Batman University
Enstitü

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Batman University

1.450

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Batman ili iklim şartlarında toprak kaynaklı ısı pompası için enerji ve ekserji analizi

Bu çalışmada yatay tip toprak kaynaklı ısı pompasının Batman ili iklim şartlarında enerji ve ekserji özellikleri deneysel olarak araştırılmıştır. Bu amaçla Batman'da, Batman Üniversitesi Batı Raman kampüsünde yerleştirilen konteyner içerisine toprak kaynaklı ısı pompası ve çevresindeki toprak zemine toprakaltı devresi kurulmuştur. Batman Meteoroloji Müdürlüğünden 2016-2021 yılları arası 5-10-20-50- 100cm toprak kalınlıklarının maksimum sıcaklık değerleri alınmıştır. Aralık ayı boyunca yapılan deneysel ölçümler sonucunda 2m derinliğinde toprak sıcaklığının ortalama 21°C olduğu ölçülmüştür. Topraktan ısı çekilip, sistemin çalışması için 600m uzunluğunda toprak ısı değiştirici boruları 2m derinliğe yerleştirilmiştir. Deneyler sırasında iç ortam sıcaklığı, dış ortam sıcaklığı, su (%90)-monoetilen glikol (%10) karışımının buharlaştırıcıya giriş çıkış sıcaklığı, soğutucu akışkanın ısı pompası elemanlarına giriş çıkış sıcaklıkları, ısıtma suyunun radyatörlere gidiş ve dönüş sıcaklıkları ölçülmüştür. Ayrıca kompresör giriş ve çıkış basınçları, su-monoetilen glikol karışımının ve ısıtma suyunun debisi ve güç tüketimleri de ayrıca ölçülmüştür. 2 Aralık günü yapılan deneylerde en yüksek COPıp değeri 2,43, 3 Aralık günü ise en yüksek COPıp değeri 2,40, 4 Aralık günü en yüksek COPıp değeri 2,36 olarak hesaplanmıştır. 2 Aralık günü yapılan deneylerde maksimum COPsis değeri 2,26, 3 Aralık en yüksek COPsis değeri 2,23, 4 Aralık günü en yüksek COPsis değeri 2,20 olarak hesaplanmıştır. Sistem elemanları ile ilgili ekserji analizi sonuçlarına göre ekserji kaybı değerleri; en yüksek akümülasyon tankında 0,84kW daha sonra sırasıyla kompresörde 0,45kW, evaporatörde 0,26kW, radyatörde 0,23kW, kondenserde 0,219kW olarak hesaplanmıştır. Isı pompası ekserji verimi %36,17, TKIP sistem verimi ise %33,6 olarak hesaplanmıştır.

Umut Ercan
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İç yüzey geometrisi farklı, kanatçık yapıda tasarlanmış hava ısıtmalı güneş kollektörlerinin ısıl performasının deneysel analizi

Bu tez çalışması Batman ili iklim şartlarında farklı kanatçık yapıda tasarlanan 4 adet hava ısıtmalı güneş kollektörlerinin değişken hava hızlarındaki (1m/s - 1,5m/s - 2m/s - 2,5m/s - 3m/s - 3,5m/s ve 4m/s) ısıl performanslarının deneysel karşılaştırılması yapılmıştır. Batman üniversitesi Batı Raman Kampüsünde kurulan deney düzeneği farklı gün ve hava hızlarında ısıl performansa etki eden parametreler sayısal olarak incelenmiştir. Yapılan deneylerin sonucunda kollektörlerde meydana gelen ortalama sıcaklık farkı en yüksek 1,5m/s hava hızında 54oC ile Alüminyum kutulu-metal talaşlı havalı güneş kollektöründe (HGK-3) olmuştur. 1m/s ile 4m/s arasındaki hava hızlarındaki artış miktarı, tüm kollektörlerin anlık ve günlük ortalama verim değerlerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Ortalama en yüksek verim değerlerine bakıldığında; hava hızı 1m/s için verim değeri %21 ile Alüminyum kutulu (HGK-1) kollektöründe, 1,5m/s hava hızı için verim değeri %31 ile Alüminyum kutulu-metal talaşlı (HGK-3) kollektöründe, 2m/s - 2,5m/s - 3m/s ve 3,5m/s hava hızları için verim değerleri sırasıyla %35, %43, %45 ve %53 ile Alüminyum kutulu (HGK-1) kollektöründe ve 4m/s hava hızı için verim değeri ise %51 ile Alüminyum kutulu-parafinli (HGK-4) kollektöründe olduğu görülmüştür.

