dört işlem yaparken güçlük çekme, algısal tahminde bulunurken güçlük çekme, tahminin kontrolünün sağlanmasında güçlük çekme, dersin bölünmesi, ondalık gösterime yönelik ön bilgi eksikliği ve matematiğin gerçek yaşamdan kopuk bir ders olarak algılanmasına bağlı olarak sıkıntılar yaşadıkları tespit edimiştir. Katılımcıların, Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, Matematiksel Tahmin Becerisi Tespit Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiksel tahmin becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini artırmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Sürecin işleyişi ve değerlendirilmesine yönelik elde edilen bulgulara göre ise, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne yönelik öğrenci ve velilerin görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Eylem araştırmasıEğitsel oyunlarGerçek yaşam problemleri+6
Pelin Kösece
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) eğitim öğretim sürecinde kullanımının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin uzaktan eğitim süreçlerinde EBA kullanım durumlarını ve uzaktan eğitimde EBA kullanımı hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırmaya Kozan ilçesinde 29 ortaokulda görev yapan 200 öğretmen katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak çevrimiçi anket formu kullanılmıştır. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan tarama modeli ve nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, öğretmenlerin görüşlerine göre uzaktan eğitimde eba içeriklerinin ve canlı derslerin yetersiz kaldığı, öğrencilerin EBA içerikleri aracılığıyla kendi kendine öğrenmelerinde sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin EBA'da bulunan video, görsel, sunum, uygulama ve oyunlar gibi öğretim materyalleri ile tarama testleri, alıştırmalar, kazanım kavrama testleri, beceri temelli testler ve tekrar testleri gibi değerlendirme araçlarını uzaktan eğitim süreçlerinde kullandıkları belirlenmiştir. Ancak bu materyalleri ve değerlendirme araçlarını kendileri hazırlayarak EBA'da paylaşmamaktadır. Öğretmenlerin EBA'nın bazı bölümlerini kullanma durumları cinsiyet, eğitim durumu, EBA ile ilgili eğitime katılma durumu, branş ve hizmet süresi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir.

Canlı dersEğitim Bilişim AğıFatih Projesi+4
Erkan Alsancak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimde yurttaşlık eğitimi bağlamında eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması

Bu araştırmanın amacı, yükseköğretim öğrencilerinin yurttaşlık eğitimi bağlamında eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması doğrultusunda hazırlanan uzaktan eğitim uygulamalarında, eleştirel düşünme becerilerinin kazanımına yönelik; planlama, uygulama, değerlendirme ve yansıtma çalışmalarını; öğrencilerin; yaşantı ve deneyimleri ile uygulama sürecinin yapısına ve işleyişine yönelik algılarını ve öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerinde nasıl bir dönüşüm gerçekleştiğini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden "ölçüt örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2020/2021 akademik yılında İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi programında lisans dersi olarak okutulan "Günümüz Dünya Sorunları" dersini yürüten akademisyen, bu dersi alan ve araştırmaya gönüllü katılan 30 öğretmen adayı ve Araştırmacı olmuştur. Verilerin toplanmasında görüşme, odak grup görüşmesi ve doküman incelemesi yöntemleri kullanılmıştır. Veri toplama araçları; çevrimiçi ZOOM dersleri, öğrenci ürünleri, yarı yapılandırılmış görüşme formu, yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu ve WhatsApp yazışmalarıdır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi bir arada kullanılmıştır. Toplanan veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre beş eylem döngüsü içerisinde ele alınan, argümanı ayırt etmeye dayalı sistematik ile yazı yazma pedagojisinin bütünsel bir yaklaşım içerisinde kullanılması, ilgili eleştirel düşünme becerilerini geliştirmiştir. Bu sürecin birbirini takip eden belirgin bir örüntü içerisinde gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Süreçle ilgili öğrenci deneyimlerine bakıldığında; okul kültürü ekseninde; öğrencilerin uzaktan eğitim