Master'sOpen Access

Les organisations régionales de règlement des conflits en Afrique: Le cas de la CEDEAO

2014
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Faride Selcan Serdaroğlu

Abstract (TR)

CEDEAO (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu)'nun kuruluşu iki mantığa dayanır: Sürdürülebilir kalkınma ve barışın sağlanması ve kalıcı veya ebedi iç ve dış güvenliğin sağlanması. Başlagıçta CEDEAO tamamıyla ekonomik bir bütünleşme hareketi olarak planlanması ancak 1990 yıllardan itibaren gözlenen çeşitli çatışmalar nedeniyle, o dönemdeki sorunları çözebilmek için siyasi ve ekonomik entegrasyonu birleştirmeye karar vermilştir. CEDEAO'nun entegrasyonu sayesinde, üye devletler, UMOA (Batı Afrika Parasal Birliği) aracılığıyla, Frankofon ülkelerde tek bir para birimi olarak CFA frangı kurmayı, UDEA (Batı Afrika Devletleri Gümrük Birliği) aracılığıyla malların serbest dolaşımını sağlamayı ve bütün üye ülkelerde geçerli olan CEDEAO pasaportu aracılığıyla insanların serbest dolaşımını sağlamayı başarmıştır. Üye devletler büyük projelerin gerçekleştirilmesi için, merkezleri sırasıyla Togo ve Senegal'de bulunan BOAD (Batı Afrika Kalkınma Bankası) ve BCEAO (Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası) gibi bankalardan kredi alabilmektedir. CEDEAO, birçok Sahra-altı ülkesinin bağımsızlığından öncesi ve sonrasında kurulan çeşitli hükümetler arası entegrasyonlarının başarısızlıkları nedeniyle meydana gelmiştir. İlk entegrasyonlar, Afrikalı liderlerin o dönemdeki az deneyimi yüzünden, büyük sorunlarla karşı karşıya gelmiştir. Onlar, kendi ülkelerinin geleceğine sahip çıkmışlardı ancak idari işlerini yönetebilme deneyimleri yoktu. Deneyimsizlik ve kalkınma planlarının eksikliği Batı Afrika'daki ilk kuruluşların kaybolmasına neden oldu. Oysa CEDEAO'nun kurulması, önceki başarısızlıkların farkında olan üye ülkeleri umutlandırmıştı. 1975 yılında Afrikalı liderlerin, misyonunu yerine getirebilecek asil ve değerli bir entegrasyonu kurmak için artık gelişmiş olduğu söylenebilirdi. Ama ne yazık ki, eskileri gibi bu entegrasyonun da sıkıntılara uyarı işaretleri vardı. Daha sonra bu entegrasyonun, diğer entegrasyonlara göre daha iyi bir şekilde misyonunu sergilemesi beklenirken diğerlerine göre birazcık farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Tabii ilk baştaki amacı, tamamen ekonomik bir entegrasyon sağlamaktı. Ama üye ülkelerin kalkınmasını engelleyen mevcut sorunlara henüz etkin bir çözüm bulamamaktadır. Kalkınma açısından aşılması gereken birçok zorluk göz önüne alındığında, CEDEAO buna göre hedeflerini belirledi ve bu konuda belirli organları da kurdu. Bu hedefler arasında işbirliğinin teşvik edilmesi ve üye devletler arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi sayılır. Bu, bu entegrasyonun vatandaşlarının iyiliği adına CEDEAO'nun belirlediği hedeflerin çokluğu ve çeşitliliğini gösterir. CEDEAO kısaltmasına bakıldığında, ekonomi ile ilgili bir entegrasyon olduğunun farkına varmaktayız. Ancak barış ve hukuk konularını da ele almaksızın sadece ekonomik alanda sınırlı olduğu anlamına gelmez. Tüm kuruluşlar gibi, CEDEAO, dönemindeki sorunlara çözüm yolu bulmak amacıyla ardışık reformlara imza atmakla birlikte Batı-Afrika Devletlerinin daha iyi bir entegrasyonu için daha geniş bir alan kapsamaya karar vermiştir. Kuruluşundan bu yana, ticari ve ekonomik bir çerçeve ve her