Adnan Menderes University
Department

Ziraat Bölümü

Adnan Menderes University

13

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki soğuk depolama yapılarının mevcut durumunun belirlenmesi ve geliştirilmesi

Bu araştırma Aydın ilinde meyve ve sebze depolamada kullanılan soğuk hava depolarına ilişkin genel ve yapısal özelliklerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Aydın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü?nden alınan veriler kullanılarak 20 adet soğuk hava deposu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işletmelerden araştırmaya katılan 19 adet soğuk hava deposunda inceleme yapılmıştır. Bu işletmelerin %58?inin özel şirketler, %42?sinin ise tarımsal kalkınma kooperatifleri tarafından işletildiği belirlenmiştir. İşletmelerin %32?sinde toplam depolama kapasitesinin 500 tonun altında, %37?sinde 500?1000 ton arasında ve %31?inde ise 1000 tonun üzerinde olduğu belirlenmiştir. Soğuk hava depolarında çelik taşıyıcı sistemin kullanımı %47 oranla birinci sırada gelirken bunu konvansiyonel betonarme (%32) ve prefabrik betonarme (%21) izlemektedir. PU panel işletmelerin %58?inde duvar yalıtım malzemesi, % 69?unda ise tavan yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. İşletmelerin % 63?ünde döşeme yalıtım malzemesi olarak PU köpük ilk sırada gelmiştir. Soğuk hava depolarında özel şirketlerin kooperatiflere oranla daha modern yalıtım malzemeleri kullandığı tespit edilmiştir. Soğuk hava depolarının % 68?inin freon gazlı soğutma sistemini tercih ettiği belirlenmiştir. Yapılan analizlerde alt yapı ve donanım ile mülkiyet durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. İşletme sahiplerine genel olarak karşılaştıkları teknik ve işletim problemleri sorulmuş ve işletmelerin tamamında elektrik giderlerinin yüksek ve devlet desteklerinin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Bunu, %42 oranla tasarım hatalarından kaynaklanan sorunlar ve kalifiye eleman sıkıntısı (%26) izlemiştir. Depolama öncesi ve sonrası ürün fiyatları incelendiğinde, ürün fiyatlarının yükseldiği ve depolamanın ekonomik yarar sağladığı saptanmıştır. Buna rağmen soğuk hava depolarının kapasite kullanım oranları açısından %79?unun %60 ve altında kapasite ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedeninin ise yüksek elektrik giderleri ve buna bağlı maliyet artışı olduğu söylenebilir.

Ümit Alkan
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki soğuk depolama yapılarının mevcut durumunun belirlenmesi ve geliştirilmesi

Bu araştırma Aydın ilinde meyve ve sebze depolamada kullanılan soğuk hava depolarına ilişkin genel ve yapısal özelliklerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Aydın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü?nden alınan veriler kullanılarak 20 adet soğuk hava deposu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işletmelerden araştırmaya katılan 19 adet soğuk hava deposunda inceleme yapılmıştır. Bu işletmelerin %58?inin özel şirketler, %42?sinin ise tarımsal kalkınma kooperatifleri tarafından işletildiği belirlenmiştir. İşletmelerin %32?sinde toplam depolama kapasitesinin 500 tonun altında, %37?sinde 500?1000 ton arasında ve %31?inde ise 1000 tonun üzerinde olduğu belirlenmiştir. Soğuk hava depolarında çelik taşıyıcı sistemin kullanımı %47 oranla birinci sırada gelirken bunu konvansiyonel betonarme (%32) ve prefabrik betonarme (%21) izlemektedir. PU panel işletmelerin %58?inde duvar yalıtım malzemesi, % 69?unda ise tavan yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. İşletmelerin % 63?ünde döşeme yalıtım malzemesi olarak PU köpük ilk sırada gelmiştir. Soğuk hava depolarında özel şirketlerin kooperatiflere oranla daha modern yalıtım malzemeleri kullandığı tespit edilmiştir. Soğuk hava depolarının % 68?inin freon gazlı soğutma sistemini tercih ettiği belirlenmiştir. Yapılan analizlerde alt yapı ve donanım ile mülkiyet durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. İşletme sahiplerine genel olarak karşılaştıkları teknik ve işletim problemleri sorulmuş ve işletmelerin tamamında elektrik giderlerinin yüksek ve devlet desteklerinin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Bunu, %42 oranla tasarım hatalarından kaynaklanan sorunlar ve kalifiye eleman sıkıntısı (%26) izlemiştir. Depolama öncesi ve sonrası ürün fiyatları incelendiğinde, ürün fiyatlarının yükseldiği ve depolamanın ekonomik yarar sağladığı saptanmıştır. Buna rağmen soğuk hava depolarının kapasite kullanım oranları açısından %79?unun %60 ve altında kapasite ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedeninin ise yüksek elektrik giderleri ve buna bağlı maliyet artışı olduğu söylenebilir.

