DoctorateOpen Access

Gemilerin ihtiyati haczi

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez

Abstract (TR)

Çalışmamızda gemilerin ihtiyati haczi kurumu, TTK'da yer alan bu özel düzenlemeler çerçevesinde, gerektiği ölçüde milletlerarası sözleşme hükümleri, karşılaştırmalı hukuk ve bu alanda karşılaşılan sorunlar da göz önünde bulundurularak detaylı olarak ele alınmaktadır. 6102 sayılı Kanun ile "Cebrî İcraya İlişkin Özel Hükümler"i düzenleyen TTK'nın Beşinci Kitabının Sekizinci Kısmında yer alan gemilerin ihtiyati haczine ilişkin hükümler, büyük oranda, 1999 Cenevre Konvansiyonu düzenlemeleri esas alınmak suretiyle kabul edilmiştir. Bu çerçevede TTK m. 1352/1 hükmünde zikredilen ve deniz alacakları ("maritime claims") olarak ifade edilen belli alacak grupları bakımından geminin ihtiyati haczine imkân tanınmış, TTK m. 1353/2 hükmünde de deniz alacakları için geminin ihtiyati haczinden başka, gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka surette geminin seferden menedilmesinin istenemeyeceği ifade edilmiştir. Deniz alacaklarının ispatında ispat konusu olarak TTK m. 1362 hükmü çerçevesinde, alacağın deniz alacaklarından olduğunun ve bu alacağın parasal değerinin ispatı aranmıştır. Burada alacağın deniz alacağı kategorisinde yer aldığının ispatı yeterli görülmeyip, bizatihi alacağın kendisinin var olduğu yaklaşık olarak ispat edilmelidir. Deniz alacağı kanunî ya da sözleşmesel rehinle teminat altına alınmış olsa dahi, ihtiyati haciz talep edebilmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kanaatimizce hapis hakkı sahibi alacaklının, bu hakkı kullanması halinde gemi üzerinde ihtiyati haciz talep edebilmesi mümkün değildir. Gemilerin ihtiyati sebepleri bakımından genel icra hukukundaki esaslar benimsenir. Buna göre deniz alacağının vadesi gelmiş ve alacak borçlu tarafından ifa edilmemişse, başkaca hiçbir sebep aranmaksızın gemi üzerinde ihtiyati haciz talep edilebilir. Vadesi gelmemiş deniz alacakları bakımından ise, TTK m. 1353/5 çerçevesinde İİK m. 257/2 hükmündeki şartların gerçekleşmesi halinde ihtiyati haciz talep edilebilmesine imkân tanınmıştır. Esas hakkında takip ya da dava açılmadan önce gemilerin ihtiyati haczi, TTK m. 5/2, c. 2 hükmü çerçevesinde belirlenen görevli mahkemeden talep edilmelidir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra ise bu konuda görevli mahkeme davayı gören mahkemedir (TTK m. 1357). Gemilerin ihtiyati haczi bakımından yetkili mahkeme, geminin bayrağı göz önünde bulundurularak TTK m. 1354 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Buradaki yetki kuralı münhasır yetkidir. Türk Mahkemelerinin boğazlardan geçen yabancı gemiler üzerindeki ihtiyati haciz yetkisinin olup olmadığı konusunu yetkiye ilişkin TTK m. 1354 vd. hükümleri çerçevesinde tespit edilecektir. Gemilerin ihtiyati haczinin icrası bakımından TTK m. 1369 hükmünde getirilen sınırlama borçlu ile gemi arasındaki hukuki ilişkinin tespitini zorunlu kılmaktadır. TTK m. 1369/1(a)'ya göre kiracının borcu için geminin ihtiyati haczi mümkün değildir. Bununla birlikte gemi maliki ile aynı iktisadi birlik içerisinde yer alıyorsa ve tüzel kişilik yapısı kötüye kullanılıyorsa tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna başvurulabilir. Münhasıran kamu hizmetine tayin edilmiş gemiler dışında devlet gemilerinin ihtiyati haczi mümkündür. Gemilerin ihtiyati haczi bakımından özel düzenleme yapan TTK'nın Beşinci Kitabının Sekizinci Kısmında, özel bir yargılama usulü öngörülmemiştir. Bununla birlikte TTK m. 1363 hükmü çerçevesinde alacaklının 10.000 ÖÇH tutarında teminat yatırması zorunludur. Talep üzerine ihtiyati haciz talep dilekçesi ile eklerinin borçluya tebliğ edilip edilmeyeceğine ve duruşma yapılıp yapılmayacağına karar verilecektir. Bu nedenle özellikle Alman hukukunda "önleyici koruma tedbiri" olarak ifade edilebilecek bir yolla, kendisine karşı ihtiyati haciz kararı alınacağını düşünen bir kimse, henüz kendisine karşı ihtiyati haciz talebinde bulunulmadan, ihtiyati haciz için yetkili olan mahkemeye başvurarak, sunacağı belgeler ve yapacağı açıklamalarla ihtiyati hacze engel olabilmektedir. Benzer