Ratlarda dorsal ada flebinin yaşayabilirliğiüzerinde cerrahi delay fenomeni ve quercetınuygulamasının etkisinin karşılaştırılması
2024
1 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Murat Livaoğlu
Abstract (TR)
Giriş: Flepler kendi kan desteği ile birlikte alıcı bölgeden verici bölgeye transfer edilen bir doku ünitesidir. Flepler kompozisyonuna (kutanöz, muskulokutanöz, fasyokutanöz, osseokutanöz), defekt ile olan ilişkisine (lokal, bölgesel, uzak, serbest), kan desteğinin mahiyetine (random, aksiyel) ve defekti kapatmak için gerekli flep hareketine (ilerletme, pivot, transpozisyon ve interpolasyon) göre sınıflandırılmaktadır. Burada bahsedilen pediküllü kutanöz ada flepleri de defekte yakın olan ancak komşu olmayan bir bölgeden, flep pedikülü korunarak ve pivot nokta etrafında döndürülerek defekte ilerletilir. Özellikle kompleks defektlerin rekonstrüksiyonunda kullanılan pediküllü ada fleplerinde parsiyel flep nekrozu cerrahi sonucunu olumsuz olarak etkileyen önemli bir komplikasyondur. Bu komplikasyonun önlenmesinde, deri kanlanmasında geçerli olan anjiozom konseptini göz önünde bulundurmak gerekir. Bu konsepte göre cilt ve altındaki derin dokudan oluşan kompozit ünite, tek bir arteriyel kaynak ve onun dallarından beslenir. Bu kompozit ünite anjiyozom olarak isimlendirilir. Bu konsepte göre insan vücudunda gerçek arteriyel anastomozlar veya choke arteriyel anastomozlar ile bağlantılı 40 anjiyozom tanımlanmıştır. Choke arteriyel anastomozlar, bu anjiyozomlar arasında normalde kapalı olarak bulunan, kan akımını regüle eden ve cerrahi delay sonrası potansiyel olarak dilate olarak gerçek arteriyel anastomozlara dönüşen damarlardır. Cerrahi delay ise flebi bulunduğu vasküler yataktan ayırmadan 7-14 gün önce yapılan ve pediküllü fleplerde flep sağkalımını artırmaya yönelik tüm cerrahi girişimlerdir. Bu girişimler choke arteriyel anastomozların dilate olmasını ve flepte neovaskülarizasyonu sağlayarak flep distal nekrozunu azaltmakta ve dolayısıyla flep sağkalımını artırmaktadır. Quercetin ise antioksidan, antiinflamatuvar, antiviral, antialerjik, antitrombotik, antiaterosklerotik, antitümoral ve vazodilatatör etkileri olan bir flavonoiddir. Bu özellikler nedeniyle kardiyovasküler hastalıklara karşı ve radikal aracılı hasar sonucu oluşması muhtemel pek çok hastalığa karşı flavonoidlerin etkin bir rol oynayabilecekleri düşünülmektedir. Bu çalışmada, Quercetin' in vazodilatasyon etkisinin flep dolaşımına olumlu şekilde etki göstereceği ve flep sağkalımını artıcı, distal nekroz yüzdesini ise azaltıcı etkisinin olabileceği düşünülmüştür. Amaç: Quercetin'in vasküler yapılar üzerindeki vazodilatatör etkisi aracılığıyla flep sağkalımına olan etkisi bilinmemektedir. Çalışmamızda, DCIA (Derin sirkümfleks iliak arter) bazlı dorsal ada flebi kullanılan ratlarda Quercetin uygulamasının vasküler yapılar üzerinde vazodilatasyon sağlayıp flep sağkalımı üzerinde olumlu etkisinin olabileceği hipotezini kurduk. Ayrıca Quercetin uygulamasının ve cerrahi delay uygulamasının flep sağkalımı üzerindeki etkilerinin de karşılaştırılması, Quercetin' in flep sağkalımı konusunda cerrahi delay uygulaması kadar etkili olup olmadığının tespiti amaçlanmaktadır. Bu amaçla ratlarda uyguladığımız dorsal ada flep modelinde Quercetin uygulamasnın ve cerrahi delay uygulamasının etkileri makroskopik olarak ve histopatolik olarak karşılaştırılmalı olarak değerlendirildi. III Gereç ve Yöntem: Bu deneysel çalışmada Wistar tipi, 300-350 gr ağırlığında toplam 32 adet erişkin erkek rat, random olarak her grupta 8 adet Rat olacak şekilde 4 gruba ayrıldı. Grup 1 kontrol grubu, Grup 2 cerrahi delay grubu, Grup 3 Quercetin grubu ve Grup 4 cerrahi delay+Quercetin grubu olarak belirlendi. Grup 1'deki ratların dorsum sağ lateralinden DCIA bazlı pedikülü korunarak flep ada flebi şeklinde eleve edildikten sonra flep kendi yerine tekrar sütüre edildi ve 1 hafta boyunca intraperitoneal (İP) olarak SF verildi. Grup 3' teki ratlara flep elevasyonundan 1 saat önce 50 mg/kg İP Quercetin uyglaması sonrasında flepler aynı şekilde eleve edilerek tekrar yerlerine sütüre edildi ve Quercetin uygulaması 1 haftaya tamamlandı. Grup 2' deki ratlara cerrahi delay için DCIA perforatör tarafındaki cilt korunup flep etrafındaki diğer 3 kenara insizyon yapıldı. Flebin kaudal tarafındaki insizyon sırasında lateral torasik arter görüldü ve bağlandı. İnsizyonlar tekrar sütüre edildi. 1 haftalık cerrahi delay süresi sonunda flepler DCIA perforatörü üzerinden eleve edildi ve tekrar yerlerine sütüre edildi. Flep elevasyonu sonrası 1 hafta İP SF uygulaması yapıldı. Grup 4'teki ratlara da aynı şekilde cerrahi delay uygulaması yapıldıktan ve 1 hafta cerrahi delay süresi beklendikten sonra 50 mg/kg Quercetin flep elevasyonundan 1 saat önce intraperitoneal olarak ratlara uygulandı ve sonrasında flep elevasyonu yapıldı ve flepler tekrar yerlerine sütüre edildi. Quercetin uyglaması aynı dozda 1 haftaya tamamlandı. Tüm gruplarda, flep elevasyonundan sonraki 1 hafta sonunda fleplerin nekroz oranları makroskopik olarak değerlendirildi ve flep nekroz yüzdeleri hesaplandı. Fleplerden örnekler alındı ve histopatolojik olarak incelendi. Histopatolojik olarak 0,1 mm üzerindeki damarlar ve konjesyon olan damarlar sayıldı. Ayrıca inflamasyon, epidermal hasar ve dermal fibrozis açısından skorlama yapıldı. Vasküler dilatasyon açısından damar lümen çapları ölçüldü. Bulgular: Makroskopik olarak distal nekroz oranlarında Quercetin uygulanan gruplarda ve cerrahi delay yapılan gruplarda istatiksel olarak anlamlı miktarda azalma olduğu bulundu. Sadece Quercetin uygulanan grup ile sadece cerrahi delay yapılan gruplar karşılatırıldığında ise distal nekroz oranındaki azalmanın sadece Quercetin uygulanan grupta daha fazla olduğu ve bu farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu bulundu; ancak sadece Quercetin uygulanan grup ile Quercetin+cerrahi delay uygulanan grup arasındaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmadı. Vazodilatasyon etkisi değerlendirildiğinde, Quercetin ve cerrahi delay uygulamalarının vasküler lümen çapında istatiksel olarak anlamlı miktarda artış sağladığı ancak Quercetin uygulaması ile cerrahi delay arasındaki farkın istatiksel olarak anlamlı olmadığı bulundu. Ayrıca Quercetin uygulanan gruplardaki inflamasyon, epidermal hasar ve dermal fibrozisteki azalmanın da istatiksel olarak anlamlı olduğu bulundu. Nekroz ile en distaldeki viable flep dokusu arasındaki geçiş bölgelerinde hesaplanan damar sayısı ve konjesyone damar sayısı açısından ise tüm gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Sonuç olarak Quercetin uygulaması ratlarda DCIA bazlı dorsal ada flebi modelinde flep sağkalımı üzerinde, uzun yıllaradır güvenle uygulanan cerrahi delay uygulaması gibi olumlu şekilde etkili olmuştur. Vazodilatasyon sağlayarak, inflamasyon, epidermal hasar ve dermal fibrozisi azaltarak fleplerdeki distal nekroz oranlarını azaltıcı şekilde etki göstermiştir. Bu çalışmada, Quercetin' in fleplerdeki distal nekroz oranlarını azaltma üzerindeki etkisi, cerrahi delay uygulamasından daha fazla olmuştur; ancak vazodilatasyon yapıcı etkisi açısından Quercetin ve cerrahi delay uygulamaları arasında fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Ada Flebi, Cerrahi Delay, Flep Sağkalımı, Quercetin.
Author
Dr. Kübra Bi
Institution
How to Cite
Kübra Bi (Tıpta Uzmanlık Tezi). Ratlarda dorsal ada flebinin yaşayabilirliğiüzerinde cerrahi delay fenomeni ve quercetınuygulamasının etkisinin karşılaştırılması, 2024, Karadeniz Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Karadeniz Technical University
- Plaser yataklardan gravite yöntemleriyle altın kazanımı optimizasyonu(2025)
- Harşit çayından (Tirebolu-Giresun) elde edilen kırılmış dere malzemesinin beton agregası olarak kullanılabilirliğinin incelenmesi(2005)
- Yaşlandırma Süresinin Zn-27Al-1Cu Alaşımının Yapı ve Mekanik Özelliklerine Etkisi(2016)
- Trabzon ilinde yaşayan 20 yaş ve üzeri bireylerde tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, alkol kullanım bozukluğu prevalansı ve etkileyen faktörler(2025)
- Trabzon güney çevre yolu güzergahı Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) arasının mühendislik jeolojisi / Investigation of the planned route of the southern highway between Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) in terms of engineering geolog(2001)
- EXPERIMENTAL AND NUMERICAL INVESTIGATION OF FATIGUE BEHAVIOUR IN RADIAL JOURNAL BEARINGS MANUFACTURED FROM ZA-27 ALLOY(2025)
