
1,025
Archived Theses
1
DOIs Assigned
7
Institute
0%
DOI Rate
Recently Added Theses
View AllKoçluk desteğinin okul öncesi öğretmeninin okuma yazmaya hazırlık uygulamaları ile çocukların okuma yazmaya hazırlık becerilerine etkisi
Araştırmada öğretmenlerin okuma yazmaya hazırlık becerilerine yönelik koçluk desteği almalarının öğretmenin okuma yazmaya hazırlık uygulamalarına ve öğretmenin okuma yazmaya hazırlık becerilerine ilişkin uygulamalarının çocukların okuma yazmaya hazırlık becerilerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kütahya ilinde bulunan bir resmi bağımsız anaokulunda görev yapan 1 öğretmen ve 2 ana sınıfı çocukları (1 deney grubu çocukları ve 1 kontrol grubu çocukları) oluşturmaktadır. Deney grubunu resmi bağımsız A. anaokulu A. sınıfına devam eden 15, kontrol grubunu ise B. sınıfına devam eden 14 olmak üzere toplam 29 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı karma yöntem ile gerçekleştirilmiş olup araştırmada koçluk desteği ile öğretmenin okuma yazmaya hazırlık uygulamalarına müdahale edildiği ve buradan yola çıkarak çocukların okuma yazmaya hazırlık becerilerine etkisi incelendiği için araştırmanın deseni karma yöntem araştırmalarından müdahale deseni olarak belirlenmiştir. Çocuklardan elde edilen nicel veriler ile öğretmenden elde edilen nitel verilerin birbirlerini desteklemesine, sonuçların karşılaştırılmasına ve yorumlanmasına destek olması amacıyla eş zamanlı olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla araştırma desenin simgesel görünümü NİC+NİT şeklindedir. Araştırmanı nitel deseni olarak temel nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Nitel veriler öğretmen ile yapılan gözlem, görüşme, geri bildirim oturumları ve günlük kayıtları aracılığıyla deneysel müdahale öncesinde, sırasında ve sonrasında araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın nicel deseni deneysel araştırma türlerinden biri olan öntest - sontest ve kalıcılık testi deney - kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Koçluk desteği süreci öncesi ve sonrasında öğretmenin okuma yazmaya hazırlık uygulamalarına ilişkin veriler ilk olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Koçluk desteği süreci kapsamında; 5 hafta boyunca, hafta içi her gün öğretmenin okuma yazmaya hazırlık ve Türkçe etkinliklerinin tümü gözlemlenmiştir. Her bir gözlem sırasında araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem kontrol listesi doldurulmuş ve gözlem notları alınmıştır. Okuma yazma hazırlık becerileri gözlem kontrol listesi öğretmenin okuma yazmaya hazırlık becerilerinden olan fonolojik farkındalık, yazı farkındalığı ve sözel dil becerilerini sınıflarında nasıl uyguladıklarını, yaptıkları etkinliklerde bu becerileri ele alıp almadıkları, ele aldılarsa ne derecede kullandıkları ve hangi stratejileri, materyalleri kullandıklarını içeren 112 maddeden oluşmaktadır. Her uygulamanın sonunda öğretmen ve araştırmacının gerçekleştirilen uygulamayı değerlendirdikleri geri bildirim oturumları gerçekleştirilmiştir. Geri bildirim oturumlarındaki değerlendirmeler sırasında öğretmene alan bilgisi, yöntem, teknik ve strateji ile gelecek etkinliklerin planlanması konularında koçluk desteği sağlanmıştır. Nicel veriler; Fonolojik farkındalık ölçeği, Yazı farkındalığı kontrol listesi, Peabody resim kelime testi, Descoedres dil testi ölçme araçları aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma koçluk desteği alan öğretmen uygulamalarının çocukların okuma yazmaya hazırlık becerilerinden olan sözel dil becerisi, fonolojik farkındalık ve yazı farkındalığı becerilerine etkisini