durum Ortak hukuk sistemini benimsemiş ülkelerde de, davalar bakımından, "anti-suit injunctions" olarak bilinen tedbir bakımından da söz konusudur. Dolayısıyla gemilerin ihtiyati haczinde borçlunun hukuki dinlenilme hakkının temini açısından, gemi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyici eda amaçlı ihtiyati tedbir kararı verilebilmesine hukuki bir engel bulunmamaktadır. Gemilerin ihtiyati haczi kararının icrası, kararın verildiği tarihten itibaren üç iş günü içerisinde, "kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesi" ve "geminin bulunduğu yer icra dairesi"nden istenebilir. İhtiyati haczin icrası bakımından seferden men tedbiri yanında, TTK m. 1366 hükmü çerçevesinde ilgili makamlara bildirimde bulunulması ve haciz tutanağının düzenlenmesi gerekir. Gemilerin ihtiyati haczinde geminin muhafaza masraflarından kimin sorumlu olduğu konusunda TTK'da özel düzenleme bulunmamaktadır. Kanaatimizce geminin muhafazasına ilişkin masraflarda İİK m. 88/2 hükmü dikkate alınmalıdır. Gemilerin ihtiyati haczinde ihtiyati haczin kapsamına gemi, geminin eklentileri ve bütünleyici parçaları ile geminin işletilmesinden elde edilen gelir ve menfaatler girmektedir. TTK m. 1369/2 hükmü çerçevesinde ihtiyati haczin kardeş gemi üzerinde icrası mümkündür. Bunun için kardeş geminin maliki olan kişinin, üzerinde deniz alacağı doğmuş olan geminin maliki veya kiracısı veya tahsis olunanı ya da taşıtanı olması ve ayrıca deniz alacağından sorumlu kişinin, ihtiyati haczin icrası sırasında kardeş geminin maliki olması gerekir. Tüzel kişiliğin sırf alacaklıya zarar vermek ve ihtiyati hacze engel olmak amacıyla kullanması halinde, mahkemece tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar verilebilir. Bununla birlikte hiçbir durumda mülkiyet ya da zilyetlikten doğan uyuşmazlıklar bakımından kardeş gemilerin ihtiyati haczi mümkün değildir. İhtiyati haciz kararının hükmü; geçici olarak gemiye el konulması, alacağın muaccel hale gelmesi ve deniz alacağının esasına ilişkin olarak yapılmış bir yetki veya tahkim sözleşmesi yoksa, ihtiyati haczi tamamlamak üzere yapılacak işlemlerde yargı makamlarının yetki kazanmasıdır. Bir geminin ya da kardeş geminin aynı alacak için veya yeniden haczi mümkün değildir. Bununla birlikte TTK m. 1375 hükmünde toplam teminat miktarının, geminin değerini aşmaması şartıyla, ilk teminatın tür veya miktarı yetersiz olması ya da ilk teminatı vermiş olan kişinin, kendi borçlarını kısmen veya tamamen yerine getirmez veya yerine getirmekten âciz olması veya ihtiyaten haczedilen gemi veya ilk teminatın; makul sebeplere dayanarak hareket eden alacaklının istemiyle veya onayıyla yahut alacaklının serbest bırakılmayı engelleyecek makul önlemleri alamaması sebebiyle serbest bırakılmış olması hallerinde üzerinde deniz alacağı doğan geminin yeniden ihtiyati haczi mümkün kılınmıştır. Bunun gibi aynı deniz alacağı için ihtiyati hacze konu olabilecek başka bir gemi, daha önce verilmiş olan teminatın tür veya miktarı yetersizse veya TTK m. 1375/1(a) veya (c) bentleri uygulama alanı buluyorsa ihtiyaten haczedilebilir. Bunun gibi geminin hukuka aykırı yollarla serbest bırakılması halinde, yeniden ihtiyati haczi yoluna başvurulabilmesine engel yoktur. Borçlunun hukuki dinlenilme hakkının temini için, kanunda, verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz; durum ve şartların değişmesi ihtiyati haczin icrasının devamını haksız hale getiriyorsa, borçlu ile menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerin ihtiyati haciz kararının değiştirilmesi veya kaldırılmasını talep edebilmesi ve nihayet teminat karşılığı geminin serbest bırakılması gibi ihtiyati hacze karşı koyma yolları tanınmıştır. Gemilerin ihtiyati haczinde yetki, kesin yetki olarak düzenlendiği için, borçlu ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişi mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. TTK m. 1369 hükmündeki şartların gerçekleşmediği hususu da itiraz sebebi olarak ileri sürülebilir. Tarafların itirazı üzerine mahkemece takdir edilecek (artırılan, azaltılan, türü değiştirilen veya iptal edilen) teminata karşı