Nevrotik kişilik örgütlenmesine sahip olan bireyler ile sınır (borderline) kişilik örgütlenmesine sahip olan bireyler arasında yüzden duygu tanıma becerisinin ve yüzden duygu tanıma becerisi üzerinde etkili olan etkenlerin incelenmesi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mehmet Bilgin Saydam
Abstract (TR)
Kişilik kavramı, farklı kuramcılar tarafından bireyle ilgili fiziksel, duygusal, zihinsel , sosyal ve neredeyse her şeyi kapsayacak şekilde tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Saydam, kişiliği, bireyin duruş, ifade, davranış ve çevreye uyumundan çıkarsamayla, öznenin 'özgün' içsel işleyiş stilini belirleyen yapı taşlarını ve dinamiklerini, - az çok durağan bütünlüğü içinde - tanımlama ve anlama ereğiyle tasarımlanan psişik kurum veya aygıt olarak tanımlamıştır. Kişilik bozukluğunu bu bağlamda vurgulanan özelliklerde tekrarlayıcı, kalıcı veya süreklilik gösteren biçimde beklenenin dışına çıkılması olarak değerlendirilmektedir. Kişiliğin temel işlevinin algılamak, hissetmek, düşünmek ve bunları amaca uygun davranışlar olarak birleştirmek olduğuna değinilmektedir. Kişilik kavramını biyolojik, bilişsel, davranışçı, humanist, psikanalitik gibi birçok farklı bakış açısı ile de inceleyebiliriz. Psikanalitik gelenekten gelen Otto Kernberg'e göre bireylerin ruhsal yapıları psikotik, borderline ve nevrotik kişilik örgütlenmesi olmak üzere üç farklı şekilde örgütlenebilir. Kernberg'in geliştirdiği kişilik örgütlenme kategorileri kimlik bütünlüğünün sağlanabilirliği, kullanılan savunma mekanizmalarının niteliği ve gerçeği değerlendirme yetisine bağlı olarak sınıflandırılmıştır. Kernberg, kaygıya tahammül edemeyen, davranış ve düşüncelerinde tutarlılık gösteremeyen ve yaratıcı kapasite hasarına sahip olan bireylerin kişilik örgütlenmesinin nevroz ve psikoz arasında gidip gelen geçici bir durum olmadığına değinmiştir. Bu grubun benlik patolojisinin nevroz ve psikozda görülenden daha farklı olduğunu vurgulamış ve bu hastaların kişilik örgütlenmesini 'borderline kişilik örgütlenmesi' olarak tanımlamayı önermiştir. Teorik ve klinikpratik çalışmları sonrasında Kernberg ve ekibi bireylerin kişilik örgütlenmelerini değerlendirmek amacıyla 1995 yılında, KOREN'i (kişilik organizaysonları envanteri) oluşturmuşturlar. Farklı kişilik örgütlenmelerine sahip olan bireylerin kişilerarası süreçlerde farklı sorunlar yaşadıklarını gözönüne aldığımızda bu süreçlere etki edebilecek faktörlerin incelenmesi daha da anlamlı olmaktadır. Bu bağlamda sözel olmayan iletişimin bir unsuru olarak yüzden duygu ifadesini tanıma becerisine etki eden faktörlerin kişilik örgütlenme düzeyleri başta olmakla süre, hatırlama, öğrenme gibi bir çok başka faktörle ilişkisini saptamak çalışmamızda önceliklenmektedir. Duyguların hayatımızda deneyimlerimizi farketme, onları anlamlandırma, onlara uygun yanıt oluşturma, yaşadıklarımız karşısında önemli kararlar alma ve aldığımız kararları uygulama aşamalarında bize yol gösterme gibi önemli bir yeri vardır. Duygunun insan beyninde özellikli bir bölge ile ilişkili olmadığı, hatta tam tersine duygulanım esnasında beyin yapılarının birbirleriyle çoklu ve karmaşık etkileşim içerisinde olduğu görülmektedir. Duygular hem temel ve kompleks, hem de olumlu ve olumsuz olarak sınıflandırılmaktadır. Ekman'ın belirlemiş olduğu temel duygu tanımına göre,mutluluk, üzüntü, öfke, tiksinme, şaşırma, korku olarak 6 temel duygu mevcuttur. Bunlardan mutluluk olumlu, öfke, korku, üzüntü, tiksinme olumsuz, şaşırma ise hem olumlu, hem de olumsuz olarak değerlendirilmektedir. Bir de herhangi bir duygu ifade etmeyen nötr yüz ifadesi söz konusudur. İnsanlar birbirleriyle sağlıklı iletişim kurabilmek için sözlü ve sözsüz birçok duygu ifadesi yolunu kullanmaktadırlar. Sözlü iletişimde konuşma en önemli yeri tutarken, sözsüz iletişimde ise yüz ifadeleri, göz hareketleri, bedenin duruşu, sesinin özelliklerini de içeren beden dili önemli yer tutmakatdır. 