süreçleri de dahil olmak üzere, öğrencileri pasivize eden, sınav ve puan odaklı, yorumlayıcı perspektifleri desteklemeyen hâkim normları deneyimledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal etkileşim ekseninde; araştırmacı- öğrenci etkileşiminin etkili bir deneyim sağladığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin birbirleriyle etkileşim ve işbirliğine dayalı sosyal gruplar oluşturarak, süreç boyunca dayanışmacı sosyal ağlar geliştirdikleri görülmüştür. Bireysel katılım sağlanan küçük sosyal grupların dışında, sınıfta belirgin ayrışmış sosyal grupların olduğu ve bu etkileşimlerin normatif yapısı sebebiyle eleştirel düşünme becerilerinin sekteye uğradığı belirlenmiştir. Güç ilişkileri ekseninde; öğrencilerin uygulamaya yönelik şaşkınlık ve merak duymalarının yanı sıra, bilişsel yüklerinin çokluğu ve pandemi şartlarından etkilendikleri belirlenmiştir. Ayrıca, diğer akademisyenlere yönelik içselleştirdikleri otorite anlayışı içerisinde, araştırmacının yer almaması sebebiyle başlangıç aşamasında uygulamaya katılmada direnç deneyimleri sergiledikleri görülmüştür. Araştırmacı- öğrenci ilişkisinin sosyal ve bilgi boyutlarındaki etkileşimlerde, hiyerarşik yapının korunduğu ve öğrencilerin diğer akademisyenlere yönelik, içselleşmiş bir tepkisellik duydukları belirlenmiştir. Toplumsal cinsiyet ekseninde; epistemolojik yeterliklerle ilgili kız öğrencilerin yoğun çaba sarfetme, öğrenme sürecinde kendinden şüphe etme, düşük kariyer beklentileri taşıma gibi deneyimleri olduğu; hem kız hem de erkek öğrencilerin bakım sorumluluğu nedeniyle akademik çalışmalarda geride kaldıkları belirlenmiştir. Öğrenme süreçlerinde, toplumsal cinsiyete karşı ilgi ve merakın olduğu ve örtük programda, toplumsal cinsiyete dayalı etkileşimlerin deneyimlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin algılarında nasıl etkileşim ve değişimler olduğuyla ilgili; öğrencilerin, yapılan çalışmaları, kendi perspektiflerini geliştirmeyi sağlaması, insan hakları temelinde farkındalığı ve bilinçli düşünen yurttaşlık kimliğini geliştirmesi bakımından demokratik yurttaşlık yeterlikleriyle ilişkilendirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin anlama isteği içerisinde, eleştirel düşünme sistematiğiyle ilgili ek çalışmalar yapma, derslere ve çalışmalara etkin şekilde katılma gayreti gösterme ve bu kapsamda eleştirel okuma ve etkin dinleme yapma gibi eylemler kapsamında sürece yönelik iyimser bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin ZOOM oturumlarından "bilişsel buradalık"; "işlevsellik" ve "etkileşim" bakımından etkin şekilde faydalandıkları, tartışma oturumlarını verimli ve motive edici buldukları, uzaktan eğitim süreçlerinde sosyal etkileşim gereksinimi duydukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri temelindeki dönüşümlerine bakıldığında; öğrencilerin "argümanı ayırt etmeye yönelik sistematiği"; "tetikleyici olay" ile "keşif & bütünleştirme" aşamalarından oluşan bir süreçte kavradıkları, bu sistematiği; okuduklarına/yazdıklarına; konuşmalarına/dinlediklerine uyarlayarak bilişsel referans çerçevesi olarak epistemolojik bir farkındalık geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin, üstbilişsel düşünme kapsamında yazı yazmayı geliştirme ve bakış açıları edinmeleriyle ilgili öz-değerlendirmeler yaptıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin bilgiye ve kendilerine yönelik eleştirel bakış geliştirdikleri ve bu süreçte rasyonalist bir epistemoloji kullandıkları, süreç boyunca derinlemesine kavrayış ve sosyal gerçekliğe ilişkin perspektif geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin birbirleriyle üretken iletişim ve diyalog geliştirdikleri ve tarafsız olmayı yaşama geçirdikleri, ancak bu beceriyle ilgili zorluklar da yaşadıkları belirlenmiştir. Öğrenciler, üst bilişsel düzeyde kendi düşüncelerini ve düşünsel hatalarını değerlendirmekle birlikte uygulamaya dayalı araştırma sürecini de değerlendirmeye tabi tutmuşlardır. Ayrıca, çalışmalarda kullanılan değerlendirme ölçütlerinin kolaylaştırıcı olduğu ve bu ölçütleri anlayıp kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları kapsamındaki öneriler şunlardır: Uzaktan eğitim süreçlerinde "argümanı ayırt etmeye dayalı sistematik" ile "yazı yazma