devletin önemli geliştirme çalışmalarının uygulanması için önemli kaynaklarının harekete geçirilmesini sağlamak adına belirlediği birincil sorumluluğu kişilerin ve malların serbest dolaşımıdır. Ama bu reformlarla, son yıllarda, CEDEAO, üye devletlerinde barış ve güvenliği sağlamak, insan haklarını ve demokrasiyi teşvik etmek gibi çeşitli iş alanlarında yer almaktadır. CEDEAO içinde çok taraflı entegrasyon politik kökenleri öncelikle bağımsızlık sonrası dönemde devletlerin Afrika Başkanları tarafından uygulanan bencil ve diktatörlük milliyetçi siyasetin öz eleştiri yoluyla farkındalık olarak analiz edilmektedir. Insan ve malzeme yönetimi konusunda geniş tecrübesi olmayan genç bağımsız devletler olduğu gibi, bazen liderler vatandaşlarca kabul edilmeyen reformları zorla kabul ettirmek için güç kullanırlar. Aynı zamanda Afrika ülkelerinin gelişmesine elverişli olmayan uluslararası ekonomik sisteme karşı keskin bir protesto ile kendini gösterir. Oysa Afrika ülkelerinin bağımsız kalkınma özlemleri ile destekleyici ve uyumlu olan yeni bir siyasi platformu arama gereği zaten gündemdedir. Bu konu çeşitli sebeplerden dolayı seçilmiştir. Bu çalışmada CEDEAO'nun, meydana gelen çatışmaların veya uyuşmazlıkların aşılması için ortaya koyduğu mücadeleler ve kuruluşundan bu yana gerçekleştiği faaliyetler özet halinde incelenecektir. Bu, bu örgütün varlığına rağmen, ekonomik kalkınma, kişilerin ve malların serbest dolaşımı, barış, insan hakları ve demokratik kuralların ihlali gibi çeşitli sorunlar Bat-Afrika'da devam etmektedir. Batı Afrika ülkelerinin gerçek sorunları, özellikle savaşlar, isyanlar, gerilimler, sınır çatışmaları, güvensizlik ve kötü yönetişimdir. Bu sorunların çeşitli kökenleri olduğunu hatırlatmak gerekir. Çünkü birbirinden farklıdır. Bazı sorunlar halkların tarihinden kaynaklanmakta, bazıları ise aynı ülkenin vatandaşları olup güce sahip olmayı çok istedikleri için her türlü mücadele edenlerden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, bir ülkenin zenginliğinin eşitsiz dağılımı ve bir veya daha fazla etnik grubun kamu işleri yönetiminde dışlanmasına ilişkin gerginlikler de bazı sorunların kaynağıdır. Neyse, yurtiçi anlaşmazlıkların çoğu çatışma nedenlerinden kaynaklanmıştır. Yine de Bazı çatışmaların da, yabancı otoriteler tarafından ve özellikle başta Fransa olmak üzere batılılar tarafından CEDEAO politikasına yapılan müdahaleler gibi dış faktörlerden kaynaklandığı unutulmamalıdır. Fransa, halen çıkarlarını korumak için eski kolonileri üzerindeki baskıyı tutar. Böylece, CEDEAO iç sorunlardan muzdarip olmakla birlikte dış sorunlardan da o kadar etkileniyor ki entegrasyonun Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından alınan kararların uygulanmasında çeşitli anlaşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Afrikalı liderler çeşitli bağışlardan faydalanmaya devam etmek için bağışçıların isteklerini yerine getirmek zorunda kalır. Bu durumda, CEDEAO'nun öncelikleri yerine getirilmemektedir, çünkü bu liderler ellerinde uzun süre güç bulundurmak için, yabancı, yani batılı otoritelerin desteğine ihtiyaç duyuyorlar ve karşılığı olarak da bu batılılar, destek verdikleri ülkenin zenginliklerinden istedikleri kadar sömürebilmektedirler. Tüm bu sorunlar CEDEAO'dan bir hayal kırıklığı oldu. Batı Afrika Devletleri, Batı Afrika bölgesinin kalkınmasına yeni bir ivme kazandırmanın gerekli olduğunu