Master'sOpen Access

Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul

2014
2 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Feyza Ak Akyol

Abstract (TR)

Bu çalıĢma, Türkiye endüstriyel futbol dünyasında mevcut olan iktidar ve özneler arasındaki hegemonya iliĢkilerine odaklanmaktadır. Endüstriyel futbolun, taraftar gruplarının topluluksal davranıĢlarını nasıl etkilediğini ve bireylerin bir grup içerisinde olup bir karĢı takıma, imtiyazlı resmi kiĢiliklere veya politik iktidar kesimlerine karĢı nasıl toplumsal olarak davranıĢ kalıpları geliĢtirdiği, bizim merak konumuzdu. ÇalıĢma boyunca, modern futbol dünyasında gerçekleĢen ekonomik durumları, kültürel yapıları ve politik geliĢmeleri inceledik. Futbolun kolektivizm potansiyellerini kavramak için ise tarihsel bir perspektif geliĢtirmek gerekiyordu. Dahası futbolu, bireylerin kolektif kimliklerini içinde kurdukları bir toplumsal oyun olarak irdeledik. Ġstanbul‟un üç büyük kulübünün (BeĢiktaĢ JK, Fenerbahçe SK, Galatasaray SK) taraftarları arasındaki kimliksel yapılanma süreçleri, bu çalıĢmanın temel bahsi olarak analize tabi tutuldu. Kimliksel tanınmaları ve cemaatsel pratikleri baĢta olmak üzere, taraftarların kendini ifade etme biçimleri incelendi. Daha doğru ifadeyle bu çalıĢmada asıl amacımız, taraftarların futbol iktidarını ele geçirmek için nasıl mücadele ettiklerini araĢtırmaktı. Bu bağlamda taraftarların, nasıl eyledikleri, motivasyon kaynaklarının neler olduğu, kime karĢı birleĢtikleri, hangi koĢullarda politikleĢtikleri ve Ģiddete niçin baĢvurduklarına yönelik birtakım soruları yanıtlamaya çalıĢtık. AraĢtırmamızın sorunsalını Ģu Ģekilde ifade edebiliriz: Endüstriyel futbol mantığı, futbol oyununu bir ticari ürün ve bir eğlence sektörü aktivitesi olarak yönetmektedir. Kamuyu ise müĢteri olarak görmektedir. Fakat taraftarlar, gösterinin steril ve elit yönelimini, kendi özgün toplumsallaĢma yöntemleri aracılığıyla bertaraf ederler. Sonuç olarak, taraftarlar futbol kapitalizmi içerisinde bir toplumsal aktör olarak yer edinmeyi mümkün hale getirirler. Hipotezlerimizi ise Ģu Ģekilde sıralayabiliriz: a. Futbolun oyun mekânının 20. yüzyıl boyunca soylulaĢtırılması, futbolu bir büyük kapitalist faaliyete dönüĢtürmüĢtür. Futbol artık bir gösteri kültürü oluĢturma amacındadır ve endüstriyel futbol olarak adlandırılmaktadır, b. Futbol endüstriyelleĢtikçe, içinde iktidar mücadelelerinin gerçekleĢtiği bir politik oyun haline gelmiĢtir. Taraftarlar, oyuncular ve yöneticiler arasındaki mesafe git gide açılmıĢtır, c. Bir takımı destekleme üslupları arasında farklılıklar söz konusudur. Bu, aidiyetin boyutunu ve taraftarlık kültürünün seviyesini de belirleyen Ģeydir, d. Ġstanbul‟un üç büyük kulübünün (FB, BJK, GS) taraftar grupları arasındaki tabakalaĢma, grupların karakteri ve politik adanmıĢlığına göre farklılaĢır. Tribün grupları fazlasıyla bölünmüĢ durumdadır, e. Ġstanbul taraftarlarının tribün kültürleri ve sembolik eylemsellikleri ayrıcalıklıdır. Onlar, tüm ülke için bir hayali cemaat yaratırlar, f. Ultra taraftar grupları mini-toplumsal yapılar etrafında örgütlendikçe, semtçi ve xiv mikro-milliyetçi tutumlara daha çok uyum sağlar hale gelirler, g. Taraftar eylemsellikleri, rakiplerine, resmi ve politik iktidarlara karĢı bir Ģiddet içerir. Bu bahiste Ģiddet, kendini ifade etme ve kimliksel kurulum yöntemidir, h. Bir aĢırılık örneği olarak ultra taraftarlık, adına ultra-politik taraftarlık diyeceğimiz bir yeni tarza doğru dönüĢüm geçirmektedir. Bu kimliksel dönüĢüm endüstriyel futbolun sonucudur, i. Birbirinden farklı takımları destekleseler de, ultra-politik taraftarlar kendi öz ifade biçimlerini geliĢtirirler. Alt-kimlik addedilen taraftarlıklarını, bir üstkimliksel formata dönüĢtürürler ve bir amaç birliği etrafında birleĢirler. Taraftarları, endüstriyel futbol rejiminin merkezindeki unsurlar olarak ele aldık. Ġstanbul‟un üç büyük kulübünü destekleyen 30 taraftarla derinlemesine görüĢmeler yaptık. GörüĢmecilerin bir profesyonel kulübü tutma nedenlerini anlamayı amaçlayan sorular yönelttik. Ağustos 2013 ve Ocak 2014 tarihleri arasında kadar saha çalıĢmamızı gerçekleĢtirdik. 26 görüĢme planlı, 4 görüĢme tesadüfî gerçekleĢti. GörüĢmecilerin ortalama yaĢı 30‟du ve yaĢ aralıkları 18‟den 54‟e kadardı. Ek olarak, her takımdan bir kadın taraftarla görüĢme gerçekleĢtirdik. Örneklemimizin diğer karakteristik özelliklerini ve bilgilerini edinebilmek için, yaĢ, cinsiyet ve meslek gibi kategoriler oluĢturduk. Fakat bunlar çalıĢmamızın sonuçlarını değiĢtiren faktörler değildi. Bu bağımsız değiĢkenler, her ne kadar niteliksel çalıĢma sonuçlarımızı etkilemese de, taraftar popülasyonlarının demografik özelliklerini anlamamızda bize yardımcı oldu. GörüĢmecilere olan sorularımız dört ana hat üzerinden Ģekillendi: Ġlkin bireysel durumları ve futbola dair görüĢleri hakkında konuĢtuk. Ardından bir topluluk içinde olmanın ne anlama geldiği üzerine sorular sorduk. Buradaki amacımız, taraftarlığın toplumsal eylem niteliğini kavramaktı. Sonrasında, politik görüĢ ve deneyimleri üzerine konuĢtuk. Son olarak, futbolun endüstriyel koĢulları üzerine fikirlerini sorduk. Kendimizi yalnızca görüĢmelerle sınırlamamak adına, taraftarların gündelik yaĢamına tanıklık ettiğimiz katılımcı gözlemlerde de bulunduk. Maçlara gitmenin yanında çeĢitli taraftar organizasyonlarına da katıldık. Amacımız aynı zamanda, taraftarların kendilerini hangi saiklerle tanımladıklarını anlamak olduğundan, bir tipoloji oluĢturduk. Buna göre üç tip taraftar kültürü mevcuttur: seyirci, ultra taraftar ve politik taraftar. Seyirci, baĢarılı bir seyirlik aktivite peĢinde olan, maç takibi bir tür konfora dayanan kimsedir. Ultra taraftar, tuttuğu takımı destekleyiĢinde sergilediği aĢırılıklarla ve otonom yapısıyla tanımlanabilir. KarĢı-iktidarsal örgütleniĢleriyle destekledikleri takımı etki altına almayı amaçlarlar. Takımlarına tamamen sadıktırlar. Politik taraftar ise, futbol ile ideolojik gerekçelerle ilgilenen kimsedir. Futbol otoritelerinin direkt karĢısında konumlanırlar. Onlar için futbol alanı, direniĢ alanıdır. Bu üç tür taraftarlık arasında geçiĢlilikler de mevcuttur: Örneğin bir taraftar hem ultra hem de politik bir kiĢilik sergileyebilir. Futbolda mevcut olan dikey ve yatay iktidar hiyerarĢilerini ve taraftarların kimliksel kuruluĢlarını anlayabilmek için bu üç taraftar tipolojisini kullandık. ÇalıĢmamızın neticesinde Ģu sonuçlara vardık: xv Ġlk bulgumuz, taraftarlığın her-şeye karşı kimliksel yapılanıĢı idi: Bir taraftar olmak ve bir seyirci olmak, taraftarlığın aidiyet grupları için ilk ayrımı iĢaret etmektedir. Buna göre taraftar olmak, futbol dünyasında oyuncu/aktör olmaya tekabül ederken, seyircinin müĢteri/nesne oluĢuna karĢı bir tepkidir de. Bir taraftar, futbol oyununda on ikinci adam olarak düĢünülmektedir. Bir diğer farklılaĢma ise, farklı takım taraftarlarının ultra taraftar grupları arasındaki ayrımdır. Buradaki farklılık, rakip taraftar grupların hasmane iliĢkilerinden ileri gelir. Ġkinci sonucumuz, tribün topluluklarının, içinde birleĢtikleri, mücadele verdikleri ve kendilerini gerçekleĢtirdikleri mini-toplumsal düzeneği inĢa etmiĢ olduğuydu. Bununla birlikte, tribün gruplarının fazlasıyla bölünmüĢ olduklarını tespit ettik. Fakat heterojen yapılarına rağmen taraftar grupları bir bütünlük içinde tasavvur edilmektedirler. Kolektif davranıĢ kodları mikro milliyetçi ve semtçi dinamiklerle Ģekillenmektedir. Son bulgumuz, taraftar pratiklerinin politik eğilimleri üzerineydi: Ġki tür protesto kültürü keĢfettik. Ġlki, futbol dünyasında sözü geçen resmi kuruluĢlara ve desteklenen takım yönetimlerine karĢı olanıydı. Bu tür eylemler ultra taraftar gruplarına aitti. Bununla birlikte, bir politik sorumlulukla iliĢkilendirilebilecek, ikinci tür bir eylemcilik de vardı. Bu taraftarlar, politik iktidarlara karĢı politik gerekçelerle protestolarda bulunmaktaydı. Politik kiĢilikleri, siyaseten güncel olayları ve sosyal adaletsizliğe özgü durumları eleĢtirmekteydiler. Bunlar, binlerce kiĢinin katıldığı kitlesel yürüyüĢler ve tribün aktiviteleri ile bir karĢı iktidar dinamiği yaratmaktadırlar. Özetle futbolun, toplumumuzun bir mikro-kozmosu olduğunu tespit ettik. Ayrıca, baĢlangıcında kitlelere özgü toplumsal bir oyun olan futbolun, kapitalist rasyonalite tarafından niteliksel olarak nasıl dönüĢtürüldüğü ve buna karĢın insanların hala nasıl bu oyunu desteklediklerini gördük.

Author

Dr. Onur Avcı

How to Cite

Onur Avcı (Yüksek Lisans Tezi). Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul, 2014, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University