Preeklampsili gebelerde endotel fonksiyonunun değerlendirilmesi
2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Beyhan Ömer
Abstract (TR)
Amaç: Preeklampsi, gebelerde çok ciddi maternal ve fetal sorunlara yol açabilen bir hastalıktır. Preeklampside fetal gelişme geriliği, erken plasental ayrışma gibi birçok komplikasyon görülebilmektedir. Hastalığı, erken bugular ortaya çıkmadan tespit edebilecek bir tarama testine ihtiyaç duyulmaktadır. Endotel disfonksiyonu, patogenezde anahtar rolü oynamaktadır. Literatürde adropin, preptin, ATX ve LPA moleküllerinin endotel disfonksiyonunun eşlik ettiği patolojilerle ilgili çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Çalışmamızda preeklampside endotel fonksiyonun değerlendirilmesi ile birlikte bu moleküllerin ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: ACOG 2013 kriterlerine göre tanı konan 42 preeklampsi hasta ile 42 sağlıklı gebe çalışmaya alındı. Tüm bireylerde kan basıncı, boy, kilo ölçümleri yapıldı. Rutin biyokimyasal parametreler için alınan örnekler aynı gün içinde çalışıldı. Diğer analizler için alınan venöz kanlar ise santrifüj edildikten sonra -80 °C'de tayin zamanına kadar saklandı. Endotel disfonksiyonu ile ilgili olan moleküller adropin, preptin, ATX ve LPA "ELISA" yöntemiyle çalışıldı. Endotel fonksiyonunu değerlendirmek için brakial arterin akım aracılı dilatasyonu (FMD) ölçümü yapıldı. Bulgular: Preeklampsi (PE) grubundaki olguların BUN, kreatinin, ürik asit, trigliserid, AST, ALT, ALP, WBC, SKB ve DKB değerleri kontrole göre anlamlı olarak yüksek bulunurken; total protein, albümin, Na⁺ ve trombosit değerleri anlamlı olarak düşük tespit edildi (p<0.005). Endotel fonksiyonun değerlendirilmesi amacıyla çalışılan adropin değerleri, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hasta grubunda anlamlı olarak düşük bulundu ( p=0.031). Kontrol grubu ile preeklampsi grubu karşılaştırıldığında FMD (%) değeri preeklampside anlamlı olarak düşük bulundu (p<0.001). Erken başlangıçlı PE'de (<34 hafta), geç başlangıçlı PE'ye göre ATX ve LPA değerleri anlamlı olarak düşük saptandı (p<0.001). Orta şiddetli PE'de ise ağır şiddetli PE'ye göre adropin düzeyleri anlamlı düşük bulunurken; kontrol adropin değerleri iki gruba göre de anlamlı yüksek bulundu (p=0.03). Endotel disfonksiyonu olan gebelerde adropin değerleri endotel disfonksiyonu olmayan gebelere göre anlamlı düzeyde düşük; ATX ve LPA düzeyleri ise anlamlı olarak yüksek bulundu. Sonuç: Serum adropin düzeylerinin PE'de sağlıklı gebelere kıyasla anlamlı olarak düşük bulunması, adropin ölçümlerinin PE tanısında önemli bir laboratuvar yöntemi olabileceğini düşündürmektedir. Serum adropin düzeyleri, endotel disfonksiyonu varlığını radyolojik olarak gösteren FMD yöntemini doğrulamakta ve onunla pozitif bağlantılı olarak serum düzeyleri azalmaktadır. Bu bulgumuz, adropinin klinikte ED ile seyreden hastalıkların takibinde de yararlı olabileceğine işaret etmektedir. Keza ATX düzeyleri, erken başlangıçlı PE'de kontrole ve geç başlangıçlı PE'ye göre anlamlı olarak düşük saptandı. Erken başlangıçlı PE'de plasenta kaynaklı patoloji ve trofoblast oluşumundaki yetersizlik düşünülünce, ATX sentezindeki azalmanın plasental fonksiyon bozukluğu ile ilişkisi olasıdır.
Author
Dr. Ece Karaca
How to Cite
Ece Karaca (Tıpta Uzmanlık Tezi). Preeklampsili gebelerde endotel fonksiyonunun değerlendirilmesi, 2020, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)