
1,808
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Doğal göl-kara ekotonlarından ıslak-kuru toprak değişkenliği boyunca salıverilen metan, karbondioksit ve nitroz oksit dış akılarının mekânsal-zamansal dinamiklerinin modellenmesi
Küresel ölçekte birçok göl, su çekilmesi, arazi kullanımı ve iklim değişikliği gibi nedenlerle kuruma tehdidiyle karşı karşıyadır. Kuruma süreciyle birlikte havayla temas eden göl sedimanları karbondioksit (CO2), metan (CH4) ve nitröz oksit (N2O) akıları açısından sıcak noktalar haline gelebilmektedir. Kuruyan ve atmosferik oksijene maruz kalan göl sedimanlarından kaynaklanan CO2, CH4 ve N2O akılarının ölçümü günümüze kadar önemli ölçüde ihmal edildiği için, küresel karbon (C) ve azot (N) bütçelerinin doğru hesaplanmasında önemli belirsizlikler oluşturmaktadır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye'nin batı kesiminde yer alan 20 gölde ıslak-kuru gradyanı (değişimi), günlük zaman dilimi gradyanı (sabah-öğleden sonra) ve ekolojik coğrafi bölge gradyanı (enlem-boylam; 5 ayrı coğrafi bölge) boyunca CO2, CH4 ve N2O sediman dış akı dinamikleri ölçülmüş ve bu akıları doğrusal ve doğrusal olmayan şeklde etkileyen çevresel faktörler teşhis edilmiştir. Günlük ortalama CO2, CH4 ve N2O akıları sırasıyla, ıslak sedimanlardan 3,79 ± 6,71; 0,54 ± 1,30 ve 0,006± 0,007 ve kuru sedimanlardan 24,22 ± 74,94; 0,04 ± 0,06 ve 0,004 ± 0,008 mmol m-2 h-1 olarak ölçülmüştür. Sedimanın fizikokimyasal özelliklerinin ıslak-kuru gradyan, gün içi zaman gradyanı ve mekânsal kategorik değişkenler ile birlikte değerlendirilerek sediman CO2, CH4 ve N2O akıları üzerindeki nispi etkileri açıklanmıştır. ANN ve Monte Carlo yeniden örnekleme yöntemine dayalı model yaklaşımı ile CO2, CH4 ve N2O akılarının güdüleyicilerinin önem seviyeleri fizikokimyasal özellikleri, zamansal ve mekânsal parametrelerle ve bu parametrelerin etkileşimlerinin etkileriyle birlikte açıklanmıştır. Buna göre SPI3, ıslak-kuru gradyan, PO43--P (mg L-1), enlem ve RP (mV) açıklayıcı değişkenleri kuruyan tatlı su sedimanları CH4 ve CO2 akıları oluşum mekanizmalarını açıklamada en önemli faktörler olarak öne çıkmıştır. N2O akıları için ise bu faktörler SPI3, SHC (%), enlem ve PO43--P (mg L-1) şeklindedir.
Enhancement of superconducting properties of nano-size yittrium based superconductors
In this work, the role of oxygen and 〖Mn〗_2 O_3 impurity roles on the basic characteristic features of YBa2Cu3O7-y superconductors was investigated. While preparing the samples, it was prepared by solid state reaction method by adding Mn with varying additive ratio instead of copper. The samples were annealed for 24 hours at 945 °C and at room temperature such that the temperature increased by 3 °C /min at 945 °C and decreased by 1 °C /min. The characteristics of the samples were made by taking X-ray diffraction patterns, scanning electron microscopy (SEM), DC electrical Resistivity Tests measurements. As a result of XRD and SEM measurements, when oxygenated samples are compared with oxygen-free sample, the presence of oxygen improves the appearance of surface morphology and crystallinity quality for YBa2Cu3O7-y superconductors. At the same time, it was found that the increase in manganese impurity of Mn-doped YBa2Cu3O7-y superconductors prepared under oxygen annealing ambient conditions significantly changed grain alignment distributions and orientations, grain boundary regions, interaction quality between grains and basic structural morphology appearances. itis also seen that the transition temperature and critical current density increase when Mn doping is compared with Mn undoping and also the oxygen ambient condition has ben noted to affect positively the values of Jc parameter. According to these results, it was seen that Oxygen and Mn doped had a positive effect on YBCO.
Öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliğinin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin kültürel değer algıları ve örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimliklerinin aracı rolünün araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, araştırma açıklayıcı ilişkisel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Düzce ili merkez ve ilçelerindeki kamuya bağlı eğitim kurumlarında çalışmakta olan 976 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği, Örgütsel Politika Algısı Ölçeği ve Öğretmenlerin Sosyal Kimlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2021-2022 eğitim öğretim yılında araştırmacı tarafından toplanmış ve verilerin analizinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, betimleyici istatistikler, yapısal eşitlik modeli ve bootstrapping işlemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, öğretmenlerin bireysel kültürel değer algılarının örgütsel politika algılarını negatif yönde, sosyal kimlik algılarını ise pozitif yönde ve anlamlı şekilde açıkladığını gösterirken; sosyal kimlik algılarının da örgütsel politika algılarını negatif yönde ve anlamlı olarak açıkladığını ortaya koymuştur. Ayrıca araştırmada, öğretmenlerin kültürel değer algıları ile örgütsel politika algıları arasındaki ilişkide sosyal kimlik algılarının kısmi aracılık rolü oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bootstrapping işlemi ile elde sonuçlar da bu dolaylı etkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış, gelecek araştırmalara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Kitābu Feżā'ili Beyti'l-Muḳaddes (58-113) (Giriş-inceleme-metin-dizin)
Kitābu Feżā'ili Beyti'l-Muḳaddes, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'nin Fatih Koleksiyonu'nda 04444-001 koleksiyon numarası ve 243026 bibliyografik kayıt numarası ile kayıtlıdır. Eserin yazarı, yazıldığı tarih ve yeri bilinmemektedir. Eserin ön kapağındaki bilgide 417 sayfa olduğu bilgisi yer alırken elimizdeki yazmada 113 sayfa bulunmaktadır. Bu çalışmamızda eserin 57b-112b sayfaları incelenmiştir. Çalışma; giriş, inceleme, metin ve dizin olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Dönem ve eser hakkında bilgi; eserin muhtevası, dil ve üslup özellikleri giriş kısmında değerlendirilmiştir. İnceleme kısmında, eser ses ve şekil bilgisi bakımından incelenmiştir. Metin bölümünde, metnin Latin harfleriyle transkripsiyonlu aktarımı yapılmıştır. Dizin bölümünde, metindeki kelimelerin anlamları ve eklerin tahlilleri gösterilmiştir. Eser, Eski Anadolu Türkçesinin çeşitli dil ve üslup özelliklerini taşımaktadır. Özellikle Arapça ve Farsça ibarelerde metne sadık kalınmış ve kelimeler yazıldıkları gibi aynen aktarılmıştır.
Sağlıklı ve primer dismenoreli kadınlarda spinal postür, mobilite ve beden imajı algısının karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, sağlıklı ve Primer Dismenoreli (PD) kadınlarda spinal postür, spinal mobilite ve beden imajı algısını karşılaştırmaktı. Çalışmaya 57 sağlıklı, 63 PD'li olmak üzere toplamda 120 kadın dâhil edildi. Katılımcıların fiziksel ve demografik özelliklerini belirlemek amacıyla anket soruları uygulandı. Katılımcıların menstruasyon sırasında deneyimledikleri ağrı şiddetini belirlemek için Görsel Analog Skalası, spinal postür ve mobilitelerini ölçmek için Spinal Mouse kullanıldı. Menstruasyona dair tutumları Menstruasyon Tutum Ölçeği ile değerlendirilirken, menstruasyon semptomlarını belirlemek için Menstruasyon Semptom Ölçeği kullanıldı. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Form ile, beden imajı algıları ise Beden İmajı Ölçeği ile belirlendi. Çalışmamızda PD'li kadınların menstruasyon sırasındaki ağrı şiddet düzeyi sağlıklı kadınlardan daha fazlaydı (p<0.001). PD'li grupta maksimum gövde fleksiyonu postüründe sakrum-kalça açısı (p=0.005), inklinasyon açısı (p=0.014) ve bu bölgelerin mobilitesi ((p=0.006), (p=0.001)) sağlıklı gruba göre daha azdı. PD'li kadınların menstruasyon semptomlarının sağlıklılara göre daha şiddetli olduğu (p<0.001), menstruasyona dair tutumlarının da daha olumsuz olduğu bulundu (p=0.013, p=0.003, p=0.034, p=0.023, p<0.001, p<0.001). PD'li ve sağlıklı kadınların fiziksel aktivite düzeyleri (p=0.294) ve beden imaj algıları benzer bulundu (p=0.225). Bu çalışmada, PD'li kadınların spinal postür ve mobilitelerinin sağlıklı kadınlardan olumsuz yönde farklı olduğu ve menstruasyona bilişsel olarak daha kötü yaklaştıkları tespit edildi. Bu sonuçların PD'li kadınlar için bireye özgü tedavi programı belirleme konusunda önemli olabileceği düşüncesindeyiz.
