Kayserili Dâvûd'da hayat
2008
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Nejdet Ertuğ
Abstract (TR)
Hayat, yüzyıllardır filozoflarca tarafından soruşturulmuş bir kavramdır. Hayatın ne olduğu, hayatın kaynağının ne olduğu , canlılık ve cansızlık arasındaki sınırın ne olduğu bu konuyla ilgili önemli sorulardır. Kayserili Davud da bu soruları yanıtlayan düşünürlerden biridir. O, İbn Arabî şârihi ve takipçisidir.Kayserili Dâvûd, her şeyin canlı olduğunu düşünür. Ona göre, Tanrı canlıdır ve O'nun hayy sıfatı bütün varlığa yansımıştır. Yani, varlıklardaki hayatın kaynağı Tanrıdır. Her şeyin canlı olduğu gerçeğini herkes anlayamaz. Bu, sadece keşif ehli denilen kimseler için açık bir durumdur. Diğerleri bunu anlayamazlar ve varlıkları canlı-cansız diye ikiye ayırırlar.Kayserili Dâvûd'a göre üç tür ölüm vardır: İlk olarak tabiî ölümden bahseder. İkinci olarak, iradî ölümden bahseder. İradî ölüm sâlikin gerçekleştirdiği ölümdür. Üçüncü olarak, kâfirlerin durumundan bahseder. Bunlar hakikate kapalı oldukları için ölü sayılırlar.Kayserili Dâvûd'a göre su, hayatın aslıdır. Her canlı sudan yaratılmıştır. Su sadece fizikî olarak değil, metafizik olarak da önemlidir. Metafizik olan su, külli cevher ve Rahmanî Nefes diye adlandırılmıştır. Bu bildiğimiz su değildir. Ancak görüntüsü suya benzer.İnsan için asıl hayat ilimdir. Bu ruhun hayatıdır. İlimle kastedilen ledünnî ilimdir. Bu ilim Tanrı bilgisidir. Ancak insan sadece Tanrının isim ve fiillerini bilebilir, zâtını bilemez. Çünkü Tanrı'nın zâtının âlemle herhangi bir bağlantısı yoktur.Hayat, yüzyıllardır filozoflarca tarafından soruşturulmuş bir kavramdır. Hayatın ne olduğu, hayatın kaynağının ne olduğu , canlılık ve cansızlık arasındaki sınırın ne olduğu bu konuyla ilgili önemli sorulardır. Kayserili Davud da bu soruları yanıtlayan düşünürlerden biridir. O, İbn Arabî şârihi ve takipçisidir.Kayserili Dâvûd, her şeyin canlı olduğunu düşünür. Ona göre, Tanrı canlıdır ve O'nun hayy sıfatı bütün varlığa yansımıştır. Yani, varlıklardaki hayatın kaynağı Tanrıdır. Her şeyin canlı olduğu gerçeğini herkes anlayamaz. Bu, sadece keşif ehli denilen kimseler için açık bir durumdur. Diğerleri bunu anlayamazlar ve varlıkları canlı-cansız diye ikiye ayırırlar.Kayserili Dâvûd'a göre üç tür ölüm vardır: İlk olarak tabiî ölümden bahseder. İkinci olarak, iradî ölümden bahseder. İradî ölüm sâlikin gerçekleştirdiği ölümdür. Üçüncü olarak, kâfirlerin durumundan bahseder. Bunlar hakikate kapalı oldukları için ölü sayılırlar.Kayserili Dâvûd'a göre su, hayatın aslıdır. Her canlı sudan yaratılmıştır. Su sadece fizikî olarak değil, metafizik olarak da önemlidir. Metafizik olan su, külli cevher ve Rahmanî Nefes diye adlandırılmıştır. Bu bildiğimiz su değildir. Ancak görüntüsü suya benzer.İnsan için asıl hayat ilimdir. Bu ruhun hayatıdır. İlimle kastedilen ledünnî ilimdir. Bu ilim Tanrı bilgisidir. Ancak insan sadece Tanrının isim ve fiillerini bilebilir, zâtını bilemez. Çünkü Tanrı'nın zâtının âlemle herhangi bir bağlantısı yoktur.Hayat, yüzyıllardır filozoflarca tarafından soruşturulmuş bir kavramdır. Hayatın ne olduğu, hayatın kaynağının ne olduğu , canlılık ve cansızlık arasındaki sınırın ne olduğu bu konuyla ilgili önemli sorulardır. Kayserili Davud da bu soruları yanıtlayan düşünürlerden biridir. O, İbn