Felsefede belleğin yapısı ve bellek-benlik ilişkisi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ayhan Bıçak
Abstract (TR)
Bu çalışmada ele alınan insan belleği, bilimsel araştırmaların nesnesi ve sanat-edebiyat üretiminin değerli bir kaynağıdır. Aynı zamanda insan belleği, felsefe sorunlarının da önemli bir parçasıdır. İnsan yaşamı, gündelik olgu ve olaylara dair deneyimlerin belleğin gücü sayesinde çözümlenmesi ile süreklilik arz eden anlamlı bir örüntü ve anlatı halini almaktadır. Bellek, deneyimlerin özel biçimlerde kaydedilmesi ile geçmişe yönelik tutarlı bir izlenim sağlamakta ve bu bilgiler üzerinden geleceğe yönelmeyi kolaylaştırmaktadır. Söz konusu izlenimlerin çoğunlukla silindiği ve kimi zaman da gerçekle uyuşmadıkları bilinmektedir, bu durum da belleğin sorgulanmasına neden olmaktadır. Fakat öte yandan yaşamın, içindeki anlar kadar birbirinden bağlantısız parçalara bölünmesi bellek olmaksızın kaçınılmazdır. Bellek sayesinde insan, düşünce, bilgi ve uslamlamada hazır nesnelerin ötesine geçebilmektedir. Bu bakımdan bellek, felsefenin önemli bir problem alanı olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada bellek, epistemoloji, metafizik ve zihin felsefesi temelli olarak işlenmektedir. Tezin hareket noktası olan insan belleği üzerine yapılan çalışmalar, geçmişte olduğu gibi belleğin yalnızca algı ve deneyimlerin izlerinin saklandığı büyük bir arşiv merkezi olmadığını göstermiştir. Bu bakımdan bellek burada, daha aktif ve dinamik bir süreçler bütünü olarak ele alınmaktadır. İnsan zihnine içkin olan ve zaman içinde aynı kişi olmanın koşullarını oluşturan bilgi, bilinç ve imgeler bütününün bellekte nasıl temsil edildiği incelenmektedir. Hem zihinsel hem de fiziksel bir fenomen olarak bellek, kişinin zaman içinde aynı kişi olabilmesini yaşamın kendisinde verili olmayan anlamlı ve tutarlı bir anlatı oluşturma gücü ile başarabilmektedir. Geçmiş zamana ve algılanan gerçeğe gönderme yapan beleğin, imgelem ile birlikte çalışarak yeniden yapıcı olduğu aktarılmaktadır. Buradan, ana hatlarıyla gerçeğe sadık ancak kurgusal da olabilecek bir anlatı ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmanın temel problemi ve tezi olarak değerlendirilen konu, belleğin farklı yaklaşımlarından, kavramsal analizinden ve felsefedeki tartışma birikiminden yola çıkılarak bellek ve benlik ilişkisinin süreklilik zemininde ele alınması ve bu ilişkinin benlik bilincinin sürekliliğinin kurulmasına olan katkısının incelenmesi şeklinde ifade edilebilir. Buradan yola çıkılarak benlik bilincinin sürekliliğini sağlayan unsurlardan ikisinin bireysel ve toplumsal bellek oldukları ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın yazarına göre bu iki bellek türü, süreklilik bağlamında dil ve iletişim üzerinden ortak biçimde ele alınmalıdır. Zira bu iki bellek türü ancak birlikte benlik bilincinin sürekliliğinin oluşmasına katkıda bulunmaktadır.
Author
Dr. Mehmet Buğra Özgöçer
How to Cite
Mehmet Buğra Özgöçer (Doktora Tezi). Felsefede belleğin yapısı ve bellek-benlik ilişkisi, 2022, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)