itiraz mümkündür. Yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilmiş olan kişilerin itirazları hakkında karar vermeye, esas hakkında dava açılmadan önce, ihtiyati haciz kararını vermiş olan mahkeme, esas hakkında Türkiye'de dava açılmışsa, bu mahkeme, esas hakkında hakem önünde veya yurt dışındaki bir mahkemede dava açılmışsa, ihtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkilidir. Gemilerin ihtiyati haczinde itiraz süresi, usulü ve itirazın incelenmesi bakımından İİK m. 265 hükmü uygulama alanı bulur. Bununla birlikte TTK m. 1363/2 ve 4 hükmü çerçevesinde teminata her zaman itiraz edilebilir. Yine burada ihtiyati haciz şartlarının ne zaman mevcut olması gerektiği konusunda TTK m. 1369 hükmü esas alınmalıdır. Her ne kadar kanunda açıklık olmasa da, durum ve şartların değişikliği nedeniyle de ihtiyati hacze itiraz imkânı tanınmalıdır. Diğer yandan teminat karşılığı geminin serbest bırakılması da mümkündür. Kanun koyucu geminin teminat üzerine serbest bırakılmasını iki ihtimalde düzenlemiştir. Bunlardan birincisi, gemi değerinin depo edilmesi yoluyla geminin serbest bırakılmasıdır (TTK m. 1370). Esasen burada gemi üzerindeki ihtiyati haciz teknik anlamda kaldırılmamakta, gemi değeri üzerinden yatırılan teminat dikkate alınarak, gemi üzerinde ihtiyati haciz devam etmesine rağmen (TTK m. 1370/2), gemi serbest bırakılmaktadır. İkincisi ise, teminat karşılığında gemi üzerinde ihtiyati haczin kaldırılmasıdır (TTK m. 1371). Bu ihtimalde gemi üzerindeki geçici hukuki koruma tümüyle sona ermekte, ihtiyati haczin teminat üzerine konulmasına karar verilmektedir. Gemilerin ihtiyati haczinde de genel ihtiyati hacze paralel olarak verilen ihtiyati haciz kararının kısa süre içerisinde tamamlanması öngörülmüştür. İhtiyati haciz kararının tamamlanmasında, ihtiyati haciz kararının verildiği aşamaya göre farklı ihtimaller gündeme gelir. Bu ihtimallerin, dava ve takipten önce, sonra ve ilamlı icra aşamasında ihtiyati haciz kararı verilmesine göre ayrı başlıklar altında ele alınması mümkündür. Burada da genel ihtiyati haciz hukukuna ilişkin esaslar uygulanacaksa da, TTK 1354 ve 1355 inci maddeleri uyarınca deniz alacakları hakkında verilen ihtiyati haczi uygulayan icra dairesi, ihtiyati haczi tamamlayan işlem olarak başlatılan icra takibi hakkında yetkilidir. Aynı husus ihtiyati haciz kararı veren mahkeme bakımından da geçerlidir. Ancak bunun için taraflar arasında, deniz alacağının esasına ilişkin olarak yapılmış bir yetki veya tahkim sözleşmesi yapılmamış olması gerekir. Burada öngörülen yetki kuralı seçimlik yetki kuralıdır. Öte yandan TTK m. 1376 hükmü ile özel düzenleme yapılarak, İİK m. 264/1 ve 2'de öngörülen süreler, gemilerin ihtiyati haczinde bir ay olarak belirlenmiştir. Alacaklı bu süre içerisinde deniz alacağının niteliğine bağlı olarak genel haciz yoluyla takip, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip, iflas yoluyla takip ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz veya iflas yoluyla takip yoluyla takip yapabilir. Dolayısıyla genel haciz yolundan farklı olarak alacaklının rehinli takipli ile ihtiyati haczi tamamlayabilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır (İİK m. 153/a; TTK m. 1381). İhtiyati haczin dava yoluyla tamamlanması halinde, görevli mahkeme kural olarak TTK m. 5/2, c. 2'de öngörülen mahkemedir. Bununla birlikte kanaatimizce kaptan dışındaki diğer gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında DİK'ten veya hizmet sözleşmesinden doğan davalar bakımından görevli mahkeme iş mahkemeleri olmalıdır. Bunun gibi TKHK'nın 83/2 hükmü çerçevesinde taraflardan birinin tüketici olduğu hallerde açılacak davalar bakımından tüketici mahkemeleri görevli olmalıdır. Deniz alacağının esasına ilişkin dava açılmadan önce ya da dava sırasında gemi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmişse, o dava sonucunda verilecek kararın icrası bakımından İİK m. 264/3 hükmündeki bir aylık süreye uyulması zorunludur.

Author

Dr. Onur Yılmaz

How to Cite

Onur Yılmaz (Doktora Tezi). Gemilerin ihtiyati haczi, 2023, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University