
126
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Sınıf öğretmeni adaylarının ve öğretmenlerinin çevre eğitimine yönelik öz-yeterlik inançları üzerine sınıf düzeyi, kıdem ve değer yönelimlerinin etkisi
Bu çalışmada sınıf öğretmenliği lisans öğrencileri ve sınıf öğretmenlerinin çevre eğitimine yönelik öz-yeterlik inançları zamana (sınıf ve kıdem) ve hayatlarına rehber olan değer yönelimlerine göre değişip değişmediği araştırılmıştır. Araştırmaya, 2006-2007 eğitim öğretim yılında, Adnan Menderes Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı öğrencilerinden 320 öğrenci ve Aydın il, ilçe ve köylerinden olmak üzere toplam 80 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırma için ?Çevre Eğitimine Yönelik Öz-yeterlik Ölçeği? geliştirilmiştir. Bu ölçeğin Cronbach Alpha İçtutarlılık Katsayısı .76 olup toplam varyansın %61.80'ni açıklamaktadır. Ölçek dört alt boyutludur (?Akademik Yetkinlik Algısı?, ?Sorumluluk Algısı?, ?Öğretici Yetkinlik Algısı?, Yönlendirebilme Algısı?). Bağımsız değişkenlere ilişkin veriler Öğrenci-Öğretmen Tanıma formu ile elde edilmiştir. Ayrıca araştırmada Schwartz'ın Değerler Kuramı Ölçeği kullanılmıştır.Yapılan çalışma sonucunda Çevre Bilimi dersi alan öğrencilerin ?Akademik Yetkinlik Algısı? ve ?Yönlendirebilme Algısı? alt ölçeklerinden aldıkları puanların ortalamaları, bu dersi henüz almayan öğrencilere oranla daha yüksektir. Hiçbir öz-yeterlik alt boyutu cinsiyete göre farklılık göstermemektedir. Köy öğretmenlerinin ?Sorumluluk Algısı? ortalama puanları, il merkezinde çalışan öğretmenlere göre de daha yüksektir. Çevre Bilimi dersini alan, almayan ve sınıf öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları (?Akademik Yetkinlik Algısı?, ?Sorumluluk Algısı? ve ?Yönlendirebilme Algısı?) farklılıklar göstermektedir. Öğretmenlerin öz-yeterlik düzeyleri mesleki kıdemlerine göre araştırılmış ve yapılan Scheffe testine göre, birinci grup (1-10 Yıl) ile ikinci grup (11-20 Yıl) arasında, birinci grup lehine farklılık (P=0.049) olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin ve sınıf öğretmenliği öğrencilerinin sahip olduğu değer yönelimleri ile çevre eğitimine yönelik öz-yeterlik ölçeğinden aldığı puanların ilişkili olduğu görülmüştür.
Köyde görev yapan sınıf öğretmenlerinin sorunları (Aydın ili örneği)
Bu çalışmanın temel amacı, günümüz şartlarında köylerde görev yapan sınıf öğretmenlerinin sorunlarını, öğretmen görüşlerine göre analiz ederek belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmektir. Aynı zamanda bu çalışma ile göreve yeni başlayacak olan öğretmen adaylarının ne gibi sorunlarla karşılaşabileceklerini ve bu sorunların üstesinden nasıl gelebileceklerini ortaya koymak amaçlanmıştır.Bu çalışmanın araştırma evrenini, 2007?2008 eğitim-öğretim yılında Aydın Merkez ve Kuşadası ilçeleri hariç olmak üzere tüm ilçelerin köylerinde bulunan ilköğretim okullarında görevli 776 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 482 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen nicel veriler için ?Köy Öğretmeni Sorunları Anket Formu?, nitel veriler için ?Köy Öğretmeni Sorunları Görüşme Formu? araştırmacı tarafından hazırlanarak kullanılmıştır. ?Köy Öğretmeni Sorunları Anket Formu?nun güvenilirlik katsayısı ?=,9796 olarak bulunmuştur. Aynı zamanda anket, ?Araç-Gereç ve Onarım, Köy Halkıyla Etkileşim, Mesleki Memnuniyet, Rehberlik, Sosyal Etkinlikler, Çevresel Koşullar, Barınma ve Denetim? olmak üzere 8 boyuttan oluşmaktadır. ?Köy Öğretmeni Sorunları Görüşme Formu? ile ?Köy Öğretmeni Sorunları Anket Formu? birbirine paralel olacak şekilde hazırlanmış, görüşme formu aracılığıyla da ankette belirtilmeyen sorunların belirlenmesine ve sorunların nedenleri hakkında derinlemesine bilgi elde etmeye özen gösterilmiştir.Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney-U Testi ve çoklu karşılaştırma testleri (Scheffe, Tukey HSD, LSD) kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi, (p<.05) olarak kabul edilmiştir.iiElde edilen veriler tablo, şekil ve grafikler aracılığıyla açıklanmıştır.Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır:Köyde görev yapan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşleri,1.Genel anlamda ?ara sıra? düzeyindedir.2.En çok karşılaşılan ilk üç problemin birincisi olan ?Tiyatro, sinema gibi kültürel faaliyetlerden yoksun kalıyorum.? şeklindeki madde için ?sık sık?, ?Deney, uygulama ve araştırma yaparken malzemelere ulaşmada sorun yaşıyorum.? ve ?Milli Eğitim Müdürü ve Şube Müdürleri köye ziyarete gelerek destek oluyorlar.? şeklindeki ikinci ve üçüncü madde için ise ?ara sıra? düzeyindedir.3.En az karşılaşılan ilk üç problemi oluşturan ?Köy halkı tarafından saygı görüyorum.?, ?Köy halkı öğretmenine güven duyuyor.? ve ?Köyde görev yapmak ruh sağlığımı olumsuz etkiliyor.? şeklindeki maddelerin hepsi için ?nadiren? düzeyindedir.4.Anketin ?Çevresel Koşullar? ve ?Köy Halkıyla Etkileşim? boyutunda ?nadiren? düzeyinde, ?Mesleki Memnuniyet?, ?Rehberlik?, ?Araç-Gereç ve Onarım?, ?Sosyal Etkinlikler?, ?Barınma?, ?Denetim? boyutlarında ise ?ara sıra? düzeyindedir.5.Anketin çeşitli boyutlarına göre,5.1.Cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, mesleki kıdem, görev yapılan yerleşim biriminin sosyo-ekonomik durumu, okuldaki görev durumu, öğretmen sayısı, sınıftaki öğrenci sayısı, taşımalı eğitim ile birleştirilmiş sınıf uygulamasının var olma durumu ve hizmet-içi eğitim alma durumu bakımından anlamlı farklılık göstermektedir.5.2.Yaş, köyde geçirilen hizmet süresi ve lisansüstü eğitim alma durumu bakımından anlamlı farklılık göstermemektedir.
Sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının okuma ilgi ve alışkanlıklarının karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adayları ile sınıf öğretmenlerinin okuma ilgi ve alışkanlıklarının karşılaştırılmasıdır.Araştırmada, Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Aydın il merkezindeki ilköğretim okulları örneklem olarak seçilmiştir. Toplam 151 sınıf öğretmeni adayı ve 203 sınıf öğretmeni araştırma örnekleminde yar almıştır.Veri toplama aracı olarak, Dökmen (1994) tarafından geliştirilen ?Okuma İlgisi Ölçeği ve Okuma Alışkanlığı Yetişkinler Formu Anketi? ile toplam araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? uygulanmıştır.Bu araştırmada verilerin yüzde dökümleri alınmış, aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerleri hesaplanmıştır. Verilere alt problemler doğrultusunda ANOVA (F, t testleri), Scheffe ile LSD testleri uygulanmış ve korelasyon katsayısı hesaplanmıştırAraştırma sonuçlarına göre;Bayan sınıf öğretmeni adaylarının ve sınıf öğretmenlerinin okuma ilgisi ve okuma alışkanlığı erkek sınıf öğretmeni adaylarının ve sınıf öğretnenlerinin okuma ilgi ve alışkanlığından daha yüksektir. Ayrıca araştırma bulguları sınıf öğretmeni adayları ve sınıf öğretmenlerinin okuma ilgisinin ?orta? düzeyde olduğunu göstermektedir.Sınıf öğretmeni adaylarının okuma ilgisi sınıf öğretmenlerini okuma ilgisinden daha yüksektir.Sınıf öğretmeni adayları ?gazete, dergi, mizah ve sanat? kitapları okumayı tercih ederken sınıf öğretmenleri ?gazete, sanat, kültür ve bilimsel kitapları?; okumayı tercih etmektedir.Sınıf öğretmeni adayları ?tv seyretmeyi tercih etme, vakit bulamama?; Sınıf öğretmenleri ise ?yorgun olma ve tv seyretmeyi tercih etme? nedenleriyle yeterince kitap okuyamadıklarını söylemektedir.Sınıf öğretmeni adayları ile sınıf öğretmenlerinin okuma ilgisi toplam puanlarının yüksek olduğu ve okuma ilgisi toplam puanları ile ?ayda okunan kitap sayısı, ayda okunan dergi sayısı ve sahip olunan kitap sayısı arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.