belirlemeyi amaçlayan deneysel bir araştırma olduğundan deneysel uygulamanın etkililiğini test etmek için Karışık (Tekrarlı) Ölçümler İçin İki Faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırmada 2x3'lük (deney/kontrol grupları X öntest/sontest/kalıcılık testi) split plot desen oluşturulmuştur. Ayrıca varyans analizinde belirlenen farkın hangi gruplar arasında anlamlı olduğunu belirlemek amacıyla katılımcıların Descoeudres Dil Testi (Descoeudres Dictionary Test) (DDT), Peabody Resim Kelime Testi, Fonolojik Farkındalık Ölçeği ve Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi öntest, sontest ve kalıcılık ölçümlerinden aldıkları puanların karşılaştırmalarına ilişkin Bonferroni Testi kullanılmıştır. Bulguların istatistiksel analizleri .05 anlamlılık düzeyi esas alınarak gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte. 001 ve. 01 anlamlılık düzeyleri de tablolarda gösterilmiştir. Araştırma bulguları koçluk desteği sürecinin öğretmenin okuma yazmaya hazırlık becerilerine yönelik alan bilgisine, okuma yazmaya hazırlık becerilerine yönelik uygulamalarına (etkinlik planını oluşturma, uygulama, değerlendirme, materyal kullanma, yöntem, teknik ve strateji kullanma) katkı sağladığını göstermektedir. Bu bağlamda koçluk desteği alan öğretmenin okuma yazmaya hazırlık becerilerine yönelik farkındalık düzeyinin arttığı görülmektedir. Aynı zamanda Fonolojik farkındalık ölçeği, Yazı farkındalığı kontrol listesi, Peabody resim kelime testi, Descoedres dil testi ölçme araçlarından elde edilen bulgulara göre öntest – sontest ve kalıcılık ölçümlerinden aldıkları puanlar arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.01). Bu bulgulara dayalı olarak koçluk desteğinin öğretmenin okuma yazmaya hazırlık uygulamalarına katkı sağladığı ve öğretmenin okuma yazmaya hazırlık becerilerine yönelik uygulamalarının ise çocukların okuma yazma becerilerini gelişimine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:okuma yazmaya hazırlık becerileri, koçluk, okuryazarlık koçluğu, mesleki gelişim, öğretmen eğitimi.
Niksar'da Türk Devri mimari eserleri
Tokat iline bağlı bir ilçe olan Niksar, Kelkit Çayı'nın geçtiği verimli bir arazi üzerinde yer almaktadır. Şehrin kurulu bulunduğu alan coğrafi yapısı itibariyle doğal bir savunma alanı oluşturması bakımından önem arz etmektedir. Pontus, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşimin görüldüğü Niksar, 11. yüzyılın sonlarından itibaren Danişmendliler Beyliği ile birlikte Türk Yurdu haline gelmiştir. Danişmendliler Beyliğinin yanı sıra Taceddinoğulları Beyliğine de başkentlik yapması şehrin imarına katkı sağlamıştır. Şehirde 12.yüzyılın ikinci yarısından, 20.yüzyıla kadar her döneme ait yapı bulunmaktadır. Günümüze kadar yapılan çalışmalar, genellikle ilçe merkezi ile sınırlı kalmış olup,merkezde de belli başlı yapılar ele alınmıştır. Niksar'ı kırsal kesimiyle birlikte ele alan bir çalışma olmaması sebebiyle bu çalışmanın yapılmasına karar verilmiştir. Bu çalışmada Hurufat defterleri esas alınmakla birlikte diğer arşiv belgelerinden de (vakfiyeler, tahrir defterleri, cevdet-i evkaf defterleri vb.) yararlanarak Niksar ilçe merkezi ve ilçeye bağlı köylerdeki mimari eserlerin tespiti yapılmıştır. Belgeler üzerinde ismi belirlenen yapıların arazi çalışmasıyla yerleri tespit edilmeye ve günümüze ulaşıp ulaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Arazi çalışması aşamasında belgelerde ismi geçmemekle birlikte özellikle köylerde ve yaylalarda tarihi eser niteliği taşıdığı belirlenen yapılar da çalışmaya dâhil edilmiştir. Hurufat defterleri üzerinde yapılan