Ümit Alkan
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki soğuk depolama yapılarının mevcut durumunun belirlenmesi ve geliştirilmesi

Bu araştırma Aydın ilinde meyve ve sebze depolamada kullanılan soğuk hava depolarına ilişkin genel ve yapısal özelliklerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Aydın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü?nden alınan veriler kullanılarak 20 adet soğuk hava deposu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işletmelerden araştırmaya katılan 19 adet soğuk hava deposunda inceleme yapılmıştır. Bu işletmelerin %58?inin özel şirketler, %42?sinin ise tarımsal kalkınma kooperatifleri tarafından işletildiği belirlenmiştir. İşletmelerin %32?sinde toplam depolama kapasitesinin 500 tonun altında, %37?sinde 500?1000 ton arasında ve %31?inde ise 1000 tonun üzerinde olduğu belirlenmiştir. Soğuk hava depolarında çelik taşıyıcı sistemin kullanımı %47 oranla birinci sırada gelirken bunu konvansiyonel betonarme (%32) ve prefabrik betonarme (%21) izlemektedir. PU panel işletmelerin %58?inde duvar yalıtım malzemesi, % 69?unda ise tavan yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. İşletmelerin % 63?ünde döşeme yalıtım malzemesi olarak PU köpük ilk sırada gelmiştir. Soğuk hava depolarında özel şirketlerin kooperatiflere oranla daha modern yalıtım malzemeleri kullandığı tespit edilmiştir. Soğuk hava depolarının % 68?inin freon gazlı soğutma sistemini tercih ettiği belirlenmiştir. Yapılan analizlerde alt yapı ve donanım ile mülkiyet durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. İşletme sahiplerine genel olarak karşılaştıkları teknik ve işletim problemleri sorulmuş ve işletmelerin tamamında elektrik giderlerinin yüksek ve devlet desteklerinin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Bunu, %42 oranla tasarım hatalarından kaynaklanan sorunlar ve kalifiye eleman sıkıntısı (%26) izlemiştir. Depolama öncesi ve sonrası ürün fiyatları incelendiğinde, ürün fiyatlarının yükseldiği ve depolamanın ekonomik yarar sağladığı saptanmıştır. Buna rağmen soğuk hava depolarının kapasite kullanım oranları açısından %79?unun %60 ve altında kapasite ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedeninin ise yüksek elektrik giderleri ve buna bağlı maliyet artışı olduğu söylenebilir.

Ümit Alkan
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki soğuk depolama yapılarının mevcut durumunun belirlenmesi ve geliştirilmesi