Kastamonu halkeleri ve faaliyetleri
Halkevleri, Cumhuriyet Dönemi'nde ulusal bilinci sağlayarak, Cumhuriyet İlkelerini ve Atatürk Devrimleri'ni halkla bütünleştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu kurumlar Cumhuriyet Türkiye'sinin en önemli kültür kurumları olmuştur.Kastamonu Halkevi, 24 Haziran 1932'de kurulmuştur. Bu tarihten itibaren Kastamonu Halkevi, çevresine Halkevlerinin genel amaçlarına uygun olarak katkılarda bulunmaya başlamıştır. Ülkemizdeki diğer Halkevleri gibi Kastamonu Halkevi de 1951'de kapatılmış ve faaliyetlerine son verilmiştir.Kastamonu Halkevi'nde zamanla Halkevlerinin dokuz şubesi de kurulmuştur; ancak yedi şubesi faaliyette bulunmuştur. Kastamonu Halkevi çalıştığı dönem sürecinde her şube kendi görev sorumluluğunda konferanslar, temsiller verilmesi, köy gezileri tertiplenmesi, film gösterimleri sunulması, kurslar düzenlenmesi gibi çalışmalar yapmıştır. Halkevi ve şubeleri Halkevleri'nin kuruluş amaçları doğrultusunda halka aydınlanma ışığının götürülmesinde araç olmuştur. Kastamonu Halkevi, faaliyette bulunduğu on dokuz yıl içinde Kastamonu kentinin sosyal-kültürel yaşamında derin izler bırakmıştır.Kastamonu Halkevi, kurulduğu dönem öncesi eğitim, kültür ve sosyal şartları göz önünde bulundurularak yetişkinlerin eğitiminde etkin rol oynamaya çalışmıştır.Ancak Halkevi, genel amaçlarını gerçekleştirmede bazı imkânsızlıklardan ve çevre şartlarından dolayı pek çok zorluklarla karşılaşsa da daha önceki dönemleriyle kıyaslandığında 1932-51 yılları arasında Kastamonu'nun sosyal-kültürel hayatına önemli katkılar sağladığı açıkça görülmüştür.
Drama temelli sosyal beceri eğitiminin 6 yaş çocuklarının sosyal ilişkiler ve işbirliği davranışlarına etkisi
Bu araştırma; ?Drama Temelli Sosyal Beceri Eğitimi?nin, 6 yaş çocuklarının sosyal ilişkiler ve işbirliği davranışlarına etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, 2007?2008 öğretim yılının güz yarıyılında Aydın ili Söke ilçesinde MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun iki anasınıfına devam eden 6 yaş grubu 34 çocuk oluşturmuştur. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu, deneme modelindedir. İlgili model uyarınca, deney ve kontrol grupları belirlendikten sonra her iki grup için, Arı ve Çağdaş (1999) tarafından geliştirilen ?Davranış Derecelendirme Ölçeği?nin ?İşbirliği, Sosyal İlişkiler 1 (Olumlu İlişkileri Sürdürme) ve Sosyal İlişkiler 2 (Grupla İlişkileri Sürdürme) Davranışları Alt Ölçekleri? doldurulmuştur. Deney grubundaki çocuklara 12 hafta süresince toplam 40 etkinlikten oluşan ?Drama Temelli Sosyal Beceri Eğitimi? uygulanmıştır. Kontrol grubunda günlük eğitim-öğretim etkinliklerine herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. 12 haftalık sürecin ardından deney ve kontrol gruplarına aynı ölçekler sontest olarak tekrar uygulanmış ve toplanan veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir.Çocukların, ?Davranış Derecelendirme Ölçeği?nin ?İşbirliği, Sosyal İlişkiler 1 (Olumlu İlişkileri Sürdürme) ve Sosyal İlişkiler 2 (Grupla İlişkileri Sürdürme) Davranışları Alt Ölçekleri? öntest puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla Mann Whitney U testi, sontest puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla ise Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır.Elde edilen veriler sonucunda, deney ve kontrol gruplarının ?Davranış Derecelendirme Ölçeği'nin İşbirliği, Sosyal İlişkiler 1 (Olumlu İlişkileri Sürdürme) ve Sosyal İlişkiler 2 (Grupla İlişkileri Sürdürme) Davranışları Alt Ölçekleri?nden aldıkları öntest puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın olmadığı görülmüştür (p>.05). Sosyal ilişkiler ve işbirliği davranışlarıyla ilgili ?Drama Temelli Sosyal Beceri Eğitimi? uygulaması sonrasında, deney ve kontrol grubu çocuklarının öntest puanları kontrol altına alındığında ?İşbirliği, Sosyal İlişkiler 1 (Olumlu İlişkileri Sürdürme) ve Sosyal İlişkiler 2 (Grupla İlişkileri Sürdürme) Davranışları Alt Ölçekleri? sontest puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur (p<.05).Anahtar Sözcükler: Okul Öncesi Eğitim, Sosyal İlişkiler, İşbirliği, Eğitimde Drama, Sosyal Beceri.
İlköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin "nokta, doğru, doğru parçası, ışın ve düzlem" konularında sahip oldukları kavram yanılgıları ve bu yanılgı nedenlerinin belirlenmesi
Bu çalışmada ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin ?Nokta, Doğru, Doğru Parçası, Işın ve Düzlem? konularında sahip oldukları kavram yanılgıları ve bu yanılgılara temel olan düşünme biçimleri belirlenmeye çalışılmıştır. Düşünme biçimleri TIMSS 1999 ve PISA 2003 Raporları'nın geometri alt boyutuyla ilgili sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgıları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışmada kullanılan veri toplama yöntemleri, kavram yanılgılarını tespit etmek amacıyla hazırlanan teşhis testinden oluşmuştur. Teşhis testinde yanılgıları ölçmek amacıyla sorular yer almış ve olası kavram yanılgılarına sebep olan düşünme biçimlerini öğrenmek amacıyla her teşhis sorusunun altında açıklama bölümü yer almıştır. Bu bölüme verilen cevabın yeterli olmadığı düşünülen durumlarda öğrencilerle yüz yüze görüşülmüştür.Çalışmada Aydın ilindeki altıncı sınıf öğrencileri evren olarak alınmış, Aydın merkez okullarından 5, Aydın ili İncirliova ilçesi okullarında 3 tanesindeki altıncı sınıf öğrencileri örneklem olarak seçilmiştir.Araştırma bulgularında altıncı sınıf öğrencilerin nokta, doğru, doğru parçası, ışın ve düzlem konularında oldukça fazla kavram yanılgılarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Bunlardan en önemlileri geometrik kavramları günlük hayatla ilişkilendirmeye yönelik kavram yanılgıları, bilinen temel geometrik kavramların özelliklerini işlemsel sorularda kullanmaya yönelik kavram yanılgıları, geometrik kavramlar arasında ilişki kurmaya yönelik kavram yanılgıları olarak belirlenmiştir.ANAHTAR SÖZCÜKLER: Geometrik kavram yanılgıları, Geometrik kavramların öğretimi, İlköğretimde geometri, Nokta, Doğru, Doğru Parçası, Işın, Düzlem.
Okulöncesi dönemi çocuklarına yönelik hazırlanan masal ve öykü kitaplarında geçen iletişim engelleri
Bu araştırmanın genel amacı ?okulöncesi çocuklarına yönelik hazırlanan masal ve öykü kitaplarında geçen iletişim engelleri nasıl ele alınmıştır?? sorusuna yanıt aramaktır. Bu araştırmanın evrenini; okulöncesi çocuklarına yönelik hazırlanan masal ve öykü kitapları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini seçkisiz (rastgele) örnekleme yöntemi ile seçilmiş kırk dört masal, elli altı öykü kitabı oluşturmaktadır.Çalışmada veri toplama aracı olarak doküman incelemesi kullanılmış, incelenen dökümanlar betimsel analiz yöntemiyle açıklanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın başında çocuk edebiyatı ve iletişim ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Araştırılacak olan iletişim engelleri 1)emir vermek, 2)alay etmek-küçümsemek, 3)ad takmak, 4)eleştirmek-suçlamak, 5)tehdit etmek- gözdağı vermek başlıkları altında kategorilere ayrılmıştır.Çalışmanın başında örnekleme alınan yüz kitaptan otuz tanesi iki uzman ve araştırmacı tarafından ayrı yerlerde ve zamanlarda oluşturulan kategorilere göre incelenmiştir. Uzmanlar bu başlıklara uygun buldukları tanımları değerlendirip araştırmacıya geri bildirimde bulunmuşlardır. Uzmanlar ve araştırmacı tarafından elde edilen tanımlar karşılaştırılmış; aralarındaki korelasyon SPSS paket programında hesaplanmıştır.İncelemenin sonunda okulöncesi çocuklarına yönelik hazırlanan masal ve öykü kitaplarında geçen iletişim engelleri, kitaplardan doğrudan alıntı yapılarak listelenip, bu ifadelerin çocukların içinde bulunduğu dönemin gelişim özelliklerine uygun olup olmadığı yorumlanmıştır.