An investigation of high school students' English self-efficacy beliefs and learning climate
This mixed-method study sought to investigate high school students' opinions of the learning climate, their perceived achievement in English, and their self-efficacy beliefs in English. While 15 students and 11 English teachers partook in the qualitative phase, 820 students partook in the quantitative phase. The quantitative data was gathered using the English Self-Efficacy Questionnaire, the Learning Climate Questionnaire, and the students' most recent English exam results. Additionally, semi-structured interviews with English teachers and students were held. The students' self-efficacy in English were discovered to be moderately high, and their English teachers had given them a considerable degree of autonomy support. The quantitative findings indicated that there was a strong correlation between students' self-efficacy and their success in English (r = .542, p < .05). Students' perceptions of autonomy-supportive learning climate and self-efficacy in English were also correlated (r = .250, p < .05). On the other hand, it was discovered that there is a low correlation between their perceptions of the learning climate and their perceived achievement in English (r = .187, p < .05). Most importantly, it was unearthed that the link between autonomy support and perceived achievement in English was moderated by students' sense of efficacy in English according to the simple mediation analysis (Effect = .0083, 95 % CI [.0059, .0107]. Finally, qualitative findings revealed that teachers' influence was one of the most frequently reported factors affecting students' opinions of their achievement in English, and the majority of English teachers encouraged students' autonomy in their learning climate to a certain extent. The current investigation presents significant implications for English teachers and other stakeholders based on the findings.
Kuluçka makinesinde zencefil ekstraktı kullanımının bazı performans parametrelerine etkileri
Dünyada etlik piliç yetiştiriciliği MÖ 2000'li yıllardan bugüne kadar devam etmektedir. Günümüzde kanatlı eti en önemli ve kolay ulaşılabilir protein kaynağı konumunu almıştır. Bu protein kaynağının üretilmesinde başlangıç olarak kabul edilen kuluçkahanelerdir. Kuluçkahanelerde üzerinde fazlasıyla durulan parametreler ise kuluçka randımanı ve çıkış gücü değerleridir. Kuluçkahanelerde yapılan çalışmalar incelendiğinde ise ekstrakt kullanımı ile ilgili yeteri kadar çalışma yapılmadığından dolayı bu tezin planlanmasına ve uygulanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu çalışmada genç, orta yaşlı ve yaşlı sürelerden olmak üzere 96 adet Ross 308 etlik piliç yumurtası kullanılmıştır. Yumurtaların kabuk kalınlıkları ultrasonik bir cihazla ağırlıkları ise hassas terazi ile tespit edilmiştir. Yumurtalar 6 kuluçka tepsisinin tam ortasına denk gelecek şekilde bireysel bölmelere homojen ve rastgele koyularak kuluçka işlemi başlatılmıştır. Makinenin içerisine kuluçka dönemi boyunca bitki özütü olarak yağda çözünmüş zencefil ekstraktı iyonizatör vasıtası ile uygulanmıştır. Yapılan analizler neticesinde zencefil ekstraktı etlik piliç yumurtalarında herhangi bir olumsuz etkiye neden olmamış ve kullanımında bir sakınca görülmemiştir. Zencefilin farklı doz çalışmalarının da yapılması ve başka bitki özütleri ile sinerjik etkilerinin incelendiği kapsamlı çalışmalar yapılmasının sektör ve bilim adına faydalı olacağı düşünülmektedir.
Güzel sanatlar liselerinde şelpe tekniği kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin değerlendirlmesi
Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Liselerinde verilen bağlama dersinde şelpe tekniğinin kullanım durumunun incelenmesi, ve öğretmen görüşleri doğrultusunda şelpe tekniğinin bağlama eğitimindeki yeri, işlevi, gerekliliği ve öğretmen yeterliklerine dikkat çekmektir. Araştırmanın deseni tarama deseni olarak kurgulanarak, küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Örneklem grubu, Türkiye'nin 7 farklı coğrafi bölgesinin her birinden 4, toplamda 28 Güzel Sanatlar Lisesindeki 40 bağlama öğretmeni ile oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen nicel veri toplama aracı, Güzel Sanatlar Lisesi bağlama öğretmenlerine "Google Forms" aracılığıyla geliştirilen anket ile uygulanmıştır. Ankete verilen yanıtlar gruplar halinde ayrılarak tablolaştırılmış, elde edilen veriler ise yüzde frekans değerleri kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgularından yola çıkarak, şelpe tekniğinin bağlama eğitiminde önemli bir yere sahip olduğu ; şelpe tekniğinin bağlama eğitiminde işlevsel olması gerektiği ; bu tekniğin bağlama eğitiminde yer alması gerektiği fakat bağlama öğretmenlerinin şelpe tekniğinin öğretimi ve kullanımı konusunda yeterliklerinin düşük olduğu ile ilgili sonuçlara ulaşılmıştır.