anladı. Aynı şekilde, Afrika ülkeleri arasında ticari işlerin gelişmesini, zenginlik kaynakları ve tamamlayıcı çabalarının birleştirilmesini sağlayacak yatay dayanışma neredeyse kaybolmuştur. Her zaman dış yardıma başvurmak, bir engel, hatta Afrika ülkelerinin ekonomik kalkınmasına tehlike bir engel haline gelmiştir. Gerçek şu ki, bu ülkeler geri ödenmesi zor olan dış yardımlarına alışık olmuştur. Çünkü bu destekler istismar edilmekte ve geri ödeme koşulları da genç bağımsız ülkelere uygun olmamaktadır. Hem siyasi hem de ekonomik olarak gerçek anlamında bağımsız olabilmek için, Afrika ülkeleri, sadece gelişmiş ülkelerin faydalandığı bu tür ilişkileri kesinlikle değiştirmelidirler. Bu hedefe ulaşmak için bireysel değil de kolektif bir mücadele gerekmektedir çünkü birlikten kuvvet doğar. Bu nedenledir ki, CEDEAO bölgesel entegrasyonu Batı Afrika'da, gelişmekte olan ülkeler için yenileme örneği olacaktır. CEDEAO'nun on beş (15) üye ülkesi, aralarındaki ayrılıklarına rağmen, ekonomik konularda hepunlukla anlaşırlar. Yani, CEDEAO kapsamında da, üye ülkeler daha çok ekonomik entegrasyona ilgi duyarlar. Seçim anlaşmazlıkları, halk ayaklanmalar, son yıllardaki terörizm, yoksulluk, yolsuzluk, cezasızlık ve insan haklar ihllaleri gibi çeşitli nedenlere bağlı olan bu sorunlar, üye ülkeler arasında meydana gelen ve CEDEAO'nun yeterliliklerini aşan çatışmalar ve iç savaşlara yol açar. CEDEAO'nun silahlı kuvveti olan ECOMOG (CEDEAO İzleme Grubu), 1990 yılından günümüze kadar çatışma çözümünde önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, CEDEAO'nun 1975 yılındaki kuruluşunda, siyasi rejimlerin değiştirilmesi için çeşitli çabalar gösterilmiştir. Gönümüzde tüm üye ülkeler, kurallarının uygulanması biraz zor görünüyor olsa bile, demokratik sistemi benimsemiş durumdadır. CEDEAO bu koşullarda gerçekten hedeflerine ulaşmak istiyorsa, özellikle siyaset alanında, liderlerini vicdanı aramak gerekir ve böylece liderlerin siyasi iradesiyle kuruluşun kararları etkili bir şekilde uyulur ve uygulanır. Ayrıca, üye ülkelerinde, demokrasiyi pekiştirip desteklemeli, çeşitli kaçakçılık (uyuşturucu, silah, çocuk) ve sınır ötesi suçlarına karşı tedbirleri güçlendirmelidir. Üye ülkelerinin gelişip rahatlamasını sağlamak adına, CEDEAO, zabıtaların uygulanmasında irade eksikliği, kuruluşun faaliyetleri yürütmedeki yetersizlikler, siyasi istikrarsızlık ve insanları yoksulluğa taşıyan ekonomik krizler gibi sorunlara çözüm bulmalıdır. Etnisite giderek bölünme ve çatışma kaynağı haline geldiğine göre, üye ülkelerin yasaları artık vatandaşa her alanda fırsat eşitliği sağlamak zorundadır. İnsan kaynaklarının kalkınma için ana aktör olduğu gerçekçisiyle, herkesin kendi ülkesinde gündemde olan konularla ilgili iyileştirici bir fikri olması zorunludur. Gerçekten entegrasyon, geliştirme ve Afrika birliğine inananlar için bu konuda çaba pazarlığı olmamalıdır.Bu engellerin kaldırılması için, CEDEAO'nun önceliği örgütün hükümlerinin uygulanmasının titizlikle izlenmesidir. Tüm eleştirilere rağmen, CEDEAO Afrika'nın en başarılı bölgesel entegrasyonu olmaya devam etmektedir. ANAHTAR KELİMELER: ÖRGÜTLERİN, BÖLGESEL, ÇÖZÜMÜ, ÇATIŞMA

Author

Dr. Awali Issaka

How to Cite

Awali Issaka (Yüksek Lisans Tezi). Les organisations régionales de règlement des conflits en Afrique: Le cas de la CEDEAO, 2014, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University