Bu araştırma Aydın ilinde meyve ve sebze depolamada kullanılan soğuk hava depolarına ilişkin genel ve yapısal özelliklerin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Aydın Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü?nden alınan veriler kullanılarak 20 adet soğuk hava deposu bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işletmelerden araştırmaya katılan 19 adet soğuk hava deposunda inceleme yapılmıştır. Bu işletmelerin %58?inin özel şirketler, %42?sinin ise tarımsal kalkınma kooperatifleri tarafından işletildiği belirlenmiştir. İşletmelerin %32?sinde toplam depolama kapasitesinin 500 tonun altında, %37?sinde 500?1000 ton arasında ve %31?inde ise 1000 tonun üzerinde olduğu belirlenmiştir. Soğuk hava depolarında çelik taşıyıcı sistemin kullanımı %47 oranla birinci sırada gelirken bunu konvansiyonel betonarme (%32) ve prefabrik betonarme (%21) izlemektedir. PU panel işletmelerin %58?inde duvar yalıtım malzemesi, % 69?unda ise tavan yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. İşletmelerin % 63?ünde döşeme yalıtım malzemesi olarak PU köpük ilk sırada gelmiştir. Soğuk hava depolarında özel şirketlerin kooperatiflere oranla daha modern yalıtım malzemeleri kullandığı tespit edilmiştir. Soğuk hava depolarının % 68?inin freon gazlı soğutma sistemini tercih ettiği belirlenmiştir. Yapılan analizlerde alt yapı ve donanım ile mülkiyet durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. İşletme sahiplerine genel olarak karşılaştıkları teknik ve işletim problemleri sorulmuş ve işletmelerin tamamında elektrik giderlerinin yüksek ve devlet desteklerinin yetersiz olduğu ifade edilmiştir. Bunu, %42 oranla tasarım hatalarından kaynaklanan sorunlar ve kalifiye eleman sıkıntısı (%26) izlemiştir. Depolama öncesi ve sonrası ürün fiyatları incelendiğinde, ürün fiyatlarının yükseldiği ve depolamanın ekonomik yarar sağladığı saptanmıştır. Buna rağmen soğuk hava depolarının kapasite kullanım oranları açısından %79?unun %60 ve altında kapasite ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bunun en önemli nedeninin ise yüksek elektrik giderleri ve buna bağlı maliyet artışı olduğu söylenebilir.

Ümit Alkan
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Aydın bölgesinde, birinci ve ikinci ürün mısırda (Zea mays) verim, verim öğeleri, fizyolojik ve diğer bazı özellikler arasındaki farklılıklar

Çalışmanın amacı Aydın koşullarında yetiştirilen birinci ve ikinci ürün mısır arasındaki farklılıkların belirlenmesidir. Tarla denemesi 2005 ve 2006 yıllarında AD.Ü. Ziraat Fakültesi Araştırma ve Üretim Çiftliğinde birinci ve ikinci ürün olarak tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü yürütülmüştür. Farklı 2 melez mısır çeşidi (PR31G98, 32K61) çalışmanın materyalini oluşturmuştur. Çalışmada mısırın 11 bitki büyüme ve gelişme dönemine (4, 8, 12 ve 16 yapraklı, tepe püskülü çıkarma, döllenme, blister, süt olum, hamur olum, dişlenme, fizyolojik olum) ulaşma tarihleri belirlenerek bu dönemlerin uzunlukları ve dönem içinde oluşan sıcaklık değerleriyle hesaplanan büyüme derece gün (GDD) değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca aynı dönemlerde dekara kuru madde miktarı ve 5 adet fizyoloji parametresi; yaprak alan indeksi (LAİ), yaprak alanı oranı (LAR), net asimilasyon oranı (NAR), nisbi büyüme oranı (RGR), ürün büyüme oranı (CGR) bulunmuştur. Tane verimi, bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, koçan uzunluğu, koçanda tane sayısı ve bin tane ağırlığı değerleri ile kalite özelliklerinden tanede protein ve yağ oranı değerleri de saptanmıştır.Çalışma sonucunda mısırın birinci üründe ikinci üründen daha kısa sürede vejetasyon periyodunu tamamladığı saptanmıştır. Bu kısalmanın generatif dönemde olduğu gözlenmiştir. Bitkinin büyüme ve gelişme dönemlerinde sıcaklığın doğrudan etkili olduğu GDD değerleriyle anlaşılmıştır. Her iki çeşidin birinci üründeki bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, tane verimi, koçanda tane sayısı ve tanede yağ oranı değerlerinin ikinci üründen yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Fizyolojik parametrelerMısırVerim+1
Yakup Onur Koca
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın Söke ovasında yoğun sulu tarım yapılan bazı pilot alanlardaki yeraltı sularının kirlilik durumlarının belirlenmesi

Aydın ilinin yaklaşık 450 bin dekar araziye sahip Söke Ovası'nda 25.000 hektarında sulu tarım olarak pamuk ve mısır tarımı yapılmaktadır. Bu çalışmada, tarımsal üretim uygulamalarında aşırı gübre kullanımına bağlı olarak yeraltı sularında meydana gelen kirliliğin araştırılması amaçlanmıştır.Söke Ovasında örneklemenin yapılacağı pilot alanlar belirlenmiş ve 24 adet kuyudan sulamanın yoğun olarak yapıldığı ve başlangıcı olan Haziran ayında ve sulamanın sonu olan Ağustos ayında su örnekleri ve toprak örnekleri (0-30 cm) alınmıştır. Toprak örneklerinde fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Su örneklerinde pH, EC, erimiş katı madde, buharlaştırma kalıntısı, anyonlar ( Cl -,, CO-3, HCO-3, SO-24, NO-3, N2O), katyonlar (K+, Ca+, Mg+, Na+), mikro elementler (Fe, Mn, Zn, Cu ve B) ve ağır metallerin (Co, Cr, Ni, Cd, Pb) analizleri yapılmıştır.Sulama sularında pH hafif alkali ile alkali reaksiyonlarda, EC değerlerinin çok yüksek, klor içeriklerinin sınır değerlerin altında, karbonat ve bikarbonat içerikleri 3. sınıf su kriter değerinde olduğu tespit edilmiştir. Sülfat ve nitrat içerikleri yüksek değerlerdedir. Sulama sularının katyon içeriklerine bağlı olarak SAR, ESP ve SSP değerleri 2. ve 3. Sınıf sular grubunda yer almaktadır. Suların bor dahil tüm mikro element içerikleri sınır değerlerin altında olarak belirlenmiştir. Kuyu sularının ağır metal içerikleri incelendiğinde; Pb dışında Co, Ni, Cr, Cd konsantrasyonları sulama suları için verilen sınır değerlerin üzerinde olup kirlilik oluşturabilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

Kimyasal gübrelerKirlilikSöke Ovası+1
Serap Öztürk
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Tuzluluğun Gemlik zeytin (Olea europaea L.) çeşidine etkilerinin incelenmesi

Çalışmada 18 litrelik saksılarda 1:1.5 toprak:dere kumu karışımı kullanılarak yetiştirilen bir yaşındaki Gemlik zeytin (Olea europaea L.) fidanlarına artan NaCl dozları (kontrol, 2560, 5120 ve 7680 mg L-1 NaCl; sırasıyla 4.0, 8.0 ve 12.0 dS m-1 tuzluluk yaratacak şekilde) uygulanmıştır. Tuz çözeltileri yarı yarıya seyreltilmiş Hoagland besin ortamına uygun miktarlarda NaCl tuzu eklenerek elde edilmiştir. Denemede tuz uygulamasının başlatılmasından itibaren saksılar bu çözeltiler ile sulanmıştır. Deneme deseni ?tesadüf parselleri deneme desenine? göre 12 tekerrürlü olarak belirlenmiştir. Her saksıya bir adet bitki dikilmiş ve her parselde toplam 12 adet saksı kullanılmıştır. Deneme toplam 48 adet saksıdan oluşmuştur. Deneme dikimden sonra toplam dört ay boyunca sürdürülmüştür. Bu sürenin sonunda saksılar boşaltılmış, bitkiler kök, toprak altı gövde, gövde ve yaprak olarak dört farklı bölüme ayrılmıştır. Söküm işlemi sırasında bitki boyları belirlenmiştir. Laboratuarda kurutulup öğütülen bitki örneklerinde % kuru madde belirlenmiş, Na, Cl, K, Ca, Mg, N, P, Fe, Mn, Zn analizleri yapılmıştır. K/Na, K+Ca+Mg/Na oranları belirlenmiştir. Bor analizi bitki materyalinin yetersiz olması nedeniyle sadece yapraklarda gerçekleştirilebilmiştir. Elde edilen sonuçlar ?MSTAT istatistik paket programı? kullanılarak varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Tuzluluk kuru madde miktarını kök örneklerinde azaltmış, toprak altı gövde ve gövdede belirgin bir değişime neden olmamış, yapraklarda ise arttırmıştır. Toplam taze ağırlıkda belirgin bir değişim belirlenmemiştir. Tuzlulukla beraber bitki dokularında genel olarak K, Ca, P, Mn, Zn, B içeriği düşmüştür. Toplam N içeriğinde bir değişim gözlenmezken Mg içeriği artmıştır. K/Na ve K+Ca+Mg/Na oranları önemli düzeyde azalmıştır. Denemede kullanılan bitkiler artan tuzluluk şartları altında Na ve Cl`un büyük kısmını kök ve gövdede depolayarak fotosentetik organlar olan yaprakları tuzun olumsuz etkilerinden korumaya çalışmıştır.

