Medical SpecialtyOpen Access

Psikiyatri polikliniğine başvuran hastalarda çocukluk çağı travmalarının mizaç, karakter özellikleri ve öfke ile ilişkisi

2011
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Aslı Çepik Kuruoğlu

Abstract (TR)

Çocuk, doğduğu andan itibaren büyüme süreci içinde ailesi ve çevresi ile kurduğu etkileşimden çıkardığı sonuçları özümseyerek kişiliğinin ve ruhsal yapısının temellerini oluşturur. Çocuk, anne ve babaya sadece bakım ve beslenme açısından değil aynı zamanda sevgi ve ilgi açısından da gereksinim duyar. Bu nedenle, ebeveynlerin çocuklarına karşı gösterdikleri davranış biçimleri, çocuğun yetiştiği ortam, çevresindeki diğer yetişkinlerin davranışları çocuğun sağlıklı bir kişilik geliştirmesi açısından önemlidir.Mevcut benlik savunma mekanizmaları ve baş etme yolları ile üstesinden gelinemeyecek düzeydeki ağır sarsıcı yaşantılar kişinin ruhsal yapısı üzerinde özgül etkiler yaratır. Bu tür yaşantılar ruhsal travmalar olarak tanımlanır. Son yıllarda insan psikolojisi alanında yapılan birçok çalışmada, ruhsal bozuklukların temelinde yatan nedenler içinde çocukluk çağındaki örselenme yaşantılarına odaklanılmıştır.Çocukluk çağı travmatik yaşantıları; bir sorumluluk, güven ya da güç ilişkisi bağlamında çocuğun sağlığı, yaşamı, gelişmesi ve saygınlığı açısından, fiilen zararlı ya da zararlı sonuçlar verebilecek her türlü fiziksel ve/ veya duygusal kötü muamele, cinsel istismar, ihmal ya da ihmalkar davranışları içermektedir . 1999 WHO Çocuk İstismarını Önleme İstişare Toplantısı, çocukluk çağı örselenme yaşantılarının 4 türünü tanımlamaktadır:1-Fiziksel İstismar2-Cinsel İstismar3-Duygusal İstismar4-İhmalGenel anlamda; çocuk istismarı ve ihmali ebeveyn ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ya da eylemsizliklerin tümüdür. Çocuğa yönelik kötü muamele ya da çocuk istismarı insanlık tarihi kadar eski bir olgu olmakla birlikte günümüzde istismar olgularının halen büyük çoğunluğu bilinmemekte, bildirilmemektedir. Çocuk istismarı yinelenebilirliği, çocuğa genellikle en yakını olan kişiler tarafından yapılıyor olması ve çocuk üzerinde yaşamının ilerleyen yıllarını dahi etkileyecek uzun süreli etkilerinin tanımlanması ve tedavi edilmesi güç bir travma türüdür.Çocukluk yaşantılarında ihmal ve istismar öyküsü bulunan yetişkinler ruhsal sorunlar açısından daha çok risk altındadırlar. Yapılan pek çok çalışmada, çocukluk çağında yaşanan travmaların ileriki yıllarda kişilik bozuklukları, depresyon, madde kullanımı, antisosyal davranış bozuklukları, dissosiyatif bozukluk, somatizasyon bozukluğu, anksiyete bozuklukları, kendine zarar verme davranışları gibi pek çok ruhsal sorunla ilişkisi ortaya konmuştur. Ayrıca bu kişiler başkaları ile kurdukları sosyal ilişkilerde de çekingen, korkak, antisosyal davranışlar sergilemektedirler. Daha önce yapılan çalışmalarda çocukların travmatik yaşantı durumlarında travmaya özgül davranış kalıpları (çabuk tepki verme, kaçınma, çaresizlik, yıkıcı davranışlar) geliştirdikleri ve bunların oluşan bilişsel şemalarla yetişkin yaşama taşındığı ileri sürülmüştür. Bu çocukların erişkin dönemdeki ilişkilerinde çocukluktaki kötüye kullanma, saldırıya uğrama, şiddet ve örselenme sahnelerini yineleyici bir şekilde yaşadıkları düşünülmektedir.Çocukluk çağı ihmal ve istismar yaşantılarının erişkin dönemde ruhsal sağlık üzerindeki muhtemel etkilerinden yola çıkarak, çalışmamızda bu yaşantıların polikliniğimize başvuran hastalardaki sıklığını belirlemeyi, mizaç/ karakter gelişimi ve öfke üzerine etkilerinin araştırılmasını ve bunun travmatik yaşantısı olmayan hastalarla karşılaştırılmasını amaçladık. Ülkemizde çocukluk çağı travmaları sıklığı ve etkileri ilgili verilerin kısıtlı olması nedeni ile çalışmamızın sonuçlarının önem taşımasını ummaktayız.

Author

Dr. Şule Tönge

How to Cite

Şule Tönge (Tıpta Uzmanlık Tezi). Psikiyatri polikliniğine başvuran hastalarda çocukluk çağı travmalarının mizaç, karakter özellikleri ve öfke ile ilişkisi, 2011, Gazi University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University