Şişe kültüründe enoki mantarı (Flammulina velutipes) yetiştiriciliğinde pirinanın substrat malzemesi olarak kullanım olanaklarının belirlenmesi
Bu çalışma, şişe kültüründe enoki mantarı (Flammulina velutipes) yetiştiriciliğinde pirinanın yetiştirme ortamı (substrat) olarak kullanım olanaklarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada 2 adet F. velutipes izolatı (FV008-Güney Kore Orijinli Beyaz İzolat ve FV010- Çin Orijinli Sarı İzolat) kullanılmıştır. Çalışmada ana materyal olarak kullanılan kayın talaşı (KT) ve pirina (P) ile katkı materyali olarak kullanılan pirinç kepeğinin (PK) farklı oranlarından hazırlanan 10 adet yetiştirme ortamı ele alınmıştır. Yetiştirme ortamlarının misel gelişimi, verim ve mantar kalitesine etkilerini belirlemek amacıyla 15 özellik incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre yetiştirme ortamları arasında incelenen özellikler yönünden önemli farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. FV008 izolatında verim ve biyolojik etkinlik değerleri sırasıyla 79.41-127.72 g/kg ve %19.29-27.37, FV010 izolatında ise 79.54-198.12 g/kg ve %18.68-48.12 arasında değişiklik göstermiştir. Pirinanın F. velutipes mantar türünün üretimi için yetiştirme ortamı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir. FV008 izolatında 7 (10KT+20PK+70P) ve 8 (20PK+80P) nolu yetiştirme ortamlarının, FV010 izolatında ise 1 (70KT+20PK+10P) ve 2 (60KT+20PK+20P) nolu yetiştirme ortamlarının verim yönünden daha iyi sonuçlar verdiği ve yetiştiricilik için önerilebileceği sonucuna varılmıştır.
Bolu ilinde patates böceği leptınotarsa decemlıneata say (Coleoptera: Chrysomelıdae)'nın popülasyon takibi, doğal düşmanları ve kışlama özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma, Bolu merkezde 4 adet patates tarlasında 2020 ve 2021 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada patatesin en önemli zararlılarından biri olan Patates böceği Leptinotarsa decemlineata Say (Coleoptera: Chrysomelidae)'nın popülasyon takibi yapılmış, doğal düşmanları belirlenmiş ve kışlama özellikleri ortaya konulmuştur. Patates böceği, 2020 yılında 14 Mayıs'ta, 2021 yılında ise 18 Mayıs'ta patates tarlalarında tespit edilmiştir. Zararlı kışlama dönemine ise 2020 yılında 11 Ekim tarihinde, 2021 yılında 05 Ekim tarihinde girmiştir. Zararlının ergin ve larva döneminin en yüksek popülasyona ulaştığı dönem, pentat hava sıcaklık ortalamalarının en üst düzeye ulaştığı iki yılın temmuz-ağustos aylarına denk gelmiştir. Patates böceği'nin, gelişme eşiği ve termal konstant (günderece)'a göre Bolu ilinde yılda 2,75 döl verebildiği belirlenmiştir. Zararlının doğal düşmanları olarak Chrysoperla carnea Stephens (Neuroptera: Chrysopidae) ve Semiadalia undecimnotata Schneider (Coleoptera: Coccinellidae) türleri tespit edilmiştir. Zararlının yumurta, larva ve ergin dönemlerinden herhangi bir parazitoit tespit edilememiştir. Zararlı erginleri ilk yıl ekim ayının ikinci haftası ile mayıs ayının üçüncü haftası, ikinci yılda ise ekim ayının birinci haftası ile mayıs ayının ikinci haftası arasında toprakta kışı geçirdiği belirlenmiştir. Popülasyon takiplerinde elde edilen veriler ile haftalık hava sıcaklık ortalamaları arasındaki korelasyon analizlerinde, ilk yıl ergin sayıları ile haftalık hava sıcaklık ortalamaları arasında orta derecede korelasyon; ikinci yıl ergin sayıları ile haftalık hava sıcaklık ortalamaları arasında yüksek korelasyon, larva sayıları için ise orta korelasyon tespit edilmiştir.