Master'sOpen Access

Düalist dinlerde tanrı ve kozmos inancının Katharlar'a yansımaları

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mustafa Baş

Abstract (TR)

Düalist dinî gelenekler, evreni ve insanı açıklarken, genellikle iyi ile kötü, ruhsal ile maddî, ışık ile karanlık gibi karşıt iki ilkeyi varoluşun temelinde konumlandıran özgün metafizik sistemler ortaya koyarlar. Tarihsel süreç içerisinde farklı kültürel bağlamlarda biçim değiştirerek gelişen bu düalist yaklaşımlar, özellikle Maniheizm, Zerdüştîlik (Mecusilik) ve Sâbiîlik gibi doğu kökenli geleneklerde belirginleşmiştir. Zerdüştîlik'te Ahura Mazdā ve Angra Mainyu arasında süre giden kozmik mücadele; Maniheizm'de ışık ile karanlığın ezelî çatışması ve ruhun karanlıktan kurtuluşuna dayalı öğreti; Sâbiîlik'te ise Işık Âlemi ile maddî âlem arasındaki hiyerarşik ayrım, bu geleneklerin düalist niteliğini ortaya koyar. Bu düşünsel miras, zamanla Batı'da, özellikle Orta Çağ Avrupa'sında Katharizm gibi Hıristiyanlıkta heretik olarak kabul edilen yapılar aracılığıyla yeniden yorumlanmıştır. Orta Çağ Avrupa'sının dinî ve düşünsel tarihinde, egemen Hıristiyan doktrininin karşısında şekillenen düalist inanç sistemleri hem teolojik hem de kozmolojik düzeyde özgün yaklaşımlar sergilemiştir. Bu çerçevede Katharlar, Tanrı tasavvurları ve evren anlayışlarıyla Batı Avrupa'daki heterodoks düşünce geleneklerinin en dikkat çekici ve sistematik örneklerinden biri olarak öne çıkar. Kathar inancı, temelini oluşturan öğreti bakımından, iyilik ve kötülük arasında ontolojik düzeyde düalist bir ayrım benimser. Bu ayrım ise varlığın doğasına ilişkin köklü bir metafizik yaklaşıma işaret eder. Bu düalist düşünce geleneğinin tarihsel ve teolojik yönleri incelenirken, modern dönemde bu mirasın nasıl yorumlandığı da ayrıca önem taşımaktadır. Türkiye'de bu konuda dikkat çeken örneklerden biri, Mine G. Kırıkkanat'ın Gülün Öteki Adı: Kathar Şövalyelerinden Şeyh Bedreddin Yiğitlerine adlı eserinde ortaya koyduğu yorumdur. Kırıkkanat, Katharizm ile Şeyh Bedreddin hareketi arasındaki benzerliklere dikkat çekerek iki hareket arasında tarihsel ve düşünsel bir süreklilik bulunduğu iddiasını öne sürmektedir. Ancak söz konusu paralellikler incelediğinde bu iki hareketin farklı teolojik temeller ve metafizik sistemler üzerine inşa edilmiş birbirinden bağımsız yapılar olduğu ortaya çıkmaktadır.Düalist dinî gelenekler, evreni ve insanı açıklarken, genellikle iyi ile kötü, ruhsal ile maddî, ışık ile karanlık gibi karşıt iki ilkeyi varoluşun temelinde konumlandıran özgün metafizik sistemler ortaya koyarlar. Tarihsel süreç içerisinde farklı kültürel bağlamlarda biçim değiştirerek gelişen bu düalist yaklaşımlar, özellikle Maniheizm, Zerdüştîlik (Mecusilik) ve Sâbiîlik gibi doğu kökenli geleneklerde belirginleşmiştir. Zerdüştîlik'te Ahura Mazdā ve Angra Mainyu arasında süre giden kozmik mücadele; Maniheizm'de ışık ile karanlığın ezelî çatışması ve ruhun karanlıktan kurtuluşuna dayalı öğreti; Sâbiîlik'te ise Işık Âlemi ile maddî âlem arasındaki hiyerarşik ayrım, bu geleneklerin düalist niteliğini ortaya koyar. Bu düşünsel miras, zamanla Batı'da, özellikle Orta Çağ Avrupa'sında Katharizm gibi Hıristiyanlıkta heretik olarak kabul edilen yapılar aracılığıyla yeniden yorumlanmıştır. Orta Çağ Avrupa'sının dinî ve düşünsel tarihinde, egemen Hıristiyan doktrininin karşısında şekillenen düalist inanç sistemleri hem teolojik hem de kozmolojik düzeyde özgün yaklaşımlar sergilemiştir. Bu çerçevede Katharlar, Tanrı tasavvurları ve evren anlayışlarıyla Batı Avrupa'daki heterodoks düşünce geleneklerinin en dikkat çekici ve sistematik örneklerinden biri olarak öne çıkar. Kathar inancı, temelini oluşturan öğreti bakımından, iyilik ve kötülük arasında ontolojik düzeyde düalist bir ayrım benimser. Bu ayrım ise varlığın doğasına ilişkin köklü bir metafizik yaklaşıma işaret eder. Bu düalist düşünce geleneğinin tarihsel ve teolojik yönleri incelenirken, modern dönemde bu mirasın nasıl yorumlandığı da ayrıca önem taşımaktadır. Türkiye'de bu konuda dikkat çeken örneklerden biri, Mine G. Kırıkkanat'ın Gülün Öteki Adı: Kathar Şövalyelerinden Şeyh Bedreddin Yiğitlerine adlı eserinde ortaya koyduğu yorumdur. Kırıkkanat, Katharizm ile Şeyh Bedreddin hareketi arasındaki benzerliklere dikkat çekerek iki hareket arasında tarihsel ve düşünsel bir süreklilik bulunduğu iddiasını öne sürmektedir. Ancak söz konusu paralellikler incelediğinde bu iki hareketin farklı teolojik temeller ve metafizik sistemler üzerine inşa edilmiş birbirinden bağımsız yapılar olduğu ortaya çıkmaktadır.

Author

Dr. Tuba Kanca

How to Cite

Tuba Kanca (Yüksek Lisans Tezi). Düalist dinlerde tanrı ve kozmos inancının Katharlar'a yansımaları, 2025, Bilecik Şeyh Edebali Üniversity.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bilecik Şeyh Edebali Üniversity