
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Çocuklarda periferik lenfoadenopatilerin değerlendirilmesi
Giriş ve Amaç Çocukluk çağında periferik lenfadenopati sık rastlanan bir bulgudur. Genellikle kendini sınırlayıcı, benign bir durum olabilmesine karşın altta yatan ciddi sistemik bir hastalığın veya malignitenin ipucuda olabilir. Bu çalışmanın amacı lenfadenopati tanımı, bölgesel ve yaygın lenfadenopatinin ayırıcı tanısı, lenfadenopatili hastanın değerlendirilmesinde sistematik yaklaşım, epidemiyolojik özellikleri, etiyolojik dağılımı, klinik ve laboratuvar bulguları, biyopsi yapılması gereken durumlar kısacası tanı, tetkik ve izlem süreçlerinin değerlendirilmesidir. Hastalar ve Yöntem Çalışmaya Ocak 2008 ile Aralık 2011 tarihleri arasında ADÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Onkoloji polikliniğine periferik lenfadenopati yakınması ile başvuran olgular incelendi. Olguların epidemiyolojik özellikleri, klinik ve laboratuvar bulguları dosyalarından retrospektif olarak değerlendirildi. İstatistiksel değerlerdime SPSS- 17.0 programı kullanılarak yapıldı. Toplam 151 olgunun epidemiyolojik ve klinik verileri gözden geçirildi. 14 olguda (%9) yapılan incelemeler sonucunda lenfadenopati dışı kitle saptandı ve değerlendirme dışında tutuldu. Kalan 137 olgunun 91?i (%66) erkek, 46?sı (%34) kız ve yaş ortalaması 6,6 yıl idi. Hastaların 130?u (%) benign, 7?si (%) malign lenfadenopati tanısı aldı. Malign hastalık tanısı alan olgularda yaşları 6 ile 12 yıl arası ve lenfadenopati çapı 3 cm?den büyük idi. Benign hastalık tanısı alan olgularda yaş ortalaması 6,49 ± 4,30 yıl ve %78?inin lenfadenopati çapı 1- 3 cm olarak saptandı. Lenfadenopatinin yaygınlığı açısından değerlendirildiğinde olguların 116?sında (%85) bölgesel, 21?inde (%15) yaygın lenfadenopati vardı. Olguların 47?sinde (%34) semptom süreleri kronik, 90?ında (%66) akut olduğu ve malignite tanısı alan olguların kronik lenfadenopati olma olasılığı benign lenfadenopati tanısı alan olgulara göre daha yüksek orana sahip olmakla birlikte istatistiksel farklılık saptanmadı. Malign olguların %71?i fiske, %86?sı sert ve lastik kıvamında, benign olguların %97?si hareketli, %57?si yumuşak kıvamda olduğu malignite tanısı alan olguların fiske, sert ve lastik kıvamda olma olasılığı benign lenfadenopatisi tanısı alan olgulara göre daha yüksek orana sahip olup istatistiksel olarak anlamlı saptandı. Akciğer grafisinde mediastinal genişleme saptanan 4 olguda malign lenfadenopati saptanmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Olguların 14?üne eksizyonel biyopsi yapıldı. Bunların 7?sinde (%50) malign nedenler saptandı. Benign grupta en sık neden reaktif lenf nodu hiperplazisi (%50 ), malign grupta en sık neden Hodgkin lenfoma (%86) ve 1 olguda da nazofarenks kanseri (%14) saptandı. Çocukluk çağında periferik lenfadenopati sık karşılaşılan yakınma veya fizik inceleme bulgusudur. Sıklıkla benign nedenlere bağlı gelişmekle birlikte nadiren altta yatan malign hastalığın bulgusu olabilir. Boyutları 4 haftadan uzun süredir devam eden, 3 cm?den büyük boyutta, sert, fiske lenfadenopatilerde ve lenfadenopati ile birlikte göğüs grafisinde patoloji saptanan olgularda malignite olasılığı yüksektir. Bu özelliklere sahip olan lenfadenopatilerde eksizyonel biyopsi planlanmalıdır. Anahtar kelimeler Çocukluk çağı, periferal LAP, benign, malign
Down sendromlu çocukların gelişimsel durumlarının genişletilmiş-gelişimi izleme ve destekleme rehberi(G-GİDR)ile değerlendirilmesi
Amaç: Bu araştırmanın amacı Gelişimsel Pediyatri polikliniğine başvuran 0-5 yaş arası Down Sendromlu çocukların gelişimsel durumlarının Çocuk ve Gençler İçin İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararsı Sınıflandırması- International Classification of Functioning, Disability and Health-Child and Youth Version (ICF-CY)' nın 4 temel alanındaki işlevler, etkinlikler, yaşama katılım, çevresel etmenler açısından Genişletilmiş-Gelişimi İzleme ve Destekleme Rehberi (G-GİDR) ile değerlendirilmesidir. Gereç-Yöntem: Bu araştırma kesitsel ve gözlemsel olan durum saptama çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini 1 Kasım 2012 – 31 Mart 2013 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Gelişimsel Pediyatri polikliniğine başvuran Down Sendromlu çocuklar oluşturmuştur ve G-GİDR ile değerlendirilmişlerdir. Bulgular: Çalışmaya 1-60 ay arası toplam 100 çocuk dahil edilmiştir. Çocukların 59'u (%59) erkek, 41'i (%41) kızdır. Çocukların 57'sini (%57) doğumsal kalp hastalığı olanlar oluşturmaktadır. Bu çocukların G-GİDR ile anlatım dili, alıcı dil, hareket, ilişki, oyun ve özbakım alanındaki gelişimsel durumları değerlendirilmiş, bu alanlardan yalnızca bir alanda gelişimi gecikmeli olan 21 (%21), birden fazla alanda gecikmesi olan 67 (%67) çocuk saptanmıştır. Ailelerin %75'i hareket, %73'ü dil gelişimlerinde kaygı duymaktadır. Çocukların 18'inde (%18) dikkat ve öğrenme, 8'inde (%8) uyku, 15'inde (%15) yeme alanında sorun olduğu bildirilmiştir. Kırk dokuz (%49) çocuk özel eğitim alırken, 51'inin (%51) özel eğitim almadığı saptanmıştır. Çalışmamızda özel eğitim için rapor alma yaşı ortalama 18±9 ay, özel eğitime başlama yaşı da ortalama 19±10 aydır. Özel eğitim alan ve fizik tedavi alan çocukların çoğunluğunu 2-4 yaş arası çocuklar oluşturmaktadır. Sonuçlar: Down Sendromlu çocuklar gelişimsel gecikmeleri açısından düzenli ve yakın takip edilmesi gereken çocuklardır. Aileler çocuk hekimleri tarafından özel eğitim ve fizik tedavi sürecinin erken başlanması konusunda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidirler.