Demokrat parti döneminde milli savunma alanında yapılan çalışmalar (1950-1960)
2026
0 views
0 downloads
Advisor: Fahri Özteke
Abstract (TR)
Modern Türk devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından kısa süre sonra çok partili hayata geçmeyi tasarladı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun üzerinden henüz bir yıldan az bir vakit geçmişti ki, Kazım Karabekir Başkanlığında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası tesis edildi. Başarısızlıkla neticelenen ilk deneyimin ardından Serbest Cumhuriyet Partisinin akıbeti de olumlu şekilde sonuçlanmadı. Gelinen noktada Atatürk döneminde, çok partili demokratik hayata geçiş planı suya düştü. Geride birçok devrim ve büyük bir Cumhuriyet bırakan Atatürk’ün vefatının ardından dünyada dengeler fazlasıyla değişmişti. İkinci Dünya Savaşı’na müteakip Amerika ve Avrupalı devletler, bir taraftan dünya barışını sağlamaya çalışmış diğer yandan Türkiye’yi kendi saflarına katmak adına büyük uğraşı vermişlerdi. Yeni oluşan dünya düzeninde barışın adresi olarak bilinen Birleşmiş Milletler’e girme konusunda, Türk hükümeti hayli istekli davranmış ve bunun gerçekleşmesi için çok partili hayata geçilmesi gerektiğini kavramıştı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, makul bir manevra ile parti içi muhalefetin önünü açarak yeni bir siyasi örgütlenmenin doğuşuna ortam hazırladı. Stratejik bir yol haritası izlenerek Demokrat Partinin kurulmasına çanak tutuldu. İktidar partisinden kopan bir grup, partileşme evresinin tamamlanmasının ardından kamuoyunun isteklerine göre hareket etmeye büyük özen gösterdi. Nihayet beyaz devrimin gerçekleştiği, 14 Mayıs 1950 günü ile birlikte Türk siyasetinde yeni bir sayfa açıldı. Demokrat Partinin iktidarda olduğu yıllar Tek Parti devrinin anti tezi niteliğindeydi. Bu durum birçok alanda kendini hissettirse dahi söz konusu milli çıkarlar ve vatan savunması olunca devletin temel politikalarından hiçbir sapma görülmedi. Bu çalışmada, Menderes döneminde iç ve dış politikadaki gelişmeler ekseninde askeri alanda yapılan yatırımlar ile milli savunma hamleleri irdelendi. Dört bölümden meydana gelen çalışma sırasında, temel problematik olarak Türk ordusu ile Demokrat Parti arasındaki ilişkilerin sürekli gergin olduğu tezinin yıkılması adına bazı gelişme ya da belgeler ortaya konuldu. Ulusal savunma stratejileri ve Türk ordusunun tüm birimlerinin güçlendirilmesi için atılan her bir adımım ilerleyen yıllarda gerçekleştirilecek faaliyetlere rehberlik ettiği vurgulandı. Sanılanın aksine kara, hava ve deniz ordusunun kudretinin Menderes ile ekibi tarafından arttırıldığı savı işlendi. Savunma sanayisinde gerçekleştirilenlerin ordunun dizaynına yön verdiği belirtildi. Fakat en son evredeki askeri darbe, demokratların dolaylı yoldan kendi sonunu kendi elleriyle hazırladığını belli ölçüde kanıtlamış oldu.