çalışma neticesinde Niksar ilçe merkezinde ve köylerinde 114 cami ve mescit, 14 çeşme, 2 hamam, 1 han, 2 köprü, 6 medrese, 10 mektep/muallim hane, 6 türbe, 12 zaviye olmak üzere sekiz türde toplam 167 yapı tespit edilmiştir. Bu yapılardan ilçe merkezinde 14, köylerde ise yalnızca 7 adedi günümüze ulaşmıştır. Diğer arşiv belgelerinde hurufat defterlerinde yer almayan 8 yapı tespit edilmiştir. Bu yapılardan günümüze sadece 1 adedi ulaşmıştır. Arşiv belgelerinde ismi geçmeyen ancak yapılan yayınlar üzerinde yapılan taramalarda ve arazi çalışması sırasında tespit edilen 36 yapı bulunmaktadır. Yapılar, Danişmendliler ve Taceddinoğulları Beyliği döneminde moloz taş ve kesme taş, Selçuklu döneminde tuğla, kesme taş, moloz taş, Osmanlı döneminde ahşap ağırlıklı olmak üzere kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir.
Genç yetişkinler ile yaşlıların otantiklik, yaşamda anlam, mutluluk, affedicilik ve yalnızlık düzeylerinin karşılaştırılması
BBu çalışmanın temel amacı genç yetişkinler ile yaşlı bireylerin otantiklik, yaşamda anlam, affedicilik, mutluluk ve yalnızlık düzeylerini karşılaştırmaktır. Ayrıca, bu araştırma değişkenleri cinsiyet, yaşanılan şehir, kentsel/kırsal yaşam alanı, gelir, barınılan yer ve ideolojik-siyasi eğilim gibi demografik değişkenler bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışma grubunu, 308 üniversite öğrencisi ile 285 yaşlı birey oluşturmaktadır. Genç yetişkinlerin yaşları 18-29 arasında iken yaşlı bireylerin yaşları ise 65-78 arasındadır. Veri toplama Kişisel Bilgi Formu, Otantiklik Ölçeği, Yaşamda Anlam Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği-Kısa Formu, Affedicilik Ölçeği ve UCLA Yalnızlık Ölçeği aracılığıyla yapılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler t testi, ANOVA, MANOVA; ikili/kategorik değişkenler (genç yetişkin ve yaşlılar) ve yordayıcı değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek ve tanımlamak için Lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre otantiklik, yaşamda anlam, affedicilik ve mutluluk puan ortalamaları genç ve yaşlı yetişkinlerde istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Gruplar arasında yalnızlık puan ortalamalarının karşılaştırmasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Yaşlı yetişkinler genç yetişkinlerden daha otantik, mutlu ve affedicidir. Yaşlı yetişkinlerin mevcut yaşamda anlam puan ortalamaları genç yetişkinlerden daha yüksektir. Aranan yaşamda anlam puan ortalamalarında ise genç yetişkinler lehine bir durum söz konusudur. Ayrıca, hem genç yetişkinler hem de yaşlı yetişkinlerde otantiklik, yaşamda anlam, affedicilik, mutluluk ve yalnızlık puan ortalamaları bazı demografik değişkenler bakımından önemli ölçüde farklılıklar göstermektedir. Erkek yaşlılar kadın yaşlılardan daha mutlu iken kadın yaşlılar, erkek yaşlılara göre daha yalnızdır. Ağrı'da yaşayan genç yetişkinler, Antalya'da yaşayan genç yetişkinlerden daha otantiktir. Ağrı'da bulunan hem gençler hem de yaşlılar, Antalya ve Kütahya'dakilere göre daha az yalnızdır. Köylerde yaşayan hem gençler hemde yaşlılar kentsel yerlerde yaşayanlardan daha otantiktir. Kentlerdeki yaşlılar daha yalnızdır. Huzurevinde yaşayan yaşlılar, kendi evinde yaşayan ve/veya çocuklarının yanında yaşayan yaşlılardan daha yalnızdır. Araştırma bulguları yaşlanma teorileri ve sembolik etkileşim yaklaşımı ışığında tartışılmıştır. Çalışmada sosyologlar, sosyal psikologlar ve diğer araştırmacılar için pratik sonuç ve öneriler vardır. Örneğin yaşlı kadınlarda mutsuzluk ve yüksek yalnızlık düzeyinin nedenleri nitel çalışmalarla araştırılmalıdır.