pedagojisinin" bütünsel bir yaklaşım içerisinde kullanılmasıyla ilgili belirlenen işlem döngüsü, yükseköğretim programlarının uzaktan eğitim süreçlerine entegre edilerek eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde kullanılabilir. Yükseköğretim programlarında; salgın hastalıklar, göç ve mültecilik, kadın sorunları gibi sorunların bu araştırmada izlenen benzer bir süreç içerisinde ele alınması, öğrencilerde eleştirel düşünme becerilerini ve dolayısıyla demokratik yurttaşlık yeterliklerini geliştirebilir. Son olarak, okul kültüründe öğrencileri pasivize eden hakim normların değişmesi, öğrencinin öğrenme sürecine daha etkin şekilde dahil olması, öğrenciler arasında sosyal etkileşimin artırılması ve akademisyen-öğrenci etkileşiminin eşit bir ilişkiye dönüşmesi gerekmektedir.

Eleştirel düşünceVatandaşlıkVatandaşlık eğitimi+2
Arzu Saldıray
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci ve üçüncü düzey dijital bölünme kapsamında lise öğrencilerinin internet becerileri ve internetten faydalanma düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, dijital yerli olarak tanımlanan lise öğrencilerinin internet beceri algıları ve internetten fayda sağlama düzeylerini bazı değişkenler (cinsiyet, yaş, sosyoekonomik düzey, internette geçirilen süre ve anne-baba eğitim düzeyi) açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Karma yöntem araştırmasıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, 2023-2024 eğitim öğretim yılı Adana ili merkez ilçelerindeki çeşitli ortaöğretim okullarında 9-12. sınıflardan 232'si kadın, 147'si erkek toplam 379 öğrenci basit seçkisiz örnekleme ile seçilmiştir. Nitel aşamada ise Adana merkez ilçedeki bir ortaöğretim kurumundan 9-12. sınıf öğrencilerinden maksimum çeşitlilik yöntemiyle sekizer kişilik iki grupla çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak nicel aşamada kişisel bilgi formu, "İnternet Becerileri Algısı Ölçeği" ve "İnternet Kullanımının Somut Çıktıları" ölçekleri; nitel aşamada ise odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veri analizinde ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar t testi, üç ve daha fazla grup karşılaştırmalarında tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Nitel kısımda veriler betimsel analizle incelenmiştir. Bulgular, erkeklerin operasyonel, bilgi arama, yaratıcı internet becerileri algısı ve ekonomik fayda açısından kadınlardan daha iyi olduğunu; yaşın ise internet beceri algısı ve internetten faydalanma düzeyi üzerinde etkisi olmadığını göstermiştir. Aile gelir ve ebeveyn eğitim düzeyi genel olarak internet beceri algısını olumlu etkilerken fayda sağlama düzeylerini etkilememiştir. İnternette geçirilen süre, sosyal ve kültürel fayda sağlamıştır. Nitel bulgular, öğrencilerin temel internet becerilerinde iyi olduğunu, ancak yazılım-kodlama, doğru bilgiye ulaşma ve güvenli internet kullanımı gibi üst düzey ve yaratıcı becerilerde zorlandığını göstermiştir. İnternetten en çok kişisel ve sosyal; en az ekonomik alanda faydalanılmıştır. Anahtar kelimeler: Dijital bölünme, internet, internet beceri düzeyi

Sevda Demir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenmenin matematik öğretmeni adaylarının gerçek yaşam soruları üzerindeki problem çözme becerilerine, üstbilişsel farkındalığına ve probleme dayalı öğrenmeye karşı tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı; Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) yönteminin, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının, problem çözme becerileri, üstbilişsel farkındalıkları ve probleme dayalı öğrenmeye karşı tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde deneysel desen kullanılmıştır. Nitel bölümünde ise durum çalışması kullanılmış olup nicel verileri derinlemesine incelemek amacıyla ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının görüşleri alınmıştır. Bu araştırma, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında Mersin Üniversitesinde öğrenim gören 39 öğretmen adayı "kontrol grubu" ve Çukurova Üniversitesinde öğrenim gören 40 öğretmen adayı "deney grubu" olmak üzere toplam 79 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Deney grubunda lisans 1.sınıf analiz dersi araştırmacı tarafından, kontrol grubunda ise lisans 1.sınıf