'Yüz ifadeleri' kavramı sadece yüzdeki mimetik kasların hareketlerini içermemekte aynı zamanda, ilişkili olan duyguları, bilişi, fizyolojiyi de kapsamaktadır. Literatürde yüz ifadelerinin doğuştan, kültürel, evrensel veya öğrenme ile ilişkisine dair çeştitli araştırmalar olmasının yanı sıra, yüz ifadelerini etkileyen cinsiyet, fizyolojik değişikilikler, psikiyatrik hastalıklar gibi başka bir çok faktörü inceleyen çalışmalar da mevcuttur. Yüzden duygu ifadesinin evrensel veya kültürel oluşunu gözönüne alarak araştırmacılar tarafından çeşitli ölçme araçları geliştirilmiştir. Biz çalışmamızda evrensel olan ve Ekman tarafından geliştirilen fotoğraf setini değil, Turan tarafından Türk toplumundan seçilen kişilerin yüz ifadelerinden oluşturulan yerel bir fotoğraf setini kullandık. Çalışmamızı toplamda 30 borderline, 30 nevrotik kişilik örgütlenmesine sahip olan, toplamda 60 kişi ile tamamlamış olduk. Yapılan istatistiki analiz sonuçlarına göre iki grup arasında yüzden duygu tanıma süreçlerine etki edebilecek faktörleri karşılaştırdık. Bu sonuçlara göre borderline grubun hem ilk karşılaşmada hem de tekrarlayan testlerde yüzden duygu tanıma puanları nevrotik gruba göre istatistiki anlamlılık düzeyinde daha düşük idi. Borderline grup süre kısıtlaması olmadığında yüzlerde daha fazla zaman geçirmekte ama bu yüzden duygu tanıma sürecine istatistiki anlamlılık düzeyinde etki etmemekte idi. Ayrıca borderline grubun yüz ifadelerini hatırlama performansları da nevrotik gruba göre istatistiki anlamlılık düzeyinde daha düşük idi. Tek tek duygusal yüz ifadeleri incelendiğinde, borderline grup ile nevrotik grup arasında mutlu yüzleri tanıma ve hatırlama performansı arasında ististiki anlamlı bir farklılık yok iken nötr yüzlerin ve diğer duygusal yüz ifadelerinin tanınması ve hatırlaması arasında istatistiki olarak anlamlı farklılıklar mevcut idi. Bulgularımızın bazıları literatürdeki daha önceki sonuçlar ile örtüşse de literatürdeki araştırma sonuçları ile örtüşmeyen bulgularımız da mevcut idi ve onları tartışma ve sonuç bölümünde Kernberg'in kişilik örgütlenmelerinin teorik zemininde açıklamaya çalıştık. Bütün bu bulgular, sonuçlar, çıkarımlar ve değerlendirmeler gözönüne alındığında, ilerleyen çalışmalarda katılımcı sayısı artırılarak, karıştırıcı olduğu düşünülen birçok faktör kontrol edilerek, yeterli maddi ve teknik destek sağlanarak bu alanda daha kapsamlı çalışmaların yapılabileceğini düşünülebilir. Bizim çalışmamızın bu açıdan bir sonraki araştırmalara yol gösterici olacağını umuyoruz.
Author
Dr. Fahmın Hagverdıyev
How to Cite
Fahmın Hagverdıyev (Tıpta Uzmanlık Tezi). Nevrotik kişilik örgütlenmesine sahip olan bireyler ile sınır (borderline) kişilik örgütlenmesine sahip olan bireyler arasında yüzden duygu tanıma becerisinin ve yüzden duygu tanıma becerisi üzerinde etkili olan etkenlerin incelenmesi, 2022, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Polietilen tereftalat (PET) türü plastiği parçalayan petaz enziminin escherichia coli'de biyoteknolojik olarak üretimi(2021)