Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme bozukluğu olan çocuklarda duygusal yüz ifadelerini tanıma, sosyal-empati becerileri ve bunların ebeveyn sosyal beceri ve depresyon düzeyleri ile ilişkisi
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Samiye Çilem Bilginer
Abstract (TR)
Amaç: Bu çalışma dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanılı, özgül öğrenme bozukluğu tanılı ve sağlıklı çocuklarda sosyal cevaplılık, duygusal yüz ifadelerini tanıma, empati becerileri ile ebeveyn depresyon düzeyi, geniş otizm fenotipi bulgularını ve bunlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma örneklemini 1 Şubat 2020 – 01.04.2021 tarihleri aralığında K.T.Ü Tıp Fakültesi Çocuk-Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran 8-12 yaş aralığında DSM-V tanı kriterlerine göre DEHB tanısı konan dikkat eksikliği baskın tip (DE-DEHB) 37 çocuk, bileşik tip (BİL-DEHB) 41 çocuk, ÖÖB tanısı konan 41 çocuk ve sağlıklı 42 çocuk oluşturmuştur. Tüm çocuklar ile Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Formu-Şimdi ve Yaşam boyu Şekli (ÇDŞG-ŞY) görüşmesi yapılmış ve ÖÖB tanısı konan çocuklar için ÖÖB bataryası uygulanmıştır. Tüm çocukların çocuklarda anksiyete ve depresyon ölçeği (ÇADÖ-Y), KA-Sİ empati ölçeğini doldurması ve duygusal yüz ifadelerini değerlendirmek amacıyla the emotion recognition task (ERT) bilgisayar programı üzerinden yönergeleri takip etmesi istenmiştir. Ayrıca ebeveynler tarafından çocukların sosyal becerilerini değerlendiren sosyal cevaplılık ölçeğini (SCÖ) doldurması istenmiştir. Son olarak ebeveynlerin kendi depresyon belirtilerini değerlendirmek amacıyla Beck depresyon ölçeği ve geniş otizm fenotipi özelliklerini değerlendirmek için otizm spektrum anketi (OSA) doldurması istenmiştir. KA-Sİ empati ölçeğinde yüksek puan alma yüksek empati becerisini gösterirken, SCÖ'den yüksek puan alma sosyal bozulmanın daha yüksek olduğunu gösterir. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programına girilmiş ve gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 9,81 ± 1,45 yıl olup %55,9'u erkek (n=90), %44,1'i (n=71) kızdı. BİL-DEHB, DE-DEHB, ÖÖB ve sağlıklı gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark yoktu. Tüm çalışma grupların anksiyete düzeyi sağlıklı gruba göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.001). BİL-DEHB dışında diğer gruplarda depresyon düzeyinin sağlıklı gruba göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı. BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda sağlıklı kontrollere göre sosyal cevaplılık ölçeği toplam puan anlamlı olarak yüksek ( tüm p <0,001), KA-Sİ empati eğilim ölçeği toplam puan ortalamaları anlamlı olarak düşük bulunmuştur (tüm p<0,001). BİL-DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda sağlıklı kontrollere göre ERT toplam puan ortalamaları anlamlı olarak düşük saptanmıştır. Tüm çocukların en az tanıyabildiği duygu "korku" duygusu olduğu bulunmuştur. BİL-DEHB grubunda sağlıklı kontrole göre korku duygusunu tanıma anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur (p = 0.031). Ayrıca Beck depresyon ölçek puanları BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların annelerinde sağlıklı çocukların annelerine göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (sırasıyla p=0,002, p=0,006, p=0,001). OSA/toplam skor ortalamaları ise tüm hasta gruplarındaki çocukların annelerinde sağlıklı çocukların annelerine göre daha yüksek olduğu ancak arada anlamlı fark olmadığı gözlenmiştir. Sadece ÖÖB grubundaki çocukların annelerinin OSA/sosyal beceri ve hayal gücü alt ölçek puanları sağlıklı çocukların annelerine göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (sırasıyla p= 0,026, p=:0,027). DE-DEHB grubunda SCÖ toplam puan ile anne Beck depresyon ölçek puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p= 0,027; r=0,365). BİL-DEHB grubunda ERT toplam skoru ile annenin OSA toplam puanı arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,006; r=-0,424 ). BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB gruplarındaki katılımcılardan konuşma bozukluğu öyküsü olanlarda ERT toplam skor ortalaması konuşma bozukluğu öyküsü olmayanlara göre anlamlı oranda düşük olduğu belirlenmiştir (sırasıyla p=0,005, p=0,012, p=0,041). Sonuç: Bu çalışmada DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların sosyal cevaplılık, duygusal yüz ifadelerini tanıma, empati becerilerini ölçen testlerde sağlıklı çocuklara göre literatür ile uyumlu biçimde daha kötü performans sergilediği gösterilmiştir. Ancak bu iki bozukluk arasında çocukların sosyal becerilerini ölçen testler arasında farkın olmadığı görülmüştür. Bu sonuç etiyolojik açıdan ortak temellere dayalı olduğu bilinen DEHB ve ÖÖB olgularının sosyal beceriler açışından benzer klinik özellikler gösterdiğini işaret etmektedir. Bu olgularda sosyal cevaplılık, empati becerileri ve duygusal yüz ifadelerini tanıma gibi sosyal becerilerinin biyolojik temellerini aydınlatmaya yönelik yeni araştırmalara ihtiyaç olduğu düşünülebilir. Öte yandan DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların annelerinin sağlıklı çocukların annelerine göre depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu ve geniş otizm fenotipi özelliklerini daha fazla gösterdiği bulunmuştur. Ancak bu araştırmada araştımanın kesitsel dizaynın, anneler ve çocukların sosyal becerileri öz bildirime dayalı ölçekler ile değerlendirilmiş olmasının aradaki ilişkiyi değerlendiren analiz sonuçlarını etkilemiş olabildiği düşünülmüştür. Bu kapsamda klinisyen değerlendirmesini içeren uzunlamasına takip araştırmalarına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Son olarak araştırmada konuşma bozukluğu öyküsünün yüz ifadelerini tanıma becerilerini tüm gruplarda olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Konuşma becerisinin gelişimsel olarak sosyal becerinin önemli bir bileşeni olduğu bilinmektedir. Özellikle konuşma bozukluğu olup DEHB veya ÖÖB kliniği olan çocuklarda konuşmaya yönelik destekleyici müdahalelerin bu bozukluklara eşlik eden yüz tanıma becerilerinin yetersizliğine karşı koruyucu olabileceği düşünülmüştür. Bu yönde takip araştırmalarına ihtiyaç vardır. DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda akademik anlamda olduğu kadar sosyal anlamda da yıkıcı sonuçlar ile karşılaşılabileceği bu çocukların kişilerarası çatışmaların çözüm yöntemlerinde daha çok zorlandığı, daha az olumlu davranışlar sergilediği ve ergenlik döneminde akranlarına göre daha fazla uyum problemi yaşadığı bilinmektedir. Bu yüzden belirlenen alanlardaki sosyal yetersizliklere yönelik erken dönemlerde sosyal beceri eğitimleri gibi müdahale programlarının ve ebeveyn psikopatolojisi bulunan ailelerde aile temelli müdahalelerin önem kazandığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: DEHB, ÖÖB, sosyal beceri, depresyon, geniş otizm fenotipi
Author
Dr. Sevda Hızarcı Bulut
Institution
How to Cite
Sevda Hızarcı Bulut (Tıpta Uzmanlık Tezi). Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme bozukluğu olan çocuklarda duygusal yüz ifadelerini tanıma, sosyal-empati becerileri ve bunların ebeveyn sosyal beceri ve depresyon düzeyleri ile ilişkisi, 2021, Karadeniz Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Karadeniz Technical University
- Halk bilimi açısından Trabzon ili geleneksel tarım kültürü(2023)
- Trabzon ilinde yaşayan 20 yaş ve üzeri bireylerde tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, alkol kullanım bozukluğu prevalansı ve etkileyen faktörler(2025)
- Yaşlandırma Süresinin Zn-27Al-1Cu Alaşımının Yapı ve Mekanik Özelliklerine Etkisi(2016)
- Tuz stresi altındaki gökçe ve küsmen nohut çesitlerinde ekzojen olarak uygulanan sisteinin etkilerinin araştırılması(2025)
- Kolorektal kanser hastaları ve mı̇de kanserı̇ hastalarında antı̇nükleer antı̇korların ı̇ndı̇rekt ı̇mmünfloresan yöntemı̇ kullanılarak araştırılması(2025)
- Plaser yataklardan gravite yöntemleriyle altın kazanımı optimizasyonu(2025)
