
15.027
Arşivlenen Tez
1
DOI Atanmış
6
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörKronik hepatit B, kronik hepatit C ve Non-alkolik yağlı karaciğer hastalarında serum urokinase plasminogen aktivatör reseptör (UPAR) düzeyi ile fibrozis evresi arasındaki ilişki
ÖZETKronik hepatit B (KHB), kronik hepatit C ve non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı klinik uygulamalarda sık rastlanılan karaciğer hastalıkları olup siroz ve hepatosellüler karsinoma yol açmaları nedeniyle önemli birer morbidite ve mortalite nedenidirler. Tedavi planında ve prognozu öngörmede histolojik bulgular temel olup, histolojik hasarı ortaya koymada karaciğer biyopsisi altın standarttır. Çeşitli komplikasyonlar taşıması ve invaziv bir işlem olması nedeniyle son yıllardaki çalışmalar histolojik hasarı ortaya koymada etkin olabilecek non-invaziv yöntemlerin belirlenmesine odaklanmıştır. Serum urokinase plasminogen aktivatörü (uPA) ve onun spesifik reseptörü (uPAR) temel olarak insanda fibrinolitik sistemin birer komponentidir. Yapılan çalışmalarda uPA ve uPAR'ın embryogenez, ovulasyon, anjiogenez ve tümör metastazında da rol aldığı ortaya konmuştur.Moleküler incelemeler ile hepatik stellate hücrelerinin uPA ve uPAR eksprese ettiğinin gösterilmesi sonrası kronik karaciğer hastalıklarında karaciğer fibrozisi ile olan ilişkisi literatürde az sayıda çalışma ile tanımlanmıştır. Bu çalışmalarda siroz, kronik hepatit B ve C vakaları ayrı ayrı değerlendirilmiş olup bizim çalışmamız nonalkolik steatohepatit vakalarını içeren ve 3 farklı kronik hepatit grubunu (kronik hepatit B, C, NAYKH) birlikte değerlendiren ilk çalışma olmuştur. Biz bu çalışmada kronik viral hepatitler ve non-alkolik yağlı karaciğer hasta gruplarında karaciğer biyopsisindeki fibrozis evresi ile serum uPAR düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Çalışmaya 96 KHB, 22 KHC ve 11 NAYKH vakası ve 47 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Sonuçları değerlendirdiğimizde, kronik viral hepatit gruplarındaki uPAR ortalaması kontrol grubundan istatikselolarak anlamlı biçimde yüksek, NAYKH grubunda ise kontrol grubundan istatiksel olarak farklı olmadığını saptadık. Kronik viral hepatit grubunda şiddetli fibrozis saptanan vakaların uPAR düzeyinin hafif-orta fibrozis saptanan vakalardan ve kontrol grubundan istatiksel olarak anlamlı yüksek saptadık. Mevcut çalışmalar ve bizim çalışmamız sonucunda uPAR'ın, kronik hepatit B ve C vakalarında karaciğer fibrozis evresi ile iyi korelasyon gösterdiği ve hasarı öngörmede noninvaziv bir marker olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.
Akışkan yatakta kimyasal buhar çöktürme metodu ile sürekli karbon nanotüp üretimi
Bu tez çalışması, Kimyasal Buhar Biriktirme (CVD) ile karbon nanotüp sentezindeki parametreleri belirlemeye ve karbon nanotüplerin sürekli üretimine odaklanmıştır. Karbon nanotüp üretmek için akışkan yatağın (1 metre uzunluğunda ve 50 mm çapında) hidrodinamik parametreleri belirlenmiştir. Daha sonra Fe/Silika katalizörü sentezlenmiştir ve sentezlenen katalizörlerin karakterizasyonu X-Işını Flüoresans (XRF) ile yaptırılmıştır. Karbon nanotüp üretimi CVD yöntemi ile akışkan yatakta gerçekleştirilmiştir. Bu deneylerde en verimli katalizörün demir içeriği % 5,2 olarak bulunmuştur. Yapılan deneyler sonucunda en uygun gaz bileşiminin sentez gaz karışımının (CO+H2) olduğu gözlenmiştir. Karbon kaynağı olarak asetilen kullanıldığında en uygun deney süresi ve sıcaklığının sırasıyla 90 dakika ve 700°C, sentez gazı için bu değerlerin sırasıyla 30 dk ve 800°C olduğu görülmüştür. Saflaştırma deneyleri ultrasonikasyon ve asit yıkamadan oluşan çok adımlı yöntemle gerçekleştirilmiştir. İlk adımda amorf yapıdaki karbonu uzaklaştırmak için H2O2 kullanarak 50°C'de yarım saat boyunca ultrasonikasyon uygulanmıştır. Sonraki adımda metalik safsızlıklar 70°C'de 4 saat boyunca manyetik karıştırıcı ile uzaklaştırılmıştır. Elde edilen ürünlerin karakterizasyonu Yüksek Çözünürlüklü Geçirmeli Elektron Mikroskobu (HR-TEM) ile gerçekleştirilmiştir.
Bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerine etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, yarı deneysel desenlerden tek gruplu ön test son test deneme modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünde öğrenim gören 60 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama düzeylerini belirlemek amacıyla uzman görüşü alınarak hazırlanan Kelime Vurgusu Algılama Testi, Cümle Vurgusu Algılama Testi, Ton ve Duygu Algılama Testi ile toplanmış; vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerine ait veriler ise öğrencilerden alınan ses kayıtları ile elde edilmiştir.Öğrenciler deneysel işlemden önce ve sonra, veri toplama araçları kullanılarak ön test ve son teste tabi tutulmuşlardır. 10 hafta süren uygulama basamağındaöğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmış; Praat 3.8.47 ses analiz programı ile araştırmacı tarafından hazırlanan bilgisayar destekli prozodi eğitimi uygulanmıştır.Öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu yansıtma düzeylerini belirlemek için alınan ses kayıtları, Praat 3.8.47 programında temel frekans bakımından incelenerek değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar, algılama testlerine ait sonuçlar ile birlikte SPSS 15.0 istatistik paket programında bağımlı gruplar t testi uygulanarak analiz edilmiş; öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında vurgu, ton ve duyguyu algılama ve ivyansıtma becerilerine ilişkin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı belirlenmiştir.Araştırma sonunda, prozodi eğitimi kapsamında on hafta süreyle uygulanan çalışmalara katılan öğrencilerin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma başarı düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç, bilgisayar destekli prozodi eğitiminin vurgu, ton ve duyguyu algılama ve yansıtma becerilerini geliştirmede etkili olduğu şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Prozodi Eğitimi, Prozodik Beceriler, Vurgu, Ton, Duygu
Türk televizyonlarında yayınlanan çizgi filmlerin ilköğretim çağı çocuklarının toplumsallaşma sürecine etkilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Türk televizyonlarında yayınlanan çizgi filmlerin ilköğretim (4., 5. ve 6. sınıf öğrencileri) öğrencilerinin toplumsallaşma süreci üzerine etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Tez çalışması için betimleyici ve tanımlayıcı araştırma yöntemlerinden ?tarama modeli? uygulanmıştır. Geliştirilen ölçek ile derlenen verilerin değerlendirildiği araştırmada örneklem ?Küme Örneklemesi? yönteminin ?Basit Seçkisiz Örnekleme? türüyle belirlenmiştir.Ölçek uygulama çalışması, Ankara'daki 9 merkez ilçedeki ilköğretim okulları arasından rastlantısal olarak seçilen 18 okulda yapılmıştır. Ölçek geliştirmesinde; Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) kapsamında 572 kişi ile; Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kapsamında 350 kişi ile uygulama gerçekleştirilmiştir.Araştırma çerçevesinde veri elde etmek için ölçek 150 öğrenciye uygulanmıştır. Değişkenlerin nitelikleri değerlendirilerek t-testi, varyans analizi (anova), Kruskal Wallis H Testi ve Mann-Whitney U Testi yapılmıştır.Araştırmada, Televizyonda canlandırma film izleme saatleri arasında toplumsallaşma ölçek puanı açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Araştırmaya katılan çocukların sınıf düzeyleri arasında toplumsallaşma ölçeği puanı açısından anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Araştırmaya katılan çocukların ivailelerinin gelir grupları arasında toplumsallaşma ölçeği puanı açısından anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Canlandırma filmlerin teknik özelliklerine ilişkin yürütülen çalışmada örneklemdeki 136 öğrenciye açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Verilerin yorumlanmasında frekans (f) ve yüzde (%), değerleri hesaplanmıştır. Uygulama sonucunda ilköğretim öğrencilerinin izledikleri çizgi filmleri seçimlerinde yapımların grafik tasarıma ilişkin özelliklerinin etkili olduğu görülmüştür.Tez çalışmasında TV'de yayınlanan canlandırmaların yapımların ilköğretim öğrencilerinin toplumsallaşma sürecine kısmi etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Canlandırma, çizgi film, kitle iletişim, televizyon, toplumsallaşma, grafik eğitimi
Öğrenciler tarafından hazırlanan video filmlerin fen ve teknoloji dersi öğretiminde başarıya etkisi
Bu araştırma eğitim teknolojisi kapsamındaki görsel-işitsel araçlardan video filmlerin, ilköğretim yedinci sınıf Fen ve Teknoloji dersi ?Kuvvet ve Hareket? ünitesinin öğretiminde, öğrencilerin akademik başarısı ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik öğrenci görüşlerini ele almak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara İli Mamak İlçesi Köşklüdere İlköğretim Okulu?nda, 7. Sınıflarda öğrenim gören 60 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 30 kişilik 7/A sınıfı deney grubunu, 30 kişilik 7/B sınıfı da kontrol grubunu oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada öğrenciler tarafından hazırlanan video filmlerin öğrenci başarısı ve görüşüne olan etkisi incelenmektedir. Ünite kazanımlarına uygun olarak geliştirilen başarı testi, deney ve kontrol gruplarına ön test-son test, fen ve teknoloji dersine yönelik öğrenci görüşlerini belirleme anketi de son test olarak uygulanmıştır. Deney grubunda dersler, öğrenciler tarafından hazırlanan video filmler aracılığıyla yapılmıştır. Kontrol grubunda ise dersler geleneksel yöntemle devam etmiştir. Dört hafta süren uygulamanın bitişinde başarı testi ve fen ve teknoloji dersine yönelik öğrenci görüşlerini belirleme anketi deney ve kontrol gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15 paket programı ile analiz edilmiştir. Uygulamanın iki grup arasında fark oluşturup oluşturmadığının saptanması amacıyla ikili karşılaştırmalarda bağımsız ve bağımlı t-testi yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda öğrenciler tarafından hazırlanan video filmlerin Fen ve Teknoloji dersinde kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarını ve derse yönelik görüşlerini olumlu yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Araştırma soncunda elde edilen sonuçlar, öğrenciler tarafından hazırlanan video filmlerin kullanıldığı dersler ile video filmlerin kullanılmadığı (klasik öğretim yöntemleri kullanılan) dersler sonrasında öğrencilerin ünite geneli son test başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı farklar bulunduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra fen ve teknoloji dersine yönelik öğrenci görüşlerine bakıldığında, öğrenciler tarafından hazırlanan video filmlerin kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin fen ve teknoloji dersine yönelik daha olumlu görüşgeliştirdikleri görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim teknolojisi, görsel-işitsel araçlar, video ve video filmlerle öğretim, fen ve teknoloji
Disklerde kompleks Bernstein-Stancu polinomları ile yaklaşım
Bu çalışmada öncelikle reel değişkenli Bernstein, Bernstein-Stancu ve Kantorovich-Stancu polinomlarının yaklaşım özellikleri incelendi. İkinci olarak analitik fonksiyonlara ilişkin kompleks Bernstein, kompleks Bernstein-Stancu ve Kantorovich-Stancu polinomlar dizisi için eşanlı yaklaşımın derecesi, nicel tahminli Voronovskaja tip sonuçlar ve tam yakınsama oranları verildi. Böylelikle Bernstein-Stancu polinomlarının yaklaşım özelliklerinin reel aralıklardan kompleks düzlemin kompakt disklerine genişletildi.Anahtar Kelimeler : Kompleks Bernstein-Stancu, Kantorovich-Stancu polinomları, eş anlı yaklaşım, yakınsaklık oranı