Güneş enerjisiGüneş enerjisi sistemleriYenilenebilir enerji+1
Muhammed Enis Yıldız
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Batman kenti deprem-zemın etkileşiminin incelenmesi

Türkiye, konumu itibarıyla deprem kuşağı üzerindedir. Bu durum, yapılaşmanın yoğun olduğu ve deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde zemin araştırmalarının daha kapsamlı yapılması ihtiyacını gerektirmektedir. Geoteknik mühendisliğinde, depremler gibi dinamik yüklerden kaynaklı zemin problemlerinin ayrıntılı araştırılması önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada deprem kayıtları ile kayma dalgası hızları kullanılarak (Vs) zemin yüzeyindeki ivme-periyot, hız-periyot, deplasman-periyot ilişkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada Batman kent merkezindeki üç mahalle için (Gültepe, Tilmerç ve Fatih) kayma dalgası hızları kullanılmıştır. Bir boyutlu eşdeğer lineer analize dayalı analiz yapan EERA (Eşdeğer-Doğrusal Deprem Tepki Analizi) programı kullanılarak, kayma dalgası hızlarından zemin hakim periyot değerleri bulunmuştur. EERA (Eşdeğer-Doğrusal Deprem Tepki Analizi) programında bu kayma dalgası hız verileri kullanılarak 24.01.2020 de gerçekleşen Mw:6.8 büyüklüğündeki Elazığ-Sivrice depremi model deprem olarak kullanılmıştır. Beş farklı istasyondan alınan Elaziğ-Sivrice depremi ivme verileri EERA (Eşdeğer-Doğrusal Deprem Tepki Analizi) programında kayma dalga hızları (Vs) ile etkileşime sokularak zemin-deprem etkisi araştırılmıştır. Kayıtları kullanılan istasyonlar; Elazığın Sivrice, Malatya Pütürge, Adıyaman Gerger, Elazığın Kovancılar, Kahramanmaraşın Pazarcıkdır. Çalışmanın sonucunda deprem verileri ve kayma dalga hızları etkileşime sokularak zemin-deprem etkisi araştırılmıştır.

BatmanDepremDeprem davranışı+7
Sümeyye Can
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sektörel düzeyde enerji tüketiminin büyümeye etkisi: Türkiye örneği

Özellikle son yüzyılda enerjinin büyümenin ana parametrelerinden biri olduğu açıkça anlaşılmıştır. Bu nedenle bir uygarlık lokomotifi haline gelen enerji artan önemi ile birlikte üretimin ve toplumsal refahın kilit unsuru olmuştur. Sektörel ve toplam enerji tüketiminin büyüme üzerindeki etkisini araştıran bu çalışma kapsamında Türkiye için CO2 tüketimi, toplam nihai enerji tüketimi, sanayi, ulaştırma ve diğer sektörlerin enerji tüketimi ile kişi başı gayrisafi yurtiçi hâsıla değişkenlerine ait 1970-2019 dönemi verileri kullanılmıştır. Bu doğrultuda sırasıyla tanımlayıcı istatistikler, Genişletilmiş DickeyFuller (1981) ve Phillips-Perron (1988) tarafından geliştirilen birim kök, parametre tahmini için gecikmesi dağıtılmış otoregresif model (ARDL ve son olarak Hatemi-J Roca (2014) nedensellik testleri kullanılmıştır. Araştırma hipotezleri 3 farklı model kurularak test edilmiştir. Kurulan üç modelde göz önünde bulundurulduğunda sanayi sektöründe kullanılan enerji miktarının artması kişi başına düşen geliri artırırken, ulaştırma ve diğer sektörlerde kullanılan enerji miktarı kişi başına düşen geliri azaltmaktadır. Araştırmanın son aşamasında aralarında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilen değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi, Hatemi J-Roca (2014) Asimetrik Nedensellik Testi ile incelenmiştir. Asimetrik Nedensellik Testi nedenselliğin yönüne göre; gelirden sektörlere ve sektörlerden gelire doğru olmak üzere iki ayrı grupta toplanmıştır. Sektörlerden gelire doğru nedenselliğin sınandığı test sonuçlarına göre sanayi sektörü enerji tüketiminden kişi başına düşen gelire doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Bu sonuçlar aynı zamanda ARDL sınır testi sonuçları ile paralellik göstermektedir. Öte yandan diğer sektörlerin enerji tüketim miktarının negatif bileşeninden kişi başına düşen gelirin hem pozitif hem de negatif bileşenine doğru nedenselliğin olduğu tespit edilmiştir. Son olarak toplam enerji tüketiminin negatif bileşeninden kişi başına düşen gelirin negatif bileşenine doğru nedenselliğin olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, GSYH, Sektörel Enerji Tüketimi, Türkiye

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji+5
Mehmet Şerif Şahin
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bor ilavesinin perlit esaslı ısı yalıtım malzemelerinin ısıl ve mekanik özelliklere etkisi

Teknolojik gelişmeler ve malzeme bilimimdeki ilerlemeler günlük hayatımızı kolaylaştıracak birçok malzemeyi kullanıma sunmaktadır. Kullandığımız bu malzemelerin birçoğu kolay şekil verilebilir, ucuz ve ham petrolün yan ürünleri olarak elde edilen hidrokarbon polimerleridir. Binalarımızda ısı yalıtımı yönteminden faydalanarak enerji tasarrufu sağlama amacıyla kullandığımız bu polimerler yanmaya karşı son derece dayanıksız olup olası bir yangın durumunda insan hayatını tehlikeye atabilecek şartlar oluşturabilmektedir. Bu çalışmanın amacı binalarımızda ısı ve ses yalıtımı sağlaması amacıyla kullanılan ve stirenden oluşan hidrokarbon polimerlerinin yerine geçebilecek ve ülkemizde bol bulunan bor bileşikleri ilavesinin perlit esaslı ısı yalıtım malzemesinin mekanik ve ısıl özelliklerine etkisini belirlemek ve bu alanda yapılan çalışmalara katkı sağlamaktır. Laboratuvar ortamında geliştirilen numunelere uygulanan testler sonucunda mekanik özelliklerde iyileşmeler görülmüştür. Malzemenin birim hacim ağırlık değerinde maksimum %34'lük bir artış sağlanırken tek eksenli basınç dayanımında %50, üç nokta eğme testinde %49 ve ısıl iletkenlik katsayısında maksimum %24'lük bir artış sağlanmış ve bu artışın olduğu numunenin ısıl iletkenlik katsayısı 0,066 W/mK olmuştur. Yanmazlık tutuşmazlık testi sonucunda ise 5 dakika boyunca pürümüz alevine 5 cm uzakta tutulan malzemelerin termal kamera görüntülerinde bir tarafı 900 C dereceyi bulurken diğer tarafı 38,6 C derecede kalmaktadır.

Fethullah Özlük
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi Türk heykel sanatında kadın imgesinin kültürel yansımaları

Cumhuriyet dönemi Türk heykel sanatında kadın imgesinin kültürel yansımalarını araştırırken, öncelikle güzel sanatların üç boyutluluğu, derinliği ve hacmi olan, yaşamı, insanı, doğayı tanımlama ve anlamlandırma gayesi barındıran etkinliklerden "heykelin" tarihimizdeki yeri ve genişlik sahası incelenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda İslamiyet öncesi Türk, Avrupa ve İslam sanat tarihindeki yeri ve konumu belirli süreçler içerisinde değişime uğramış görülmektedir. Kültürel Miraslarımızdan heykel sanatının değişimleri dönem dönem olmuştur. Ülkemizdeki heykel faaliyetlerine bakılacak olunursa, özellikle Kültürel miraslar bağlamında, Cumhuriyet döneminde farklı boyutlara ulaşıldığı görülmektedir. Özellikle Sanayi-i Nefise Mektebi'nin ortaya çıkarttığı sanatsal farkındalığı, önemli sanatçıların düşüncelerinde, yeni döneme geçildiği ve yeni gelişmeleri beraberinde getireceği sosyal bir ortamla karşı karşıya bırakacaktı. Bu dönem sanatçıları, önlerinde Kurtuluş Savaşı gibi bir mücadelenin, toplumsal dayanışmayı da beraberinde getireceği yeni boyutta eserler ortaya koyarak topluma kendilerini ve heykel sanatını kabul ettireceği bir döneme de tanıklık edilecekti. Ayrıca 1880'lerden 1927'li yıllara gelindiğinde metafor ve bedensel değişimlerle karşı karşıya kalınacağı gözlemlenecektir. Daha soyut ve farklı konseptlerle Nü Sanatının gelişimine de tanıklık edeceğiz. Cumhuriyet dönemi Türk heykeli, 1950'lerde ise daha çok bireysel duyguları ağır basan konularla karşımıza çıkacaktır. Cumhuriyet döneminin yakın tarihine gelindiğinde özellikle araştırma konusu olan kadın imgesini aktaran eserlere yönelik dini, ahlaki ve politik olarak gösterilmeyen tolerans ve tahammülü görmüş olacağız. Konunun dikkat çeken tarafı tarihsel süreçler içerisinde değişen siyasi ve dini ortamın cumhuriyetin başların baş tacı yapılan kadın figürünün eserlerde nasıl sömürüye açık hale geldiğinin ve saldırılara maruz bırakıldığının kültürel, sosyolojik ve psikolojik yansımalarına şahit olacağız.

Cumhuriyet DönemiHeykelHeykel sanatı+6
Mazlum Gülmez
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grafen nano partikül takviyeli yapısal yapıştırıcı ile birleştirilmiş tek bindirmeli bağlantıların yorulma yüklemesi sonrası çekme davranışının araştırılması

Gerçekleştirilen çalışmada GNP takviye oranının tek bindirmeli yapıştırıcı bağlantıların çekme, yorulma ve yorulma sonrası çekme davranışına etkisi deneysel olarak araştırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışmada yapıştırıcı malzeme olarak 3M DP460 yapışan malzeme olarak karbon fiber takviyeli kompozit malzeme kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan yapıştırıcı malzemeyi takviye etmek amacıyla grafen nano partikül kullanılmıştır. Yapıştırıcı malzemenin içerisine ağırlıkça %0.25, %0.5 ve %1 GNP katılmıştır. Takviye edilmiş ve takviye edilmemiş yapıştırıcılar kullanılarak tek bindirmeli bağlantılar oluşturulmuştur. Elde edilen tek bindirme numuneleri çekme testine tabi tutularak çekme mukavemetleri belirlenmiştir. Çekme mukavemetlerinin belirlenmesinden sonra çekme mukavemetinin %60, %50, %40, %30 ve %20 değerlerinde yorulma testleri yapılarak yorulma davranışları belirlenmiştir. Yorulma yüklemesi sonrası çekme davranışında meydana gelen değişimin tespiti amacıyla çekme hasar yükünün %30 değerinde yorulma yüklemeleri yapılmış ve yorulma testleri 50.000, 100.000 ve 200.000 çevrim sayılarında durdurulmuştur. Yorulma ön yüklemesine maruz bırakılan numuneler çekme testine tabi tutularak GNP oranının ve yorulma yüklemesinin çekme davranışına etkisi incelenmiştir. Çalışma sonuçları GNP takviyesinin bağlantı mukavemetini arttırdığını göstermiştir. Ancak en yüksek bağlantı mukavemeti ağırlıkça %1 GNP içeren numunelerde görülmüştür. En yüksek yorulma mukavemeti ağırlıkça %0,50 GNP içeren numunelerde görülmüştür. %1 GNP içeren numunelerin yorulma mukavemeti takviyesiz numunelerden yüksek çıkarken %0,50 GNP içeren numunelerden düşük çıkmıştır. Yorulma yüklemesi sonrası çekme davranışları incelendiğinde takviyesiz numunelerin ve takviyeli numunelerin tamamında yorulma çevrim sayısı arttıkça bağlantı mukavemeti düşmüştür.

Güntaç Bali
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sportif etkinlikler kapsamında lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyacı ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Batman ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Batman ilinde okul sporlarına katılan lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyaçları ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeline göre yapılmıştır. Araştırmada alan yazın taranmış ve konu ile ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmada Batman ili 2019-2020 öğretim yılı bahar döneminde Batman il merkezinde MEB'e bağlı resmi ortaöğretim (lise) okullarında öğrenim gören 653 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Katılımcılardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmasında SPSS 22.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Karaşar ve Öğülmüş (2016) tarafından geliştirilen "Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği" ve Gilbert ve Allan (1994) tarafından geliştirilen, Şahin ve Şahin (1992) tarafından Türkçeye uyarlanan "Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada lise kademesindeki öğrencilerin sportif etkinlikler kapsamında sosyal onay ihtiyacı ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyleri, okul türü, spor etkinliklere katılım türü, anne-baba eğitimi, aile gelir düzeyi, başkalarının yargılarına duyarlılık, sosyal geri çekilme, olumlu izlenim bırakma ve boyun eğici davranışlar gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, yaş, sınıf düzeyleri, okul türü, spor etkinliklere katılım türü, anne-baba eğitimi, aile gelir düzeyi değişkenleri ile sosyal onay ihtiyacının alt boyutları olan başkalarının yargılarına duyarlılık, sosyal geri çekilme, olumlu izlenim bırakma ve boyun eğici davranışlar ölçeği arasında farklılaşma olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak sportif faaliyetlere katılan lise öğrencilerinin sosyal onay ihtiyaçları ile boyun eğici davranışları arasındaki ilişkinin belirlendiği bu çalışmanın sonuçları beden eğitimi ve spor uygulamalarında dikkate alınması ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

