Ülkesel egemenlik bağlamında devletlerin oluşumu ve ülke edinimi: Batı Sahra örneği
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Melek Saral
Abstract (TR)
Bu tez, uluslararası hukukta ülkesel egemenlik ve ülke edinimi bağlamında günümüzde hâlâ çözülememiş olan Batı Sahra sorunu incelemekte olup Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti'nin (SADC) kurulmuş bir devlet mi yoksa yalnızca bir ulusal kurtuluş hareketi mi sayılacağını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu temel soru özelinde ortaya çıkan çeşitli ihtimaller bağlamında, ülkesel egemenlik ve ülke ediniminin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine cevap aranmaktadır. 1991 ateşkesi sonrasında Batı Sahra'nın yaklaşık beşte birini oluşturan ve Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti'nin (SADC) gözetimine bırakılan topraklarda, POLISARIO Cephesi'nin Tinduf'taki sürgün hükümeti aracılığıyla etkili bir kontrol sağladığı; bu nedenle devlet olma kriterlerini karşıladığı ileri sürülmektedir. Bu sebeple SADC'nin, Batı Sahra üzerindeki egemen devlet olduğu ileri sürülebilir hale geldiğinden ülke edinim yolları da incelenebilir hale gelmektedir. Bu tez, özellikle Birleşmiş Milletlerin (BM), 1991 yılındaki ateşkes ilanından sonra Batı Sahra'daki self-determinasyonun donmuş yapısına karşılık, ülke edinim yollarından olan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla istikrarın sağlanabileceğini savunmaktadır. Teorik çerçevede, ülkesel egemenlik kavramı açıklandıktan sonra benzer kavramlar ile farkları ortaya konmuş, ülke edinim yolları ve ülkesel egemenlik iddialarında belirleyici bir faktör olan tanıma kavramı ve tanımama doktrinleri ele alınmıştır. İkinci bölüm olan vaka analizi kısmında ise Batı Sahra sorununun tarihsel arka planı incelenmiş ve sonrasında hukuki analiz bağlamında uyuşmazlığın çözümü açısından önemli olan kritik tarihler belirlenmiştir. Akabinde, POLISARIO Cephesi'nin, self determinasyon birimi olarak mı yoksa egemen bir devlet olan SADC'nin sürgündeki hükümeti olarak mı değerlendirileceği incelendikten sonra, SADC'nin kuruluş tarihi belirlenmeye çalışılmıştır. Kritik tarih ihtimallerinin incelenmesiyle, SADC'nin kuruluşunun 1991 ateşkesiyle başladığı en kuvvetli ihtimal olarak görülmektedir. Ancak SADC'nin sürekli olarak referandum önerilerini reddetmeyip kabul etmesi, egemenliğini bir koşula bağladığı anlamına gelmektedir. Bu durum egemenlik kavramıyla çelişmekte ve Fas'ın egemenlik iddialarının zımnen tanıdığı şeklinde yorumlanmakta, Fas'ın etkili kontrolü altındaki Batı Sahra'nın beşte dördünde, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla egemenlik kazanabileceği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada, Batı Sahra'daki egemenlik sorunu, hukuki tümdengelim ve yorumlayıcı vaka analizi yöntemleriyle incelenmiştir. İngilizce ve Türkçe basılı kitaplar, akademik makaleler, tarihsel veriler ve ilgili resmî internet sitelerinden derlenen kaynaklar ışığında, uluslararası hukuk normları (self-determinasyon, fiili kontrol vb.) teorik olarak analiz edilmiş ve vaka bağlamında uygulanmıştır. Yorumlayıcı vaka analizi ile, bu normların BM'nin gerçekçi çözüm arayışı ve Fas'ın özerklik planı gibi siyasi gerçekliklerle etkileşimi sistematik şekilde değerlendirilmiştir.
Author
Dr. Mehmet Tuzcuoğlu
Institution
How to Cite
Mehmet Tuzcuoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Ülkesel egemenlik bağlamında devletlerin oluşumu ve ülke edinimi: Batı Sahra örneği, 2025, Ankara Social Science University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Ankara Social Science University
- 1924 anayasasında yasama organı(2025)
- Cinsel suçlarda medya ve adil yargılanma: İfade özgürlüğü ile masumiyet karinesinin çatışması(2025)
- Ulusal kimliğin inşasında bir araç olarak dış politika: Çanakkale Savaşı örneği(2017)
- Vergi kaçakçılığı için optimal denetim(2016)
- Avrupada kan bağışına yönelik teşvikler konusundaki tutum(2017)
- COMESA ülkelerinde dış ticaretin iktisadi büyümeye etkileri(2016)