Sodyum kloridZeytin ağacı
Erkan Kasırğa
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kestanede bitki besin maddelerinin mevsimsel değişimi

Bu çalışma Aydın İli, Köşk İlçesinde kestane (Castanea sativa Mill.) bahçelerinin bitki besin elementlerinin mevsimsel değişimlerini yaprak ve toprak analizleriyle tespit etmek ve kestane için en uygun yaprak örneği alma zamanını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada otuz bahçe belirlenmiş ve her bahçeden yöresel bir çeşit olan Karaaşı kestanesinden yirmi beş yaş üzeri üç adet ağaç seçilmiş ve altı ay süresince vejetasyon başlangıcından hasada kadar yaprak örnekleri alınmıştır. Aynı zamanda vejetasyon başlangıcında her bahçeden 0-30 cm toprak örneği de alınmıştır.Yaprak analiz sonuçlarına göre, N, P, Mg ve B' içeriklerinde temmuz - ağustos aylarına kadar artmış, sonra azalmıştır. K, Na ve Cu içeriklerinde hasada doğru sürekli azalmıştır. Ca ve Mn içerikleri yıl içerisinde sürekli artış gösterirken Fe içeriği, ağustos ayına kadar azalmış, daha sonra artmış ve hasat sonuna doğru azalmıştır. Zn içeriğinde ise, eylüle kadar durağan, eylülden sonra hasada kadar artış olduğu belirlenmiştir.Sonuç olarak, Aydın'da yöresel bir çeşit olan Karaaşı kestanesinde en uygun yaprak örneği alma zamanının, 15 Temmuz ve 15 Ağustos arasındaki dönem olduğu saptanmıştır.

Besleyici maddelerKestaneMevsimsel değişim
Serdar Toprak
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı fungisitlerin incir iç çürüklüğü hastalığı etmeni Fusarium spp.' ye etkilerinin saptanması

Kahverengi yada pembe çürüklük olarak da adlandırılan İncir İç Çürüklüğü Hastalığı, Fusarium cinsine ait bazı türlerin neden olduğu, incir yetiştiriciliği yapılan ülkelerde önemli kalite kayıplarına neden olan, erkek ve dişi incir meyvelerinde nadiren de olsa partenokarpik çeşitlerde görülebilen önemli bir hastalıktır. Bu çalışma İncir İç Çürüklüğü Hastalığı'na karşı fungisit ve fungisit karışımlarının laboratuvar ve doğa koşullarında etkilerini belirlemek amacıyla ele alınmıştır. Bu amaçla Aydın İli'nde Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü (E.İ.A.E.) 'nde erkek incir koleksiyon bahçesinde 2005-2008 yılları süresince boğa meyvelerinde hastalık ve Fusarium spp.'nin bulunma oranları saptanmıştır. Temiz ilek meyvesi elde etmek amacıyla fungisit süspansiyonlarına daldırılan boğa meyvelerinde Fusarium spp.'nin bulunma oranları saptanmıştır. Ayrıca fungisit ve fungisit karışım solüsyonlarına daldırılan boğa meyveleri temiz ilek elde etmek için erkek incir dallarına asılmış ve bu ilek meyveleri Sarılop meyvelerinin tozlaşmasını sağlamak için kullanılmıştır. Daha sonra fungisit uygulamalarının etkisini belirlemek için Sarılop meyvelerinde Fusarium spp.'nin bulunma oranları tespit edilmiştir. Denemeye alınan fungisitlerin ED50 değerleri de ayrıca belirlenmiştir. Sonuç olarak, 2005-2008 yıllarında boğa meyvelerinde Fusarium spp.'nin bulunma oranları sırasıyla %57.4, 64.7, 40.3 ve 30.3 olarak bulunmuştur. Üç yıl süresince boğa meyvelerinin fungisit solüsyonuna (thiophanate-methyl, thiophanate-methyl+chlorothalonil, cyprodinil, fludioxonil, cyprodinil+fludioxonil, prochloraz, tebuconazole) daldırılmasıyla yapılan laboratuvar denemelerinde, prochloraz Fusarium spp. 'nin azaltılmasında en etkili fungisit olmuştur. Üç yıl süresince uygulama yapılan boğa meyvelerinden çıkan ilek arılarında (Blastophaga psenes) Fusarium spp. 'nin bulunma oranı tüm uygulamalarda değişken sonuçlar vermiştir. Fungisit uygulanmış boğa meyvelerinden elde edilen ilekler ile döllenen Sarılop incirlerinde Fusarium spp.'nin azaltılmasına yönelik çalışmalarda, en etkili fungisitler prochloraz (100ml/100 l) ve tebuconazole (240g/100 l) olarak bulunmuştur. Sarılop meyvelerinden yapılan izolasyonlardan elde edilen 120 Fusarium spp. izolatının %80'inin Fusarium verticilloides, %20'sinin Fusarium solani olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu izolatların büyük bir kısmının oldukça virülent olduğu da belirlenmiştir.

