Abstract (TR)
M.Ö. 17. yüzyılda Orta Anadolu'nun kuzeyinde, Hititçe adı "Marasantiya" olan Kızılırmak Nehri kavsi boyunca yerleşen Hititler, dini ve idari merkezleri başkent Hattuşa'dan yayılım alanlarını batıya ve güneye doğru genişleterek büyük bir imparatorluk haline gelmişlerdir. Kraliyet ailesi tarafından yönetilen devletin ekonomisi büyük ölçüde tarımdan oluşmaktadır. Hitit topraklarında gerçekleştirilen tarımsal üretimle beraber devletin ekonomik kalkınması mümkün hale gelmiştir. Hititlerin yerleştiği Orta Anadolu platosunda iklim, hemen hemen günümüze yakın bir seviyedeydi. Dolayısıyla bu topraklarda yetişen tarım ürünleri başlıca buğday, arpa, çavdar ve yulaftan oluşmaktadır. Çivi yazılı belgelerde de bu ürünlerin adının sıkça geçmesi bu durumu kanıtlamaktadır. Bu nedenle toprağa son derece bağlı olan bir devletin tarımsal alanda hassas politikalar oluşturmuş olması kaçınılmaz olmuştur. Hitit kanununun "eğer bir bağ" ile başlayan maddelerinin sayısal olarak fazlalığı, devletin tarım konusunda ne denli titiz davrandığının resmi olarak kanıtıdır. Kral Telipinu döneminde yayımlanan "Telipinu Fermanı" ile tarımsal üretim adına önemli tedbirler alınmıştır. Telipinu, yayımladığı fermanıyla hububatın toplanması ve depolanması konusunda önemli kararlar almıştır. Hitit devletinde tarımla ilgili alınan hukuki önlemlerin yanında bazı icraatları da olmuştur. Özellikle tarımsal üretimle ilişkili olarak inşa edilen su yapıları, devletin tarım politikasını daha iyi anlamamız açısından önemlidir. Zira Hitit topraklarında gerçekleştirilen tarım büyük ölçüde yağışlara bağlıdır. İnşa edilen su yapılarıyla olası bir kuraklık senaryosunun bertaraf edilmesi amaçlanmıştır. Hitit kültür ve medeniyetinde de tarımın etkisi yoğunlukla hissedilmektedir. Hitit kültüründe bayramların tarım, hububat ve hasat temalı olması bunun önemli bir göstergesidir. Bayramlarla, Hitit topraklarında bereketli bir hasat döneminin gerçekleşmesi temenni edilmiştir. Bu sayede, tarımsal üretimde yaşanan artışlar sonucunda depolar dolacak, ülkeye ekonomik refah gelecektir. Hitit dininde de tarımın etkisi yoğun bir şekilde hissedilmektedir. Hitit panteonundaki baş tanrı olan Fırtına Tanrısı, Hitit Ülkesindeki toprakların sahibidir. Tanrı bu yetkisini krala vermiştir. Kral ise bu yetkisiyle, Hitit topraklarındaki arazileri halka bağışlayarak veya tahsis ederek tarımsal üretimin kesintisiz ilerlemesini sağlamaktadır. Ayrıca Hititlerde tarım tanrısı olan Telipinu'ya ait "Kaybolan Tanrı Telipinu" efsanesi Hitit takviminden bildiğimiz mevsimleri ve doğanın canlanmasını betimlemesi açısından önemlidir. Dolayısıyla başta ekonomi olmak üzere, hayatın her alanında yoğun tarım etkisinin hissedilmesi ancak ülkede sistemli bir tarımsal üretim organizasyonu inşa edilmesiyle ve iyi bir idari mekanizma oluşturulmasıyla sağlanabilmiştir. Bu durum, Hititlerin tarih sahnesinden çıkmasından ayrılış sürecine kadar geçen sürede Hitit ülkesinde yoğun bir tarımsal faaliyetin gerçekleşmesiyle mümkün olmuştur.
Author
Burak Yazıcı
How to Cite
Burak Yazıcı (Yüksek Lisans Tezi). Hitit ekonomisinde tarım, 2025, Hitit University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hitit University
- Çorum ilinde üretilen çiğ sütlerde AFM1 varlığının HPLC metodu ile belirlenmesi(2018)
- İslamcılıkta kırılma noktaları: Hasan el-Benna ve Seyyid Kutub(2018)
- Başlangıcından M.Ö. I. bin ortalarına kadar eski Anadolu sanatında boğa-insan ve aslan-insan karışık varlıkları ve tasvirleri(2018)
- Erkek basketbolcularda dört haftalık solunum kas antrenmanının performansa etkisi(2018)
- Türkiye'de anayasacılık anlayışı olarak tepkisellik (1960-1982 dönemi)(2018)
- Muhammed Tevfik Sıdkî'nin hadis ve sünnet anlayışı(2018)