Medical SpecialtyOpen Access

Pamukkale üniversitesi çocuk hematoloji kliniğinde Ocak 2018 – Aralık 2023 yılları arasında akut lenfoblastik lösemi tanılı hastalarda ıkzf1 gen delesyonu ve CRLF2 overekspresyonunun prognoza etkisinin değerlendirilmesi

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2024
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Amaç: Akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanısı alan hastalarda risk temelli tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. Ancak halen uzun süreli ve yoğun tedavinin toksisite ve mortaliteye neden olabildiği gibi yeterince tedavi edilmeyen hastalarda da relaps görülmeye devam etmektedir. Bu nedenle doğru bir risk sınıflaması prognoz açısından çocukluk çağı ALL tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. BCR/ABL füzyon onkogenine yol açan t(9;22) ve MLL/AF4 füzyon onkogeninin oluşumuna neden olan t(4;11) gibi bilinen genetik anormallikler prognostik öneme sahiptir. Son yıllarda yapılan moleküler çalışmalar, başka genetik bozuklukların da prognoz üzerine olumsuz etkisi olduğunu göstermektedir. IKZF1 delesyonu ve CRLF2 overekspresyonu prognoz üzerine etkili olduğu öngörülen genetik mutasyonlardandır. Bu çalışmada bilinen klasik prognostik faktörlere göre takip ve tedavisini planladığımız hastalarda IKZF1 delesyonu ve CRLF2 overekspresyonunun prognoz üzerine etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2018 ile Aralık 2023 tarihleri arasında hastanemizde tanı alan, yeterli miktarda deoksiribonükleik asit (DNA) materyaline sahip 24 ALL hastası dahil edildi. Toplam 24 hastada IKZF1 delesyonu multipleks ligasyon bağımlı prob amplifikasyonu (MLPA) ile çalışıldı. Ribonükleik asit (RNA) materyaline ulaşılabilen 4 hastanın ek olarak CRLF2 ekpresyon seviyesi Real Time PCR ile çalışıldı ve 8 sağlıklı kontrol ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda IKZF1 delesyonu saptanan hastalarda ortalama yaş 8,6 ± 4,7 iken, IKZF1 delesyonu saptanmayan hastalarda 6,6 ± 4,3 idi. Delesyon izlenen 1 hasta 1-6 yaş arasında, 3 hasta ise 6 yaş ve üzerindeydi. Delesyon saptanan 4 hastadan 3'ünün lökosit (WBC) sayısı>50.000/mm3 iken, 1'inde <20.000/mm3 idi. Ortalama WBC sayısı tüm grupta 43.767 ± 78.102/mm3, delesyon saptanan hastalarda 145.370 ± 124.653/mm3 iken, saptanmayanlarda 17.030 ± 26.820/mm3 idi. Prednizona kötü yanıt veren 7 hastadan 2'sinde (%28.6) IKZF1 delesyonu varken, iyi yanıtlı 17 hastadan 2'sinde (%11.8) IKZF1 delesyonu mevcuttu. IKZF1 delesyonu saptanan 4 hastadan 3'ünün 15. gün kemik iliği (Kİ) değerlendirmesi M3, 1'inin ise M2 saptandı. M1 izlenmedi. On beşinci gün Kİ değerlendirmesi M3 olan bir hastanın 33. gün Kİ değerlendirmesi M2 olup, delesyon izlenen diğer 3 hastanın M1 idi. Sonuç: ALL hastalarında IKZF1 delesyonu, prognostik belirteçlerden yüksek yaş, tanı anında yüksek WBC sayısı, prednizona kötü yanıt, 15. gün Kİ değerlendirmesinde yüksek blast oranı ile ilişkili bulundu. Sonuç olarak; çalışmamız Türkiye'de ALL hastalarında IKZF1 delesyonu ve CRLF2 overekspresyonunun prognoz üzerine etkisinin değerlendirildiği ilk çalışmalardan biridir ancak vaka sayımızın az olması nedeniyle istatistiksel değerlendirme yapılamamıştır. IKZF1 delesyonu ile CRLF2 overekspresyonunun prognoz üzerine etkisininin gösterilebilmesi için daha fazla hasta sayısına sahip çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Akut lenfoblastik lösemi, IKZF1 delesyonu, CRLF2 overekspresyonu, moleküler belirteç, prognostik faktör

Author

Emine Tün

How to Cite

Emine Tün (Tıpta Uzmanlık Tezi). Pamukkale üniversitesi çocuk hematoloji kliniğinde Ocak 2018 – Aralık 2023 yılları arasında akut lenfoblastik lösemi tanılı hastalarda ıkzf1 gen delesyonu ve CRLF2 overekspresyonunun prognoza etkisinin değerlendirilmesi, 2024, Pamukkale University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Pamukkale University