analiz dersine giren akademisyen tarafından yapılmıştır. Analiz dersi; deney grubunda Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) ile kontrol grubunda ise mevcut öğretim yöntemi doğrultusunda işlenmiştir. Uygulama 6 hafta (12 ders saati) sürmüştür. Araştırmanın nicel verileri "Problem Çözme Becerisi Testi", "Bilişüstü Yetiler Envanteri", "Probleme Dayalı Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Problem Çözme Sürecini Değerlendirme Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Nitel veriler ise deney grubundaki öğretmen adayları ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Nicel veriler karışık ölçümler için iki faktörlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analiziyle elde edilen bulgularda; deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının problem çözme becerileri ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinde, kontrol grubundaki öğretmen adaylarına göre deney grubu lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Ancak deney grubunun probleme dayalı öğrenmeye yönelik tutumunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Nitel verilerin analiziyle elde edilen bulgularda ise öğretmen adayları; PDÖ'nün dersleri daha keyifli ve ilgi çekici hale getirdiğini, grup çalışmaları ve senaryolar sayesinde konunun somutlaşarak öğrencilere kalıcı bir öğrenme sunduğunu, farklı çözüm yollarını öğrenmenin yaratıcıklarını ve üst düzey düşünme becerilerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Bu çalışmayla; Probleme Dayalı Öğrenme yönteminin, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının, gerçek yaşam problemlerini çözme becerisini ve üstbilişsel farkındalığını olumlu etkilediği ancak probleme dayalı öğrenmeye karşı tutumuna etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Probleme dayalı öğrenme, problem çözme becerisi, üstbilişsel farkındalık, probleme dayalı öğrenmeye yönelik tutum

Elif Cihan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal okuryazarlık eğitiminin ortaokul öğrencilerininfinansal okuryazarlıkla ilgili matematik başarısı ve motivasyonuna etkisi

Araştırmanın amacı, öğrencilere verilecek finansal okuryazarlık eğitiminin öğrencilerin matematik dersinin ilgili kazanımlarına ilişkin akademik başarıları ve matematik dersine karşı motivasyonları üzerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda finansal okuryazarlık eğitimi uygulamasına yönelik öğrenci görüşlerine de başvurulmuştur. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desene göre planlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları, nicel veriler için "Matematik Başarı Testi (MBT)" ve "Matematik Motivasyon Ölçeği (MMÖ)"; nitel veriler için yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Araştırmanın nicel kısmında ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen, nitel kısmında durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan bir ortaokulda 2023-2024 eğitim-öğretim yılı 7. sınıfa öğrenim gören toplam 73 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde MMÖ alt boyutlarından dördü gerekli koşulları sağladığından Kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmış ikisi ise gerekli koşulları sağlamadığından bağımsız gruplar t Testi ile analiz edilmiştir. MBT' nin verilerinin analizinde ise gerekli koşullar sağlandığından ANCOVA kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerini analiz ederken içerik analizi yönteminden faydalanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda MMÖ alt boyutlarının tamamı açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Deney ve kontrol grubunda MBT ön-test puanları kontrol altına alındığında, son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Öğrenciler finansal okuryazarlık eğitiminde eğitimin farklı buldukları yanlarına günlük yaşamdaki yeri, etkinlikler, kavramlar şeklinde yanıtlar verirken eğitimi matematiksel açıdan değerlendirdiklerinde yüzdeler, faiz, oran orantı konuları, matematiğe bakış açısı ve işlem yapabilme açısından matematiğin kolaylaştığını, bu eğitimi günlük hayatlarında finansal açıdan harcamalarını dengede tutma, fiyat karşılaştırması yapma, indirim hesabı yapabilme gibi sosyal açıdan konu bilgisi ve derse etkisi olarak kullanabileceklerini belirtmişlerdir.