Kazakistan'da üç tarz-ı siyaset. cedidçilik, milliyetçilik, Türkçülük (XIX. yüzyılın sonu-XX. yüzyılın başı)
Bu çalışma, XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında Kazakistan'ın siyasi yapısının oluşumunu ve Kazak milliyetinin devlet olma mücadelesinin tarihi sürecinde ortaya çıkan Cedidçilik, Türkçülük ve Milliyetçilik adlı fikir hareketleri araştırılmıştır. Çalışmanın kronolojik çerçevesi Çarlık Rusya'nın Kazakistan'ı işgali, yerel aydınların sömürü politikasına karşı verdiği siyasi ve kültürel mücadele, Kazakistan'da Cedidçilik faâliyetleri, İslami bütünleşme, Pantürkizm süreci ve âkabinde gelişen ulusal Kazak milliyetçiliğinin oluşum süreçlerini kapsamaktadır.
Bölgesel ve dengeleyici güç olma yolundaki Hindistan'ın Sahra-altı Afrika ile politik ve ekonomik işbirliği
Sahra-altı Afrika ülkeleri, gelişmişlik sıralamasında dünya ülkeleri arasında en alt sıralarında yer almaktadırlar. Kalkınmasını ve sanayileşmesini tamamlayamamış olan bu ülkeler, sahip oldukları potansiyel ve zengin kaynaklar ile her geçen gün daha fazla ilgi odağı haline gelmektedir. Bu kapsamda özellikle son dönemde Sahra-altı Afrika'da önemli ekonomik ve ticari girişimlerde bulunan ülkelerden birisi de Hindistan olmuştur. Hızla gelişen bir ekonomiye sahip olan Hindistan, bölgesel güç ve küresel aktör olma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Gerek geçmişe dayanan bağları gerekse günümüzde izlediği dış politika ve ekonomi politikaları sayesinde Sahra-altı Afrika ülkelerinin hemen hemen tamamı ile ekonomik, ticari, politik ve kültürel ilişkiler kurmaktadır. Hindistan, bu sayede bölgedeki en önemli aktörlerden biri haline gelmiştir. ÇHC, Hindistan'ın en önemli rakibi konumundadır. Elbette ki bu rekabette batılı ülkeler de yer almaktadır. Ancak, sömürgecilik geçmişinin sebep olduğu yaralar, Hindistan'ın da sömürge düzeninin bir mağduru olması ve Afrika ülkeleri ile bu konuda ortak bir anlayışa sahip olması, batının Afrika'ya kolonyal perspektiften bakmaya devam etmesi gibi nedenlerden dolayı Hindistan'ın bölgedeki etkinliği ön plana çıkmaktadır. Hindistan batılı ülkelerden farklı olarak Sahra-altı Afrika'da bağış yapan bir ülke olarak değil, bir kalkınma ortağı olarak hareket etmektedir. Türkiye, 1990'lı yılların sonlarından itibaren Afrika kıtasına yönelik politikasında radikal değişimler yapmıştır. Bu yeni yaklaşım ile Sahra-altı Afrika ülkeleri ile politik, ekonomik ve ticarî ilişkilerin geliştirilmesi için ciddi girişimlerde bulunmaktadır. Türkiye'nin bölgeye özellikle sağlık, altyapı, eğitim, sosyal yaşam gibi alanlarda yapmakta olduğu insanî yardımlar oldukça dikkat çekmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ve Hindistan'ın Sahra-altı Afrika'ya yaklaşımları benzerlikler göstermektedir. Türkiye'nin Sahra-altı Afrika ile ticari ve ekonomik ilişkilerini daha üst seviyelere çıkarabilmek için çabaları ve çalışmaları devam etmektedir. Bu kapsamda Sahra-altı Afrika'da geniş ve derin bir etkinliğe sahip olan Hindistan ile yapılacak işbirliği tüm taraflar için oldukça faydalı olabilecektir. Anahtar Kelimeler: Azgelişmiş, Sahra-altı Afrika, Kalkınma, Hindistan, Türkiye.
