Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de hayvan hakları: Himaye-i Hayvanat Cemiyeti
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Nuray Özdemir Tiryaki
Abstract (TR)
Tarih boyunca hayvanlar, yalnızca insan yaşamının ayrılmaz bir parçası değil; aynı zamanda sosyal, kültürel, dini ve toplumsal olarak önemli roller üstlenmiştir. Özellikle köpek ve kedi gibi sokak hayvanları, ilk çağlardan itibaren çeşitli toplumların sosyal yapılarında yer bulmuş, farklı anlamlar yüklenmiştir. Türk kültüründe köpek, sadakatiyle öne çıkan ve çadır önlerinde koruyucu olarak beslenen bir canlıya dönüşürken; kedi hem sevimliliği hem de haşere kontrolü sayesinde ev ortamında özel bir yer edinmiştir. Avrupa'da kedilerin uzun süre şeytanlıkla özdeşleştirilerek şiddet gördüğü dönemlerde dahi, Türk toplumları bu hayvanları korumuş, yaşamlarına dâhil etmiştir. Osmanlı döneminde hayvanlara duyulan merhamet duygusu, bireysel vicdanı aşarak vakıflar, merhamet ve gönüllülük anlayışıyla kurumsal bir çerçeveye bürünmüştür. Cami avlularındaki su kapları, sokaklara bırakılan yiyecekler ve hayvanlara yönelik barınma imkânları bu anlayışın yansımalarıdır. Ancak 19. yüzyılın sonlarından itibaren modernleşme ve Batılılaşma politikalarının etkisiyle sokak hayvanları, şehir düzeni açısından bir tehdit olarak görülmeye başlanmış; bu da ciddi değişimlere yol açmıştır. Özellikle Hayırsız Ada olayı, Osmanlı toplumunun vicdanında derin bir iz bırakmış; çok sayıda köpeğin sürgün edilip yaşamını yitirmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Bu olayın ardından, 1912 yılında Robert Koleji mensuplarının öncülüğünde "İstanbul Himaye-i Hayvanat Cemiyeti" kurulmuş; bu cemiyet Osmanlı'da hayvan haklarını korumaya yönelik ilk kurumsal hareket olmuştur. Ancak savaş koşulları nedeniyle etkinliği kısa sürmüş ve 1914'te faaliyetlerine son vermiştir. Cumhuriyet döneminde ise bu anlayış yeniden yapılandırılarak 1924 yılında "Türkiye Hayvanları Koruma Cemiyeti" kurulmuş, hayvan hakları kurumsal bir zemine taşınmıştır. Bu tez, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadar geçen süreçte Türkiye'de hayvanlara yönelik toplumsal, hukuki ve kurumsal yaklaşımlardaki değişimi incelemektedir. Himaye-i Hayvanat ve Türkiye Hayvanları Koruma Cemiyetlerinin kuruluşları ve faaliyetleri üzerinden, hayvan haklarının zamanla nasıl kamusal bir meseleye dönüştüğü ele alınmıştır. Çalışmada arşivler, süreli yayınlar, seyahatnameler ve hatıralar gibi birincil kaynaklar kullanılmış; toplumun hayvanlara bakışı, hukuk düzenlemeleri ve modernleşmenin etkileri birlikte değerlendirilmiştir. Böylece, geleneksel merhamet anlayışından kurumsallığa geçiş süreci ve bunun toplum üzerindeki etkileri ortaya konmuştur.
Author
Dr. Esma Nur Göken
Institution
How to Cite
Esma Nur Göken (Yüksek Lisans Tezi). Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkiye'de hayvan hakları: Himaye-i Hayvanat Cemiyeti, 2025, Bolu Abant Izzet Baysal University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bolu Abant Izzet Baysal University
- Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının demokratik katılım düzeyleri ve demokratik katılıma ilişkin görüşleri(2023)
- Modernleşme ve toplumsal değişim bağlamında Türk ordusunun sosyolojik analizi(2025)
- Seçim kampanyalarında amerikanlaşmanın seçmenin oy verme davranışına etkisi-Düzce örneği(2025)
- Zihinsel yetersizliği olan öğrencilere çarpma öğretiminde somut-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiği(2016)
- Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ilişkin görüşlerinin farklı teknikler kullanılarak tespit edilmesi(2010)
- Mühimme Defterleri'nde Bolu Sancağı ve Bolu'da eşkıyalık ( H961-993, M 1553-1585)(2010)