Kişilerarası problem çözme becerileri eğitimi programının okulöncesi kurumlara devam eden çocukların kişilerarası problem çözme becerilerine etkisi
Bu araştırma, kişilerarası problem çözme programının okulöncesi kurumlara devam eden çocukların kişilerarası problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunu, Aydın ilinde bulunan ilköğretim okullarına devam eden 6 yaş grubu 72 çocuk oluşturmuştur. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelindedir. Araştırmada çocukların kişilerarası problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Shure tarafından geliştirilmiş OKPÇ Testi ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş Kişilerarası Problem Çözme Ölçeği kullanılmıştır. OKPÇ Testi'nin Türkçe'ye uyarlama çalışmaları Dinçer ve Anlıak tarafından yapılmıştır. Deney grubu öğrencilerine on hafta süresince kişilerarası problem çözme eğitimi almışlardır. Kontrol grubundaki öğrenciler ise okullarındaki varolan eğitime devam etmişlerdir.Kişilerarası problem çözme eğitim programının okul öncesi kurumlarına devam eden çocukların kişilerarası problem çözme becerilerinde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığı t-testi ile analiz edilmiştir. Anlamlılık düzeyi 0.05 alınmıştır.Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, kişilerarası problem çözme eğitimine katılan çocukların kişilerarası problem çözme becerilerinde eğitim almayanlara göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar kelimeler: problem çözme, kişilerarası problem çözme, çatışma çözme, sorun çözme
Kuşadası'nda kıyı kullanımı ve turizmin çevresel etkileri üzerine yerel halkın tutumları
Turizm faaliyetleri, gelişme gösterdiği alanlarda çevresel birçok etkiye neden olmaktadır. Özellikle kıyı alanları, kullanım kapasitelerinin üzerinde baskı ile karşı karşıya kalmakta, bu baskı çevresel ve ekolojik bozulmalara neden olmaktadır. Bu bozulmalar planlı turizm faaliyetlerinin yürütülemediği bölgelerde artarak devam etmekte ve olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Böyle bir durum ise çevresel açıdan arazi kullanımı ve ekosisteme zarar vermekte ve zaman içerisinde yöre halkının turizme bakış açısı değiştiğinden turizmden kaynaklanan sorunlar büyüdükçe yöre halkı turizme karşı olumsuz bir tavır takınmaktadır. Bu araştırmanın amacını da özellikle arazi kullanımı üzerinde turizmin çevresel etkilerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Burada yerel halkın tutumları da çevresel etkilerin belirlenmesi konusunda önem taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda, turizmin çevresel etkileri, yerel halkın tutumları ile ilgili kaynak taraması yapılmış ve uygulama bölümü için, veri toplama aracı olarak, turizmin çevresel etkilerine ilişkin yerel halkın tutumlarına dair bir anket geliştirilmiştir. Söz konusu bu anket Aydın ilinin Kuşadası ilçe merkezinde yaşayan yöre halkından 125 kişiyle bizzat görüşülerek uygulanmıştır. Ayrıca turizm faaliyetlerinin kıyı kullanımı ve çevre üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla arazi kullanımındaki değişiklikler incelenmiştir. Sonuçta, Kuşadası'nın coğrafi özellikleri ortaya konmak suretiyle arazi kullanımının nasıl olması gerektiği saptanmış ve alanda turizmin arazi kullanımında yaptığı değişiklikler belirlenmiştir. Bununla birlikte yöre halkının Kuşadası'nda turizmin çevresel etkileri konusunda olumsuz bir tutum sergiledikleri ortaya çıkmıştır. Son olarak Kuşadası'nda turizmin sürdürülebilirliği ve doğru arazi kullanımı için öneriler getirilmiştir.ANAHTAR SÖZCÜKLERKıyı kullanımı, Çevresel etkiler, Yerel halk, Tutumlar, Kuşadası.
Öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik farkındalık ve ilgi düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik farkındalık, sorumluluk ve ilgi düzeylerinin, akademik alanlarına, sosyo-demokrafik özelliklerine, politik görüşlerine ve doğayla yakınlık derecelerine göre değişip değişmediği araştırılmıştır. Araştırmaya 2007-2008 eğitim öğretim yılında Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Sınıf öğretmenliği, tezsiz yüksek lisans Biyoloji ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği anabilim dallarında bulunan son sınıf öğrencileri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nden Resim-iş, Sınıf, Fen Bilgisi, Türk Dili ve Edebiyatı, Fizik ve Coğrafya öğretmenliği anabilim dallarında bulunan son sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 240 öğrenci katılmıştır. Araştırmada, 3 sayfadan oluşan sosyo-demografik özellikler ve ölçeklerin bulunduğu anketler kullanılmıştır. Ölçeklerin birincisi çevre sorunlarına yönelik farkındalık ölçeği, ikincisi çevre sorunlarına yönelik sorumluluk yüklenme ölçeği, üçüncüsü çevre sorunlarına yönelik ilgi ölçeğidir. Sorumluluk yüklenme ölçeği iki maddeden oluşmaktadır. Biri Türkiye'ye diğeriyle de dünyaya yönelik sorumluluğu ölçmektedir. Çevre sorunlarına yönelik farkındalık ölçeği iki bileşenden oluşmaktadır. Birincisi lokal olup, Türkiye'deki çevre sorunları; ikincisi global olup dünyadaki çevre sorunları ile ilgilidir. Bu iki alt ölçeğin iç tutarlılık katsayısı Türkiye için 0.76, Dünya için 0.82'dir. Çevre sorunlarına yönelik ilgi ölçeği üç alt boyuttan oluşmaktadır (Alturistik, Egoistik, Ekolojik). Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı 0.86'dır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları her iki ölçekte de tatminkâr düzeydedir.Araştırma bulgularına göre, öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik farkındalık düzeyleri incelendiğinde, dünyadaki toprak kirliliği maddesinin alanlar arasında farklı olduğu hesaplanmıştır. Coğrafya ve Fizik öğrencilerinin, Fen Bilgisi öğrencilerine oranla dünyadaki toprak kirliliğini daha ciddi bir problem olarak algıladıkları görülmüştür. Türkiye ve Dünya'daki çevre sorunlarına yönelik sorumluluk duyma puanları ise alanlar arasında farklılık göstermemektedir. Akademik alanlara göre çevre sorunlarına yönelik ilgi düzeyleri Ekolojik alt boyutunda, Sınıf öğretmenliği öğrencileri ile Coğrafya ve Resim öğretmenliği arasında, Coğrafya ve Resim öğretmenliği öğrencileri lehine farklılık göstermektedir. Kız öğrencilerin çevre sorunlarına yönelik sorumluluk, farkındalık ve ilgi düzeyleri erkek öğrencilere göre daha yüksek ve önemli derecede farklıdır. Öğretmen adaylarının Türkiye'deki çevre sorunlarına yönelik sorumluluk düzeyi, sol görüşe sahip olan öğretmen adaylarında, sağ görüşe sahip öğretmen adaylarına göre daha yüksek ve önemli derecede farklılık göstermektedir.Çevre sorunlarına yönelik sorumluluk duyma maddeleri, farkındalık faktörleri ve ilgi faktörleri (Ekolojik, Egoistik ve Altrustik) öğretmen adaylarının doğaya yakınlık derecesine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiş ve zayıf, orta ve yüksek yakınlık düzeyleri karşılaştırılmıştır. Öğretmen adaylarının Dünya ve Türkiye'deki çevre sorunlarına yönelik sorumluluk düzeyleri, ekolojik ve altrustik ilgileri doğayla daha fazla iç içe yaşadıklarını ifade edenler lehinedir.Çevre sorunlarına yönelik, öğretmen adaylarının farkındalık ve sorumluluk duyma ile ilgi düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakıldığında, egoistik ilgi düzeyi ile dünya çapındaki çevre problemlerine karşı sorumluluk sahibi olma dışındaki tüm ikili ilişkiler zayıf seviyede ancak istatistiksel olarak önemli olduğu görülmüştür.