Tuğçe Akarsu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerinde dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığının akademik başarı ve sosyal becerilere etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerinde dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığının akademik başarı ve sosyal becerilere etkisini incelemektir. Araştırma nicel araştırma modellerinden nedensel karşılaştırma modelinde gerçekleştirilmiştir. Örneklemi Kahramanmaraş ilindeki merkezde yer alan ilkokullardan yansız örnekleme yöntemi ile seçilen altı okuldaki 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden toplam 410 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler 2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılı ikinci döneminde Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, Sosyal Beceri Ölçeği ve Okuduğunu Anlama Başarı Testleri ile toplanmıştır. Araştırmada, gruplar arası farkları belirlemek için üç ve daha fazla gruplarda tek yönlü ANOVA ve Tukey testi, iki gruplu değişkenlerde bağımsız gruplar t testi, parametrik koşullarında sağlanmadığı durumlarda Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişki için Pearson Korelasyon, yordayıcılığı belirlemek için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak öğrencilerin dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinin yüksek olduğunu ve bu bağımlılıkların akademik başarı ile sosyal beceriler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ortaya koymaktadır. Katılımcıların büyük çoğunluğu dijital oyun bağımlılığı açısından riskli ya da az riskli grupta yer alırken, sosyal medya kullanımında da az ve orta düzeyde bağımlılık oranı yüksektir. Sosyal medya ve dijital oyun bağımlılığı düzeyleri arttıkça öğrencilerin hem okuduğunu anlama becerilerinde hem de sosyal becerilerinde anlamlı ve kademeli düşüşler gözlemlenmiştir. Bağımlı olmayan öğrenciler, tüm gruplar arasında en yüksek okuma anlama ve sosyal beceri puanlarına sahipken; bağımlı gruplar en düşük seviyelerde yer almıştır. Korelasyon analizlerinde her iki bağımlılık türü ile okuduğunu anlama ve sosyal beceriler arasında güçlü ve negatif ilişkiler saptanmıştır. Ayrıca okuduğunu anlama ile sosyal beceriler arasında pozitif bir ilişki belirlenmiş; akademik başarısı yüksek olan öğrencilerin sosyal becerilerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Regresyon analizleri ise dijital oyun ve sosyal medya bağımlılıklarının hem akademik başarıyı hem de sosyal becerileri anlamlı düzeyde yordadığını, özellikle sosyal medya bağımlılığının sosyal beceriler üzerinde daha güçlü bir olumsuz etki yarattığını, dijital oyun bağımlılığının ise akademik başarıyı daha fazla etkilediğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda araştırma sonuçlarına dayalı olarak, öğretmenlerin sınıf içi dijital farkındalık etkinlikleri yapmaları, okuma ve sosyal becerileri destekleyici uygulamalara yer vermeleri önerilmektedir. Ailelerin ise çocukların dijital kullanımını sınırlandırmaları, evde kitap okuma alışkanlığı kazandırmaları ve bilinçli dijital tutum sergilemeleri önemlidir. Araştırmacılara, dijital bağımlılığın akademik ve sosyal etkilerini inceleyen boylamsal, karşılaştırmalı ve müdahale temelli çalışmalar yapmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Temel eğitim, dijital oyun bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, akademik başarı, sosyal beceriler.

Çiçek Atakan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors