Medical SpecialtyOpen Access

Tıbbi Farmakoloji Polikliniğinde teratojenite hizmeti verilen kişilerin gebelik ve fetal gelişim süreçlerinin aile hekimliği bakış açısıyla değerlendirilmesi

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2025
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Amaç: Aile hekimleri teratojene maruz kalan gebe hastaların da ilk temas noktasını oluşturmaktadır. Bu nedenle aile hekimleri teratojene maruz kalmış gebeler ile ilgili bilgi sahibi olmalı, süreci yönetmeli ve tüm sağlık sorunlarıyla ilgilenmelidir. Bu çalışmamızda teratojene maruz kalmış gebelerin gebelik ve fetal gelişim süreçlerini veri kayıt formunda yer alan sorular, laboratuvar ve radyoloji sonuçları vasıtasıyla aile hekimi bakış açısıyla değerlendirip gebelik, fetal gelişim süreçleri ve ilk 6 aylık dönemde bebeklerinde görülebilecek teratojen kaynaklı zararlı etkileri aile hekimliği gözüyle değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Gereç ve yöntem: Çalışmamız 1 Ocak 2024-31 Mart 2025 tarihleri arasında Samsun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Farmakoloji polikliniğinde teratojenite hizmeti verilen 18-49 yaş arası gönüllü onam formunu imzalamış gebelerden oluşan prospektif tanımlayıcı bir çalışmadır. Gönüllü hastalar her trimesterde ve doğum sonrası bebeğin 1. ve 6. ayında hastane telefonundan mesai saatleri içinde aranıp laboratuvar ve radyoloji sonuçları kayıt altına alınarak veri kayıt formundaki veriler üzerinden karşılaşılan patolojiler değerlendirilmiştir. Telefonla görüşme tekniği uygulanarak toplanan veriler kayıt altına alınmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 26,0 for Windows kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Dahil edilen gebe kadın sayısının 47 olduğu çalışmada katılımcıların yaş ortalaması 30,87 ± 5,81'dir. Gebelerin başvuru anındaki gebelik haftası ortalaması 8,66 ± 4,44 (5–23 hafta) olup, gebelik sayısı ortalaması 3,00 ± 1,23'tür. Ortalama canlı doğum sayısı 1,57 ± 0,85'dir (min: 0 – maks: 4). Gebelikle ilgili şikayetler arasında en sık bulantı %36,2 (n=17), kusma %6,4 (n=3) ve vajinal kanama %4,3 (n=2) yer almaktadır. Katılımcıların %87,2'si (n=41) folik asit kullanmış olup, bunların %74,5'i (n=35) 400 mcg, %6,4'ü (n=3) 800 mcg ve %6,4'ü (n=3) 5000 mcg dozunda kullanmıştır. Laboratuvar bulgularına göre ortalama hemoglobin düzeyi 12,06 ± 1,19 mg/dL, hematokrit düzeyi 35,79 ± 3,34'tür. AST ortalaması 15,62 ± 2,95, ALT ortalaması 11,83 ± 3,40, üre düzeyi ortalaması 16,70 ± 6,07 ve kreatinin düzeyi 0,53 ± 0,13'tür. Proteinüri saptanan gebe sayısı %4,3 (n=2) olarak kaydedilmiştir. Katılımcıların %31,9'u (n=15) sigara içmekte olup, sigara tüketim ortalaması günlük 7,27 ± 5,84 adettir. Alkol kullanan gebe sayısı %2,1 (n=1)'dir. Radyasyona maruz kalan gebe sayısı %21,3 (n=10) olup, en sık maruz kalınan radyasyon türü iki yönlü omuz grafisi; %12,8 (n=6) olarak bildirilmiştir. Gebelik sürecinde herhangi bir dönemde ilaç kullananların sayısı %74,5 (n=35), tüm gebelik boyunca ilaç kullananların sayısı ise %36,2'dir (n=17). Ortalama ilaç sayısı 3,18 ± 1,94 (min:1 – maks:9) olarak belirlenmiştir. En sık kullanılan ilaç grupları sinir sistemi %66,0 (n=31), kas-iskelet sistemi %44,7 (n=21) ve solunum sistemi %42,6 (n=20) ilaçlarıdır. Kimyasal içerik olarak en sık kullanılanlar amoksisilin + klavulanik asit %17,0 (n=8), parasetamol %12,8 (n=6) ve sertralin %12,8 (n=6) olmuştur. Gebeliklerin sonuçları incelendiğinde, %66,0'sı (n=31) term doğumla, %21,3'ü (n=10) abortusla, %10,6'sı (n=5) erken doğumla ve %2,1'i (n=1) intrauterin ölümle sonuçlanmıştır. Term doğumların haftalık ortalaması 38 hafta, bebek doğum ağırlığı ortalaması 3092 gram, boy ortalaması 49,88 cm, baş çevresi ise 34,79 cm'dir. Anomalili bebeğe rastlanılmamıştır. Son adet tarihinden önce ilaç kullananların %63,6'sı düşük yaparken, %13,9'u doğum yapmıştır. Gebelik sürecinde ilaç kullananların ise %36,4'ü düşük, %86,1'i doğum ile sonuçlanmıştır ve aradaki ilişki istatiksel olarak anlamlıdır (p=0,003). Bu fark, özellikle son adet tarihinden önce ilaç kullananlarda düşük oranının daha yüksek olmasıyla ilişkilidir. .Düşük yapan gebelerin yaş ortalaması 34,27 iken doğum yapanların ortalaması 29,83'tür (p=0,025). Sonuç: Bu çalışma teratojen maruziyeti olan gebelerde, maternal yaş, ilaç kullanım zamanı, baba yaşı ve baba öğrenim düzeyinin gebelik sonuçlarını anlamlı şekilde etkileyebileceğini ortaya koymuştur. Çalışmamız özellikle son adet tarihinden önce ilaç kullanımına başlayan gebelerde abortus oranının anlamlı derecede yüksek olması, prekonsepsiyonel bakımın önemini açıkça ortaya koymaktadır. Aile hekimliği çalışmalarında bu yaklaşımın yaygınlaştırılması, toplumda daha sağlıklı gebelik sonuçlarına ulaşılmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Aile Hekimliği, Teratojenler, Gebelik Sonuçları, İlaç Etkileri, Risk Değerlendirmesi

Author

Mustafa İstek

How to Cite

Mustafa İstek (Tıpta Uzmanlık Tezi). Tıbbi Farmakoloji Polikliniğinde teratojenite hizmeti verilen kişilerin gebelik ve fetal gelişim süreçlerinin aile hekimliği bakış açısıyla değerlendirilmesi, 2025, Samsun Üniversity.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Samsun Üniversity