Özlem Doğan
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Pamukta fide kök çürüklüğü etmenlerine karşı bazı biyolojik preparatların etkinliğinin saptanması

Bu çalışma 2006-2007 yılları arasında Ege Bölgesinde önemli pamuk üretim alanlarında çökertene neden olan etmeni saptamak ve bu etmene karşı biyolojik ve kimyasal preparatlar yardımı ile mücadele olanaklarını araştırmak amacıyla ele alınmıştır. Yapılan survey çalışmaları sonucunda bölgeden hastalıklı pamuk fideleri toplanmış 2006 yılında toplanan 46 adet örneğin % 80,95'i, 2007 yılında ise toplanan 26 örnekten % 84,61 `inin Rhizoctonia solani ile bulaşık olduğu belirlenmiştir. R. solani'nin neden olduğu çökertene karşı 2 adet endofitik bakteri Burkholderia cepacia (F5) ve Bacillius megaterium (C5), bir fungal biopreparat Trichoderma harzianum KUEN-1565 ve fungisitler Trilex (triadimenol %30 + metalaxyl % 28,35 + trifloxistrobin %22 ), BYF 182 (pyflufen 500 g/l), Vitavax 200 FF (carboxin 205 g/l + thiram 205g/l ) kullanılarak Carmen çeşiti pamuklarda tohum ilaçlaması şeklinde saksı ve 2007 yılında iki farklı lokasyonda (Söke ve Nazilli) tarla denemeleri yürütülmüştür. Suni inokulasyon yapılarak yürütülen saksı denemelerinde çıkış öncesi çökerten için en iyi sonuçlar %6,25 ile pyflufen, %12,5 Trilex, %13,3 Vitavax, %19,4 F5 tohum uygulamalarından alınırken en yüksek pamuk fide çıkış oranı pyflufen (%65,63), Trilex (%61,9), Vitavax (%59,4) uygulamalarından elde edilmiştir. Söke tarla denemesinde ise en düşük çıkış öncesi çökerten oranları Vitavax (%15,8) ve pyflufen (%18,5) fungisitlerinden alınmış, sağlıklı bitki çıkışı açısından da en iyi sonuç pyflufen (%66,4) den elde edilmiştir. Nazilli deneme alanında ise en düşük çıkış öncesi çökerten oranları % 28,5 ile Vitavax ve %41,1 oranı ile Trilex fungisitlerinin tohum uygulamalarından alınmış, aynı fungisit uygulamaları sırasıyla % 56,2 ve % 45,8 oranında sağlıklı pamuk fidesi çıkışına neden olmuştur. Söke tarla denemesinde pamuk kütlü verim değerleri dikkate alındığında en yüksek verim dekara 421,8 kg/da ile pyflufen uygulamasından elde edilmiştir.Anahtar SözcüklerÇökerten, Rhizoctonia solani, Burcholderia cepacia, pyflufen, biyolojik mücadele

Rhizoctonia solaniÇökerten hastalığı
Murat Önder Akpınar
Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00