Arabî şârihi ve takipçisidir.Kayserili Dâvûd, her şeyin canlı olduğunu düşünür. Ona göre, Tanrı canlıdır ve O'nun hayy sıfatı bütün varlığa yansımıştır. Yani, varlıklardaki hayatın kaynağı Tanrıdır. Her şeyin canlı olduğu gerçeğini herkes anlayamaz. Bu, sadece keşif ehli denilen kimseler için açık bir durumdur. Diğerleri bunu anlayamazlar ve varlıkları canlı-cansız diye ikiye ayırırlar.Kayserili Dâvûd'a göre üç tür ölüm vardır: İlk olarak tabiî ölümden bahseder. İkinci olarak, iradî ölümden bahseder. İradî ölüm sâlikin gerçekleştirdiği ölümdür. Üçüncü olarak, kâfirlerin durumundan bahseder. Bunlar hakikate kapalı oldukları için ölü sayılırlar.Kayserili Dâvûd'a göre su, hayatın aslıdır. Her canlı sudan yaratılmıştır. Su sadece fizikî olarak değil, metafizik olarak da önemlidir. Metafizik olan su, külli cevher ve Rahmanî Nefes diye adlandırılmıştır. Bu bildiğimiz su değildir. Ancak görüntüsü suya benzer.İnsan için asıl hayat ilimdir. Bu ruhun hayatıdır. İlimle kastedilen ledünnî ilimdir. Bu ilim Tanrı bilgisidir. Ancak insan sadece Tanrının isim ve fiillerini bilebilir, zâtını bilemez. Çünkü Tanrı'nın zâtının âlemle herhangi bir bağlantısı yoktur.Hayat, yüzyıllardır filozoflarca tarafından soruşturulmuş bir kavramdır. Hayatın ne olduğu, hayatın kaynağının ne olduğu , canlılık ve cansızlık arasındaki sınırın ne olduğu bu konuyla ilgili önemli sorulardır. Kayserili Davud da bu soruları yanıtlayan düşünürlerden biridir. O, İbn Arabî şârihi ve takipçisidir.Kayserili Dâvûd, her şeyin canlı olduğunu düşünür. Ona göre, Tanrı canlıdır ve O'nun hayy sıfatı bütün varlığa yansımıştır. Yani, varlıklardaki hayatın kaynağı Tanrıdır. Her şeyin canlı olduğu gerçeğini herkes anlayamaz. Bu, sadece keşif ehli denilen kimseler için açık bir durumdur. Diğerleri bunu anlayamazlar ve varlıkları canlı-cansız diye ikiye ayırırlar.Kayserili Dâvûd'a göre üç tür ölüm vardır: İlk olarak tabiî ölümden bahseder. İkinci olarak, iradî ölümden bahseder. İradî ölüm sâlikin gerçekleştirdiği ölümdür. Üçüncü olarak, kâfirlerin durumundan bahseder. Bunlar hakikate kapalı oldukları için ölü sayılırlar.Kayserili Dâvûd'a göre su, hayatın aslıdır. Her canlı sudan yaratılmıştır. Su sadece fizikî olarak değil, metafizik olarak da önemlidir. Metafizik olan su, külli cevher ve Rahmanî Nefes diye adlandırılmıştır. Bu bildiğimiz su değildir. Ancak görüntüsü suya benzer.İnsan için asıl hayat ilimdir. Bu ruhun hayatıdır. İlimle kastedilen ledünnî ilimdir. Bu ilim Tanrı bilgisidir. Ancak insan sadece Tanrının isim ve fiillerini bilebilir, zâtını bilemez. Çünkü Tanrı'nın zâtının âlemle herhangi bir bağlantısı yoktur.
Author
Sebile Başok
Institution
How to Cite
Sebile Başok (Yüksek Lisans Tezi). Kayserili Dâvûd'da hayat, 2008, Sakarya University.
Keywords
TR
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Sakarya University
- İngiltere Avam Kamarası zabıtlarında Türkiye (1918-1922)(2011)
- Yayınları üzerinden Ömer Öngüt, görüşleri ve cemaati(2025)
- Mevlana Yakub-ı Çerhî ve tefsiri(2024)
- İlkokul öğretmenlerinin uzaktan eğitim uygulamasına ilişkin tutum ve öz yeterlik algılarının incelenmesi(2024)
- Mimar Vedat Tek'in İstanbul yapılarındaki çiniler(2024)
- Finansal performans değerlendirme ve hisse senedi getiri ilişkisi: Tereddütlü Bulanık AHP temelli yaklaşım(2020)
