Medical SpecialtyOpen Access

Gastrointestinal malignite hastalarında dermatolojik bulguların değerlendirilmesi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Deniz Aksu Arıca

Abstract (TR)

Amaç: Gastrointestinal malignitelerin insidansı giderek artış göstermekle birlikte bu hasta grubu gerek hastalığın kendisi gerek ise tedavileri sebebiyle hassas bir popülasyonu temsil etmektedir. Erken tanıya götürebilecek paraneoplastik deri bulgularının yanında immunsupresyon durumu sebebiyle sıklığı artan deri hastalıkları ve kemoterapilere ikincil deri yan etkiler ile dermatoloji kliniklerinde sık olarak karşılaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı toplumda sıklığı artmakta olan bu hasta grubunda, erken tanı, tedavi yönetimi, hasta konforu için dermatolojik alanda yapılabilecekler açısından farkındalık oluşturmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Genel Cerrahi Anabilim Dalı tarafından ortak yürütüldü. Çalışmaya Nisan 2021- Nisan 2022 tarihleri arasında, dermatoloji, tıbbi onkoloji ve genel cerrahi polikliniklerine başvuran klinik ve histopatolojik olarak gastrointestinal sistem malignitesi tanılı 150 hasta alındı. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların yaş, cinsiyet, eğitim durumu gibi sosyodemografik özellikleri, alışkanlıkları, ek hastalıkları ve birincil malignitelerine ilişkin özellikleri ayrıntılı olarak kaydedildi. Çalışmaya alınan tüm bireylerin başvuru anında ayrıntılı tüm vücut dermatolojik muayenesi yapıldı. Standart bir form hazırlanarak her bir olgunun bilgi ve bulguları kaydedildi. Ayrıntılı dermatolojik muayene bulgularına ek olarak paraneoplastik deri bulguları, kemoterapi ajanları ile ilişkilendirilebilecek bulgular da not edildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan hastaların 96'sı erkek (%64), 54'ü kadın (%36), yaş ortalaması 62,47 (±10,7) yıldı. Hastaların Fitzpatrick deri tipleri sıklık sırasına göre tip 3 (%42,7), 4 (%29,3), 2 (%26,7) ve 5 (%1,3) şeklindeydi. Ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) 25,86 (±5,7) idi. En sık karşılaşılan birincil maligniteler sırasıyla kolon (%32,7), mide (%32) ve rektum (%16,7), en sık görülen histolojik alt tip ise adenokarsinom (%93,3) idi. Tanı tarihinden itibaren çalışmaya dahil oldukları süre göz önüne alındığında ortalama hastalık süresi 12,72 (±20,5) aydı. Çalışmaya dahil edilenlerin %80,7'si ileri evre (evre 3 ve 4) hastalığa sahipti. Muayene esnasında hastaların 85'i (%56,7) kemoterapi altındaydı. Hastalarımızda en sık dermatolojik bulgu deri kuruluğu (%92) olarak saptanmış olup, ortalama yaş olan 62 yaş üzerindeki hastalarda istatiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bulunmuşturr (p=0,014). Çalışmamızda paraneoplastik dermatozlar, yüz bulguları, tırnak bulguları ve deri enfeksiyonları ortalama yaş olan 62 yaş üzerindeki hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla p=0,008, p=0,003 ve p=0,007). Cinsiyete göre ele alındığında ise yüz bulguları ve deri enfeksiyonları kadın hastalarda erkeklere göre daha sık görülmüş, fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p=0,04 ve p=0,04). Çalışmamızda en sık paraneoplastik deri bulgusu yaygın seboreik keratoz (%20,7), ikinci sıklıkta akantozis nigrikans (%10,7) olarak gözlendi. Seboreik keratoz ortalama VKİ değeri olan 28,5'in altındaki hastalarda, akantozis nigrikans ise ortalama VKİ değeri olan 28,5'in üzerindeki hastalarda daha sık gözlenmiştir, istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (sırasıyla p=0,04 ve p<0,001). Seboreik keratoz, ortalama yaş olan 62 yaş üzerindeki hastalarda ve erkeklerde de daha sık gözlenmiş ve fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla p=0,003 ve p=0,01). Çalışmamızda en sık saç bulgusu androgenetik alopesi (%58,7), yüz bulgusu rozase (%38,7), tırnak bulgusu longitudinal oluklanma (%20,7), deri enfeksiyonu tinea unguium (%68,7), oral mukoza bulgusu ise oral kandidiyazis (%34,7) olarak saptandı. Çalışmamızda, kemoterapi altındaki 85 hastada en sık kullanılan kemoterapi ajanı 5-florourasil, ikinci sıklıkta okzaliplatin idi. Tedavi altındaki hastalarda kemoterapi ilişkili dermatolojik bulgulardan en az biri %69,4 hastada mevcuttu. Kemoterapi ilişkili dermatolojik bulgusu olan hastaların tedavi rejimlerinde en sık 5-florourasil, okzaliplatin, irinotekan bulunuyordu. Kemoterapi ilişkili dermatolojik bulgulara bakıldığında; en sık görülenler eşit sıklıkta karşılaşılan kemoterapi ilişkili pigmente maküller (%25,9) ve saç dökülmesi (%25,9) iken, ikinci sıklıkta papülopüstüler döküntü (%18,8) saptandı. Sonuç: Çalışmamızda gastrointestinal malignite hastalarında en sık gördüğümüz paraneoplastik deri hastalıkları yaygın seboreik keratoz ve akantozis nigrikans idi. Bu sıklık, seboreik keratoz için ileri yaş ve erkek, akantozis nigrikans için obez hastalarda daha yüksek bulundu. Kemoterapi ilişkili dermatolojik bulgular açısından 5-florourasil ve okzaliplatin ilaçları daha riskli bulundu. Prospektif çalışmamızın verilerinin gastrointestinal malignite hastalarında sık rastlanan dermatolojik bulguları ortaya koyarak, hastaların erken tanısına ve doğru yönetimine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.

Author

Dr. Burcu Aydemir

How to Cite

Burcu Aydemir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Gastrointestinal malignite hastalarında dermatolojik bulguların değerlendirilmesi, 2022, Karadeniz Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University