Osmanlı Sarayında görevli kadınlar ve vakıfları
Osmanlı Sarayında Görevli Kadınlar ve Vakıfları adlı tez çalışmasında harem müessesesi, kısmî mukayeselerle birlikte Osmanlı geleneğindeki uygulamalarına göre, cariyeler üzerinden ele alınmıştır. Harem-i Hümâyûn müessese olarak incelenmiş olmakla birlikte bu müessesenin aynı zamanda bir eğitim kurumu olarak ne gibi işlevleri olduğu araştırılmıştır. Cariyelerin hareme dâhil olmasından başlayarak bu kurum içerisinde uzmanlaştıkları vazife ve mertebeleri anlatılmıştır. Kurdukları vakıflara maddi kaynak teşkil eden, in'âm, ihsan ve maaşlarıyla ilgili defterler üzerinden incelemeler yapılarak, gerekli yerlerde tablo ve değerlendirmelerle konu detaylı bir şekilde anlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmada müessese olarak vakıf kurumunun kısa bir tanımı yapıldıktan sonra Saraylı kadınların kurdukları vakıflar ve bu vakıfların hangi hizmetleri ifa ettikleri üzerinde durulmuştur. Söz konusu vakıflara ait vakfiyelerden elde edilen bilgiler çerçevesinde saraylı kadınların fikrî eğilimlerinin neler olduğu araştırılmıştır. Arşivlerde yapılan tarama neticesinde elde edilen vakfiyelerin ilk ve son tarihlisi olmak üzere yıllara göre dağılımı ve İstanbul'da kadınlar tarafından kurulan toplam vakıflar içerisindeki oranı bulunmuştur. Saraylı kadınlar tarafından kurulan vakıfların hizmet alanları, şartları, yönetim ve denetim mekanizmaları ele alınmıştır. Bu kadınların kurdukları vakıflar başta olmak üzere sahip oldukları imkânlar üzerinden geçirdikleri değişim, dönüşüm ve gelişmeler neticesinde haremin sınırlarını aşan etkinlik alanları üzerinde durulmuştur. Siyasete kadar sirayet eden ve muhtelif açılardan eleştiri konusu olan, Osmanlı kadınının nüfuz bakımından yükselişi ve Tanzimat'tan sonra görünür hale gelecek olan, kadının modernleşme tecrübesine giden dönem vakfiyeleri üzerinden araştırılmıştır. Çalışma konusunun ana kaynağı vakfiyelere müsteniden saraylı kadınların kurmuş olduğu vakıfların gelir ve giderleri, hizmet şartlarında belirtilen cari giderler, yani istihdam edilen personel ve işletme usulleri üzerinde durulmuştur. Konuya dair tablolar meydana getirilmiştir. Bu tablolardan hareketle istatistiki veriler oluşturulmuş ve bu veriler kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.