Medical SpecialtyOpen Access

Akut iskemik inmede intravenöz trombolitik tedavi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Nöroloji Kliniği deneyimi

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Zekeriya Alioğlu

Abstract (TR)

Amaç: İnme, koroner arter hastalıkları ve kanserden sonra en sık görülen üçüncü ölüm sebebi olup, sakatlığa yol açan hastalıklar arasına birinci sırada yer alır. İnmelerin %80?ini iskemik inme oluşturmaktadır. Akut iskemik inme tedavisi için onaylanmış en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan intravenöz trombolitik tedavinin tarafımızca elde edilen sonuçlarla dünyada bu konuda yapılan diğer çalışmalardan elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak tedavinin kısa dönem ve uzun dönem etkinliği ve yan etkilerinin analiz edilmesi planlanmıştır Gereç ve Yöntem: Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi?nde Nisan 2007 ve Mart 2013 tarihleri arasında nöroloji hekimleri tarafından akut iskemik inme nedeniyle değerlendirilen ve intravenöz trombolitik tedavi uygulanan 44 hasta hastane kayıtlarına dayanarak retrospektrif olarak incelendi. Tedavi açısından uygun bulunan hastalara gerekli onay belgesi alındıktan sonra, 2012 yılına kadar semptomların başlangıcından sonra ilk 3 saat içerisinde ve 2012 yılında ilaç endikasyonu 4,5 saate çıkarıldıktan sonra ilk 4,5 saat içerisinde, 0,9 mg/kg (maksimum 90 mg) intravenöz alteplaz tedavisi uygulandığı görüldü. NIHSS ve mRS değerlerleriyle tedavinin etkinliği ve trombolitik tedavi sonrası gelişen intrakraniyal kanama ve yan etkiler ile tedavinin güvenirliliği değerlendirildi. Ayrıca hastaların demografik özellikleri, inme risk faktörleri, başvuru klinik durumu (inme şiddeti), erken infarkt varlığı ve tedavinin başlama süresi ile tedavinin etkinliği ve güvenirliği arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Yaş ortalaması 65,09±13,82, 20?si kadın ve 24?ü erkek toplam 44 hastaya trombolitik tedavi uygulandığı görüldü. Olguların 31?inde (% 70,45) hipertansiyon, 9?unda (% 20,45) diyabetes mellitus, 15?inde (% 34,09) hiperlipidemi, 12?sinde (% 27,27) atrial fibrilasyon, 21?inde (% 47,33) ASA kullanımı ve 12?sinde (% 27,27) BBT veya MRG?de erken infarkt bulguları saptandı. Tedavi öncesi ortalama NIHSS değerleri 10,64±5,30 ve ortalama mRS değerleri 3,34±1,18 idi. Hastaların ortalama semptom- kapı zamanı 75,02±38,13 dakika, kapı-iğne zamanı 68,84±28,96 dakika ve semptom-iğne zamanı 142,95±39,74 dakika saptandı. Tedavi öncesi mRS değerleri 2 ve altında olan hastaların sayısı 12 (% 27,27) olduğu görüldü. Kısa dönem tedavi etkinliği açısından tedavi sonrası 24. saatte NIHSS değerlerinde 4 puan ve daha fazla düşme saptanan 21 hasta (% 47,73) ve uzun dönem tedavi etkinliği açısından ise 3. ayda mRS değerleri 2 ve altında (Günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak sürdürebilme) olan 22 hasta (%50) saptandı. 12 hastada (% 27,27) ölüm görüldü. 3. ayda tedavinin etkinliği; semptomların başlangıcından sonra ilk 90 dakikada tedaviye başlanan hastalarda % 71,43, 90. dakikadan sonra tedavi başlanan hastalarda % 45,94 olarak bulundu. Bu farklılık istatistiki olarak anlamlı değildi. Nörogörüntülemede erken dönemde infarkt bulguları olan hastalarda 3. ayda tedavi etkinliği daha az idi (% 16,7 karşı % 62,5, p= 0.018). Günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak sürdüren hastalar ile yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, atriyal fibrilasyon, tedavi öncesi ASA kullanımı, tedavi başlama süresi ve başvurudaki NIHSS değerleri arasında bir ilişki olmadığı saptandı. 10 hastada (%22,73) tedavi sonrası intrakraniyal kanama olduğu ve bunların 3 tanesinin (%6,82) NIHSS değerinde 4 puan ve artışla giden nörolojik kötüleşmeye sahip semptomatik kanama olduğu saptandı. Semptomatik kanama bulunan hastaların 1?inin öldüğü görüldü. Atriyal fibrilasyonlu olgularda daha fazla intrakraniyal hemoraji (% 50 karşı % 12.5, p= 0.015) görüldü. İntrakraniyal kanama ile yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, tedavi öncesi ASA kullanımı, tedavi başlama süresi ve başvurudaki NIHSS değerleri arasında bir ilişki olmadığı görüldü. Ancak ilk 90 dakikada tedavi verilen hastaların hiç birinde intrakraniyal kanama görülmedi. Sonuç: Bulgularımız, akut iskemik inmede trombolitik tedavinin etkin ve güvenilir bir yöntem olduğunu göstermektedir. Akut iskemik inme semptomları olan hastalar hiç vakit kaybedilmeden değerlendirilmeli, uygun bulunan hastalarda onay alındıktan sonra intravenöz trombolitik tedavi uygulamalı ve sonrasında yakından takip edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Trombolitik tedavi, Doku plazminojen aktivatörü, Akut iskemik inme

Author

Dr. Nuri Yüzgül

How to Cite

Nuri Yüzgül (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akut iskemik inmede intravenöz trombolitik tedavi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Nöroloji Kliniği deneyimi, 2013, Karadeniz Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University