BatmanBoyuneğicilikLise öğrencileri+5
Yüksel Betül Sincar
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

SUV model bir motorlu taşıtın aerodinamik performansının sayısal incelenmesi ve optimizasyonu

Hareket halindeki motorlu taşıtların etrafında havanın sürekli olarak yer değiştirmesiyle taşıtın tasarım, performans ve yakıt ekonomisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olan aerodinamik direnç kuvvetleri oluşmaktadır. Taşıtın hızı arttıkça aerodinamik kuvvetlerin etkinliği de artmaktadır. Bu nedenle özellikle otomobiller gibi binek tip motorlu taşıtların dış tasarımlarının optimize edilmesi performans, güvenlik ve yakıt ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, J segmenti ve Premium SUV kategorisinde yer alan binek tipi bir motorlu taşıt modelinin aerodinamik performansı sayısal olarak ANSYS Fluent kullanarak incelenmiştir. Taşıtın orijinal boyutları referans alınarak taşıtın 1:1 ölçekte ve tek boyutta modeli SolidWorks'te çizilmiştir. Taşıt modeli üzerinde keskin hatların yuvarlatılması, ön cam açısı ile tavan çizgisi eğiminin azaltılmasının sürükleme (C_D) ve kaldırma (C_L) katsayısı değerleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre yapılan değişikler sonucunda modelin 0,255 olan C_D katsayısı %20 oranında (0,204) düşürülmüştür. Bununla beraber -0,218 olan C_L katsayısı -0,337'ye kadar düşürülmüştür. Taşıt yüzeyine etkiyen 559,2 Pa maksimum basınç değeri %4,05 oranında düşürülerek 536,5 Pa'a indirilmiştir. Yapılan geometrik revizeler neticesinde akım çizgilerinde daha stabil bir profil elde edilmiş ve hız vektörlerinin taşıt yüzeyinde hız kaybına uğradığı bölgeler azaltılmıştır. Böylece modelin aerodinamik etkinliği arttırılmıştır.

ANSYSAerodinamikAerodinamik tasarım+1
Cüneyt Kalaycı
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turist rehberlerinin ınstagram paylaşımlarının kişisel markalaşma kapsamında göstergebilimsel analizi

Bu araştırmanın amacı, turist rehberlerinin kişisel markalaşma çerçevesinde sosyal medya üzerinden yapmış oldukları paylaşımlarda öne çıkan unsurları belirlemektir. Paylaşımlarda yer alan görsel iletilerin çözümlenmesiyle, paylaşımların söz konusu hedef kitle tarafından nasıl algılandığı ve anlamlandırıldığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Instagram profilleri üzerinden deneyimlerini paylaşan ve minimum 10K takipçi sayısına sahip olan turist rehberlerinin paylaşımları göstergebilimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. İncelemede amaçlı örneklem türlerinden olan ölçüt örneklem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan rehberlerin paylaşım sayılarının oldukça fazla olması nedeniyle çalışma, her rehber için en fazla beğeni alan beş fotoğrafla sınırlandırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, rehberlerin kişisel markalaşma çerçevesinde yapmış oldukları paylaşımlarda görsel iletiler ve renklerin duygular üzerindeki etkisi kullanılarak profesyonel marka algısı oluşturdukları sonucuna ulaşılmıştır. Rehberlerin sahip oldukları yetkinlikler görseller aracılığıyla net bir şekilde ifade edilerek, hedef kitle üzerinde başarılı bir pazarlama stratejisi uygulanmaktadır. Ayrıca belirli aralıklarla paylaşım yapılarak görsellerde sürekliliğin sağlanması, görsellerin altında destinasyonlar hakkında bilgilendirmelerin yer alması ve çeşitli türde turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesiyle, rehberlerin çok yönlü yapıları vurgulanarak kitle üzerinde etkili bir kişisel marka imajı oluşturulduğu görülmüştür.

Göstergebilimsel analizKişisel markaMarkalaşma+4
Merve Nur Ercan
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00