Septik şoktaki hastalarda sistemik vasküler direnç indeksi ile anatomik enfiye çukuru (snuff-box) resistif indeks arasındaki ilişki
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Murat Haliloğlu
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Sepsis ve septik şok tüm dünyada önde gelen mortalite sebeplerinden biridir. Sepsis tedavisinde sıvı yönetimi önemli basamaklardan biri olarak yer almaktadır. Sıvı yanıtlı olmayan hastalarda, sıvı tedavisinin etkisi olumsuz olabilmektedir. Vazopressör kullanımı için, maliyet gerektiren veya invaziv olan hemodinamik monitörizasyon sistemlerine alternatif olabilecek yöntem arayışları ve mevcut monitörizasyon sistemlerini ideal hale getirme çabaları, günümüzde devam etmektedir. Bu çalışma kardiyak debi ölçüm yöntemleri ile hesaplanan sistemik vasküler direnç indeksi (SVRI) ile ultrason ile ölçülen resistif indeksin distal radiyal arter üzerindeki (anatomik enfiye çukuru, snuffbox) değerinin (SBRI) ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız yoğun bakım ünitesinde septik şok nedeniyle takip edilmekte olan, 18 yaşından büyük, invaziv mekanik ventilasyon desteği alan, vazopressör veya inotrop desteği alan hastalarda prospektif gözlemsel çalışma olarak planlandı. Her iki radiyal arterine son 12 saat içinde girişim yapılmış olan, vücut kitle indeksi >35 olan atriyal fibrilasyonu olan, sürekli renal replasman tedavisi almakta olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastalar baş yukarı 45 derece pozisyonda yatarken Baxter Starling monitörü elektrotları bağlandı. Hastaya ait demografik veriler cihaza girildi. Hastanın mevcut tedavisine ait bilgiler hasta dosyasından ve hasta başı ekipmanlardan kontrol edilerek not alındı. Kalibrasyon ölçümü takiben sıvı yanıtlılığı testi pasif bacak kaldırma (PBK) testi seçeneği ile başlatıldı. Hasta takip monitöründen kan basıncı, kalp hızı gibi parametreler kaydedildi. Eş zamanlı olarak arter monitörü takılmamış olan taraftan anatomik enfiye çukuru üzerinden resistif indeks ölçümü yapıldı. Testin "baseline" ölçümü tamamlanınca 3 dakika sürecek olan PBK modu başlatıldı. Bunun için hasta yatağı ile trendelenburg manevrası yapılarak baş 0 ayaklar 45 derece olacak şekilde pozisyonlandı. Testin son 30 saniyesinde aynı noktadan tekrar resistif indeks ölçümü yapıldı. İlgili hemodinamik veriler kaydedildi. Testin sonlanmasını takiben veriler kayıt altına alınıp çalışma sonlandırıldı. Bulgular: Hastaların demografik verileri ve çalışma ile ilgili veriler normallik analizi sonrası sıvı yanıtlılığı ve norepinefrin dozuna göre alt gruplara ayrıldı. T0 ve T1 anında ve tüm zamanlarda SBRI ve SVRI değerleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Ayrıca test sonucunda hesaplanan atım hacmi değişim yüzdesi (▲SVI) ile T0 ve T1 süresindeki SBRI değişim yüzdesi (▲SBRI) arasında anlamlı ilişki bulundu. Sonuç: Çalışmamızda septik hastalarda Doppler SBRI ile biyoreaktans ile ölçülen SVRI arasında güçlü bir korelasyon olduğunu gösterdik. Ayrıca, kişiye özel şok tedavisinin temelini oluşturan dinamik ölçümlerin yatak başı ultrason ile hızlı ve kolay uygulanabilir olduğunu gözlemledik. Anahtar Kelimeler: Sistemik vasküler direnç, resistif indeks, septik şok,
Author
Dr. İbrahim Afşın Güney
How to Cite
İbrahim Afşın Güney (Tıpta Uzmanlık Tezi). Septik şoktaki hastalarda sistemik vasküler direnç indeksi ile anatomik enfiye çukuru (snuff-box) resistif indeks arasındaki ilişki, 2023, Bezmialem Vakıf University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bezmialem Vakıf University
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- Tuberoskleroz tanılı hastalarda mikro RNA düzeyi değerlendirilmesi(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
