Anti nükleer antikor pozitifliği bulunan hastalarda oto antikorların ve hematolojik parametrelerin değerlendirilmesi
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Muharrem Kıskaç
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Sistemik otoimmün hastalıkların toplumdaki sıklığı %1 ila 2 arasında olup önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. Bu nedenle sistemik otoimmün hastalıkların erken tanısı önem taşımaktadır. Sistemik otoimmün hastalıkları destekleyen klinik bulguları olan hastalarda tanısal amaçlı, şüpheli klinik bulguları olan hastalarda ise bazı hastalıkları dışlamak için ve otoimmün hastalığı olan hastaları sınıflandırmak için ANA testi yapılması faydalıdır. HEp-2 hücreleri kullanılarak gerçekleştirilen indirekt immünfloresan (IIF) yöntemi, ANA saptanmasında kullanılan en duyarlı ve altın standart yöntemdir. ANA testinin sonuçlarında titre ve boyama modeli önem taşımaktadır. Güncel kılavuzlar sistemik otoimmün hastalık tanısı için ANA sınır değeri olarak 1/160 titreyi öngörmektedir. ANA testinin yüksek titrede bulunması, otoimmün hastalık açısından uyarıcıdır ancak tek başına tanı koydurucu değildir. IIF testi ile ANA pozitifliği saptanan hastalarda, antijen tipinin ortaya çıkarılması ve IIF testinin doğrulanması amacıyla; immünoblot ve ELISA testi önerilmektedir. Çalışmamızın amacı; ANA pozitif bulunan hastaların, ANA titresinin değerlendirilmesi, ANA boyanma paternlerinin belirlenmesi ve ANA subtiplerinin tayini ile birlikte ANA titrelerine göre sitopeni gelişme ihtimalinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Yöntem: Bu çalışmamıza, IFA yöntemi ile çalışılan ANA testi 1/160 titre ve üstünde pozitif saptanan 622 hasta dahil edilmiştir. Anti-ds DNA ve ENA profili (SS-A, SS-B, SCL-70, anti-SM, SM-RNP, anti sentromer, ENA nükleozomu, anti-ribozomal-P protein) içerisinden en az 3 ANA subtipi çalışılan 18 yaş üzeri kişilerin sonuçları retrospektif olarak taranmıştır. Hastaların demografik ve laboratuar verileri ile ANA titre ve paternleri karşılaştırılmıştır. Bulgular: ANA pozitif saptanan 622 hastanın, 539 (%86,7)'u kadın, 83 (%13.3)'ü erkek idi. Hastaların yaş ortalaması 46,7 saptanmıştır. Bu hastaların 565 (%90,8)'i nükleer patern, 56 (%9)'sı sitoplazmik patern ve 1 (%0,16)'i mitotik boyanma paterni göstermiştir. 168 kişide (%27) 1/160 titre, 153 kişide (%24,5) 1/320 titre, 101 kişide (%16,2) 1/640 titre, 79 kişide (%12,7) 1/1280 titre ve 121 kişide (%19,4) 1/2560 titre saptanmıştır. 1/640 ve üzerindeki titreler ile 1/640 altındaki titreler karşılaştırıldığında, hemoglobin, lökosit, trombosit, kreatinin, AST, ALT, CRP, Anti-TG, Anti-TPO, C3 ve C4 değerleri ile anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. ANA titresi ile sedimantasyon, RF ve AMA ile pozitif yönlü korelasyon saptanırken lökosit, hemoglobin ve C3 ile negatif yönlü korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda ANA pozitifliği kadınlarda daha sık saptanmıştır. Yaş dağılımı literatürle uyumlu olarak 46,7 saptanmıştır. ANA titresi arttıkça sistemik otoimmün hastalıklar daha sık görülmektedir. Çalışmamızda en sık IFA boyanma paterni olan nükleer homojen ve ince benekli boyanmalar bulunmuştur. En sık saptanan ANA subtipleri ise SSA ve SSB idi. Sistemik otoimmün hastalık düşünülen ve ANA pozitifliği bulunan hastalarda, immünblot ve ELISA yöntemi ile anti-dsDNA ve anti-ENA profili çalışmanın erken tanı ve hasta takibinde klinik olarak yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: otoimmün hastalık, antinükleer antikor, IFA, ELİSA
Author
Dr. Sinan Yıldırım
How to Cite
Sinan Yıldırım (Tıpta Uzmanlık Tezi). Anti nükleer antikor pozitifliği bulunan hastalarda oto antikorların ve hematolojik parametrelerin değerlendirilmesi, 2020, Bezmialem Vakıf University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bezmialem Vakıf University
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- Tuberoskleroz tanılı hastalarda mikro RNA düzeyi değerlendirilmesi(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
